logo

Çapkınlık da yaptım Hayatımı da yaşadım

kemal eker  (25)

Pazar Kahvaltıları’na katılan 55 yıllık berber Kemal Eker, hayatının çok özel anılarını Odak Yazarları Mehmet Emin Güzbey, Ertuğrul Sevim ve Ömer Mazi’ye anlattı. Eker, çocukluk, askerlik ve özellikle gençlik yılları hakkında bilinmeyenleri ilk kez paylaştı. Neden 27 yaşında evlendi?, çapkınlık yapmak için nereye giderlerdi, kızlar onunla konuşabilmek için ne yapardı? Hepsi ve daha fazlası Berber Kemel Eker’in anlatımı ile sizlerle.

 

Askerlik bitti, Bandırma’da kalma işi de yattı. Ne yaptınız Afyon’a dönünce?

K. Eker, Askere giderken döndüğümde bu işi yapmayacağım diye Berber dükkanını satıp gitmiştim. O yıllarda bir yerde işe girmek sorun değil. Nereye başvursan işin hazır. İş var çalışacak adam bulamıyorlar. Demiryolları, Köy Hizmetleri gibi. Sordum ne kadar maaş alıyorsunuz diye. Aldıkları para beni mutlu etmedi. Berberlikte her gün sıcak para var. Kendi işin, bir amirin karışanın yok. Ben yine berberlik yapmaya karar verdim. 1967’den 1982’ye kadar Kurtuluş Caddesi’nde çalıştım. Dükkan sahibi, boşalt bana lazım demeye başladı. Yıllardır müşteriler alıştı, başka bir yere gidemem, aynı cadde üstünde kiralanacak yer yok. Dükkan sahibi her gün geliyor boşalt diye. Yan tarafta çok küçük bir dükkan var orayla anlaştık. Marangozu bulduk biz siparişi verdik dükkan sahibi bir bahane ile benden anahtarı aldı. Ertesi gün geldim bizim dükkanda başkası oturmuş.

 

Nasıl yani, adam sizinle anlaştı siz marangoza sipariş verdiniz ama sabah başkası girmiş sizin dükkana. Ne centilmen bir dükkan sahibiymiş?

K. Eker, Ben sabah geldiğimde gözlerime inanamadım. Adama bir şey demedim bana aracı olan rahmetli terzi Hasan Akyalçın amca vardı. Senin dünür böyle böyle yaptı dedim. O da bu işe çok bozuldu. Bu arada Oruçoğlu Pasajı yapıldı. Bir abim geldi ‘lan oğlum ne duruyorsun sen’ dedi. Şükrü abi vardı, Oruçoğlu İş Hanı’nda herkes dükkan tutuyor dedi. Biz de bakmaya başladık. Yılmaz Oruç amca ile önceden görüştük. Gidip bir yer beğen ama zemin kattan vermem, üst kattan istediğin yeri seç dedi. Biz iş hanını defalarca gezdik. Üst katlarda bize uygun yer yok. Ben bir yer beğendim Yılmaz amcanın karşısına çıktım. Beğendin mi dedi. Ben de beğendim Yılmaz amca dedim. Kaç numara diye sordu. Abi ben 68 numarayı beğendim dedim. Lan oğlum yapma bunu bana, sana zemin kattan olmaz demedim mi? hem ben orayı kendime ayırdım orasını kesinlikle vermem dedi.

 

Yılmaz Oruç, “Len başka dükkan bulamadın mı?

Koca iş hanında Yılmaz Oruç’un kendisi için ayırdığı yeri mi seçmişsiniz?

K. Eker, Evet ama ben Yılmaz amcanın kendisi için ayırdığını bilmiyorum. Ben burayı kendime oturmak için ayırdım dedi. Allah’ın dinin aşkına Yılmaz amca koca iş hanında yer kalmadı da bula bula benim beğendiğim yeri mi kendine ayırdın. Abi ben burayı beğendim sen kendine başka bir yer bul dedim. Allah rahmet eylesin kırmadı bizi ve peki dedi. 1982’den bu güne kadar 32 yıldır devam ediyoruz aynı yerde.

 

Dükkan falan tamam da aslında şu çıraklık olayını tam konuşmadık nasıldı o zaman çıraklar, şimdi çırak var mı?

