logo

Çay barajı Eber’i Eber Kirazı bitirir

selim karasekreter (4)

Bolvadin MHP Belediye Başkan adayı Selim Karasekreter, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu tarafından yaptırılacak olan Çay barajının Eber Gölü’nü bitireceğini iddia etti. Karasekreter, “Eber Gölünü besleyen ve temiz suyun geldiği tek yer çay deresi. Orada yapılacak olan baraj gölün bitmesi anlamına gelir. Göl biterse Sultandağı kirazı, vişnesi ve elması biter” diyerek bir tehlikeyi dile getirdi.

Sultandağı’ndaki o araziyi aldınız mı?

S. Karasekreter, Yok almadım nasıl almadım? Vatandaşla gittik. Bize dedim ödemede birazcık zaman verin. Olur dedi. O sürenin sonunda da ben vazgeçtim dedi. Ama fiyatı da önemli değildi, ikna edilirdi, fakat bu Belediye Başkanlığı iş çıkınca o hayalimi askıya aldık.

Büyük bir yer miydi?

S. Karasekreter, Evet yeterince büyük bir yer. 46 dekar tapulu 30 dekar tapusuz. İPAT’ın projeleri var. O projelerde Kırsal Turizm diye bir şey var. O konuyla ilgili arkadaşlarla görüştüm. % 40 oranında hibe veriyorlar. Afyon bu yönüyle çok bakir. Afyon kırsal turizmi, dağ turizmini keşfetmesi lazım. Biri çıkarda inşallah ormana bir şeyler yapar. Ben burada güzel bir şeyler yapmayı düşünüyordum ama adam ben talip olunca fiyatını arttırdı.

 

Eber Gölü için yaptığınız eylem işe yaradı mı?  

S. Karasekreter, Başta Afyon basını bizim yanımızda oldu. Tarihinde ilk defa Afyon İl İdare Heyeti bütün Eber’i kirleten tüm etkenleri Valilikte topladı. Vali, “Hiç kimse bana aba altından sopa göstermesin. Biz devletiz. Biz devlet olarak Eber’i bu şekilde kirletirsek bunu nasıl izah ederiz” dedi. Fabrika 3 ay kapalı kaldı ama dünya basından gizlendi. Fabrikanın böyle bir çevre kirliliğine neden olması onların imajına çok büyük zarar verir. Şeker Fabrikası artma tesisine 23 tane ilave artıma ünitesi yaptı. Afyon arıtmasına hız verildi. Akabinde Eber Çevre Sempozyumu yaptık O zaman Doğancan Akyürek vardı çevre bakanı. Ediz Hun onun çevre danışmanıydı.

 

Süleyman Demirel devam et dedi

Peki sizin mensubu olduğunuz parti hükümet. Yani Genel Başkan Süleyman Demirel aynı zamanda başbakan onun tepkisi ne oldu?

S. Karasekreter, Olay basında yer aldı, Meclis gündemine geldi, fabrika 3 ay kapalı kalınca Başbakan Süleyman Demirel beni çağırdı. “Ne yapıyorsun” dedi. Olup bitenleri anlattım, sempozyumlar yapıyoruz. Demirel, “İyisin iyisin” dedi sırtımı sıvazladı. Afyon gazeteleri bize imreniyordu. Bir kaymak festivalinde üç tane sempozyum yaptık. Üstelik biri Türkiye’de ilkti. Türkiye’nin ilk Açık besicilik sempozyumunu biz Bolvadin de yaptık. Üstelik o zaman daha açık besicilik yok. Daha yeni başladı. Benim Eber gölü için yaptıklarım halkın nazarında o zaman için fazla bir önemi yoktu. Ama bugün gördüler ki o zaman önlem alınsa göl bugün bu kadar kirli olmazdı. Üstelik ekmek kapısı Eber gölü olan insanlardan oy alamadım.

 

Eber Gölü’nün geleceğini nasıl görüyorsunuz?    

