logo

Çarıklı adamlar söz sahibi oldular

dr mehmet ali ecer

Doktor Mehmet Ecer 7 yıl çalıştığı Afyon Devlet Hastanesinden neden istifa etti? Hangi hastası yakasına taktığı rozetle karşısına geçip bundan sonra hastaneden ben sorumluyum dedi. Ecer hayatıyla ilgili bilinmeyenleri ODAK Yazarları Mehmet Emin Güzbey, Ertuğrul Sevim, Emre Çınar ve Ömer Mazi’ye anlattı.

 

Çocuklarda çift isim zaman zaman sorun olduğu konuşuluyor. Siz de çift isimsiniz gerçekten böyle bir sorun oluyor mu?

M. Ecer, Aslında çift isim konusunda çok ciddi bir sıkıntı olduğunu sanmıyorum. Ancak çift isim kullanılıp da sadece birisi kullanılıyorsa sorun olabiliyor. Benim adım Mehmet Ali Ecer. Her zaman Mehmet ismi kullanılır. Biri çıkıp bana Ali diye seslense ben başkası sanırım ve bakmam bile. Ama ciddi bir sakıncası olduğunu sanmıyorum.

 

Bilge zorlu bir yolculuk ve karların kapattığı yollara rağmen hastane götürülerek doğdu. Yeniden kasabaya döndünüz?

M. Ecer, Kasabada çok güzel çalışmalar yaptık. Benim halkla iletişimim iyidir bu öğretmen okulundan aldığımız bir güzelliktir. Aksalur’un başkanı vefat etmiş. Yeniden belediye seçimi yapılıyor. Bu seçim için ANAP oraya 4 çeker ambulansı gönderiyor. Normalde orada bir doktor zaten var. Ama seçimler için bir doktor ataması daha yapılıyor ve o kurayı da ben çekiyorum. Hayatını kaybeden başkanın oğlu aday oluyor ve bir dönem o başkanlık yaptı. Genç bir belediye başkanı olduğu için aramız çok iyiydi. Bir yıl sonra merkeze alındım ve orada Acil’de çok ihtiyaç vardı. Kızımın çocukluğu döneminde ben hep acilde çalıştım. Ürgüp Devlet Hastanesinde 4 yıl çalıştım. Kızım ilk göz ağrım olduğu için çok ilgilendim. Hastane dışında hep onun yanında olmaya çalıştım. Altını bile çok değiştirdim. O zaman şimdiki gibi hazır bezde yok.

 

Yalakalık yapamadığım için üniversitede kalamadım

4 yıl acille ev arasında mı geçti?

M. Ecer, Genellikle öyle oldu ama bizim çok iyi bir arkadaş gurubumuz vardı. Bir kafe vardı belli zamanlarda orada buluşurduk. Fakat katılım sürekli azalmaya başladı. Herkes bir birinden gizli TUS’a çalışırmış. Tus Tıp Uzmanlık Sınavı. Bende Tus’a çalışmaya başladım. Yılda iki defa Ankara’da yapılıyor. Bizim kafeye gelen sayısı azaldıkça benimde bu sınava girmem gerektiğini düşünmeye başladım. İkinci hakkımda kazandım. Ben hayatım boyunca hiç Ankara, İstanbul gibi büyük şehirler benim hiç tercihlerim arasında değildi.

 

Neden Büyükşehirlerden uzak durdunuz?  

M. Ecer, Tek bir sebebi varı. Ekonomik durumlardan dolayı. Tus’ta ilk tercihim Manisa’ydı ikinci tercihim Konya idi. Ben Konya Selçuk Üniversitesini seçtim. Bunun nedeni Afyon’a yakın olması, yol masraflarını düşünüyorum. Büyükşehir’de aldığım para yetmez, Afyon’a gelip gitmem zor olur diye küçük kentleri tercih ettim. Konya ise Sultandağı’na yakın olmasından dolayı tercih ettim. 1995 yılında Konya’ya geldik. Bir yıl sonra oğlum Konya’da dünyaya geldi. O zaman asistanım ve çok yoğun çalışıyoruz. Ben oğlumun doğumunu göremedim o kadar yoğunuz. Bu nedenle oğlumun büyüdüğünü göremedim. 1999’a kadar Konya’da kaldım ve uzmanlık yaptım. Konya’dan sonra Muğla’ya gidecektim bana üniversitede kal dediler ve iki yıl daha kaldım. Aslında öğretim üyeliğini istiyordum. Muğla Yatağan’a tayinin çıktı. Evi topladık ve her şeyi kolilere yerleştirdik. Bu sırada Dekan beni çağırmış. Hocam siz burada kalın size ihtiyacımız var dedi. Hekimsiniz ama tek maaş iki çocuk var ekonomik olarak iyi durumda değiliz. Düşündük ve hedeflerim var öğretim üyesi, bölüm başkanı olmak gibi planlarım var. Ama üniversitede o dönem farklı ilişkiler var. Siyasi tercihler, guruplar var ve beni hak ettiğim halde bana unvan verilmedi. Bende baktım yardımcı doçentlik verilmiyor 2001’de biz rektörü aşamıyoruz siz kendinize tayin isteyin isterseniz dediler.

