logo

CHP’de kişisel hesaplar İdeolojinin önünde

hatice gök

Afyon’un en renkli kadın simalarından birisi olan Hatice Gök her alanda dikkat çekmesini başarıyor. Mesleğinde zirvede yer alan Gök, siyasette ve cemiyet hayatında Afyon’un en gözde isimleri arasında.

 

CHP’nin yerel seçimlerde yaptığı çalışma ve iç çekişmeleri nasıl buluyorsunuz? 

Seçim sürecinde ve sonrasında yaşananları kabul etmek imkansız. Ne Cumhuriyet Halk Partisi geleneğine yakışmayan, hem de konumları gereği vekilimiz ve yöneticilerimiz arasında yaşananları ben üzüntü ile izliyorum. Bu anlamda bir diyalog şansımızda olmuyor. Nedense bu arkadaşlar iletişime de kapalılar. Hiç olmaması gerek olaylar yaşanıyor. Talihsiz açıklamalar ve ayak oyunları bizi bir yere götüremez. Burada yaşanan çatışma Afyon’da olduğu kadar ilçe, belde ve köylerimize kadar herkese yansıyor. Bu sıkıntıyı her CHP’li iliklerine kadar hissediyor ve bir an önce bu çatışma ve gergin ortamın son bulması ve toparlanmamız gerekli. Çünkü önümüzde bir cumhurbaşkanlı seçimi ve arkasından Genel seçim var. Bizim her zamankinden daha güçlü ve birlik içinde olmamız gerekli.

 

Genelde bir seçimden sonra başka bir seçime kadar bir nefes alma zamanı olurdu. Peş peşe 3 seçim yaşanacak olması aslında daha fazla kenetlenme zamanı değil mi?  

Tabi ki yerel seçimden yeni çıktık, önümüzde Cumhurbaşkanlığı ve arkasından genel seçim var. CHP bir olan milletvekili sayısını 2’ye nasıl çıkartırım diye çalışması lazım. Şu anda onun planları üzerinde efor harcamamız gerekirken kendi içinde yaşadığı olumsuzluklar seçmen üzerinde hiç hoş karşılanmaz. Umutsuz değilim ama bu süreci bir an evvel sonlandırıp yeni bir ruhla yola çıkmamız lazım. Bu davranışlar sadece bizi yaralar ve rakiplerimizin işine yarar. Başka partilerinde iç sorunları var. Ama hiç birisi CHP’de olduğu gibi ulu orta yaşanmıyor. Onların tüm tartışmaları kapalı kapılar arkasında olup bitiyor. Biz de olan her şey ertesi gün tüm kamuoyunun önünde.

 

İGM tartışması hiç şık olmadı

Aslında önceki il yönetimlerine göre şu anda daha faal bir CHP İl ve Merkez İlçe Yönetimi var. Bir ara CHP resmen emekliler kahvesi gibiydi. Şimdi daha agresif bir yapı var ama oda keskin sirke miseli? 

Evet doğru bir tespit enerjisi bol, daha heyecanlı bir yapı var. Ama bu ekibinde biraz disiplini eksik. İl Genel Meclis üyeleri için yapılan ön seçim sonuçlarına itirazlar çok gereksiz ve anlamsızdı. Kişisel heyecanlarımız ideolojimizin önüne geçmiş durumda. Bu durum her CHP’li gibi beni de üzüyor. Türkiye’nin en köklü partisi olmamıza rağmen hala bazı sorunlarımızı bir masa etrafında konuşup orada çözüme kavuşturamıyoruz. Bunlar olmamalı. CHP bu olmamalı. Biz biran evvel toparlanıp önümüzdeki iki seçime odaklanmalıyız. Silkelenip kendimize gelmek zorundayız. Kişisel hırslarımızı bir kenara bırakıp hedefe nasıl ulaşırız ona yoğunlaşmalıyız.

 

Böyle bir birliktelik umudu var mı?