S. Karasekreter, İnanın hiç iyi görmüyorum. Eber’in iki sorunu var. Birincisi bir türlü önlenemeyen atıklar gölün sonunu hazırlıyor. Bana göre ikincisi ve en önemli gözden kaçan tehlike Eber’i besleyen akarsu kaynakları yok edildi. Eber’in yağış alan 5 bin kilometrelik kare bir havzası var. Eber’de bu havzaya yağan bütün yağışlar Eber’in batı kesiminden göle giriş yapıyor. Doğu tarafından da Eber’de biriken suların fazlasını Akşehir gölüne akıyor. İki göl arasında sürekli bir sirkülasyon var. DSİ gelmiş Selevir ve Seydiler barajı diye iki tane baraj yapmışlar. Bu iki baraj Eber Gölünü besleyen iki damarı kestiler. Bu Eber gölüne yapılan en büyük ihanet ve gölün yok olmaya başlamasının önünü açtı.

 

Şimdi de bazı gölet ve barajlar yapılıyor. Bu daha büyük bir tehlike değil mi? 

S. Karasekreter, Bakın Çay’da bir baraj ya da gölet yapılıyor. Çok acı bir şey söylüyorum o baraj yapıldığı an Eber Gölü’nün bittiğinin resmidir. Şimdiki bakanımız buna nasıl izin veriyor anlamıyorum. Vatandaş nasıl suskun kalıyor şaşıyorum. İnanın o baraj yapıldığı an Eber gölü bitti demektir. Sadece Eber Gölü bitmez, Eber Gölü çevresinde bulunan kiraz, vişne, elma bahçeleri de biter. Niye bu tehlikeyi kimse görmüyor. Çay deresinde yapılacak olan baraj tam 17 milyon metre küp suyun önü kesiliyor. Bir intihardır, bu Eber Gölüne yapılan en büyük ihanettir. Eber Gölü olmayınca Mandacılıkta biter, bahçecilikte. Sultandağı bu işe neden sesiz kalıyor anlamış değilim. Yarın iş işten geçtikten sonra feryat etmenin bir anlamı kalmaz. Eber’e temiz su taşıyan tek yer Çay deresi. Şimdi oraya yapılacak olan baraj eberde çok büyük bir sorun yaşanacak. 20 yıl önce DSİ bize dedi ki, Selevir ve Seydiler barajını yapmakla ilk hatayı biz yaptık. Eber’de 968 denilen bir kot var bu koyu muhafaza ettiğiniz sürece bir sorun yok. Ama Eber sıg bir göl. Eger gölde 50 santim su çekilirse göl yarıya düşüyor. O zaman kirlilik ve bataklık hemen ortaya çıkıyor. Bu baraj yapılmadan mutlaka gölü besleyecek yeni su kaynakları yaratılmalı. Aksi takdirde Eber Gölü tarihe karışır.

 

Kentsel Dönüşümle tarih ortaya çıkacak

Bolvadin’in size göre öncelikli sorunları neler?

S. Karasekreter, Bolvadin’de sit alanı sorunu var. Bölgesel olarak sit ihlalleri olmuş. Eski Bolvadin’in % 80’i sit ilan edilmiş. 1973’de yapılan imar planında sit diye bir şey yok. 30 yıl sonra sit çıkmış. O kadar arabesk bir durum var ki anlatamam. Eski yapıların arasında yeni binalar var. Biz bu sorunu çözmek istiyoruz ve aslında Kentsel Dönüşüm planı ile yeniden Bolvadin’i imar edeceğiz. Kar amacı gütmeden bir tek insanımızı bile mağdur etmeden çözeceğiz. Bolvadin’de bu işe Belediye atmazsa asla çözülemez. Yüzlerce ev sit içinde ama hiç kimse kendisi gidip de plan proje yaptırım sit kurulundan geçiremez. Bunu ancak bir bütün halinde kentsel dönüşümle birlikte belediye yapar.

 

Horan parkı Afyon ve çevresinde böyle bir park yok. Burası daha kullanışlı bir hale getirilemez mi?

S. Karasekreter, Horan parkı ile ilgili çok önemli çalışmalarımız olacak. Bu güne kadar Horan parkı biz gezi parkı ve eğlence parkı niteliğindeydi. Biz orayı bir kültür park haline getirmeyi düşünüyoruz. Bolvadin için Konferans salonu, ciddi bir kütüphane, çocuklar için yüzme havuzu, spor alanları, amfi tiyatrosu ile Horan parkını bölgenin en önemli kültür ve yaşam parkı haline getireceğiz. İnsanlar Horan’da zaman geçirmek için şehir dışından gelecekleri bir yer olacak.

