logo

Beni Afyon lisesine almak istemediler

FATİH ÇETİNKAYA  (86)

MHP Afyon Belediye Başkan aday adayı ve Bozhüyük Belediye Başkanı Fatih Çetinkaya, ODAK Gazetesi Pazar Kahvaltıları’na konuk olarak Mehmet Emin Güzbey, Ertuğrul Sevim, Emre Çınar ve Ömer Mazi’ye özel hayatı, siyaset ve projelerini anlattı.

 

Aday adaylığınız hayırlı olsun. Fatih Çetinkaya kimdir kendi ağzından öğrenebilir miyiz?  

F. Çetinkaya, Ben 1979 yılında şuanda Belediye Başkanlığını yaptığım Bözhüyük Beldesinde dünyaya geldim. Ancak benim doğduğumda Bozhüyük köydü. Babam Demiryolu işçisi Pazar akşamları İstanbul’a gider hafta içi orada çalışır ve Cuma akşamı yine trene biner ve eve gelirdi. Yıllarca babamı sadece hafta sonları görebiliyordum. O nedenle çocukluğumda babamla doya doya bir arada olamadım. İlkokulu köyde okudum. Tam benim ilkokul bittiğinde babam Afyon’a nakil geldi. Babam benim okuya bilmem, kendinin işe gelip gitmesi ve ayrıca ekstra para kazanmak için bir minibüs aldı.

 

Sadece işe gelip giderken mi minibüse yolcu alacaksınız?

F. Çetinkaya, Amaç öyle. O yıllarda bir işçi maaşı ile ev geçindirmek çok kolay bir şey değildi. Birde benim okumam için Afyon’a gelip gitmem eklenince babam aile bütçesine katkısı olur diye bir minibüs aldı. Hem ben, hem de babam işe gelip giderken para ödemeyecek, aynı zamanda da sabah akşam Afyon Bozhüyük arasında yolcu taşıyarak para kazanmayı bekliyoruz. Bende artık dolmuş muavini olacağım. Ama bizim araba hiç çalışmadı. Her gün kilometrelerce ittik ama arabayı çalıştıramadık. Bizim o hayalimiz başlamadan bitti. Babam başkasına satmak zorunda kaldı. Bu arada okular açılmak üzereydi. Rahmetli dedemin, annemin babası olan dedemin Afyon Karşıyaka mahallesinde bir evi vardı. Boş duruyordu. Biz o eve taşındık.

 

Karşıyaka çocuğuyum

Ailen sizin okumanız için mi Afyon’a taşındı?   

F. Çetinkaya, Evet benim okul hayatım için Afyon’a taşınmak zorunda kaldık. Dedemin burada evi olması ve o evin boş olması bizim için kaçırılmayacak bir imkandı. Çünkü kirada kalacak olsak belki taşınma olmazdı. 6 yıl o evde yaşadık. Sonra yine aynı mahallede başka bir yerde hayatımız devam etti. Bu arada bende Merkez Atatürk ortaokulunda okumaya başladım. Ortaokulu orada tamamladıktan sonra babam beni hiçbir şekilde yönlendirmedi. Nerede okumak istiyorsun dedi, bende Afyon Lisesi dedim. Babamla birlikte kayıt yaptırmak için Afyon Lisesine gittik. Karşıyaka mahallesinde oturduğumuz için bizi taşralı olarak gördükleri için almak istemediler. Ben hayatımda babamı ilk kez sinirli ve kavga edecek şekilde gördüm. Okul müdürüne öyle bir bağırdı ki müdür ne olduğunu anlayamadı ve beni kayıt yapmak zorunda kaldı. O kayıt olmasa babam o gün neler yapardı tahmin bile edemiyorum. Babamın o günkü halini hiç unutamam ve hayatım boyunca babamı bir daha öyle öfkeli bir şekilde görmedim. Benim içinde Afyon lisesine kayıt yaptırmam hayatımın dönüm noktası olmuştur.

 

Neden hayatınızın dönüm noktası oldu Afyon Lisesi?

F. Çetinkaya, Afyon Lisesi sadece bir lise değil. Orası başka bir dünya. Oranın havası, ruhu, eğitimi bir öğrenci için hayata bir sıfır önde başlamak gibi bir şey. Birde o dönem ilk defa bizde uygulanan ve uygulamadan kaldırılan kredili sistem vardı. Biz zaten ilk ve tek öğrencileri olduk. 144 krediyi alan mezun oluyordu. Bende iki buçuk dönemde 144 krediyi aldım. Yarıyıl tatilinde ben yarım dönem önceden okulu bitirdim. Bugün bakıyorum keşke erken bitirmeseydim diye düşünüyorum.

 

Neden? Okulu erken bitirmekten pişman mısınız?

