logo

izmir escort bursa escort izmir bayan escort istanbul escort antalya escort izmir escort bayan izmir escort bursa escort bursa escort kızlar istanbul escort bayan gaziantep escort istanbul escort istanbul escort kızlar

CHP’yi Türkiye’ye kötü gösteren Kenan Evren’dir.

yaşar çengel (3)

Çay’ın efsane Belediye Başkanı ve 30 Mart seçimlerinde yeniden göreve talip olan CHP’li Yaşar Çengel, 1980 öncesi evinin bombalanması ve çocuklarının tesadüf eseri ölümden dönmesini, İsmet Attilla’nın neden ona destek olmadığını ve darbe sonrası sadece CHP’li belediye başkanlarının görevden alınmasını anlattı.

İlk başkan olduğunuzda kaç oy aldınız?

O dönem seçimlere 3 aday girdik. Bağımsız adayla aramdaki fark 200 idi. Adalet Partisi 888 oy  aldı. Adalet Partisi o zaman 3. oldu. Ben 1088 aldım. İşte o zaman temizlik yok, at yok, araba yok. Seçildikten 3 gün sonra Belediyeye gittim. Şimdiki gibi seçim kazandım diye tantana falan yapılmıyor. Belediye binasına girdim. Ne karşılama var ne bir şey! Bir odacının yanına vardım. Bakayım falan derken odaya bir girdik her yeri kokuyor. Len oğlum bu ne dedim. Burada bir koku var.  Odada bir halı var, kaldırdım, altına bir baktım; makam masasının altından halıyı dürmüş dürmüş, sulamış, altından kurtlar çıkmış. 1974’te temizlik araçları aldım. Nakliyat aldım. Belediyenin telefonu yoktu.

Belediyeciliği de bilmiyordunuz tabi siz?

Bilmiyordum tabi Belediyeciliği. 1,5 senede ancak öğrenebildim. Ki o zaman da rahmetli Ali amca vardı. Ali Galeli… Çay’ın duayeni. O adam yanımda Encümen üyeliğine geldi 75-80 yaşında. O büyük destek oldu bana.  Meclistekilerin hepsi benden büyüktü. Ben onların yanında çocuk gibi kalıyordum. Hepsinden Allah razı olsun, bana çok destek oldular. Ben hem bilinçsiz hem de gençtim. Bir memura, bir valiye karşı nasıl konuşulur bilmiyordum.   

Meclis üyesinin hepsi benden büyüktü

Kaç yaşındaydın o zamanlar?

32 yaşındaydım. Derken bu şekilde devam ettik. Bayağı başarılı işler yaptım. 1977’de direkt seçildim. Yine büyük bir farkla aldım ben 1977 seçimini. 1980’e kadar devam ettik. 1980’de Askeri İhtilalde bizi görevden aldılar. Sadece bizim Cumhuriyet Halk Partisi Belediye Başkanları görevden alındı Afyon’da. Adalet Partililerin hepsi devam etti. Sadece 16 tane CHP’li Halk Başkanını aldılar.O zaman Eskişehir Paşası vardı. O adamın yanına gittik. Dedik ki, bizim suçumuz yok! Kadir Veziroğlu Dinar Belediye Başkanıydı. Eğer suçumuz varsa bizi de burada al. Çağır savcıyı dedik. Sayın Başkanlar, dedi. Burada da Ali Özverin diye bir paşa vardı o zaman. Esas bize kötülüğü o yaptı. Valla o imzayı ben attım Sayın Başkanlar, dedi. İnşallah ileride milletvekili oluruz dedi, döndük geldik.

Eskişehir’e kadar bunun için mi gittiniz, başka bir şey yapmadınız mı? 

Kadir Veziroğlu o gün Haydar Saltuk’a bir mektup yazdı. O mektupta hem Ali Özverin’i yedi hem de Tevfik Paşayı.O zaman bir Eskişehir Belediye Başkanı vardı. Tevfik Paşa dedi ki, Ali komutanı özledim. Tugay komutanım da gitti, her şey gitti. Yapanın yanına kar kalmadı. Hakikaten haksızdı o gün, ben mesela ne savcılığa gittim ne kaymakamlığa. İnzibat dahi çağırmadı beni 80 ihtilalin de. Açıkcası ben bir şey yapmadım ama Kadir Veziroğlu sonuna kadar uğraştı ve o da onları yedi.

Görevden alındığınızı size nasıl tebliğ ettiler?

