logo

Cemaat mi Menfaat mi?

ömer mazi

AK Parti ve Fethullah Gülen Cemaati neredeyse etle tırnak gibiydi.

Yıllarca her iki tarafın da bir birine ihtiyacı vardı.

Gülen Cemaati’nin Yargı’yla sorunları vardı.

Askeriye’yle sorunları vardı.

Okullarla sorunları vardı.

Sermaye ile sorunları vardı.

Siyasetle sorunları vardı.

Devlet kadroları ile sorunları vardı.

Var oğlu vardı.

Çok şey yapmak istiyordu ama önüne hep bürokratik engeller çıkıyordu.

Cemaat kabuğunu yırtmak istiyordu.

Ama bir türlü önündeki tül perdeyi geçemiyordu.

 

Milli Görüş Hareketi lideri olan Necmettin Erbakan’ın siyasete 1969 yılında DP’den aday adayı olmak istemesi ile başlıyor.

Ancak Süleyman Demirel’den veto yiyor.

Bu veto üzerine Necmettin Erbakan Milli Görüş Hareketini başlatmak için bağımsız aday oluyor ve iki milletvekili seçilecek kadar oy alıyor.

1970 yılında ilk kez Milli Görüş Hareketi parti halini alıyor.

Milli Nizam Partisi MNP kuruluyor.

Ancak ömrü uzun sürmüyor ve 1971 Askeri müdahalesinden sonra “laikliğe aykırı çalışmalar yürüttüğü” gerekçesiyle kapatıldı.

 

Erbakan ve arkadaşları yeniden bir parti kurmak için kolları sıvıyorlar.

1972’de Milli Selamet Partisi MSP kuruluyor.

15 Ekim 1980’de MSP “Laikliğe aykırı davranmaktan” kapatıldı.

 

Erbakan ve arkadaşları üçüncü partilerini kurmak için fırsat kollamaya başladılar.

Refah Partisi kuruldu ve 11 Ekim 1987’de Erbakan Genel Başkan oldu. ,

Ancak bir süre sonra tarih tekerrür etti ve Refah Partisi “laikliğe aykırı eylemlerin odağı haline geldiğini ve ülkeyi giderek bir iç savaş ortamına sürüklediğini” gerekçesiyle 16 Ocak 1998’de Refah Partisi’nin kapatılmasına karar verildi.

 

Erbakan ve arkadaşları dördüncü kez parti kurmak için yeniden harekete geçtiler.

Bu kez kurulacak olan partinin adı Fazilet’ti.

Fazilet Partisi de diğer Milli Görüş partileri gibi kapatılmasına karar verildi.

Tarih 2001’di Fazilet Partisi kapatıldı.

 

Fazilet Partisi kapatılmadan önce Milli Görüş içinde ilk defa yenilikçi, gelenekçi diye ikiye bölündü.

Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan yenilikçi gurubun başını çekiyordu.

Şiddetli görüş ayrılıkları yenilikçi gurubun ayrılmasına ve AK Parti’yi kurmalarına neden oldu.

Gelenekçi gurup ise daha sonra beşinci partileri olan Sadet Partisi’ni kurdu.

 

Yeni ve gelenekçiler geçmişte Milli Görüş’ün kurduğu dört partinin kapatılmasından ders aldıkları için temkinli hareket ediyorlardı.

Hatta ilk söyledikleri ve slogan haline gelen, “Biz Milli Görüş Gömleğini çıkardık” açıklaması ile yeni bir yola çıktıklarını ilan ettiler.

Yola çıkarken de kendileri gibi büyümek isteyen Fethullah Gülen Cemaati ile kol kola girdiler.

Bir birlerine koltuk çıktılar.

Karşılıklı olarak her iki tarafta büyüdü ve gelişti.

Bu güne kadar her iki guruba sıkıntı yaratan Yargı, Askeriye, Üniversiteler, YÖK, Cumhurbaşkanı, Bürokrasi ve Basın yeniden yapılandırıldı.

Her alanda artık Cemaat ve AK Parti kadroları yerleşti.

