logo

17 Mayıs 2014

“Bu olay bir iş kazası değil, cinayettir”

basın odası 

Gün FM’de uzun yıllardır yayınlanan Basın Odası programında bu hafta Soma’da meydana gelen maden faciası konuşuldu.

Gazeteci İsmail Akar’ın hazırlayıp sunduğu Basın Odası programına her hafta olduğu gibi Gazeteciler Ahmet Tunca, Polat Yılmaz ve Ertuğrul Sevim yorumcu olarak katıldılar.

“Ülkemiz bu acı olay karşısında tek yürek oldu”

Geçtiğimiz Salı günü Soma’da meydana gelen maden faciasının yürekleri dağladığını kaydeden Gazeteci İsmail Akar, “Acı haber tez ulaşır derler. Manisa’nın Soma ilçesinde meydana gelen maden faciası da hemen duyuldu ve o andan itibaren hepimizi derinden etkiledi. Yaklaşık 500’ü aşkın işçi göçük altında kaldı. Bir kısmı kurtarıldı. Büyük kısmı ise ne yazık ki hayatını kaybetti. Bu acı olay ülkemizde bugüne kadar meydana gelen en büyük maden kazası olarak kayıtlara geçti. Ülkemizde bu facia dolayısıyla üç gün yas ilan edildi. Bayraklarımız yarıya indirildi. Olay hepimizi sarstı. Tüm devlet yetkilileri Soma’ya giderek olayı yerinde gördü. Ülkemiz bu acı olay karşısında tek yürek oldu. Kamu kuruluşları ve sivil toplum kuruluşları yardım kampanyaları başlattı. Maden faciasında yitirdiğimiz, birçoğu genç yaşta olan maden emekçilerini rahmetle anıyorum. Tüm milletimizin başı sağ olsun. Madencilerimiz kömüre ömürlerini verdiler. Bir daha böyle acı bir olay yaşanmamasını diliyorum” diye konuştu.

“Milletçe üzüntümüz çok büyük” 

Yaşanan bu acı olay karşısında gözyaşlarını tutamadığını belirten Gazeteci Ahmet Tunca, “Milletçe üzüntümüz çok büyük. Tüm dünya bu acı olaya ağladı. Dünyanın birçok yerinde aynı biçimde daha derinlerden kömür çıkarılıyor ama bu şekilde iş kazalarında canlar yitirilmiyor. Böyle bir şey olduğunda da 3–4 kişi bile yaşamını yitirse insanlar ayağa kalkıyor. Biz bu kazada madencilerimizin ne kadar ilkel koşullarda çalıştırıldıklarını ve gerekli tedbirlerin alınmadığını gördük. Faciada yüzlerce canımız gitti. Bu kadar tedbirsizlik olur mu? Dünyanın pek çok ülkesi bu tarz kazalara karşı tedbir alırken biz niye alamıyoruz? Yerin binlerce metre altında çalışan işçinin maaşı 1200 Lira olur mu? Bu işçileri daha fazla üretime mecbur etmek için köle gibi çalıştırıyorlar. Bunlar çağdışı uygulamalardır. Birçok ülkede kömür ocaklarının özelleştirilmediğini görüyoruz. Çünkü en ufak bir hata çalışanın yaşamını kaybetmesine neden olacağından devlet kontrolünü asla bırakmıyor. Kömür ocakları bizde ise özelleştirilip taşeronlara terk edildi. İş kazalarında en fazla işçinin öldüğü ülkeyiz. Sözün bittiği yerdeyiz” şeklinde değerlendirmede bulundu.

“Vahşi kapitalizm bu tarz olayların nedenidir”

Bu tarz faciaların nedeninin daha çok kar etme, daha çok kazanma hırsı olduğunu söyleyen Gazeteci Ertuğrul Sevim, “Vahşi kapitalizm bu tarz olayların nedenidir. Bugüne kadar bir şekilde idare edildi, nasılsa belli bir süre sonra rezerv bitecek diyerek tedbirleri düşünmeden çalışılmaya devam edilmesi ne yazık ki bu tarz facialarla sonuçlanıyor. Birçok konuda bir şey olmaz diyerek, tedbir almadan yaşayıp gidiyoruz. Devletinde maalesef bu konuda çok ciddi yaptırımları yok. Türkiye’deki maden işletmecilerinin çoğunun ben siyasilerle yakın ilişkiler içinde olduğunu düşünüyorum. Soma’daki olayla ilgili hem merkez medya, hem de yandaş medya maden işletmecilerine karşı bir savaş başlattı. Bu da günah keçisi olarak onların ilan edileceklerini gösteriyor. Fatura onlara kesilip, bir anlamda toplumun gazı alınacak. Bu madenle birlikte ülkemizin çalışma ve sosyal güvenlik sistemi çökmüştür. Enerji Bakanlığı çökmüştür. Madencilikle ilgili tüm kurumlar çökmüştür. Olayda şehit olan madencilerimize rahmet, tüm milletimize başsağlığı diliyorum” diye konuştu.

“Tüm Türkiye’de çalışma şartları son derece kötüdür”

Soma’da meydana gelen bu büyük felaketin tüm ülkeyi derinden sarstığını kaydeden Gazeteci Polat Yılmaz, “Ülkemizde iş kazalarında her gün 3 işçi ölmektedir. 5 işçi ise daimi iş göremez hale gelmektedir. Tüm Türkiye’de çalışma şartları son derece kötüdür. Sendikalar bu konularla uğraşmalıdır. İsterdim ki bu olay meydana gelmeden önce oradaki sendikalar bu kömür ocağının şartlarının kötü olduğunu, çalışma şeklinin vahşice olduğunu söylesinler. Raporlayıp gerekli yerlere ulaştırsınlar. Ama aldığımız bilgilere göre sendikaların patronların güdümünde olduklarını öğrendik. Yani sarı sendika denilen sendika olmuşlar. Ülkemizin pek çok yerinde sendikaların durumu aynı. Olay ilk açıklandığında trafo patladı dendi. Sonra böyle olmadığı anlaşıldı. O ocak üç ay önce yanmış. Yanan ocağı kapatmışlar ve bu ocak patlıyor. Sendika üç ay önceki yangınla ilgili ne yapmış? Bu olay bir iş kazası değil, cinayettir. Sağlıklı çalışma şartları kar amacıyla ortadan kaldırılmıştır. Bu bir cinayettir. Bu cinayetin hesabının kimsen sorulacaksa sorulması lazımdır” dedi.

Dinleyicilerin iletileriyle yoğun olarak katıldıkları Basın Odası yaklaşık iki saat sürdü.

Share
#

SENDE YORUM YAZ