logo

reklam

Çay’ın kalkınması için istişare şart

mevlüt çınar odak

Çay Belediye Başkanlığı AK Parti aday adaylığı sürecinde hiç kimsenin şans tanımadığı Mevlüt Çınar’ı ilk defa ODAK Gazetesi 2 Aralık’ta Ali Yakut’un yerine Başkan Adayı olarak açıklanacak kişi diye ilan etmişti. Çınar, AK Parti adayı olarak ilan edildikten sonra ODAK Pazar Kahvaltılarında Mehmet Emin Güzbey, Emre Çınar ve Ömer Mazi’nin konuğu oldu.

Mevlüt Çınar kimdir, nerede dünyaya geldi?

1961 yılında Çay Devederesi köyünde dünyaya geldim. Çiftçi bir anne babanın çocuğuyum. 4 kardeşiz 3 kız ve ailenin tek erkek evladı olarak ben oldum. Benden büyük bir ablam var 2’de kız kardeşim var. Köy hayatı olunca tarım ve hayvancılıkla uğraşan bir aileyiz. Ama köyün genelde önde gelen ailelerinden biriydik. Köyün ilk traktörü bizde, ilk biçerdöveri bizde. Hali vakti yerinde bir aileye mensuptum. Koyun sürümüz, hayvanlarımız vardı. Çocukluğumda tatil zamanlarında çobanlıkta yaptım babamla çiftçilikte yaptım. Ama ailem benim okumam için ne gerekiyorsa yaptılar bizde yönümüzü okumaktan yana çevirdik.

 

Nerelerde okudunuz?  

Köyde ilkokulu bitirdim. 11 yaşına kadar köyde kaldım. Şuhut Kuran kursuna gittim. Hafızlığa başlamıştım. Bir yıl Şuhut’ta kaldıktan sonra babam hayır ben seni Arapça üzerine yetiştirmek istiyorum dedi. Şuhut’tan alarak Konya Kızıltoprak Kuran kursuna gönderdi. Bir yılda orada eğitim aldıktan sonra 1973 yılında Bolvadin İmam Hatip Lisesine kaydımı yaptırdı. Şimdi Bolvadin Anadolu Lisesi olan okulda 7 yıl orta kısım 3 yıl, lisede 4 yıl olarak öğrencilik dönemim oldu. Okulun başarılı ve önder öğrencilerinden birisiydim. 1981 yılında Bolvadin İmam Hatip Lisesini bitirdikten sonra üniversite sınavlarına girdim. O zaman ilk defa bizimle birlikte uygulamaya giren Üniversite sınavları iki aşamalı ilk bizimle uygulandı. 103 puan başarıydı ben 102 puanla üniversiteye giremedim.

 

Sapalan köyünde imamlık yaptım

Ne yaptınız Üniversiteye giremeyince aile tarlaya göndermiştir?

Tarlaya gitmedim. Ben zaten hafızlık eğitimi de aldığım için o yönde bir çalışmam oldu. Aydın Koçarlı Sapalan köyünde imam hatiplik yaptım. Benim için çok anıları olan bir yer. Bir yandan İmam Hatiplik yaptım, bir yandan üniversiteye hazırlandım. Köyde bulunan 11 gence Kuranı kerim ve İslami eğitim verdim. İlk üniversite sınavlarında başarılı olarak Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesini kazandım ve 1982 yılında kaydımızı yaptırdık ve 1987 yılında mezun oldum.

 

Ankara üniversitesi İlahiyat Fakültesinde okurken tanınan sınıf arkadaşlarınız var mı?

Tanınan birçok arkadaşım var. Onların başında Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Yardımcısı Mehmet Emin Özavşar benim sınıf arkadaşımdı. Aslında bende akademik çalışmaya önem veren biriydim. Ama bir evin bir erkek çocuğu olmam, erken yaptığım evlilik nedeniyle benim biran evvel dönmem gerekiyordu. Ben üniversiteye gitmeden önce imam hatiplik yaparken 20 yaşında evlendim. Okula giderken evliydim. O nedenle akademik çalışmayı çok sevmeme rağmen devam etmedim. Devam etmiş olsam bugün farklı yerlerde olurdum.

