logo

Cephanelikte savcılık incelemesi

ömer mazi

5 Eylül 2012.

Saat 21.15.

Afyon Şehir Mete Saraç Kışlası Mühimmat Deposu.

Kulakları sağır eden, yer küreyi beşik gibi sallayan bir patlama.

25 can, canından oludu.

Önce eğitim zayiatı demeye çalışıldı.

Ama tepkiyi görenler geri adım atıp, paşa paşa, 25 vatan evladını şehit ilan ettiler.

Ama olay hala aydınlatılamadı.

Geçen ay 2. Yıl dönümü geride kaldı.

Analar, babalar, gardaşlar, bacılar ve elbette eşler Afyon’a geldi.

İlk kez Afyon valisi tarafından karşılandılar.

Afyon’da vali varmış dediler.

 

5 Eylül 2014’de ailelerle birlikte bizde yine Mühimmat deposundaydık.

Acılar yeniden tazelendi.

Acılar hiç eskimemiş.

İlk günkü gibi.

Yine gözler yaşlı, yine öfke, yine isyan.

İstedikleri tek şey var.

Çocuklarımızın katlini bulun.

 

Patlamanın üzerinden 2 yıldan fazla bir zaman geçti, duruşmalar devam ediyor, aileler gelip gidiyor ama bir sonuç yok.

Önceki gün Eskişehir’de bulunan Askeri Mahkeme patlamanın olduğu yerde inceleme yapmak ve toprak numunesi almak için Afyon’a gelme kararı aldı.

Askeri mahkeme görevlileri ile birlikte 4 şehit ailesi de bu incelemede yer alacaklardı.

Sabah saatlerinde Mühimmat deposuna gittim.

Her zaman olduğu gibi gazeteciler olacak sanıyorum.

Bazı meslektaşlarıma konudan haberdar olup olmadıklarını sormak için telefon açtım ama hiç birisinden cevap yok.

Galiba erken bayram iznine çıkmışlar.

 

Yaklaşık 3 saatlik beklemeden sonra saatler 12.05’de kışlaya iki minibüs giriş yaptı.

Önde polis araçları.

Bir araçta askeri mahkeme heyeti.

Diğerinde şehit yakınları.

4.Mühimmat Bölge Komutanlığında 15 dakika kalındıktan sonra kapıdan çıkmaya başladılar.

Önde bir fotoğrafçı ve bir kameraman.

Otobüslere binecekler diye beklerken yaya olarak yürümeye başladılar.

Komutanlık binasından yürümeye başlayan ekip yaklaşık 3 kilometrelik mesafeyi baştan sona kamera kaydı yaparak yürüdüler.

Zaman zaman duruldu.

Kışla komutanları askeri mahkeme yetkililerine bir şeyler anlattılar.

Sorular soruluyor ve cevaplar alınıyor.

 

30 kişilik inceleme ekibinden ayrı olarak yaklaşık 20 kişide geride şehit aileleri var.

Parlamanın yaşandığı yere gelindiğinde aileler biraz daha geride tutuldu.

Eskişehir’den gelen askeri mahkeme yetkilileri sorular sormaya başladı.

Yine kamera ve fotoğraf çeken ekip her anı kayıt ediyor.

Kışla görevlileri ise açıklamalarda bulunuyor.

Sorulan soruları cevaplıyorlar.

Yaklaşık bir saat süren bu incelemeden sonra yerden toprak numunesi aldılar.

2 yılı aşkın bir süre sonra neyin numunesiyse.

İki kış geçti, kar, yağmur, sel, rüzgar.

Ne kaldıysa geriye.

Bu güne kadar elbette daha önce alınmıştır.

Alınmadıysa skandal.

 

Anladığım kadarıyla şehit olan 25 askerin birinin üzerinden o depoda olmayan bir kimyasal çıkmış.

O nedenle yeniden gelindi ve farklı numuneler aldındı.

O nedenle her şey kayıt altına alındı.

 

Ateş düştüğü yeri yakıyor.

25 askerin şehit olmasına üzülmeyen kalmadı.

Ama birkaç gün, birkaç hafta.

Sonra?

Sonra unutup gittik.

Ama o 25 aslan parçasının ailelerinin yüreklerine düşen ateş hala yanıyor.

Onlar her bayram çocuklarının acısıyla yaşıyor.

Her sabah çocuklarından yoksun uyanıyorlar.

Her lokma boğazlarına düğümleniyor.

Gittikleri düğünde halay çekecek olsalar çocukları akla geliyor.

Onların yüreklerindeki acı ne zaman küllenir?

Küllenir mi?

Bilemem.

Ama ateş düştüğü yeri yakıyor.

Yakıp da delip geçiyor.

 

Çok şey söylendi.

Patlamadan bir hafta önce Afyon’da emniyetin ihbar aldığı ve alarma geçtiği söylendi.

Bir eylem yapılacakmış.

O eylemlerden biri Afyon’muş denildi.

 

Patlamadan bir süre önce Afyon’dan bir şehit cenazesi vardı.

Öfke sokağa taşmıştı.

Hatta Çay yolunda Güneydoğu otobüslerinden birisi taşlandı.

Öfke, akıl dışı şeyler yaptırmaya başladı.

Arkasından Afyon’da bir şeyler olacak söylentileri.

Ve tesadüf müdür bilinmez Cephanelik patlaması.

 

Sonra siyasetçiler konuşmaya başladı.

Keşke hiç konuşmasalardı.

Biri çıktı, “Böyle şeyler Hindistan’da, Afganistan’da da oluyor” dedi.

Bir başkası “Kaza bu” dedi.

Diğeri, “Sabotaj ihtimali var” dedi.

Her kafadan bir ses çıktı.

Kafalar iyice karıştı.

İşte o zaman ailelerin öfkesi daha da arttı.

O zaman çocuklarımızın katilini bulun.

Süreç uzadıkça aileler daha fazla gerildi.

Onları anlaması, anlayışlı olması gereken askeri hakimler savcılar ailelerin sinirlerini gerdi.

Ben şehit ailesi falan tanımam atarım dışarı”

İşte bu olmadı.

Sen bir askeri savcı, hakim olarak şehit ailesini tanımasan kim tanıyacak be adam.

Sen böyle yaparsan yüreği yaralı analar, gardaşların öfkesi kabarmaz mı?

Bazı şehit aileleri çocuklarının acısı yetmezmiş gibi bir de mahkemeye hakaretten yargılanıyorlar.

 

Yazık.

Bu ailelere bu acıları yaşatanlara yazık.

Bakalım dün alınan numuneler ve yapılan inceleme mahkemeyi nasıl etkileyecek.

Bir işe yarayacak mı?

Bunca zamanın ortada bir iz bıraktıysa ne ala.

 

5 Eylül 2012 Afyon Mete Saraç Kışlası Mühimmat Deposu patlamasını unutma.

Unutturma.

25 şehit Afyon’un şehidi.

Afyon’da anıt yapacağız.

Şehitlik yapılmalı.

Şunu yapalım diyenler kayboldu.

Her şey lafta kalıyor.

Her şey lafta kaldı.

Yazık.

Adam olun verdiğiniz sözleri yerine getirin.

Ya da yerine getiremeyeceğiniz sözler vermeyin.

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