logo

Burhanettin Çoban’dan Mail var

Son günlerde benim köşemi benden çok okuyucular yazıyor.
Ben sadece onlar ile sizin aranızda ‘aracı’ oluyorum.
Tıpkı 8 Nisan tarihinde yazılanlarda olduğu gibi.
8 Nisan tarihinde yazılanların hepsi AKÜ’den yaşanan sorunları yine AKÜ’de durumdan rahatsız olanlar tarafından bana gönderildi.
Başkan Burhanettin Çoban önce bunu anlasın.

Başkan ben Odak gazetesine gelmeden de bahsettiğiniz kurumlar hakkında yazı yazıyordum.
Afyon Eğitimde 52. sırada yer alıyorsa bunu yazmak benim görevim.
Başkaları uysal kedi gibi bir kenara siniyorsa bu benim sorunum değil.
Bir başka konu, yazdığım yazıları başkalarından icazet almak benim anlayışımda yok.
Benim kurumlarla bir sorunum yok.
Sorun kurumların yapması gereken işleri neden yapamadıkları üzerine.
Gazeteciliğin ruhunda vardır olaylara kent adına muhalif durmak, eleştirmek, sorgulamak.
“Sabrımızı zorlamayın” ne demek ona bir anlam veremedim.
Siz bir belediye başkanısınız “Sabrımızı zorlamayın” ne demek?
Siz bir hukukçusunuz “Sabrımızı zorlamayın” ne demek?
Bunu da Afyon kamuoyuna bırakıyorum.
Merak etmeyin başkanım ‘Sabrın sonu selamettir’
Ben yaşadığım şehrin belediye başkanından başıma bir iş geleceğine ihtimal vermiyorum.
Benim başkanım ‘mafya’ raconları kesmez, umarım bir yazım hatası olmuştur.
Belediye Başkanı Burhanettin Çoban tarafından gönderilen Mail açıklaması
“Ömer Bey
Nedense Odak Gazetesine geldiğinizden beri sürekli olarak Valilik, Belediye ve Üniversite aleyhine yazılar yazıyorsunuz.
Ben Kurumumla ilgili olanlarına cevap vereceğim.
Üstelik yazdığınız hemen hemen hiçbir yazıda yazı muhatabına sormadan, ilgili kurumdan bilgi alma gereği duymadan iftiralar atıyorsunuz.
Daha önceleri basit bir konuda bile sürekli olarak bizzat beni cep telefonumdan arıyor ve soruyordunuz.
Defalarca aradınız, ben de her defasında size istediğiniz bilgileri, bilgim ölçüsünde verdim.
8 Nisan tarihli yazınızda AKÜ’nün değerli rektörüne vuracağım derken yine iftiralar atmışsınız.
“Büyük başarı araziler Belediyeye peşkeş çekildi.
Oradan belediye AKÜ vakfına medikal yeri açtı” demişsiniz.
Bir defa ortada ne bir “peşkeş” var, ne de AKÜ tarafından Belediyeye verilmiş “1 m2 dahi arazi(arsa)” var.
Tam tersi belediyemiz tarafından AKÜ’ ye arazi verilmiştir.
İzmir Karayolu ile TED Koleji, AKÜ Tıp Fakültesi, Borsa ve Ticaret odası arasında kalan yaklaşık 100 bin m2 lik arazi dönemimde Belediyeye tapusu çıkartılan bir arazidir.
Bu arazinin baştan beri AKÜ ile hiçbir ilgisi YOKTUR.
Bu arazinin yaklaşık 90.000 m2 sine yeşil alan yapılmaktadır.
4000 m2lik işyeri arsamız Üniversitenin cami talebi üzerine bedelsiz belediyemiz tarafından AKÜ’ye verilmiştir.
Verdiğimiz arsa 2.500.000.-TL değerindedir.
Yani arsanın dünyalık olarak değeri üzerindeki cami için harcanan paranın 3 katıdır.
Yine AKÜ’ye iki adet işyeri anahtar teslimi yapılarak teslim edilmiştir.
Yine aynı yerde 500 m2 lik bir Kafe-Restaurant mutfak bölümü, tefrişatı da belediyemiz tarafından yapılarak 3 ay içersinde AKÜ Aşçılık Bölümüne teslim edilecektir.
Yani Belediyemiz AKÜ’ye her yönden büyük bir memnuniyetle destek olmakta, bunun karşılığında da bir şey beklememekte.
Yazınızdaki “PEŞKEŞ” iması bu yönüyle malesef iftira özelliği taşımaktadır.
Ayrıca size cevap yazmışken bir konuda daha açıklama yapmak istiyorum.
Gerçi bu konuda daha önce açıklama yazmıştım.
Bekledim ki siz yazınızı düzeltiniz.
Ancak yine malesef es geçtiniz.
Konu Belediyemiz tarafından satışa çıkartılan alışveriş merkezi arsası ile ilgili.
Siz bu konudaki yazınızda arsanın 5 yıl vadeli ve ucuza satıldığını ve neden açık artırma suretiyle değil de kapalı zarf usulüyle satıldığını yazdınız.
Önce ben sonra da alıcı şirket olan Afyon Girişim AŞ açıklama yaptı,”Madem arsa ucuz isteyene satış fiyatından devrederiz” dediler, sizden çıt çıkmadı.
TOKİ stadyum arazilerini önce 5 yıl vadeli olarak satışa çıkarttı, satılmayınca hem fiyat düşürdü ve hem de vadeyi 10 yıla çıkardı.
Ben satıştan önce İstanbul’dan Esas Holding, Eroğlu holding başta olmak üzere Nafi GÜRAL, Hüseyin ÖZDİLEK, Salim PANCAR gibi tüm ilgilileri bizzat haberdar ettim.
İnternet sitemizde satışı bir ay ilan ettik, tüm gazetelerde satışı haberdar ettik.
İhaleye bir şirket girdi ise bizim kabahatimiz ne? Nafi GÜRAL bey fiyatı çok pahalı buldu.
Hüseyin ÖZDİLEK satıştan sonra AFSİAD’ın yemeğinde bana hitaben “Başkan tebrik ederim, arsayı iyi fiyattan sattınız, geliniz ben size Bursa’da daha ucuzuna alışveriş merkezi arsası bulayım” demiştir.
Afsiad üyeleri şahittir.
Sizde sorabilirsiniz.
Kapalı zarf meselesine gelince Ömer bey, keşke bu konuyu bu meseleleri sürekli görüştüğünüz eski Belediyeci arkadaşınıza bari sorsaydınız size şu cevabı verirdi.
2886 sayılı Devlet İhale Kanununa göre değeri 1.300.000.-TL yi geçen arsalar mecburen kapalı zarf usulüyle satılmak ZORUNDADIR.
Başkaca bir seçenek yoktur.
Yani yine bize iftira atarak güya “araştırmacı gazetecilik yapıyorsunuz”.
Lütfen sabrımızı zorlamayın.
Suskunluğumuz asaletimizdendir.
Açıklamamı aynen yayınlayacağınızı umuyor, iyi günler diliyorum”.
Burhanettin ÇOBAN
Afyonkarahisar Belediye Başkanı
Share
#

SENDE YORUM YAZ