 

Okuldan mezun olduktan sonra ne yaptınız?

1987 yılında mezun olduktan sona Müftülük sınavına girdim, hem de öğretmenlik sınavına girdim. O zaman mesleki sınavlar vardı. 100 üzerinden 97 puan alarak her ikisini de kazandım. Yüksek puan alanları il merkezlerine istedikleri yere veriyorlardı. O zaman Anadolu liseleri yeni kurulmuştu. Ordu Anadolu İmam Hatip Lisesine tayin oldum. İlk görev yerim Karadeniz’in bu güzel ili oldu.

 

İstediğiniz yere tayininiz oluyorsa neden Ordu’ya gittiniz? Siz mi istediniz?   

Evet ben istedim. Karadeniz bölgesine karşı bir sevgim vardı ve bir de arkadaşım vardı. O nedenle Ordu’yu seçtim. Karadeniz bölgesi kesinlikle yaşanası bir yer. Orada bir sürede olsa yaşamak istiyordum. Birde çok değer verdiğim bir arkadaşım olduğu için Ordu’yu tercih ettim. Bizim ailecek bir hastalığımız var. İleri derecede Astım hastasıyız. Bahar ve kış 14 gün rapor alıp iğne tedavisi oluyordum. Bu nedenle kuru iklim bir yerde yaşamam gerektiği için 1991 yılında Ordu’dan Afyon’a tayin istedim. Afyon’dan da Çay’a atandım. Çay İmam Hatip Lisesine 1991 yılından 2003 yılına kadar öğretmenlik, müdür yardımcılığı, müdür başyardımcılığı ve okul müdür vekilliği yaptım. 2004 yılında Kurtuluş İlk Öğretim Okuluna Müdür olarak atandım. 2 yıl orada müdürlük yaptıktan sonra 2006 yılında Çay İlçe Milli Eğitim Şube Müdürlüğüne atandım. 2013 yılında İlçe Milli Eğitim Müdür vekili olarak görev yaptım. Okumayı çok severim ve günlük 50 sayfa okumadan yatmam.

Muradiye Vakfından 130 aileye yemek 

Çay’a geldiniz. 7 yıl Bolvadin, 5 yıl Ankara ve 3 yıl Ordu 15 yıl sonra Çay’a döndüğünüzde ne yaptınız? Sizi rahatsız eden şeyler var mıydı?

Çay’dan bu kadar uzak kaldıktan sonra dönüyorsunuz. Ankara ve Ordu’dan sonra Çay’da elbette kendinizi bir boşlukta hissediyorsunuz. O zamanlar hiç Sivil Toplum Örgütü yok. Muradiye Kültür Vakfı’nın Çay şubesini açmak için bir mütevelli heyeti kurduk. 1992’de müracaat ettik 1993’ün başında izin verildi. Çalışmalara başladık. Öğrencilere yönelik eğitim seminerleri ve çalışmaları yaparak başladık. Daha sonra bu iş kurumsallaşarak Çay’da Muradiye Cami diye bir cami yaptırdık. Daha sonra bu camiye ait Muradiye Aş Evi kuruldu. Son zamanlarda 2007’da Muradiye Sosyal Yarımlaşma ve Dayanışma Derneğini kurarak bir kreş ve 60 öğrenci kapasiteli yurt yaptırdık.

Muradiye Aş Evi’nden kaç kişi faydalanıyor? 