K. Eker, Bizim çıraklığımız gibi bir çıraklık yok. O zaman hakiki çıraklık vardı. Bir meslekte senin öğrenmen gereken ne varsa onu sana öğretiyorlardı. Biz ustalarımızdan ve kalfalarımızdan çok korkardık. Bir de çırak sadece dükkanda olmazdı. Ustanın evine kömür gelmiş biz giderdik, tuğla inecek biz giderdik. Bir gün güneşte çok çalışmışız ben baygınlık geçirmişim. Eve getiriyorlar evde kimse yok ben içeri girip bir de kapıyı kilitlemişim. Ama ondan sonrasını hatırlamıyorum. Annemler gelmiş kapıyı çalıyor ben duymuyorum. Akşama kadar babamın gelmesini beklemişler. Babam merdiven dayayarak pencereden içeri giriyor. Annem beni o halde görünce çıldırıyor. Biz seni çıraklığa mı verdik amele ol diye mi bir daha gitmeyeceksin diye çok kızıyor. Ama biz buna rağmen yine gidiyoruz. Bugün toplumda Kemal Usta diye bir yerimiz varsa bu işimize olan saygımızdan ve dürüstlüğümüzden.

 

Şimdiki çıraklar nasıl, siz çırak yetiştirdiniz mi?

K. Eker, Şimdi çırak mı var. Bir yerde disiplin yoksa orada başarı olmaz. Şimdi kolaysa bir kişiye bir laf et. Benim meslek anlayışıma ve disiplinime kimse ayak uyduramıyor. Ben hiç çırak yetiştiremedim. Benim anlayışıma uyacak bir çırak çıkmadı. Bir hafta iyi sonra zoru, disiplini görünce fırtıp fırtıp gidiyorlar.

 

Askere olan gençlik yıllarınızda iş dışında neler yaptınız, arkadaşlarınızla özel bir şeyler yapıyor muydunuz?

K. Eker, Çocukluk yıllarında mahallede sokak oyunlarında üstüme yoktu. Biz oturak deriz ama karda kayılan kızakları ben kendim yapardım. At arabacılarından tekerlek arasındaki parmaklıklardan alırdık. Eniştemden de tahta alıp çok güzel oturak çakardım. Afyon’da benim üstüme oturak çakan yoktu. Yapıp ilk kaydıktan sonra her zaman müşterisi hazırdı. Çok iyi paraya satardım. Onu satıp hemen gidip yenisini yapardım. Gazoz kapaklarıyla oyun oynardık.

 

En güzel kızakları ben yapardım

Gençlik yıllarına bir gelsek, o zaman kızak yapmıyordun herhalde. Boy pos var, yakışıklılık var işten sonra ne yapardınız?

K. Eker, Ben gençliğimde o zamanlar yapılması gereken ne varsa hepsini yaptım. Gece yarısına kadar çalışırdım. Gece yarsından sonra mutlaka arkadaşlarımla buluşur, sosyal bir yere giderdik. Hafta sonu mutlaka şehir dışına çıkardık. Çok gezdim. Bende bir de maç merakı var. Afyonspor’un arkasından, Fenerbahçe’nin arkasından çok gittim. Zaman zaman keşke bu kadar gezmeseydik, biraz para biriktirseydik diyorum ama bir gençlikte ne yapılması gerekiyorsa biz hepsini yaptık.

 

O yıllarda Afyon’da sosyal hayat nasıldı, bu kadar gezecek ne vardı?    

K. Eker, Bu güne göre yine de sosyal hayat daha iyiydi. Ama biz daha çok dışarı giderdik. O zaman bir otel vardı. Orası bizim evimiz gibiydi. Orada kendimize eğlence düzenlerdik. İki üç defa kendimiz hazırlardık ve toplanırdık. Bizim bu arkadaşlar o zamanki esnaf arkadaşlarımızdı. Benim Sümerspor kulüp yöneticiliğim vardı. Benim berber dükkanı, spor kamuoyunun kalbi gibiydi. Kulübü biz yönetirdik ama başkanı kimden para alırsak o başkan olurdu.

 

Sizin zamanınızda Sporda şiddet var mıydı, siz böyle bir olaya tanık oldunuz mu?

