logo

izmir escort bursa escort izmir bayan escort istanbul escort antalya escort izmir escort bayan izmir escort bursa escort bursa escort kızlar istanbul escort bayan gaziantep escort istanbul escort istanbul escort kızlar

Cumhurbaşkanlığı seçiminin şifreleri

ömermazi

Recep Tayyip Erdoğan’ın, Abdullah Gülden sonra Cumhurbaşkanı olacağı tam 7 yıldır belli.

Bunu her fırsatta söylediler.

AK Parti tüzüğünde 3 dönem şartı bunu işaret ediyor.

Geçen yıl 3 dönemden geri adım atılmayacak denildi.

AK Parti her fırsatta bizim Cumhurbaşkanı adayımız Erdoğan diye haykırdı.

 

Ama nedense ana muhalefetin iki partisi üç maymunu oynadı.

Duymadı, Görmedi, Bilmedi.

Ne zamana kadar?

Ta ki yumurta kapıya gelene kadar.

Bir anda MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye vahi indi.

Adını kendisinin bile söyleyemediği Ekmeleddin İhsanoğlu’nun Cumhurbaşkanı adayı olması için CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kulağına fısıldadı.

Malumun ilanını Kılıçdaroğlu yaptı.

 

Ekmeleddin İhsanoğlu kim?

Kimse bilmiyor.

Herkes Google’da arayarak buldu.

MHP Milliyetçi bir parti.

CHP Demokrat, solcu ve devrimci bir parti ama buldukları aday muhafazakar.

Erdoğan’a karşı Erdoğan kulvarında bir aday.

 

Oysa bu oyun tutmuyor.

Hatırlayın Abdullah Gül’e karşı yine AK Parti’nin ağır toplarından birisi olan, hatta o zamanki CHP Genel Başkanı olan Deniz Baykal’ın Abdullatif Şener olursa destekleriz dediği kişi.

Abdullatif Şener AK Parti’den koptuğunda tamam işte AK Parti bitti.

Şener’in kuracağı parti AK Parti’yi bitirir dediler.

Beklenen olmadı.

Aynı kulvarın adamı olmak başka bir şey.

Lider olmak başka bir durum.

Bunu anlayamayan insanlar ülke politikasına yön vermeye çalışıyor.

Kendi seçmeninin bile içine sinmeyen bir adayı ortaya çıkartıyorlar ve yalnız bırakıyorlar.

Teşkilatlar kerhen göstermelik bazı çalışma içine girdiler o kadar.

Mesela Afyon’da 14 partinin il başkanları Ekmeleddin İhsanoğlu’nun afişini asacakları bir tek yer bile kiralamadı.

Daha doğrusu talep bile etmediler.

Böyle bir mantıkla seçim kazanmak imkansız.

Kimse inanmadı.

Kimse benimsemedi.

 

Gelin 10 Ağustos’un bize neler anlatmak istediğine bir bakalım.

 

1-Erdoğan Cumhurbaşkanı.

Türkiye’nin 12. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan.

Oy versek de vermesek de.

İstesek de istemesek de.

 

Sandıklar kuruldu ve ülkenin % 51.65’i Recep Tayyip Erdoğan’ı Cumhurbaşkanı seçti.

Bitti.

5 yıl boyunca Erdoğan Cumhurbaşkanı.

Erdoğan isterse ilk kez yeniden aday olabilecek.

Yani cumhurbaşkanlığı eskisi gibi 7 yıl değil.

5+5 yıl olmak üzere 10 yıl oldu.

 

2-Çatı aday tutmadı

Türkiye’nin bu güne kadar en fazla parti tarafından destek gören çatı adayı sistemi tutmadı.

Tam 14 parti.

Bu 14 partinin birçoğu neredeyse tabela partisi.

Oyları 0.5’lerle ifade ediliyor.

Aslında MHP’nin adayı.

CHP’de onlara destek verdi ve hatta CHP daha fazla sahiplendi.

Bu sahiplenme sadece Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile sınırlı kaldı.

CHP’nin ve MHP’nin ağır topları vitrin adamları Cumhurbaşkanlığı seçim süreci boyunca hiç ortada görünmediler.

Açıkça biz Çatı’da yokuz dediler.

 

3-MHP ve CHP kendi adayıyla çıksa 2. Tura kalırdı

Ekmeleddin İhsanoğlu daha önce CHP ve MHP’nin almış olduğu oyun gerisinde kaldı.

Üstelik bu oran % 6 gibi çok büyük bir oran.