 

Tayinimi Abdülkadir Akcan yaptı

Bugünkü AKÜ’nün durumuna benziyor. Tayininiz nereye oldu?  

M. Ecer, Aslında Afyon’a gelmek istiyorum ama Konya’nın Çumra ilçesi var orası da bana sıcak geliyor. Çünkü mevcut evimizi değiştirmeden oraya gidip gelebilirim. O dönemde ANAP, DSP ve MHP Koalisyonu var. Mehmet Telek ve Abdülkadir Akcan Milletvekili. Tayinimde sorun var. Çumra’ya tayinim çıktı. Faruk Bal tayinimi yaptırdı. Ama o dönemde Çumra’da bir dahiliyeci öldürüldü ve yakıldı. Açıkçası korkuyoruz. Abdülkadir hocaya gittik ve o halletti. Bakan değil milletvekiliydi bizim tayini hallet.

 

Afyon’a 2001 yılında geldiniz?

M. Ecer, Afyon’a gelmeyi çok istiyorduk. 2001 yılında Afyon Devlet Hastanesine tayin olduk. O dönem SSK Hastanesi iyi çalışmıyor tüm hastalar bize geliyordu. Çok yoğun bir çalışmamız oldu. O dönemde muayenehanede var. Ben 10 yıl boyunca hiç öğle yemeği yemedim. Yemek yiyecek vaktim olmadı. Ben Afyon’da para kazanmaya başladım. Hastane de çalışmak dışında hiçbir işe karışmadım. Ben Afyon Devlet Hastanesinde tanınmış kişilerle tanınmamış kişiye aynı muameleyi yaptım. Tüm hastalara empati yaparak baktım. O hasta benim annem ya da babam olsa ona nasıl bakılırsa ben mutlu olurumu düşündüm ve hastalara kendi annem ve babama bakar gibi baktım. Sonra istifa ettim.

 

Ne zaman istifa ettiniz ve gerekçesi neydi?

M. Ecer, Afyon Devlet Hastanesine 2001 yılında geldim ve 2008 yılında istifa ettim. İstifa etmemdeki neden Sağlık politikalarının değişmesiydi. Özel hastanenin de küçük ortaklarından biri bendim. Bana da sürekli gel diyorlardı. Mehmet abi vardı. O emekli olduktan sonra birde SGK ile anlaşma yapıldı. Hastane kalabalıklaşmaya başlamıştı. Oraya geçmem gerekti. Sosyal olaylara bakışımdan dolayı sola yakındım. Ben hep o güne kadar sol partilere oy verdim. O nedenle CHP’ye yakınlığım vardı. Devlet Memurluğu bittikten sonra gittim üye oldum. Ve üyelik dışında bir bağım olmadı.

 

Yakasına rozet takan

Aktif Siyaset ne zaman başladı?