K. Eker, Amatör sporda şike olmaz. Şike daha üst liglerde olur. Ama ben çok başkasının lisansı ile kaçak oyuncu oynattım. Bunu birçok amatör kulüp yapardı. Şikayet olmadığı sürece sorun olmazdı. Ama şike olmazdı. Ragıp hoca vardı. Onun Demirspor’da eskrim lisansı vardı. Bende onu futbolcu olarak oynatmak istiyorum. Maçta Demirspor’la maç başladı Ragıp Hocayı bilmelerine rağmen seslenmiyorlar. Çünkü bizi kendilerine rakip olarak görmüyorlar. Maç onların istediği gibi gitmeyince ikinci yarıda hakeme giderek şikayet ettiler. Bu tür şeyler oluyordu.

 

Trabzonspor şikeyle Afyon’da şampiyon oldu

Afyonspor nasıldı o zamanlar?  

K. Eker, O dönemde Afyonspor çok iyiydi ve çok büyük futbolcular geldi Afyon’a. Fenerbahçe’den Galatasaray’dan oyuncular geliyordu. Galatasaray ve Milli Takımın kalecisi Hayrettin burada oynadı. Metin Türel, Milli Takım Antrenörü burada futbol oynadı. O zamanki futbolcular bugün olsa hepsi kral olur. O zaman sahalar toprak, imkanlar sınırlı para alan yok. Bugünkü imkanların yarısı o zaman olsa buradaki oyuncular tarih yazardı. Afyonspor çok iyi bir dönem yaşadı. Ama sonra iyi yönetilemediği için bugünkü hallere düştü. Şike demişken, bugün Türkiye’de temiz futbol isteyen Trabzonspor önce kendi geçmişine bir baksın. Bir araştırsın bakalım birinci lige nasıl çıkmış? Trabzonspor’a karşı biz burada 2-0 öndeyiz. Rahmetli Akın Ersöz’ün attığı iki golle öndeyiz. Akın’ı kimse tutamıyor. Maç 2-2 bitti. Atilla Kurtbaş bizim kaleciyi tokatladı. Bizim bazı oyuncuların üzerine yürüdüler. O maçtan sonra buradan birçok oyuncu kaçtı. Trabzonspor Afyon’dan 1. lige çıktı. Afyon uzun süre bir daha İzmir’den futbolcu almadı. Trabzonspor Afyon’da yaptığı şike ile şampiyon olarak 1. lige çıktı. Şimdi çıkıp temiz futboldan bahsetmesinler.

 

Gençlik yıllarınızda ne yapıyordunuz? Her hafta şehir dışına çıkan insan her halde gittikleri yerlerin çay bahçelerine oturmuyordu?

K. Eker, Bak şimdi beni böyle köşeye falan sıkıştıramazsın. Ben ne yapmışsam bunu söylerim. Bir arkadaş gurubumuzla kendi eğlencemizi kendimiz yapıyorduk. Mangal yaptığımız da var gazinolara gittiğimiz de. Elbette alkol de vardı. İzmir denildiği zamanlarda o zaman gazinolar vardı. Türkiye’nin tüm ünlü sanatçıları orada sahneye çıkıyor. Gazinolarda o dönemin tüm ünlülerini izledik. Yapabilirsek çapkınlık yapıyoruz. Bunlar hanımın kulağına gidecek ama hanımımdan çok önce gençlik anıları bunlar.

 

Eyvah eyvah, ilk defe bir konuk çapkınlık yapıyorduk diyor. Daha önceki konukların hepsi bu tür soruya kaçamak cevap vermişlerdi? Nasıl çapkınlık yapıyordunuz Usta? 

K. Eker, Bir kere genciz, çalışıyoruz, cebimizde paramız var. Afyon gibi sosyal hayatı sınırlı bir yerden İzmir’e gidiyorsun. İzmir’e giden 4-5 adam sadece gazinoya mı gider. Elbette gençliğin verdiği heyecanla çapkınlık yapıyorduk. Güzelbahçe’de deniz kenarında içkili yerler var. Gidiyorsun anlaşıyorsun. Odaya çıkıyorsun. Odada bir masa kuruluyor ve birlikte sohbet edip içki içiyorsun sonrada birlikte sabaha kadar takılıyorsun. Bunlar yaşandı bitti. Bunları ben yaptım, şimdi niye yaptığım şeyi yapmamışım, olmamış gibi saklayayım. Allah’ın bildiği bir şey saklanır mı? O zaman böyle şeyler yapmadım diyen yalan söylüyor. Biz o günün şartlarına göre gençliğimizi yaşadık.