Asla umutsuz değilim umut etmek istiyorum. Bana göre Afyon’da Cumhuriyet Halk partisinin potansiyeli bu değil. Biz bugünkü bulunduğumuz konum çok ürende bir oy potansiyeline sahibiz. Ama bu güne kadar gerçekten planlı, programlı ve insana dokunan bir siyaset yapamadık. Oysa Cumhuriyet Halk Partisi’nin ruhunda halk var. Biz halkın içinde, köylünün yanında, işçinin alın terinde, ezilene umut olan bir partinin mensuplarıyız. Biz biran evvel aslımızı, özümüze dönersek olduğumuz konumun 10 puan üstünde bir yerde oluruz. Seçmeni, halkı sadece seçimden seçime hatırlayan yapıdan çıkıp iyi gününde kötü gününde insanların yanında olup CHP politikalarını iyi anlatıp çözümün CHP olduğuna samimi olarak inandırmalıyız.

 

Siyaseti şimdilik bir kenara bırakalım. Bu güne kadar Hatice Gök’ü en çok üzen olay nedir? 

En çok üzüldüğüm olay rahmetli Murat Dedemin hayatını kaybetmesi olayını söyleye bilirim. Benim hayatımda üzüldüğüm olay fazla yoktur. Kendimi bu konuda Polyana’ya benzetirim. Ama benim hayatımın en önemli simgelerinden ve hayatımın anlamlarından birisi Murat dedemdi. Onu kaybetmek beni çok üzmüştü.

 

Nasıl oldu dedenizin ölümü?

Dedem çok çalışkan ve iri yarı bir adamdı. Dev gibi bir insandı. Murat dağında tarladan dönerken traktörü devriliyor ve hayatını kaybediyor. O zaman ben Afyon’da okuyordum. Beni gelip okuldan alıp götürdüler. Cenazesini yıkanması sırasında çok problem çıkardığım için beni sakinleştirememişlerdi.

 

Keşke dedem seni almasaydı

Nasıl oldu o gün, sizi nasıl okuldan alıp götürdüler?

Okula gelip izin almışlar beni dersten çıkardılar köye gidiyoruz dediler. O anda bir şey olduğunu almadım ama kestiremiyorum ne olduğu. Benim ısrarlı sorularımdan sora bir kaza olduğunu dedemin traktörünün devrildiğini falan söylediler. Köye girdiğimizde olayın kazadan daha öte bir şey olduğunu anladım. Bizim ev iki katlı evin önünde cenaze yıkamak için bir yer yapılmış ve kadınlar yukarıda herkes ağlıyor. Ben o gün hayatım boyunca ağladığımdan daha fazla ağladım. Cenazeyi yıkayan imam Hatice’yi buradan uzaklaştırın dedi.

 

Dedenizi çok seviyorsunuz ve çocukluğunun onun omuzlarında geçmiş.

Evet gerçekten çok seviyordum. Hatta bu konuda babaannem ile çok çatışırdık. Dedem benim bütün isteklerimi karşılardı, ben ne dersem iki olmazdı. Afyon’dayız sanırım 1 sınıftayım. Dedem bana ayakkabı alacak. O zamanda siyah kırmızı rugan ayakkabı var ben onları çok istiyorum dedemde alacak. Babaannem onlar pahalı diye pembe bir ayakkabı var düz renk onu aldırmıştı. Bu olaya ben çok sinirlendim ve ilk kez babaanneme çok kızmıştım. Keşke sen olmasaydın, dedemle niye evlendin, sen olmasan dedem o ayakkabıyı alacaktı bana diye çok kızmıştım. Dedem çok uzun boylu mavi gözlü yakışıklı bir adamdı.

 

Babaannenize kızgınlığınız devam etti mi geçici bir şey miydi?

