logo

Çoban Uydukent ve Fuar alanına baksın

ömer mazi

Uydukent, Fuar alanı, Belediye Çarşısı,

Bunlar hizmet değil mi? 

Kemal Eker, geçen hafta Belediye Başkanı Buthanettin Çoban’ın söylediği, “Keşke bizden önceki arkadaşlar da hizmet yapsalardı” açıklamasına çok içerlemiş. Kendisinin de meclis üyesi olduğu Mehmet Hancıoğlu zamanında yapılanları anlattı. Eker anlattı, Mehmet Emin Güzbey, Ertuğrul Sevim ve Ömer Mazi dinledi.

 

Nedir mutlu bir evliliğin sırrı. 35 yıl geçmesine rağmen hala ilk gördüğüm an gibi seviyorum diyorsunuz. Zaman içinde aşk biter, sevgi biter, saygı biter siz bunca yıl nasıl bu aşkı sıcak tuttunuz? 

K. Eker, İki insanın da birbirini iyi anlaması, birbirini gerçekten kalpten sevmesi ile alakalı bir şey. Hani ben 27 yıl hiç kimseden elektrik almadım ve eşimi beklemişim. İkimizin de birbirine olan sevgi ve saygısının enerjisi hiç eksilmedi. Biz ikimiz de öz eleştiri ve empati yapan insanlarız. Ben 27 yıl hareketli bir hayat yaşadım. Ama evlendiğim günden buyana hiç evimi ve ailemi ihmal etmedim. Eşimin benim için çok büyük fedakarlıklar yaptığını biliyorum. Gözünü kırpmadan canını verecek olduğunu bildiğim için ona karşı bir haksızlık yapmak hiç içimden gelmedi. Ben kazandığını harcayan bir adamım. Eşim ise tam tersi. Evi dişi kuş yapar derler ya bizim evi de eşim çekip çevirir. Bugün bir evimiz var, o ev de eşim sayesinde oldu. 3 tane çocuk yetiştirdik.

 

Belediye Meclis üyeliği teklifi geldiğinde ne yaptın?

K. Eker, Teklif geldikten sonra ben görüşmelerimi yaptım. Bu arada bana adaylık parası yatırtmadılar. Adaylık başvurusunu yaptık ve bir hafta sonra partide yapılan toplantıda liste belli oluyor. 4 tane İl Yönetiminin, 4 tane Merkez İlçe Yönetiminin olmak üzere zaten 8 tane kontenjan var. Listeler oluşturuldu ve benim adım 10. sırada yer almış. Nuri Yavuz, Kemal başvuru parasını yatır dedi. Belediye Başkanı adayımız da Mehmet Hancıoğlu. Benim bir huyum vardır. Hayatımda hiçbir işi laf olsun diye yapmam. Ben bir işin içindeysem onu herkesten daha iyi yapmaya çalışırım. Madem beni 10. sırada seçileceğim bir yerden listeye koydular ben işe asılmaya başladım. Mehmet Hancıoğlu’nu gıyaben tanıyorum ama daha önce hiç tanışmadık. Seçim çalışmaları başladı. Kahve, mahalle ve ev ziyaretleri yapıyoruz. Yılların berberi olunca her mahalleden tanıdıklar çıkıyor. Kemal abi diye bana geliyorlar. Bu olay Mehmet Hancıoğlu’nun dikkatini çekmiş.

 

Gittiğimiz yerlerde başkan adayından daha fazla forsum vardı

Eyvah yok edin bunu demiştir her halde, başkan adayı kendinden daha popüler birini yanında istemez?

K. Eker, Yok bizde öyle olmadı. Benim insanlar tarafından biliniyor ve seviliyor olmamdan mutlu olmuş. Biz o zaman meclis üyeleri dönüşümlü olarak başkanla ziyaretlerde bulunuyorduk. Bana da haftada bir gün sıra geliyor. Başkan iyi bir insan ama fazla tanınan biri olmadığı için gittiğimiz yerlerde beni gören bizim ekibe yakın davranıyor. Hancıoğlu il başkanı ile görüşerek Kemal kardeşimizi nereden bulduysan Allah razı olsun. Nereye gitsek her yerde tanınıyor seviliyor. Kemal bey çok seviliyor konuşalım da bir hafta işinden fedakarlık etsin esnaf ziyaretini tamamlayalım diyor. İş yeri ziyaretlerinde biz beraber çalışmaya başladık. Neyse çalışmalar bitti ve seçime girdik. 16 meclis üyesi ile biz seçimi kazandık. Öyle bir meclis üyemiz var ki içinde en az 7-8 kişisi belediye başkanlığı yapacak düzeyde. Sadece Doğru Yol Partisi olarak bizim değil ANAP’ın meclis üyeleri de çok sağlam bir ekipti. Afyon Belediyesi bu güne kadar öyle bir meclis üyesi ile çalışmadı. Bunu belediyenin birim amirleri söylüyordu.