M. Ecer, Benim hayatımda hiçbir zaman aktif siyaset olmadı. 2008’de partiye üye olduktan sonra 2011 tarihine kadar bir alakam olmadı. İl Yönetim Kurulu Üyesi olmam için teklif geldi. İstifa etmemdeki bazı şeyler şimdi aklıma geliyor. Sağlık bakanlığı doktorların ve sağlık çalışanlarının yanında değil. Yanında olmadığı gibi bizi hiç düşünmeden hastaların önüne atıyordu. Bir gün hastanedeyim birisi geldi. AK Parti iktidara geldi. Ben İl Genel Meclis Sağlık Komisyonunun başkanıyım dedi. Kendisini de tanıyorum ve benim hastam. Yakasına takmış rozeti. Bundan sonra Hastane benden sorulur dedi. Yakasına rozet takan ben AK Parti bilmem nerenin sorumlusuyum diye hepsi bizim patronumuz oldu. Bende yeter artık dedim ve istifa ettim. Aktif siyaset ise 2011 yılında yapılan İl Başkanlığı seçiminde Nevzat Ercan’ın listesinden yer aldım ve biz kaybettik. Yeni seçilen İl Yönetim Kurulu’nu tebrik ettim ve bana düşen bir görev olursa elimden geleni yaparım dedim. Bir süre sonra Sağlık Komisyonu kuruldu ve ben orada görev aldım.

 

Eşim karşı çıktı ama ikna ettim

Peki bu kadar politikadan uzak duran biri olmanıza rağmen nasıl Belediye Başkanı adaylığınız ortaya çıktı?

M. Ecer, Benim hiçbir zaman aklımda belediye başkanı olayım diye bir düşüncem yoktu. Ama sonuçta yaşadığınız şehirlerde doğru olmayan bazı çalışmaları görünce de bu niye böyle yapılmadı diye kafa yoruyorsunuz. Ben mesleğim gereği 30’dan fazla ülkeye gittim. Gittiğim yerlerde belediyecilik çalışmalarını gördükçe bunlar neden bizi ülkemizde yapılmıyor diye düşünürüm. Daha sonra Merkez İlçe Seçimleri yapıldı ve ben orada görev Yerel Yönetimlerden sorumlu olduktan sonra süreç hızlandı ve Belediye Başkanlığı konuşulmaya başlandı. Şehirle ilgili projeler ve fikirler üretmeye başladık.

 

Siz yaklaşık 22 yıldır bu şehirde yaşıyorsunuz ve ne zaman Belediye Başkanı olmayı düşündünüz?

M. Ecer, Hiç aklımda olmadı ama kentle ilgili bazı sorunlara uzak kalmıyordum. Mesela eski otogar alanına yapılacak olan projenin doğru olmadığını düşünüyordum. Burası yeşil alan olsa, kent meydanı haline getirilse diye düşünüyordum. Trafik konusunda raylı sisteme geçilse gibi düşüncelerimi artık sesli olarak söylemeye başladım. Ama belediye başkanı olayım diye bir planım hiç olmadı. Merkez İlçe görevinden sonra zaman zaman bu konularda görüşmeye başladıktan sonra kafamda bazı şeyler şekillenmeye başladı. Şimdi Afyon’da bazı şeyleri beğenmiyorsak, bunlara eleştirmenin ötesinde çözüm sunabiliyorsan hadi işte sana fırsat denildi. Bende bu tekliften kaçamadım ve kendimde Afyon’a hizmet etme, kaderini değiştirme potansiyeli görüyorum. Bu nedenle adaylık teklifini kabul ettim.

 

Teklifi kim yaptı?

M. Ecer, Öyle özel bir teklif olayı yok. Biz zaten kendi aranızda Merkez İlçe, İl Başkanı ve Milletvekili bu konularda konuşuyorduk. Bu konuşmalar içinden böyle bir ortak düşüncenin eseri olarak ortaya çıktım. Benim için sürpriz bir olay olmadı. Ama bu göreve ben talebim de olmadı. Ama ben Afyon’dan bir kere sol bir belediye başkanına şans vermelerini istiyorum.

 

Belediye Başkanlığı için artık sizin adınız kesinleşti bu konuyu ailenizle konuştunuz mu? Onların tepkisi ne oldu?