Buradan anlamız gereken MHP ve CHP seçmeni kabullenmedikleri bir adayı kerhen de olsa, Erdoğan’a karşıda olsa oy vermeye ayakları gitmedi.

MHP ve CHP tarihi bir hata yaptılar.

2 turlu olan bir seçimde kendi adayları ile seçime girseler Erdoğan’ın % 45’lerde kalma olasılığı yüksekti.

CHP ve MHP 1. Turda kimin adayı fazla oy aldıysa 2. Turda onu destekleseler olay çok farklı olurdu.

Erdoğan’ın ilk turda seçilememesi demek 12 yılda ilk defa bir seçimden zaferle çıkamaması anlamına gelirdi.

2. Turda işi daha zor olurdu.

CHP ve MHP ilk turda kendi adayları ile çıksalardı Erdoğan gibi Bahçeli ve Kılçdaroğlu’da meydanlara çıkar mitingler yapardı.

Erdoğan’ın yüz binleri bulan meydan mitinglerine rağmen İhsanoğlu mütevazı 300-500 kişilik salon toplantıları ile yetinmek zorunda kaldı.

İşin özü Bahçeli ve Kılıçdaroğlu kendi adayları ile seçime girse seçim 2. Tura kaldırdı.

 

4-Nasıl olsa 2. Tura kalır diye tatile gidenler

Özellikle CHP kanadında seçim nasıl olsa 2. Tura kalır diyerek tatile, yaylaya, denize, havuza gittiler.

Ama her zamanki gibi hesapları tutmadı.

MHP’nin büyük bir ihtimal bir kısım oyları Erdoğan’a gitmiş olmalı.

MHP ve CHP iyi bir sınav vermedi, veremedi.

Genel merkezden gönüldaşlara kadar.

 

5-Ankara ve İstanbul’da çatı çöktü.  

30 Mart yerel seçimlerinin üzerinden sadece 5 ay geçti.

5 ayda ne oldu da CHP ve MHP’nin oyları % 6 eridi.

Özellikle Ankara’da CHP Belediye Başkanı Mahsur Yavaş’ın AK Parti ile kafa kafaya olan.

Hatta şaibeli kaybedilen seçimde alınan oylar nereye gitti.

Ankara’da Erdoğan ile İhsanoğlu’nun eşit çıkması gerekiyordu.

Hatta önde olması gerekiyordu.

Ama olmadı.

Mahsur Yavaş’ın aldığı oyları Çatı adaya aktaramadılar.

Keza aynı durum İstanbul içinde geçerli.

Mustafa Sarıgül’ün aldığı oylar nereye gitti?

 

6-Bu seçimin kazananı Selahattin Demirtaş.  

Bu seçim bize bir şeyi ispat etti.

HDP artık sadece kürt bölgesi partisi olmaktan çıktı.

İsteseniz de, istemeseniz de HDP artık bir Türkiye partisi haline geldi.

% 6 olan oy oranını % 10’lara çekerek baraj sorunu olmadığını test etmiş oldu.

HDP artık MHP ile yarışacak bir parti olduğunu 10 Ağustos’da gösterdi.

Erdoğan Cumhurbaşkanı oldu.

Ama bu seçimin asıl galibi HDP ve Selahattin Demirtaş oldu.

 

7-Erdoğan 12 yıldır kazanıyor.

Ne yapsa, ne ederse, ne söylerse söylesin.

Her şeye rağmen 12 yıldır hep kazanan bir Recep Tayyip Erdoğan var.

Bu sosyolojik bir durum.

Sokakta hayatından memnun olan yok.

İşsizlik tarihin en yük seviyelerinde.

Atanamayan öğretmenler, memur adayları.

Asgari ücret ölüm seviyesinin bile altında.

Tarım can çekişiyor.

Memlekette satılmadık bir donumuz kaldı.

Tarihin en fazla iç ve dış borsu 12 yılda ikiye katlandı.

Tabelalardan TC’ler söküldü.

Birçok yerden Atatürk posterleri indirildi.

Kürt Türk, Alevi Sünni, ayrımı tavan yaptı.

PKK’ya verilen tavizler.

Askerleri, polisler, akademisyenler ceza evlerinde.

Ama yinede sandıktan AK Parti ve Erdoğan çıkıyor.

Sosyolojik olarak incelenmesi gereken bir durum.

 

8-MHP ve CHP 12 yıldır kaybediyor

Erdoğan ve AK parti 12 yıldır kazanırken MHP ve CHP 12 yıldır kaybediyor.