 

Böyle kaliteli bir meclis üyesi gurubunun bir şehre çok faydası olur, iki belediye başkanı için kabus olur?  

K. Eker, Tabi bu kadar önemli ve kaliteli insanların bir arada olması Afyon için büyük bir şans. DYP ve ANAP tarihinde en kaliteli meclis üyesi listesini yapmıştı. Tabi o zaman meclis üyeleri laf olsun diye değil, gerçekten Belediyeye ve Afyon’a faydalı olacak insanlar bulunuyordu. Sonradan parti yönetimleri ve Belediye Başkanı adayları emir eri gibi meclis üyeleri seçmeye başladı. Bizim zamanımızda doğru olmayan hiçbir karar belediye başkanımızın istemesine rağmen red verilebiliyordu. Ben bir bizim meclis üyelerine bakıyorum bir de bu günkü üyelere arada uçurumlar var.

 

Belediye meclisi nasıl çalışıyordunuz? Her gelen karara el kaldırıyor muydunuz?

K. Eker, Ben Meclise girmeden önce dersimi iyi çalıştım. Eski, meclis üyeleri ile konuşup nasıl yapmam konusunda bilgi aldım. Şimdi karşımızda ANAP’lı meclis üyeleri var, onlar bu işi daha önceden biliyorlar. Biz daha ilk kez meclise girmiş insanlarız. Gündüz sanayide Mehmet Hancıoğlu’nun iş yerinde toplandık ve komisyonlar seçildi. Gece meclise geldik.

Listeler yazıldı oylanıyor. Ben bir yerde ikileme düştüm ANAP’lılar beni de aday gösterdiler. Bu arada ben kendi işimi aksatmamak için fazla mesai gerektiren görevleri tercih etmiyorum. Ama ANAP’lılar beni Bayındırlık İskan Komisyonuna aday gösterdiler. Benim rakibim de yine bizim bir adayımız. ANAP’lıların hepsi bana oy verdi. Bir oy farkla ben kaybettim. Neyse meclis bitti başkanın odasında bir araya geldik. Az önce yaşanan olaydan dolayı özür dilerim, ben orada nasıl davranmam gerektiğini bilmiyordum dedim. Teşekkür edip aday olmamam gerektiğini söylediler. Ben de benim öğrendiğim kadarıyla biz meclise girmeden önce gündeme dair bir toplantı yapıp nasıl davranacağımızı konuşmamız ve gurup kararı almamız gerekmiyor mu? dedim. Başkan Mehmet Hancıoğlu, Kemal doğru söylüyor dedi ve ondan sonra her zaman meclis öncesinde bir saat bir araya geldik.

 

Hancıoğlu personel maaşını kendi şirketinden ödedi

O zamanki koşullara göre neler yaptınız?, bütçeniz neydi?

K. Eker, ANAP’lı Meclis üyelerinden çok şey öğrendim. İmarla alakalı bir kararda biz adama niye hayır demişiz harita üzerinden onu konuşurlardı. Ben de onların çalışmalarına karışırdım. Mehmet Hancıoğlu başkan o günkü imkansızlıklara rağmen çok başarılı bir Belediye Başkanı oldu. 250 milyon ödenek geliyor iller bankasından. Bunun 200 milyonu bizden önceki Belediye Başkanlarının borcuna kesiliyor. Belediyeye gelen para 50 milyon. Onunla personel maaşı bile zor ödeniyor. Bakın size bir şey söyleyeyim. Belki de bunu bu güne kadar kimse bilmiyor. Çoğu zaman Mehmet Hancıoğlu başkanım memur ve işçilerin maaşlarını kendi şirketinden getirttiği parayla ödedi. Hiçbir zaman işçi ve memuru mağdur etmedi.

 

Yok muydu satılacak yerler satıp para kazanmasını bilmiyor muydunuz?

