logo

Benim Cumhurbaşkanı adayım İlker Başbuğ

ömer mazi

Türkiye karmaşık bir seçim sürecinden geçiyor.

Önce 5 gün sonra yerel seçimler yapılacak.

Sonrasında Cumhurbaşkanlığı ve hemen arkasından genel seçimler geliyor.

AK Parti ile Cemaat gerilimi resmen savaşa dönmüş durumda.

İşin aslı tepede bir savaş var gibi.

Ama yerelde böyle bir savaşın olduğunu söyleyemeyiz.

 

Elbette el altından bazı faaliyetler yürütülüyor.

Ama “Beraber yürüdük biz yolları” şarkısı söylenmeye devam ediyor.

Zaten şu anda yapılan seçim yerelden ziyade genel seçim gibi.

Genel Başkanlar arasında yapılıyor.

Daha doğrusu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Fethullah Gülen hoca arasında geçiyor.

Yani AK Parti Cemaat olayı değil.

 

Her iki gurubun liderleri arasında bir güç savaşı.

Bu savaş nereye kadar gider?

Kim daha ne yara alır?

Kim güçlenir?

Bunlar bir kenara ülke olarak biz çok yara aldık.

Dünyada inanırlığımız ve imajımız yerle bir oldu.

 

İzah edemediğimiz operasyonlar oluyor.

Akıllara durgunluk verecek tutuklamalar yapıldı.

Gözlerimize ve kulaklarımıza inanamadık.

Rektörler tutuklandı.

Gazeteciler tutuklandı.

Paşalar tutuklandı.

Genel Kurmay eski Başkanı İlker Başbuğ tutuklandı.

 

Yattılar yıllarca sesleri çıkmadan.

Yattılar yıllarca ağlamadan.

Yattılar yıllarca boyun eğmeden.

Yattılar yıllarca yılmadan.

Adalet dediler.

Adaletin kalmadığı bir yerde.

 

Sonra ansızın çıkıverdiler.

Ansızın gözaltına alındıkları gibi.

Ansızın ceza evlerine konuldukları gibi.

Ama hala ansızın geri alınırız diye hazırlıklılar.

Akıl tutulması yaşanan bir ülkede her şeyin olabileceğini bildikleri için çantaları hazır bekliyor.

 

Bu salınmaların şifresi neydi?

AK Parti bu davaları biz değil Cemaat yaptı demeye çalışıyor.

Cemaat’te bizimle alakası yok hükümet yaptı diyor.

Yani “Faili meçhul” bir operasyon.

Ne olacak bu insanların, ailelerinin, yakınlarının akıl sağlığı, beden sağlığı, esaret altında geçen onca yıl.

Kim verecek bunun hesabını.

Güzel ülkemde herkes hesap soruyor.

Ama kimse hesap vermiyor.

Ne ala memleket.

 

Yerel seçimlere sadece 5 gün kaldı.

Yatcaz kalkcaz, yatcaz kalkcaz hop seçim.

Sonra.

Başka bir seçim maratonu başlayacak.

Cumhurbaşkanı kim olacak?

 

Rahmetli Barış Manço yıllar önce halk seçimleri ile bir cumhurbaşkanlığı seçimi olursa ben adayım demişti.

Ömrü yetmedi Barış Manço’nun.

Abdullah Gül ile devam edilsin diyenler var.

Abdullah Gül’de bu işe sıcak bakıyor.

Bu konuda boş değil.

 

Bir yandan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ında gönlünden geçiyor.

Aslında Bakanlık sistemi asıl hedefti.

Ama bu mevsimde olası görünmüyor.

Yani iki aday var gibi.

 

Ya Deniz Baykal.

Bazı iddialara göre AK Parti ile zamanında bir anlaşma yapıldığı söylenir siyaset kulislerinde.

Abdullah Gül’den sonra Deniz Baykal’a söz verildi denilir.

Öyle bile olsa köprünün altından çok sular aktı.

 

Başka bir Cumhurbaşkanı adayı var mı?

Benim adayım ne için içeri attığımız beli olmayan.

Yıllarca esaret yaşattığımız Genel Kurmay eski Başkanı.

Afyonlu İlker Başbuğ’a en azından iadeyi itibarı hak ediyor.

Benim Cumhurbaşkanı adayım İlker Başbuğ olur.

İlker Başbuğ CHP’den, MHP’den ve geri kalan diğer partilerin birçoğundan oy alır.

 

Ancak “Faili Meçhul” düzmece terör örgütünden durum ne olacak?

Böyle bir yola çıkarsa eski dosyalar yeniden açılır mı?

İşte oralar biraz karışık.

Ama ülkenin gözü arkada kalmayacak gerçek anlamda tarafsız ve siyasi yandaş olmayan bir Cumhurbaşkanı.

 

Turgut Özal, Süleyman Demirel ve Abdullah Gül siyaset kanadından Cumhurbaşkanı oldular.

Kim bana tarafsız bir cumhurbaşkanlığı yaptıklarını söyleye bilir?

Cumhurbaşkanı bir partinin içinden değil tarafsız olmalı.

O nedenle Benim adayım İlker Başbuğ.

ODAK Gazetesi

Share
#

SENDE YORUM YAZ