 

Bu kutsal birliktelik yaklaşık 10 yıl hiçbir sorun yaşanmadan devam etti.

Ama her şeyin bir sonu olduğu gibi artık bir birine ihtiyacı kalmayan iki tarafın küçük nazları bile krize dönmeye başladı.

İlişkiler yoruldu ve kopma noktasına geldi.

Bardağı taşıran son damla ise Dershanelerin kapatılması olayı oldu.

Karşılıklı zıtlaşmalar başladı ve nihayetinde koptu.

Aslında kim kime yaslanarak büyüdü ona bakmak lazım.

Gülen Cemaati AK Parti’den öncede vardı.

Hatta AK Parti’nin gülen yüzü, Gülen Cemaati oldu.

Artık Gülen Cemaati’ne ihtiyacı kalmayan AK Parti, Dershaneleri kapatma kararı ile ipleri kopardı.

 

Aslında 4+4+4 sistemi de Gülen Cemaati okullarına karşı alınmış bir karar olarak ortaya çıktı.

Ama bu olaya daha fazla sol partiler karşı çıktığı için cemaatler sessiz kaldılar.

4+4+4 cemaat okullarının önünü kesip İmam Hatip Ortaokullarının yolunu açtı.

Hatta bir ara tıpkı Cemaat Okulları gibi İmam Hatip Okullarının yurt dışında açılması gündeme geldi.

AK Parti her alanda Cemaat ile rekabet etme çabasına girdi.

Bu zıtlaşmanın sonraki adımları Gülen Cemaatini yok etmeye kadar gitme riski var.

 

Şimdi gelelim Afyon’a.

Malum yerel seçimler yaklaşıyor.

Türkiye genelinde Gülen Cemaatinin % 3 oranında bir oy etkisi olduğu söyleniyor.

Bana göre çok daha fazla ve en az % 7 civarında bir potansiyeli var. .

Afyon’da ise Fethullah Gülen Cemaatinin % 12 oranında bir oy potansiyeli olduğu söyleniyor.

Bu % 12 yan etkileri ile % 18 oranında bir güç demek.

Şimdi Gülen Cemaati ile AK Parti arasında köprüler atıldıysa yerel seçimlerde Afyon’da nasıl bir sonuç oldu.

Mesela AK Parti Belediye Başkanı Burhanettin Çoban ne yapacak?.

% 18 gibi bir oran seçimin kaderini değiştirir.

 

Cemaatle AK Parti’nin ilişkileri koptuğuna göre MHP ve CHP Gülen Cemaati ile görüşme yapıyor mu?

Birileri blok haklinde Cemaat oyları şuraya dese Afyon’da nasıl bir sonuç çıkar.

Cemaatin halk bazında Hoca efendi ne derse oraya gider ondan eminim ama.

Özellikle Afyon’da Cemaatin üst kadrosunda yer alanlar var.

Bunlar aynı zamanda şehir ekonomisi için de önemli isimler.

Şimdi şu isimlere bir göz atalım.

Mehmet Çarkgil.

Mehmet Taner.

Niyazi Diler.

 

Bu isimler Fethullah Gülen Cemaatinin Afyon’da ki üst düzey kişiler.

Bu kişiler aynı zamanda AK Parti’ye yakınlığı ile de bilinen isimler.

Hatta Afyon Belediyesi ile iş yapan, ihale alan kişiler.

Benim çok merak ettiğim bir konu var.

Eminim benim gibi sizlerde merak ediyorsunuz.

Şimdi bu beyler Cemaat ile AK Parti arasında bir tercih yapacak olsalar hangi tarafı tercih ederler?

 

Bir tarafta Gülen Cemaati ve maneviyat var.

Bir tarafta AK Parti ve menfaat var.

Hadi bakalım biraz düşünün.

Cemaat mi?

Menfaat mi?

 

ODAK Gazetesi

Share
#

SENDE YORUM YAZ

#

Cemaat mi Menfaat mi?” için 1 yorum

  1. Ibrahim KAZAL dedi ki:

    Serif Ali abi istanbuldan gelir hepsini iki gunde toparlar, sen merak etme omer bey

türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye , izmir escort ,