 

Bolvadin’de önemli sorunlardan biri de iş olanakları sınırlı. Yatırımcı gelmiyor, bu konuda sizin bir planınız var mı?   

S. Karasekreter, Bakın bizim zamanımızda 20 yıl önce 3 tane fabrika yapımı başlamıştı. Bunlardan birisi Özel İdare ile birlikte bir giyim fabrikasıydı. Bolgiysan diye bir şirket kurduk. Ama bizden sonraki arkadaşlar burayı başkasına sattılar ve onlarda Bolvadin’de 850 kişiyi mağdur edip gittiler. Onun dışında bir bisiklet fabrikası için yer verdik ve bisiklet fabrikası kurulacaktı. Bir de elbise aksesuar fabrikası için bir anlaşma yaptık ve yer verdik. Bolgiysan sembolik bir rakamla verildi ve o firmada herkesi dolandırdı gitti. Bakın Bolvadinli acı gününde tatlı gününde bir arada olur. Ama paralarını bir araya getirip birlikte iş yapmazlar. Nedeni de böyle paralarını başkalarına kaptırmalarından dolayı.

 

McDonald’s 3 yıl kiracım oldu

Yatırımcı gelmiş ama elden kaçırılmışlar?  

S. Karasekreter, Maalesef kaçırıldı. Ama bizimle birlikte yeniden yatırımcıların tercih edeceği bir yer olacak Bolvadin. Bakın ben Amerika’dan geldikten sonra 5 bin başlık Türkiye’nin en büyük açık besicilik tesisi denilen bir yer yaptım. Dünya markası olan McDonald’s Türkiye’yi dolaştı ve gelip benimle anlaşmak zorunda kaldı. Üç yıl boyunca onlar benim kiracım olarak hayvan yetiştirdiler ve hayvan temin ettiler. Bu Bolvadin ekonomisine çok büyük katkı sundu. Daha sonra Çalışkanlar diye Türkiye’nin en büyük gemi deniz ticareti yapan bir firma bizim çiftlikte kiracı olarak kaldılar. Yine bunların çok önemli katkısı oldu.

 

Besicilik konusunda Bolvadin’de siz başkalarına da örnek oldunuz galiba? 

S. Karasekreter, O tarihte bizim yaptığımız çiftlik Türkiye’de sayılı ve örnek bir tesisti. Biz birçok kişiye örnek olduk ama özellikle Avşar Emaye’ye ve Korel’in çiftlik yapmasına vesile olduk. Bolvadin’de karpuz yetiştirdik ve onun patentini aldık. Bolvadin’de çok geniş tarım arazileri var. Bolvadin’de termal sularla seracılık sektörünü geliştireceğiz.

 

Afyon, Gazlıgöl, Sandıklı, termal turizmde belli bir yol aldı. Ama Heybeli Kaplıcaları ile ünlü bir yer olmasına rağmen bu alanda hiçbir şey yapmadı. Üstelik Kültür ve Turizm Bakanlığı Bolvadin’de 20 bin yatak kapasiteli termal tesisler yapılması için ilan turizm alanı ilan etti. Bu konuda bir çalışma olacak mı?

S. Karasekreter, Bolvadin, Eber Gölü, Sultandağı, Heybeli Kaplıcası bana göre turizm için çok elverişli ve bakir. Bakın ben Bolvadin’in de daha o zaman ne Afjet vardı, ne Sanjet vardı. Heybeli’de çıkan sıcak suyu çıkartıp şehir ısıtmasında kullanacaktık. Biz o zaman kür merkezi yaptığımızda herkes garipsemişti. Yılmaz Oruç tek rakibim sensin başkan derdi. Şimdi bakıyorum her yıl Heybeli Kaplıcası bir milyon lira zarar ediyor. Kaplıca çağdaş bir işletme haline getirilecek ve kar eden bir tesis haline gelecek. Bir kere Heybeli sit alanı olduğu için yeni bir şey yapılamıyor. Rahmetli Mehmet Koçum Başkanın başka bir alanda 4 yıldızlı otel çalışması vardı. Onu hayata geçireceğiz. Bakanlık tarafından iki alan turizm alanı ilan edildi. Buraya yatırımcı gelmesini sağlayacağız. Konya ve çevresi için Bolvadin Heybeli Termal Turizm alanı önemli bir yer. Bizim amacımız Heybeli kaplıcasını Türkiye’nin en önemli termal alanı haline getireceğiz.