İhtilal oldu gece. Sabah ben Belediyeye gittim. Hatta biçer zamanıydı. İhtilal olunca nasıl olsa görevden alınacağımızı biliyorduk. Sümerbank açılıyordu, ben almıştım o zaman. Zirai Donatım açılıyordu, o zaman Sultandağı’na Zirai Donatıma gittim. Bu Afyon’daki Askerlik Daire Başkanı bir albay vardı. Onunla samimiydik. Ömer Çetne vardı. Rıfat Özbilgili diye bir Emniyet Müdürü vardı. Rıfat Beyin yanına gittim. Valla reis, kımıldama dedi. Bak buraya omzu kalabalık biri geliyor. Bana emrediyor dedi. Sen hiç seslenme dedi. İyi dedim susuyordum. Velhasıl  15 veya 16. gün ben bu satılan Belediye Binasını kendim yaptım. Açılış yapıyordum. Arkada ihtilal var, ama biz beklemiyorduk. Davetiyeyi de getirdim ben, Paşaya verdim. Artık ihtilal oldu ya! Dedim, Paşam seni de davet edeceğim açılış günü. Ne binası ya dedi. Dinar’dan sana soracağım dedi. Ne için dedim. Soracağım işte dedi. O zaman bana sormayacaksın dedim. Valiye soracaksın dedim.

Reis Belediyeye devralmaya geldim

Size sinyali o anda verdi yani?

Valla Sayın Paşam dedim. Alnım açık, hırsız değilim bir kere! Bana da bir şey soramayacaksın. Bak dedim orda gördüğün makam arabası, onu da çek garaja, şuradan biner giderim her hangi bir arabaya, dedim. Teşekkür ederim, ben sana binanın açılışı için davetiye getirdim, dedim. Benim arkamdan birini Kaymakamlığa yollamış. Hem Kaymakam Vekili hem de Belediye Başkanı diye… Biz de Belediyedeydik o anda. Reis, devir teslim edeceğiz. Her şeyi getir bakalım dedi. Saadettin Aydoğan… Reisler devir teslimde imza atar mı, öyle bir şey var mı? Ulan dedim, depocusu var muhasebecisi var, her şeyi var. Getir bakalım sen o kağıdı . Ben imzalayayım da sen yolla, ondan sonra hesap sor bana dedim. Böyle de bir hadise geçirdik. Oturdu içimize. O Rıfat Bey dedi ki, reis seslenme sağa sola. Bunlar valla bilinçsiz, her şeyi yaparlar dedi. Tamam dedik, işimize döndük.

Yani o zaman Afyon komutanlığına gidiyorsunuz. Herkes onlardan köşe bucak kaçtığı zaman da siz kaçmıyorsunuz. Sizde militan ruh var yani?

Militan ruh var demeyelim de bir medeni cesaret diyebiliriz. Cesaret edip gittik. Dürüstlüğümüz var. Alnımız açık. Bak o günden bu güne Çay’da parasal olarak veya bir adam kayırmaca olarak bir şey yaptığımızı söyleyemezler. Ben en yakın sülalemde dayımın oğlunu dahi kırdım. Bana güvendiği için bir tarlada haksız yer elde etmeye çalışmış. Yolladım belediyedeki adamları hallettim durumu. Bana küstü, gitti ondan sonra. Bir daha da hiç barışmadık. Ben tekrar çiftçiliğime döndüm.

Hiçbir yere çağırılmadınız mı?

Hayır, onu diyorum ya! Hiçbir yere çağrılmadan görevden alındım. En acıdığım şey o. En ufak bir yere çağırılmadım. Sadece görevden alındım. Kadir Veziroğlu da aynen o şekilde. Sultandağı reisi vardı Hakkı Çetin. Üçümüz İlçe Başkanıydık. Diğerleri kasabaydı. 13 tanesi kasaba Belediye Başkanı olmak üzere Afyon’da sadece biz CHP’li Belediye Başkanları görevden alındı. Bu gün bakıyorum, herkes darbe mağduru olduğunu söylüyor. Darbe bir tek bize yapıldı. Başka mağdur olan yok.

Kenan Evren’i asla affetmem

Peki şimdi 12 Eylül’ü yapanlar yargılanıyor. O zaman sıkıntı görenler, onlardan dolayı maddi manevi sıkıntı çekenler de şikayetçi oluyor. Sizin öyle bir düşünceniz oldu mu?

Valla onu Kadir Beye havale etmiştik biz. Halil zannederim şikayetçi olmuştur. Çünkü hem avukat hem de kaymakam o çocuk. Her şeyi biliyordu. Ben mesela Kenan Evren’den olduğu gibi nefret ediyorum. Hiçbir suçumuz yok! Sen Askeri İhtilalı yapıyorsun. Kime yapıyorsun? Sola yaptı o zamanlar. Cumhuriyet Halk Partisi’ne Türkiye genelinde kötü damgası koyan Kenan Evren’dir.

Hatta solculara karşı Türkiye’de en çok İmam Hatip, Kenan Evren döneminde açılmıştır. Peki yargılanacağınızı duyduğunuz zaman Kenan Evren’le ilgili ne düşündünüz?

Duyduğum zaman çok aklıma geldi, gidip şikayetçi olayım diye ama oraya ulaşamayacağım için oturduk oturduğumuz yerde. Ulaşabileceğimi bilsem valla gidip şikayet edecektim. 

Siz bir Belediye Başkanı olarak 1980 öncesini nasıl yaşadınız? 