Uzun süre kızdım ama o sözümü yedim. Babaannemi kaybettiğimizde onu yıkarken bende gördüm. Takma dişleri vardı onlar alınmıştı. O an o babaannem o kadar güzel göründü gözüme anlatamam. Takma dişleri çıktığında yanakları içe çökmüş elmacık kemikleri çıkmış. Hafif sarılık oluşmuş aman Allah’ım ne kadar güzel bir yüz. Abdest alınmadan erkeklerden görmek isteyen varsa gelsin dediler. Abim, amcam ve babamları çağırmaya gittim. Abim dedi ki ben canlı haliyle hatırlamak istiyorum abi gel gel, bak dedem niye evlendiyse diyordum ya babaannem çok güzel bir kadınmış görmen lazım dedim. O zaman çözmüştüm babaannem gerçekten çok güzel bir kadınmış. Evet dedemin ölümü benim en çok üzüldüğüm ve hayatım boyunca unutamayacağım bir acı. Bak şimdi bile etkilendim. Onu kaybetmek çok kötü bir olaydı.

 

Köyün hocası niye Hatice’yi buradan götürün dedi?

Dedemi çok sevdiğim için onun ölümünü kabul edemiyorum. O kadar çok ağlayıp problem çıkardım ki köyün hocası Hatice’yi alın buradan götürün, ortamdan uzaklaşsın dedi. Dedem benim için arkamda dağ gibi duran ve ne zaman başım sıkışsa ilk koştuğum dedem olurdu. O bana asla hayır demezdi.

 

Hatice Gök kilitlendi

En çok sevindiren olay nedir?

Sevindiğim ve mutlu olduğum olay o kadar çok ki. Ben çok şanslı bir çocuktum hayatımda her istediğim oldu.

 

Hatice Gök 3.5 saatlik Pazar Kahvaltıları’nda iki konuda tekledi. Bir tanesi konuşma sırasında fotoğraf çekilirken konuşamıyor. Resmen kilitleniyor. Onun için kahvaltı boyunca fotoğraf çekmedik. Fotoğraflar sonradan çekildi. Bu güne kadar 50 konuk aldık. İlk kez başımıza böyle bir olay geliyor. 2. Duraklama olayı ise en çok mutlu olduğu olay. Mutlu olduğu olay o kadar fazla ki en çok hangisinde mutlu olduğunu düşünmek için 5 dakika beklemek zorunda kaldım.

 

Eskişehir Ağır Cezaya bir duruşmaya gittik. Cemalettin Beyle birlikte takip ettiğimiz bir dosyaydı. Biz vardığımızda Eskişehir Barosunda görme engelli Bahattin Eğri diye bir avukat var. İçeri gittiğimizde yanında bir bayanla konuşuyordu. Benim sesimi duyunca oooo Afyon Baromuzun en güzel avukatı geldi. Hatice hanım hoş geldin dedi. Herkes bir ona bir bana bakıyor. Görme engelli ama sadece sesimden benim kim olduğumu bilmesine herkes çok şaşırdı. Oradakiler görme engelli olmasına rağmen hemen nasıl tanıdı diye çok şaşırdılar. Odaya girdik ve sadece merhaba dedik. Benin dediğim tek şey merhaba. Bu kadar dikkatli bir meslektaşımdı. Afyon’un en değerli avukatı geldi dedi.

 

Görüyor da numara mı yapıyor diye düşünmüşlerdir? Tamam ama bunun neresi sizin en mutlu eden olay?   

Beni en mutlu eden olay bu değil ama bunun devamında olacak olay. Sonra yanındaki bayana döndü o bayanda hemşehrimizmiş. Hatice hanımı şöyle severiz böyle avukat, mücadelecidir derken o hanım genç bir avukat. O genç Avukat ben Hatice hanımı tanıyorum dedi. Hayatımda ilk defa görüyorum. Nereden tanıyorsun dedim. Ben stajyer avukatken annesi bizim müvekkilimizmiş. O da o zaman küçük bir kızmış ve ben onun başını okşayıp onunla ilgilenmişim. Babalarını kaybetmişler ve o zaman miras davalarına biz bakmışız. O zaman ilkokul öğrencisiymiş. Cemaelttin bey annesi ile dosya üzerine konuşurken bende onunla ilgilenip sevmişim başını okşamışım. O kız beni kendine örnek almış ve avukat olmasına sebep ben olmuşum.