Ama her seferinde kendilerinin başarılı olduklarını iddia edecekleri bir yol buluyorlar.

Ama bu yol yol değil.

 

CHP ve MHP Tepeden tırnağa tüm yönetimin değişmesi lazım.

Günümüze uygun, yeni politikalar üreten kadrolar oluşmalı.

Sizin politikalarınızın iflas ettiği ortada.

Değişmeniz, gitmeniz için daha ne olması gerekiyor?

50 yıl önceki politikalat işe yaramıyor artık.

 

Şapkanızı önünüze koyun ve bir kez daha düşünü.

Dünya değişiyor.

Türkiye değişiyor.

İnsanlar değişiyor.

Politikalar değişiyor.

Toplum algısı değişiyor.

Ama sizin kaybetme alışkanlığınız asla değişmiyor.

Yeter artık.

 

9-Erdoğan’ın aldığı % 51. 65 kafama takıldı.

Cumhurbaşkanı olmak için bir adayın alması gereken oy oranı %51.

Recep Tayyip Erdoğan neden % 55, 54 ya da % 50 değil de %51.65 aldığı kafama takılıyor.

Sanki seçimlerden önce bir ayar var ve ibre seçilme yeterliliği olan yere gelince duracak.

Ucu ucuna, kıl payı, foto finiş derler ya aynen öyle.

Türkiye’de seçim hilesi her zaman gündeme gelmiştir.

Özellikle son yerel seçimlerde Ankara ve Antalya başta olmak üzere.

Bu seçimde % 51 olması benim kafama takıldı.

Bir hile var mıdır?

 

10-Yarından itibaren yarı başkanlık sistemi planı devreye giriyor

Cumhurbaşkanlığı asla Recep Tayyip Erdoğan’a yetecek bir makam değil.

Erdoğan Türkiye’de başkanlık, ya da yarı başkanlık sistemini hayata geçirtecek.

Bunun ilk sinyallerini Cumhurbaşkanlığına çıkarken 400 kişilik danışman ordusu ve akil adamları Köşkte toplayacağını ip uçlarını verdikten sonra daha net bir şekilde ortaya çıkmaya başladı.

Başkanlık sistemi ile Recep Tayyip Erdoğan ilk olmak istiyor.

50 küsur uncu başbakan, 12. Cumhurbaşkanı değil.

1.Başkan Recep Tayyip Erdoğan.

 

Bu yolda ilk adımlar bu ay içinde atılmaya başlanacak.

Bu işin mimarı da Burhan Kuzu.

Birkaç yıl önce “Her yönüyle Başkanlık sistemi” diye bir kitap çıkarttı.

Bu geceden itibaren dikkat edin Burhan Kuzu kanal kanal dolaşıp Başkanlık sistemi hakkında konuşmalar yapmaya başlayacak.

Toplum Başkanlık sistemine hazırlanacak.

Bu sistem Türkiye’nin kurtuluşu, yeni Türkiye denilmeye başlanacak.

Eski Türkiye’nin suyu mu çıktı ki yeni Türkiye diyoruz.

Rakı’mı bu arkadaş.

Eskiden Rakı vardı.

Daha sonra Yeni Rakı yaptılar.

Eskiye ne oldu?

 

Ülkenin dokunmadık, ellenmedik, bellenmedik bir yeri kalmadı.

Bir ülkenin sistemi ile bu kadar oynanması doğru değil.

Ülkeler kişilerin ve partilerin ideolojileri ile yönetilmez.

Ülkeler kendi sistemleri ile yönetilir.

Siz bu ülkenin ayarları ile bu kadar çok oynarsanız bir gün bu günleri arar oluruz.

Ne olur memleketin fabrika ayarlarıyla bu kadar oynamayın.

 

Başkanlık sistemi nedir?

İlk nerede uygulanmıştır?

ABD ve Avrupa’ya model olan sistemin kökeni neresidir bilir misiniz?

Birkaç gün sonra ben yazayım.

Bu sistemin kökeni Anadolu toprakları.

Bu günkü Türkiye sınırları içinde.

Bu konuda Burdur Mehmet Akif Ersoy üniversitesinde bir konferans vermiştim.

Herkes yüzündeki şaşkınlığı görmüştüm.

Bir kez de size yazalım.

Başkanlık sistemi, eyalet, ya da yarı başkanlık nasıl başlamış, neden başlamış, kimlere örnek olmuş.

Birkaç gün müsaade edin size izah etmeye çalışayım.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye , izmir escort ,