 

Afyon’un sosyal hayatı daha güzeldi     

Sizin daha önceki konuklarınız da bahsettiler Afyon’un en önemli mekanı Ticaret Odasının içkili lokantası vardı. 15 günde bir sanatçı gelirdi. O zaman biz mutlaka oradaydık. Şehir içinde bulunan sinemalar, lokantalar, o zaman sosyal yaşam daha iyiydi. Bakın Televizyon yaygınlaştıktan sonra bazı şeylerin dengesi bozuldu. Yazlık sinemalar vardı. Kapalı sinemaların balkonları aileler içindi. Salı Cuma günleri sinemada kadınlar matinesi oldurdu. O iki gün sadece kadınlar sinemaya giderdi. Sık sık konserler ve tiyatrolar gelirdi. Şimdi bunlar yok elbette. Bir şehrin kültürü ve gelişmişliği sosyal hayatına endekslidir. Bu gün bakıyorum şehrin sosyal hayatı neredeyse hiç yok. Televizyondan sonra insanların sosyal hayatı felç oldu. Bugün şu dizi var, bugün maç var diye birbirine ziyaret bile yapılmıyor. Eskiden çok güzel bir gelenek vardı. Cumartesi’den keşkek konurdu ve Pazar gün keşkek yapılırdı. Keşkek de tek başına yenmez en az 4-5 aile bir araya gelerek yenilirdi. Sohbetler yapılır insanlar bir araya gelirdi. Şimdi bu geleneğimizi de unuttuk.

 

Benim telefonun kızların hepsinde vardı

Benden üç yaş küçük kız kardeşim var. Kız kardeşim bizden önce evlendi. Abim askerde olduğu için kardeşimin masraflarını ben karşılamak zorunda kaldım. Bir de iyi bir arkadaş gurubumuz var hızlı ve hareketli bir yaşamımız var. O nedenle evlilik falan pek düşünmüyor insan. Abim askerden geldikten sonra o da evlendi. Bu arada çevrede kızların takibindeyim. Telefon açanlar var. Sen niye evlenmiyorsun, gönlünde biri var mı diye. Ben de gerçekten yakışıklı bir gencim. Hatta okuldan gelen veya bizim dükkanın önünden geçen kızlar bir şekilde bir bahane bulup bizim dükkana girip benimle konuşmak için çaba gösterirlerdi. En çok da tam bizim dükkanın önünde çantalarını düşürürler yıkama bahanesiyle bizim berber dükkanına girerlerdi. O zamanlar herkeste telefon yok. Benim berber dükkanında vardı. Camda da numara yazdığı için benim telefon numarası Afyon’un bütün genç kızlarında vardı.

Berberim diye kızlar bana bakmıyor

Başta ailem olmak üzere herkes ne zaman evleneceksin, gönlünde biri yok mu? Falanca kişinin kızı var diye sürekli baskı var. Ama ben kimseden bir elektrik almadım. Bu işler karşılıklı elektrik almakla olur. Afyon’da o zaman Öğretmen okulu vardı. Kızların hepsi mutlaka benim dükkanın önünden geçerdi. Bazıları sorardı neden evlenmiyordun diye. Tabi bunu telefonla sorarlardı. Bende onlarla dalga geçerdim. Berbersin diye bana kimse bakmıyor, beni küçük görüyorlar, kız var da ben mi evlenmedim falan diyorum. Onlar da etrafına bak görürsün. Senin için yanan bir düzine kız var diyorlardı. Ben elbette çevremde dolanan kızların farkındayım ama yeni nesilin deyimi ile elektrik aldığım bir kız yoktu. Herkes benden elektrik alıyormuş ama benim aldığım yoktu. Zaten biz kendi hayatımızı yaşıyorduk onun için 27 yaşına kadar evlilikten uzak kaldım. ODAK Pazar Kahvaltıları

Share
#

SENDE YORUM YAZ