logo

Bir haftada 6 şehit

ömer mazi
Neler oluyor?
Nereye gidiyoruz?
Nasıl bir toplum olmaya başladık.
Her yer de şiddet.
Her yer de kavga.
Her yerde ölüm var.

Mecliste milletvekilleri bir birini tekmeliyor, yumrukluyor, kürsüdeki tokmağı alıp başkasının kafasına vuruyor.
Yetmiyor merdivenden Milletvekili atılıyor.
Ne oluyor?
Neyi paylaşamıyorsunuz.
Her gün televizyonları karşısında milyonlarca yurttaş sizi izliyor.
Analar, babalar, kocalar, gençler, çocuklar sizi görüyor.
TBMM’de koca koca vekiller kavga etmesi normalse bende karımı döverim.
Kızımı döverim, komşumu yumrukların, yan bakanı öldürürüm, minibüste yalnız kalan Özgecan’a tecavüze kalkınmayı hak sayarım, karşı koydu mu yakarım demeye başlıyor.

Sonra?
Sonra Antalya’da savcılar tecavüz saldırısına uğrayan kızın direnmesi ve kendisine tecavüz edilmemesi üzerine tecavüz saldırganlarına berat veriyor.
Niye?
Tecavüz olsaydı ceza katlanacaktı.
EEE?
Yeltenmiş ama becerememiş.

Ya o tecavüze direnen kızın ruh hali ne olacak?
O kız o korku ve tramvayla nasıl yaşayacak.
Onu hiç düşündün mü? Savcı.
Ya o kız senin kızın olsa aynı kararı verecek miydin?
Nereye gidiyoruz böyle?

Üniversitelerde terör eylemleri oluyor.
Güneydoğu elden gitmiş gibi.
Polise aracına tam 11 molotof atlıyor.
Araç cayır cayır yanıyor.
Aracın içinde polisler var.
Kendileri yanmak üzere ama tek ateş açan polis yok.

Ama aynı polisler İstanbul’da, Ankara’da Yürüyüş yapana kadınlara, öğrencilere, emeklilere, memurlara, öğretmenlere şahin kesiliyor.
Toma, çop, gaz, su Allah ne verdiyse saldırıyor.
Güneydoğu’da güvercin olan polis batıda şahin kesiliyor.
Ne oluyoruz?

Özgecan Aslan.
Hepimizin yüreklerini yaktı.
Gözlerini yaşarttı.
Karalar giydik.
Etek giyenlerimiz oldu.
Ülkenin dört bir yanında milyonlarca insan hiç tanımadıkları bir kız için sokaklara çıktı.
Öfke patlaması yaşıyoruz.
İdam gelsin, hadım edelim diyenler çıktı.
Özgecan.
Canımızın bir parçası kopup gitti.
O hepimizin canı.
Hepimizin kızı oldu.

Sonra İzmir’de üniversitede başka bir can hayatını kaybetti.
Fırat Yılmaz Çakıroğlu.
Göz göre göre gelen cinayete herkes seyirci kalıyor.
Ambulans geç geliyor.
Yaralı can çekişen Fırat’ı polis aracı almıyor.
Oysa o polis arabasının parası Fıratların, bizim vergilerimizle alınıyor.
Fırat içinde ülkücü kesim sokaklara çıktı.
Gösteriler yaptı.
Hepimiz Fırat olduk.
Gıyabi cenaze namazı kılındı.
Mevlit okundu.

Ama garibime giden başka bir şey var.
Son bir hafta içinde tam 6 tane askerimiz şehit oldu.
Biri türbe taşınırken kaza şehidi oldu.
İki gün sonra nasıl olduğunu hala anlamadığımız bir biçimde iki savaş uçağımız havada çarpışarak düştü ve 4 askerimiz şehit oldu.
Son olarak dün Afganistan’da bomba yüklü bir araç konsolosluk yakınlarında patladı.
Bir şehit bir yaralı gazimiz var.

Ama kimseden ses yok.
Kimse sokaklara çıkmadı.
Kimse Özgecan gibi, Fırat gibi onlar içinde meydanlara çıkmadı.
Bir hafta da 6 şehit.
Ne gıyabi namaz kılındı, ne Mevlit okundu.
Sesiz sedasız gittiler.
Gazeteler bile haber yapmakta cimri davrandılar.
Televizyonlar birkaç dakika gösterip sıradaki haber geçtiler.

Ne oluyor bize?
Nasıl bir toplum olmaya başladık.
Farkında olmadan sinirlerimiz mi alındı?
Hem bu kadar şiddet yanlısı bir toplum olup hem de nasıl bu kadar duyarsız kalıyoruz?
Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.

RTÜK ota boka yayın yasağı getiriyor ya.
Bence asıl yayın yasağını TBMM’ye getirmeli.
Orada olup bitenlerin gazete ve televizyonlarda yayınlanmasını yasaklamalı.
Topluma kötü örnek oluşturuyor.
Çizgi filimler de bile Şiddet logosu konuluyor.
Meclise +25 konulmalı.
Şiddet var, nefret var, küfür var, yumruk var, tekme var, su fırlatma var, merdivenden atma var, kafa göz kırmak var, kan var.
O zaman RTÜK neden TBMM’ye şiddet, korku ve cinsel içerik logosu koymuyor?
Hatta yayın yasağı.
Toplumu şiddete yönlendiren onlar.

Share
#

SENDE YORUM YAZ