CHP’li olup da 1980 öncesinde sorun yaşamayan kimse yoktur sanırım. 1980’de benim evi bombaladılar. Çay’da bizim evi, bir de kaymakamın arabayı bombaladılar. Bir meclis üyesi arkadaşım var. Onun evini bombaladılar. Kadının gözleri kör kaldı. MHP’den attılar. Arkasından benim evi bombaladılar. Çünkü o gün 30 Haziran günü ben Ankara’daydım. Çocuklarımın hepsi küçüktü.  Çocuklarımın tam yattığı yere düşmüş bomba. Ben Ankara’da olmasam, evde olsak belki de çocuklarımın hepsi hayatını kaybedecekti. Bir kiloya yakın çivi topladık evin içinde. O zamanlar Rıfat Bey geldi, bir gördü evi! Ben bunları bulacağım, dedi. Hakikaten buldu.

Niye bombaladılar sizin evi? Sizin kimseyle bir düşmanlığınız var mıydı?

Sağ sol muhabbeti işte. Çay’da o zaman böyle şeyler had safhadaydı. Sebep bulmaya gerek yok. 1980’de işler çığırından çıkmıştı. Referandumda  hanıma dedim ki, bak mavi vereceksin dedim. Tamam tamam dedi. O günkü zarfları da şeffaf yapıyorlardı. Bir baktım beyaz verdi. Neden beyaz verdin dedim. Ne diyeyim dedi evimizi bombaladıklarında benim çoluğumu çocuğumu o kurtardı dedi. Benim ölen yeğenim vardı. İnsanın çocuklarının bombalatılması çok ağır bir şey. Eşimin de o durumda evet vermesi normaldir. 

Hep oyları artırarak çıktım

Evet, hep artırarak çıktım. Esas hizmetlerimin çoğu da o dönemdeydi zaten. O dönemden sonra da çok hizmet ettim. Mesela 1989’da 5 bin kişilik amfiyi yaptım. Ama şimdi kimsenin o amfiye baktığı yok. Düğün salonu yaptım öylesi Afyon’da yoktu. Çok güzel. Onu da şahısa kiraya verdiler ben Belediyeden çıkınca. Hatta orası 8 bin kişi alır Ömer Bey! Antik çağlardaki gibi dağın eteklerine kurduk. Muhteşem bir şeydi. Ali Yaşar’ın başlattığı bir gecemiz vardı. O gecede sanatçı getiriyorlardı. Onu ben devam ettirdim. Sadece ihtilalde ara verdiler. Tekrar 89’da seçilince yine başlattım. 94’e kadar bunu yaptım. Bu gecelerin tam olarak ismi ise “Vişne Gecesi” olarak bilinir. Festival diyorlar ama festival değil tabi ki. Festivali Kültür Bakanlığı veriyor.

İsmet Atilla’dan çok çektim

Ben 89’dan sonra en büyük darbeyi İsmet Atilla ile Mustafa Kızıloğlu’ndan yedim. O zaman birisi Bakan, birisi de Milletvekiliydi. Kızıloğlu benim Hocam. Resmen Dil Bilgisi’ne giren Ortaokul öğretmenimdi. O zaman Ömer’den yana olmuyorum diye benim yanımda sert çıkıştı. Yani Hocam senin yanında olayım ya da olmayayım. Senin adayın kazanmadı, ben kazandım. Ben seni büyütürüm dedim. Ankara’ya araba yollarım. Kendini yorma dedim. Maalesef bize hiç olumlu yaklaşmadı. Ben senden kendim için bir şey istemiyorum. Senin Başkanının bıraktığı borçları ödemeye çalışıyorum. Bana destek ol seni yüceltirim ne zaman istesen seni özel arabayla Ankara’dan aldırıp Afyon’a, Afyon’dan Ankara’ya götürtürüm dedim. Adam öğretmenim olmasına rağmen yüzüme bile bakmadı.

Yaşar Çengel’i çiz hepsini vereyim

Kısa bir dönem bizim hükümet olduğumuz SHP, Onur Kurmaycıbaşı’na 2 buçuk milyar para gönderecek oldu. Ki o zamanlar 20-21 ay hiç maaş vermiyorduk. Vermemizin sebebi de 89’da seçildim, 91’e kadar İller bankasına buyurun gidin oradan bana bir lira para gelmedi. Basri Bey bütün parayı çekmiş 2 sene. İhtilal de ters düşünce bana kesinlikle bir lira yollamadılar. 89-91 yılları arasında bir lira para yoktu bende. Zaten onu piyasa borcuyla aldım ben. Bakanlar Kuruluna 2 buçuk milyar para çıkardığım zaman Onur Hoca koymuş listeyi. İsmet Atilla listeye bir göz atmış, demiş ki Yaşar Çengel’i çizersen gerisini onaylarım demiş. Gittim bir daha verdim. Onur Hoca, Başkan ne yaptın sen hemşerine dedi. Kime dedim. Maliye Bakanına dedi. Maliye Bakanını ben severim ya, dedim. Senin dışında tüm listeyi onayladı. Onaylamadan önce de tek şartla onu çiz gerisini onaylayacağım dedi. Duyduklarıma inanamadım.

ODAK Pazar Kahvaltıları

Share
#

SENDE YORUM YAZ

türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye , izmir escort ,