Muradiye Cami Aş Evi tamamen gerçek ihtiyaç sahibi olan 120 ile 130 aileye yemek çıkartılıyor. İki öğün olmak üzere öğle ve akşam yenmeği şeklinde 130 aileye yemek çıkartılır ve adreslerine teslim edilir. Aynı zamanda kuru bakliyat ve et ürünleri de verilir. Gelen yardımlara göre dağıtım olur. Bizde kesinlikle hatır işi olmaz. Tamamen gerçekten ihtiyaç sahibi olan kişilere verilir. Mesela sucuk yaptırıyoruz. Ama yaşlıların şekerine tansiyonuna göre özel olarak hazırlanmış sucuklar oluyor. Buna benzer çalışmalarımız var. Kuru gıda konusunda köylere de dağıtım yapıyoruz. Kız öğrenci evlerimiz var. Onlarla da arkadaşlarımızla birlikte ilgileniyoruz.

Çay’ın aslında her yönüyle ilgili birisiniz. Kaç yıldır bunları yapıyorsunuz?

Yaklaşık 24 yıldır Çay’da bu tür faaliyetlerimiz var. Çay’ın eğitimi, kültürü, sosyal faaliyetleri başta olmak üzere her yönüyle ilgili çalışmalarımız var. Bazen ders başında sınıflarda, bazen hutbede, bazen minarede, bazen hatip Çay’ın her şeyinde olmaya çalışan bir halk adamıyım. Çay halkı beni her yerde görmeye alışkın. Ezan da okurum, müzzinlikte yaparım. Biz yıllardır böyle yetiştik. Bundan sonrada böyle olmaya özen göstereceğiz.

Benimle koşamayanlar peşime takılmasın

Başkan olursanız bunlar devam edecek mi?

Belediye Başkanı olmak bana kısmet olursa hayatımızdan bir şey değişmeyecek. Yine ben minareye de çıkarım, vaazda veririm, hatiplikte yaparım. Diğer çalışmalarımızda hiç aksamadan devam eder. Bizim işimiz hizmet, biz Çay’a ve Çay halkına hizmet etmek, onların hayatını kolaylaştırmak ve güzelleştirmek için yola çıktık. O nedenle onların olduğu her yerde bizde bu güne kadar olduğu gibi bundan sonrada olmaya devam edeceğiz. Benim projelerimden biri de Çay’ın şuurunu, kültürünü geliştirme anlamında tüm STK’larla her ay bir araya gelip onlara Belediye olarak her türlü desteği vererek kendi alanlarda onlara destek vererek her anlamda huzurlu mutlu insan topluluğu oluşturmak için çalışacağız. Benimle koşamayacaklar peşime takılmasın. Çay’ın koşmaya ihtiyacı var.

Peki bunlar için nasıl zaman bulacaksınız. Belediye insanına zaten önemli bir bölümünü alıyor. Diğer konulara nasıl zaman bulacaksınız? 

Çay’ın gelişmesi için zaman sorunu yok. Biz Maddi ve manevi olarak kaybettiğimiz yılların telafisini kapmak için gece gündüz çalışacağız. Ben çalışmayı çok seviyorum. Bana ayak uyduracak olanlarla yola devam edeceğiz. Ben günlük 4.5 saat uyuyan biriyim. Geri kalan zamanımın hepsi Çay için kullanılacak. Bizim kaybedecek zamanımız yok. Bizim Gezek tipi faaliyetlerimiz vardır. Bunlarda çok önemli sorunların çözümü yolunda fikirler ortaya çıkıyor. Çay’da her bireyin fikrine, önerisine ve projesine ihtiyacımız var. Onun için bizimle yol arkadaşlığı yapacak tüm gönül dostlarımıza kapımız sonuna kadar açık. Bende zaman çok.

Kaç çocuğunuz var?