K. Eker, Bizim mecliste bir yeri satmak kolay değildi. Belediye Başkanı bizde, İmar Komisyonu bizde, meclis çoğunluğu bizde, ama bizim bir yer satmamız imkansız. Belediye maaş ödeyemez halde, bir gün Belediye Elektrik Santrali vardı İstasyonun orada. Başkan burayı satalım diye İmar komisyonuna havale ettirdi. İmar komisyonu bizim olmasına rağmen Bayındırlık İmar komisyonundan red geldi. İçinde bir tane muhalefet yok. Meclis toplantısı öncesi bir araya geldik. Mehmet Hancıoğlu, Santralin satış kararı ne oldu dedi. Red çıktı efendim dediler. Başkan Hancıoğlu, “Nasıl red olur, ben burada parasızlıktan can alıyorum, can veriyorum. Görmüyor musunuz yeniden görüşün” diyerek dosyayı masaya fırlattı. Meclis Üyesi Erdoğan Atilla, “Mehmet bey siz kime bağırıyorsunuz? Sizin karşınızda çocuk mu var, çalışanlarınız mı var? Sizin kadar biz de seçilmiş insanlarız. Komisyondan red çıkmışsa çıkmıştır bu konu bir daha görüşülmez” dedi. Biz o sıkıntılı dönemde bile bir yer sattırmadık. Bizden sonra göreve gelen belediye yönetimi satılmadık yer bırakmadı.

 

Hatırladığım kadarıyla Belediye Çarşısı sizin zamanınızda yapıldı. Hangi mantıkla ilk çarşı arka arkaya yapıldı?   

K. Eker, O iki çarşı da bizim kucağımıza kaldı. Bizden önceki belediye zamanında Belediye Şehir Çarşısı olarak inşasına başlanmış ve bizim kucağımızda kaldı. Arkasındaki yeri de alternatif olarak yeni bir yapalım dedik ama o da istediğimiz gibi olmadı. O imkansızlıklar içinde iki çarşı da yapıldı. Ama ilki bizim değil önceden başlanmış, başlanana tamamlayıcı bir yer olarak otoparkı ve düğün salonları ile düşünüldü ama o bir hataydı. Mesela askeriyenin ortasından Yeşilyol’un devamı olarak yol açmak istiyor. Askeriye ile bir protokol yapılıyor. Açılan yola karşılık belediye askeriyeye Orduevi yapacak. Bu anlaşmanın gereğini yokluk içinde biz yapmak zorunda kaldık.

 

Çoban’ın geçmiş bilgisi zayıf

Şimdi geçenlerde Burhanettin Çoban Başkan, “Keşke bizden önceki arkadaşlar da çalışsalardı dedi. Siz zaten bir şey yapmamışsınız?

K. Eker, Burhanettin Çoban’ın bu açıklamasına bir anlam veremedim. Bir belediye başkanı nasıl kendisinden önce hiçbir şey yapılmadığını söyler. Belediye çarşısını biz tamamladık, Askeriyeye Orduevini biz yaptık, çarşıyı biz tamamladık ama meclis sattırmadı, başkaları sattı. Hıdırlık piknik alanının dışında kalan ve Keltepe’ye kadar ağaçlandırma şartıyla parselleyip insanlara vermeyi planladık, Afyon’un önü Tansu Çiller’den sonra İsmet Atilla’ya bakanlık vermesinden sonra açıldı. Uydukent bizim eserimiz, Üniversitenin yeri,  üniversitenin kuruluş aşaması, üniversiteye verilen yerler, üniversite hastanesinin yerleri, fuar alanı, ticaret odasının yeri, ticaret borsasının yeri, galericiler sitesi, toptancılar sitesi, Afjet bizim zamanımızda planlandı. Türkiye’nin en iyi profesörleri getirildi. Bunların hepsi bizim zamanımızda yapıldı. Bunları görmezden gelmek imkansız.

 

Uydukent sizin zamanınızda mı yapıldı?

K. Eker, Afyon’da yeni bir yerleşim alanı açılması lazımdı. Şehirde konut sorunu vardı. Konya yolunda Askeriye var. O tarafa ilerleyemeyeceğine göre Uydukent’e yöneldik. Oranın yeri hazineye aitti. Maliye Bakanımız İsmet Atilla oranın devrini belediyeye yaptı. Hatta bizim yaptığımız planda kanalın bu tarafı da sosyal tesisler alanıydı. Orada çok güzel bir çalışma yaptık. Bizden sonra gelen başkan plan tadilatı yaparak kendi yakınlarına kooperatiflerine verdi. Şimdi Uydukent hizmet değil mi? Otogar, Hastaneler, binlerce yerleşim yeri TOKİ evleri şimdi nerede? Ben buradan soruyorum Burhanettin Çoban’ın Uydukent kadar bir projesi var mı?