 

Fırsat buldukça Eğe’de tatil yaparım

Benim mimar olmam nedeniyle gittiğim her yerde şehre imar, estetik ve mimari bir gözle bakarım. Bolvadin’de yapmak istediğimiz çok şey var. Ama ben tatilde genelde Eğe’yi tercih ederim. Oranın mimarisi, evleri, taş sokakları beni çok etkiler. Özellikle Yunan adalarındaki şehirlerin hemen hepsi birbirine benzer ve çok keyifli bir ortam. İnsana yaşama azmi veriyor. Sıkmıyor. Ben özelikle kentsel dönüşüm projesi ile Eski Bolvadin’i yeniden imar edip içindeki sonradan yapılan binaları temizleyip şehir içinde bir cazibe merkezi oluşturmak istiyorum. Heybeli Kaplıcasına yapılacak olan otellerde kalan insanlar alış veriş yapmak için Eski Bolvadin evlerinin olduğu o tarihi dokuya gelecekler. 5 yıldızlı modern bir otelden bir anda kendini sanki Osmanlı döneminde bulacağı bir ortama sokacağız. Orada Bolvadinli kadınların yaptıkları eliş göz nuru ürünler satışa sunulacak. Bolvadin bir turizm ilçesi haline gelecek. Bolvadin’in refahı Tarım, Ticaret ve Turizm üçgeninde toplanacak.

 

Koçum’un yapamadıklarını yapmak için geliyorum

Mehmet Koçum’u ben çok seviyordum. Oda beni seviyordu. Onun ölüm yıldönümü olması nedeniyle bir anımı paylaşmak istiyorum. Allah rahmet eylesin. Başkanım senin yarım kalan yapamadıklarını yapmak için başkan oldum. Senin yapamadığın ne varsa ben yapacağım demişti. Ama kısmet değilmiş. Şimdi ben Mehmet Koçum’un eksik kalan, yapamadığı ve başlanamayan neyi varsa hepsini yapmak için geliyorum. Heybeli’de yapılacak olan 4 yıldızlı otel projesi hayalini ben gerçekleştireceğim. Onun ve benim Bolvadin için yapmak istediğimiz çok şey vardı. Kısmet olursa hepsini şimdi yapmak için yola çıktım. Hala kulaklarımda, “Başkanım senin yarım kalan eserlerini tamamlamak benim boynumun borcu demişti. Heybeli’de benim başlattığım her şeyin üstünü örttüler. Koçum’un hayallerini yapmak benim boynumun borcu.

Ben ailenin kıymetlisiydim

Ben amcamın çocukları ile birlikte biz 8 tane oğlan çocuğuyduk. Kız çocukları zaten fazla dışarı çıkmaz. O zamanlar sülale geniş ve hepimiz bir arada duruyoruz. Hepimize Dalton kardeşler gibi aynı tip ayakkabı, aynı tip pantolon ve aynı kıyafet alırlardı. Sizde bir kirlilik varsa zaten anında görünürdü. O zamanki koşullar zordu. Çocukların yıkanması zordu. Ayda bir hamama gidilirdi. Elerin bahçelerinde kazanlarda kaynayan sularla çamaşır yıkanır. Esvap taşı dedikleri genellikle tariki taşlarda yıkanırdı. Çamaşırlar akşamdan kile yatırılır sabahleyin çamaşır tokaçları ile yıkanırdı. Yani çok zor şartlarda çamaşır yıkanırdı. Elbette bu kadar zor şartlarda yıkanan çamaşırı siz bir günde kirletirseniz kızarlar. Ama ben hiç ailemden dayak yemedim. Annemle babamın 10 yıl çocukları olmamış. Olmuş ölmüş, olmuş ölmüş. 10 yıl sonra ben oluyorum ve ben ailenin en kıymetlisiydim. Babamın bir amcası çocuksuz ölmüş o nedenle ben doğduğumda aile bayram etmiş. Amcamlarda çok çocuk olduğu için onlar benim gibi değildi. Herkes bana daha toleranslı davranırdı. Biz bir kız bir erkek iki kardeşiz.   ODAK Gazetesi

Share
#

SENDE YORUM YAZ