 

Gerçekten çok etkileyici?

Böyle bir olay olması ve onun avukat olmasına sebep olmak beni çok mutlu etti. Bana bambaşka bir keyif verdi. Bunu paylaştığı zaman çok etkilenmiştim. Bir de stajyerlerim ben Hatice Gök’ün stajyeriyim diye övünerek derler bunlar beni mutlu ediyor.

 

Murat çavuşun torunu nerede?

Milletvekilliği seçimleri sürecinde nasıl bir dedenin torunu olduğumu daha iyi anladım. Nereye gitsem mutlaka bir dedemin ahbabıyla karşılaşıyordum. Bir gün Düzağaç Belediye Başkanının CHP’ye katılma programına katıldık. Tören alanı o kadar kalabalık kim anlatamam. O kalabalık içinde insanların arasından Düzağaçlı bir adam kürsüye doğru “Burada bizim Murat Çavuş’un torunu varmış” diyerek bağıra çağıra yanımıza doğru geliyor. Yanımda da Gürsel Tekin vardı. “Nerede kızım beni onunla bir konuşturun. Murat Çavuş’un tepesinden inmezdi milletvekilimi olacakmış” dedi.  Gürsel Tekin elimi havaya kaldırarak, “Gel baba gel, işte kızınız burada” diyerek beni gösterdi. O an o kadar gururlandık ki ağlayacaktım. Ben nasıl bir adamın torunuyum dedim kendi kendime. Dedemi bir kez daha sevdim.

 

CHP kendini halka doğru anlatmalı

Cumhuriyet Halk Partisi CHP bu ülkenin temelidir. Bu ülkenin temellerini atan partidir. Bu ülke bu güne kadar ne kadar kazanım elde etmişse bunun hepsini CHP’ye borçlu. Temel hak ve özgürlüklerden tutunda sanayileşmeye kadar tüm kazanımların arkasında CHP’nin temeli var. Modern dünya ülkeleri seviyesine ulaşmak için, temel hak ve özgülükler için CHP’nin daha güçlü ve hak ettiği yerde olmalı. Bunun için bizlerin halka ve özellikle gençlere CHP’yi iyi anlatmamız gerekli. CHP her alanda yeni politikalar üretmeli. Her kesim, her sektör için çalışmalar yapıp uzmanlarla sorun, proje ve çözüm yolları ortaya konulmalı. Sadece sorunu ortaya çıkartmak sorunu söylemek yetmez o sorun nasıl çözüme kavuşur net, açık ve anlaşılır bir biçimde sunulmalı.

 

CHP’nin Din ile bir sorunu yok

Yıllardır birileri bilinçli olarak Cumhuriyet Halk Partisini ve Atatürk’ü din düşmanı gibi göstermeye çalıştılar. Bunlar olurken karşı bir duruş sergilenemedi. Oysa Atatürk ve ailesinin yapısı ve nereden geldiği belli. Atatürk her meclis açılışını dualarla açtıran bir lider. Atatürk kendi şahsi parasıyla Elmalılı Hamdi Yazır’a Kuran-ı Kerim’in Türkçe tasviri yaptıran kişi. Bu güne kadar Kuran-ı Kerim’in yapılmış en doğru tasviri odur. Halkım Kuran-ı Kerim’i doğru anlasın. Doğru okusun diye yaptı. Ben bir CHP mensubu olarak Kuran-ı Kerim’i defalarca hatim ettim. Dini eğitimimi Camide alım. Ve hala kuran okurum. Aynı zamanda Milletvekilimiz Ahmet Toptaş, benim gibi Cami’de kuran eğitimi almış bir kişi. Ne CHP’nin nede CHP’lilerin dinle, Kuran-ı Kerim’le bir sorunu yok. Asla olamazda.  ODAK

Share
#

SENDE YORUM YAZ