 

Fuaralanı ne zaman başladı, o da sizin zamanınızda galiba?

K. Eker, Evet fuar alanı da bizim eserimiz. Fuar eskiden nerede kuruluyordu Afyon’da bunlar çabuk unutulmuş galiba. Afyon’da fuar Gazi Meslek lisesinin önünde, spor salonunun önünde kuruluyordu. Fuar alanını biz planladık ve başladık, bizden sonraki başkanlar bugünkü haline getirdiler. Orası hizmet değil mi? Üstelik biz bunları yaparken hiçbir yeri satmadan yaptık. Ama bugün bakıyorum Afyon’da satılmadık bir yer kalmadı.

 

Bakana rağmen yapılanlar yetersiz   

Bir kere benim felsefem Afyon’a bir çivi bile çakandan Allah razı olsun. Başkan Burhanettin Çoban 19 Belediye Başkanı hiç bir şey yapmamış gibi anlatmış. Herkes elinden geldiğince dönemin koşullarına göre bir şeyler yaptılar. Bu şehir bugün bu hale gelmişse geçmiş başkanların yaptıkları hizmetler sayesinde buraya geldi. Daha öncekiler hiçbir şey yapmadı demek ne siyasete, ne insanlığa sığar. Şimdi bakıyorum Afyon’a ne yapıldı? Bakana rağmen fazla birşey yapıldığını söylemek imkansız. Ben bakanı çok seviyorum iyi niyetli ve özellikle ağaçlandırma konusunda güzel şeyler yapıldı. Ama belediye? Belediye için aynı şeyi söyleyemeyiz. Bakanın yaptıklarını bir kenara bırakın elle tutulur hiçbir şey yok ortada.

 

Uydukent’e 2 bin kişilik cami 

K. Eker, Bir şey var onu anlatmak istiyorum. Mehmet Hancıoğlu için dini yönleri zayıf derlerdi. Onu Allah bilir ya neyse. Hancıoğlu, Uydukent ilerde burası bir yaşam yeri

olacak. Buraya 2 bin kişilik bir cami yapalım dedi. Yerini planladık. Seçimden sonra hoca çocuğu dedikleri başkan geldi. Ne gerek var 2 bin kişilik camiye diye 400 kişilik bir cami yaptırdılar. Eminim bu konu ilk kez konuşuluyor. Ama yeri gelmişken bunların da konuşulması lazım. Hiç kimse yapılanları yok saymamalı, görmezden gelmemeli, vefasızlık yapmamalı. Bu büyük bir ayıp ve günah. Biz belediyeyi aldıktan sonra Yeşilyol, Kurtuluş Caddesi, Bankalar Caddesi, İstayon Caddesi, Mecidiye, Karaman, Uzunçarşı hiçbir yerde bir karış asfalt yoktu. Başta buralar olmak üzere Afyon’un her yeri Mehmet Hancıoğlu zamanında asfaltla tanıştı.

 

Bekir Demirayak tıraş pazarlığı yaptı

Afyon’da benim berber koltuğundan her kesimden insan geldi geçti. Her gelenle aynı dili konuşmaya çalıştım, adam politikadan hoşlanıyorsa politika konuştuk, spordan hoşlanıyorsa spor konuştuk. Öğrenci de gelir vali de, Belediye Başkanları da gelir sanayici de. Bir gün Şükrü Demirayak telefon açtı. Babam ameliyat oldu tıraş olması lazım gelir misin dedi. Normalde Bekir Demirayak benim müşterim değil. Gelirim dedim. Benim için hasta olduktan sonra iş bitmiştir, iki elim kanda olsa giderim. İki elim kanda olsa mutlaka giderim. Aldım çantamı gittim. Traşa geldim, “Lan oğlum dedi. Benim oğlandan yarı parası al” dedi. Niye dedim. Benim kafada zaten saç yok üstü bomboş dedi. Ben de, abi senin gibi saçlılardan çift para alıyoruz dedim. Şöyle bir diklendi, “niye lan” dedi. Abi saçı çok olanlar her ay tıraşa geliyor senin gibi saçı az olanlar 4 ayda bir geliyor onun için çift alıyoruz dedim. Bana dik dik bir baktı “doğru söylüyorsun” dedi. ODAK Pazar Kahvaltıları

Share
#

SENDE YORUM YAZ