Benim 4 çocuğum var. Pardon 5 çocuğum var. 4 tanesi İstanbul’da bir tanesi Danimarka’da. Çocuklarımın hepsini çok severim. Hiç birini diğerinden ayırt etmem ama o uzakta olduğu için bazen böyle dil sürçmelerine neden oluyor. 4 çocuğum üniversite mezunu. İki kız 3 erkek çocuğum var. Üç evli ikisi beklemede. Bir kızım bir oğlum ilahiyatçı. Küçük kızım hafızlık yapıyor. Çocuklarımın ismi Muhammet, Reyyan, Ramazan Sami, Abdurrahman Taha, Ayşe Nur. Eşimin adı ise Arife. Genelde Reyyan fazla bilinen bir isim değil. Reyhan derler ama Reyyan oruç tutanların gireceği cennet kapılarından birisi. Bizim ailede benim ismimde dahil hepsi İslami isimler. Kuranı kerimde olan isimlerdir. İsimler şefaat edecek diyor peygamber efendimiz. O nedenle isim koymak bizde önemli. Ramazan babamın adı. Ayşe ise hem benim hem de eşimin annesinin adı.

Mevlüt Çınar kimdir?

01.08.1961’de Afyonkarahisar ÇAY ilçesinin Kılıçyaka köyünde doğdu. 1981 yılında Afyonkarahisar Bolvadin İmam Hatip Lisesi’nden mezun oldu. Siyasete, 1973 yıllarında MTTB’ye üye olarak teşkilatın kültürel ve sosyal faaliyetlerinde bulunarak başladı. MGV’nin Çay ve civarında kuruluş ve faaliyetlerinde yer aldı. Refah Partisi’nden hatiplik ünvanı aldı. 1993’te Muradiye Vakfı’nın Çay şubesinin mütevellisinde yer aldı. Çeşitli tarihlerde seçim çalışmalarında aktif olarak yer aldı. Yükseköğrenimini Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde tamamladı. 1981-1982 arasında Aydın’da, 1985-1987 arasında Ankara Elmadağ’da imam-hatiplik yaptı. 1987-1991 arasında Ordu Merkez Anadolu İHL’de öğretmenlik yaptı. 1992’den bu yana Afyonkarahisar Çay ilçesinde çeşitli STK’larda gönüllü hizmetlerde ve hayri hizmetlerde bulunmaktadır. 1991-1993 arasında Afyon Çay Anadolu İHL’de öğretmenlik, 1993-1997 arasında müdür yardımcılığı, 1998-2001 arasında müdür baş yardımcılığı, 2001-2004 arasında müdürlük, 2004-2006 arasında Çay Kurtuluş İÖO’da müdürlük yaptı. 2006-2012 arasında Afyonkarahisar Çay ilçesi Milli Eğitim Müdürlüğü’nde Şube Müdürlüğü görevinde bulunup, 2013’ten itibaren de aynı kurumda Müdür Vekili olarak görev yapmaktadır. İngilizce ve Arapça bilen Çınar, evli ve beş çocuk babasıdır.

Sosyal yönüm aileden miras kaldı

Sosyal yönüm çok fazla bu benim için aileden gelen bir alışkanlık, miras gibi bir şey. Köylerde her ailenin bakmakla yükümlü olduğu odalar vardır. Afyon’un bu güzel geleneği hala devam ediyor. Biz böyle bir kültürle büyüdük. Ben çok az hatırlıyorum ama annem bazen anlatırdı. Bir öğünde 9 kez sofra kurulurmuş. Annem o kadar yorulmuş ki, yorgunluktan yemek diye ekmeği bulaşık suyuna bandırıp yemiş. Eltileri gülmüşler onu anlatırdı. Dememler köyün ileri geleni olduğu için dışarıdan gelenler mutlaka bize gelirmiş. Bizim sosyal yönümüzün ağır basması da buradan geliyor. Bizim ailemizde bu bir kültür bir miras gibi bir şey. Öğrencilik yıllarımda ise Milli Türk Talebe Birliğine üyeliğim ve aktif çalışmalarımız vardı. Milli Gençlik çizgisinde çalışmalarımız oldu. Üniversite yıllarında Muradiye Kültür Vakfında kaldım 2.5 yıl sonra yeniden Diyanet’te görev aldım. Hem okudum hem imamlık yaptım.

ODAK Pazar Kahvaltıları

Share
271 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