logo

26 Eylül 2013

Bolvadin’in Kurtuluş Günü mizansen mi?

ertuğrul sevim

Yılan hikayesine benzer Bolvadin’in Yunan İşgalinden kurtuluş hikayesi.

Kimisi “düşman gökten zembille mi indi, Bolvadin’e hiç düşman gelmedi” diye inanır, kimisi 24 Eylül tarihinin dönemin Reis-i Cumhur’u İsmet Paşa’nın doğum günü olduğu için ona yağ çekmek amacı ile tercih edildiğini sanır, kimisi “Yunan geldi ama şehre hiç girmedi” der işgali ret eyler, kimisi “Şehrin ileri gelenleri akıllılık etti, düşmanı Bolvadin’e sokmadı, bu sebeple işgal de yok, kurtuluş da yok” diye iddia da bulunur, bir çoğu “düşman 9 Eylül’de İzmir’de denize döküldüğü halde 24 Eylül’de nasıl oluyor da

Bolvadin işgalden kurtulur, Anadolu’da Yunan kalmamıştı ki” diye ahkam keser, hüküm savurur.

1980’li yıllardan beri bir muammadır 24 Eylül Bolvadin’in düşman işgalinden kurtuluş hikayesi.

Konu hakkında herkesin bir fikri vardır.

Fikri vardır olmasına ama bilgisi var mıdır, belgesi var mıdır diye sorsanız, maalesef cevabımız “hayır” olacaktır.

Bilgisi olmayan insanların, fikrinin olduğu bir hadisedir Bolvadin’in Kurtuluş hikayesi.

Tipik Türk halkı tartışma konusudur neticede..

 

Aslında en büyük hata 1950’li yıllarda memleketlerin kurtuluş tarihleri anılmaya kutlanmaya başlarken çıkmıştır.

Dönemin Cumhuriyet Halk Fırkası yetkililerinin ısrarları sonucu harp kayıtlarını inceleyen

Genelkurmay Başkanlığı Bolvadin’in Kurtuluş tarihi olarak 24 Eylül 1921 tarihini tarihi evraklardan tespit edip ilçe yöneticilerine bildirmişlerdir.

Buraya kadar bir sorun gözükmemektedir.

Tarih evraklarla, belgelerle sabittir.

Ama ne yazık ki 1950’li yılların bürokrasisinin sehven yaptığı bir hata tüm tartışmaların asıl nedenini oluşturmuştur.

Maalesef birçok resmi evraka, ansiklopedik ortama, takvim yapraklarına, kurtuluş tarihi olarak 24 Eylül 1921 yerine 24 Eylül 1922 tarihi kaydedilmiştir.

İlk bakışta bu hata, pek de tarih bilgisi olmayan kişiler tarafından irdelenmemiş, kurtuluş gününü “kapmış” olmanın hazzı ile sehven yapılan bu hata tevil edilme yoluna gidilmemiştir.

Tüm bunlara şehrin 35 günlük işgali esnasında zayıf Yunan birliğinin ilçeye temayüz etmemesini, dönemin ileri gelenlerinin düşmanın zarar vermemesi için onlarla kısmi anlaşma yapmış olmaları da eklenince, bizim kurtuluş hikayesinin aslında kurtuluş sayılamayacağı muhabbetlerine dönüşmesi kaçınılmaz olmuştur.

İtirazcıların en büyük dayanağı 9 Eylül 1922’de İzmir’de denize dökülen düşmanın, 24 Eylül 1922’de Bolvadin’de olamayacağı üzerine olmuştur.

Olay bu cepheden bakıldığında tamamen haklı gibi görünmektedir.

Ama kazın ayağı öyle değildir.

Resmi belgelerde açık bir şekilde görüleceği üzere 20 Ağustos 1921’de Bolvadin’i küçük bir keşif birliği ile işgal eden Yunan kuvvetleri, 23 Ağustos-13 Eylül 1921 tarihleri arasında cereyan eden ve Türk Ordusu’nun muvaffakiyeti ile biten savaşla Bolvadin’den çekilmek zorunda bırakılmışlardır.

Hem de giderken arkalarında yanmış bir postane ve askeri kışla bırakarak.

Köylünün, çiftçinin hayvan ve mallarını gasp ederek, yakarak, yıkarak, yağmalayarak.

Ben tüm bunları nereden öğrendim biliyor musunuz.

24 Eylül günü Bolvadin’de yapılan paneldeki konuşmalardan.

Tüm bu yaşananlara işgal değil, kurtuluş değil diyenlerle, “bu düpedüz bir işgaldir, tarih belgelerle sabittir, onca askeri kayıt, harp

tutanağı vardır” diyenler Bolvadin Kent Konseyi’nin girişimleri ile 24 Eylül 2013 tarihinde tarihe ışık tutmak, gerçekleri ortaya koymak amacı ile bir panelde olayı tartıştılar. Medenice, bilime dayanarak, herkese söz hakkı tanıyarak.

“Milli Mücadelede Afyonkarahisar” kitabının yazarı Afyon Kocatepe Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim üyelerinden Doç. Dr. Ahmet Altıntaş, A.K.Ü Kurucu Rektörü Prof. Dr. Şehabettin Yiğitbaşı, tarih araştırmacısı ve yazar Dr. Muharrem Bayar, Bolvadin kitabının yazarı Fevzi Gümüş ve Bolvadin Eski Belediye Başkanlarından Etem Kelekci’nin bilgi, belge ve hatıralardan derledikleri bilgilerle tartıştıkları panel en az 24 Eylül kurtuluş günü kadar tarihe geçmiştir.

30 yıldır tartışılan bu konu –her ne kadar- tam bir sonuca bağlanamamış gibi görünse de 24 Eylül 2013 itibarı ile Bolvadin’e Yunan birliklerinin kesin olarak geldiği, 35 gün kaldığı ve 24 Eylül 1921 tarihinde geri çekildiği kesin bilgi ve belgelerle aydınlatılmıştır.

Şimdi tek sorun olarak, buna işgal denip denmeyeceği, 24 Eylül’ün kurtuluş günü sayılıp sayılmayacağı kalmıştır.

Bolvadin 24 Eylül’de düşmandan kurtulmuş sayılsa da sayılmasa da, 1. ve 2. Ordu’nun kuruluş yeri olması şerefine nail olmuş, Mustafa Kemal’in, Kemalettin Sami Paşa’nın,

Yakup Şevki Paşa’nın, İsmet Paşa’nın ve Ali İhsan Paşa’nın sokaklarında izlerinin olduğu, milli mücadelenin karar merkezlerinden birisi olmuş bir ilçedir.

Bu şeref zaten Bolvadin’e yetmektedir.

Kurtuluşa millet inansa ne yazar, inanmasa ne yazar.

Bolvadin’in buna ihtiyacı zaten yoktu.

Keşke 1950’lerde kurtuluş günü için ısrar etmek yerine 1. Ordu ve 2. Ordu’nun kuruluş günleri için kayıt istense idi.

En azından onu tartışmaya kimse cüret bile edemezdi. ODAK GAZETESİ 

Share
#

SENDE YORUM YAZ