M. Ecer, Samimi bir şekilde söylüyorum. Bizim evin otoritesi hanımdır. Ev idaresi ondadır. Mesela genelde evin sert adamı baba olur anne taviz verir ya. Biz de olay tam tersi. Eşimden izin alamayan çocuklarım bana gelir ve benden izin kopartırlar. Ben evre biraz esnek bir kişiyim. Eşim bu güne kadar benim aldığım hiçbir karara itirazı olmadı. Ama siyaset konusunda biraz tepkisi oldu. Çocuklar büyüdü artık maddi bir sorunda kalmadı acaba İzmir’e mi gitsek diye düşünceleri vardı. Ama benim Afyon’u sevdiğimi bildiği içinde bu konuda hiç teklif dahi etmedi. Ama siyasete bulaşmamı istemedi. Ben bu görevi kabul etmesem vicdanen ömür boyu rahatsızlık duyardım. Elime bir fırsat geçiyor ve ben kendi rahatımız için bu fırsatı kabul etmiyorum. Bunu yapamazdım. Bu konuda ailemin istememesine rağmen ben bu göreve talibim dedim. Benim kararlı olduğumu gören ailem peki dedi ve onlarında desteklerini aldım. Eşim oğlumun eğitimi nedeniyle İstanbul’da orada belediyelerin çalışmalarını takip edip bana örnekler veriyor. Kızım bu konularla daha ilgili ve oda bana yardımcı olmaya çalışıyor. Oda bir süre yurt dışında yaşadığı için farklı fikirleri var.

 

Kemal Kılıçdaroğlu Başbakan olmalı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılçdaroğlu’nu daha önceki geldiğinde tanışma imkanımız olmuştu. Ben kendimi ona benzetiyorum. Özellikle Belediye Başkanı Adaylığım kesinleştikten sonra kendisi ile de görüşme imkanım oldu. Çok pozitif ve iyi niyetli bir insan. Herkesi dinliyor, çok rahat ve sempatik. Bana göre Türkiye’nin onun gibi bir başbakana ihtiyacı var. Türkiye gerginliklerden, sorunlardan, kutuplaşmalardan kurtulması için Kemal Kılıçdaroğlu gibi bir politikacıya ihtiyacı var. O kadar rahat ki başkaları gibi etrafında onlarca koruma ordusu yok. Ulaşılmaz biri değil. En önemlisi büyük bir dikkatle dinliyor. Ülke olarak bir birimiz dinlemeyi, birbirimize tahammül etme hoşgörümüzü kaybettik. Bun u sağlayacak tek kişi Kemal Kılçdaroğlu.

 

Afyon’un imaj sorunu var

Bana göre Afyon’un en büyük sorunu imaj. Bizim her şeyden önce bu kötü şöhretten ve imaj sorunundan kurtulmamız lazım. İçinde bulunduğumuz için fark etmiyoruz ama dışarıdan bakıldığında hiç olumlu bir yanımız yok. Şu anda Türkiye’de Afyon denildiği zaman ilk akla gelen beş şeyi sıralayalım. Bir Afyon valisinden içki açıklaması, iki yargı Afyon yasağını deldi, üç vali bey okula mescit istedi, dört kilim bedava, beş Afyon’a şeriat mı geldi. Şimdi bu kadar kötü imajla anılan bir yere insan tatil içinde gelmez yatırım içinde gelmez. Bir kere her şeyden önce biz bu imaj ve kötü şöhret olayını çözmemiz gerekli. Ondan sonra diğer sorunları kendi aramızda çok daha kolay bir şekilde çözmeye başlarız. Bana göre ilk ve en önemli sorun bu. Artık afyon’un normal ve güzel şeylerle anılması lazım.

Kentimize ve kendimize güveniyoruz  

Ben Afyonu her zaman çevre illerle kıyaslıyorum. Baktığımız zaman çevremizde bulunan tüm iller bizden her anlamda önde. Türkiye’nin birçok yerini gezdim, dünyanın birçok yerine gittim. Afyon kader elinde o kadar pozitif değeri olan başka bir il yok. Bakıyorum Eskişehir’in neyi var? Lüle taşı var birde Yılmaz Büyükerşen’i var. Kütahya’ya bakıyorsun Çini var birazda termal, Uşak battaniye ve tekstil, Isparta’da ne var gül. Birde Afyon’a bakıyorum Allah tüm imkanları bize vermiş. Mermer var, hayvancılık var, tarım var, termal var, tarih ve tabiat güzellikleri var, mutfak var. Ekonomiye katkısı olan her şey bizde var ama bunları kullanamıyoruz. Yolların ve demiryollarının kesiştiği bir il. Frig vadisi gibi 5 bin yıllık bir tarih, Mevlevihane, büyük taarruz burada yapıldı. Daha birçok şey var. Bün bunlara rağmen biz hiç olumlu bir şeyimizle gündeme gelmiyoruz. Bu nasıl bir yönetim. ODAK Pazar Kahvaltıları

Share
#

SENDE YORUM YAZ

türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye , izmir escort ,