F. Çetinkaya, Evet Afyon Lisesini erken bitirdiğim için pişmanım. Çünkü orası sadece bir okul değil. Sadece ders almak değil. Oranın kültürünü almak yaşamak çok önemli. Ben bu nedenden dolayı pişmanım. Daha fazla orada kalmalıydım diye düşünüyorum. Afyon lisesini erkende bitirdiğim için babam beni dershaneye verdi. tüm imkanlarını zorlayarak neticede Demiryolu işçisi. O zaman Uydukent’te arsalar satışa çıkarıldı ve babamda bir arsa alarak oranın taksitini yatırıyor. Şimdiki evimizin olduğu yer. Orası da Karşıyaka’ya çok yakın. Üniversite sınavlarında ben Afyon Mahalli İktisadi İdari Bilimler bölümünü kazandım. Ama ben para işlerini sevmediğim için kayıt yaptırmadım. Okula kayıt yaptırmayınca ben çantamı aldım ve İstanbul’a gittim. İki yıl boyunca enerji nakil hatlarında çalıştım. Bu konuda iyi bir ustayım. Bir elektrik trafosunu tek başıma yaparım.

 

İki yıl İstanbul’da çalıştım

Babanız sizin İstanbul’a gitmenize engel olmadı mı?

F. Çetinkaya, Babam gitme dedi ama engelde olmadı. Ben bu bölümü okumak istemiyorum dedim. İstanbul’da çalışırken bir sonraki sınavlara da girmedim. İki yılın sonunda hiç hazırlıksız gece İstanbul’dan tirenle yola çıktım. Kardeşim ilkokula gidiyor. Onun çantasını açtım bir kalem bir silgi aldım ve o şekilde sınava girdim. Afyon Kocatepe Üniversitesi 2 yıllık İşletmecilik Bölümünü kazandım. Orada başarılı olduktan sonra 4 yıllığa geçiş vardı. Ben orada 4 yıllığa başladım. Bölüm bitmeden ben mesleğimle ilgili ofis boy olarak işe başladım. İhsaliye nedir, fatura nedir bilmezken ben işletmenin tüm muhasebe ve ödemelerini yapan bir adam haline geldim. Bu arada 4 yıl nişanlı kaldım ve askere gitmeden evlendim.

 

Okul, iş ve evlilik ve askere gitmediniz biraz garip bir durum olmuş doğrusu?

F. Çetinkaya, 1999 yılında Yonca Yeme başladım, 2000 yılında evlendim. 2005 yılında askere gittim ve askere giderken oğlum Cemil 6 aylıktı. Benim için zor olan bir tek ondan ayrılmak oldu. Gaziantep 5. zıhlı Tugayında Topçu Çavuşu olarak görev yaptım. Hiç izin kullanmadan 155 gün askerlik yaptıktan sonra tamamlayıp döndüm. Askerden döndükten sonra işime kaldığım yerden devam ettim. Bir yandan da içimde Yüksek Lisans uhdesi var. İşletmeciyim zaten. Fabrikadan üç arkadaş Ales’e müracaat ettik ve bize verilen bir yanlış bilgiden dolayı yarım saat geç kaldığımız için olmadı. Ama içimde bir uhde kaldı. Biz Afyon’da yaşamamıza rağmen kasabayla ilişkimiz hiç kesmedik. Bayramlarda düğünlerde hep orada olduk. Afyon’da yaşayanların hepsinin bir köyü kasabası vardır. Ve orayla bağları hala devam eder. Bugün Afyon mezarlığı normalde yetmemesi ve yeni mezarlıkların olması gerekirdi. Afyon’da yaşayan insanlar cenazelerini kendi köyüne kasabasına götürdükleri için Afyon’da mezarlık sorunu yok. Yıl 2008’de Kasabamdan benim belediye başkanı olmam için çok baskı yapılmaya başlandı. Kasabadan evime geliyorlar. Uzun süre istemedim ama baktım baskılar devam ediyor. Büyüklerimden arkadaş çevremden akıl aldım onlarla konuştuktan sonra aday olmaya karar verdim.

 

Fatih Çetinkaya kaç kardeş?

F. Çetinkaya, Biz 4 kardeşiz ve ben en büyükleriyim. Benden sonra iki kız kardeşim var birisi İstanbul’da şimdi eşinin işi dolayısıyla, diğeri burada. Mesut diye en son kardeşim evli ve Başaranlar termal’de çalışıyor. Mesut ilkokula giderken onun kalem ve silgisiyle sınava girmiştim. Benim oğlum cemilde 8 yaşında.

 

Büyüyünce emekli olmak istiyordum

İlkokulda kafanız da büyüyünce ne olmak isterdiniz? Bir idealiniz var mıydı?

F. Çetinkaya, Küçük bir kasaba çocuğunun öyle büyük hedefleri yok. Çünkü etrafında rol model olacak birileri yok. İlkokul bitirmiş bir abimiz benimde eniştem olur. Eşi halamın kızıdır. Bekir Akçeşme. İlkokulu bitirmiş kasabadan bir arkadaşı ile birlikte Afyon’dan ev tutuluyor. Aile okutmak istiyor. Öğretmen tek tek öğrencileri kaldırıp adınız, soyadını, ilkokulu nerede okudunuz, ne olacaksınız anlatın diyor. Burada bir çocuk çıkıyor anlatıyor. Bekir enişteme sıra geliyor. Bekir Akçeşme Bozhüyük kasabasından geliyorum diyor. Büyüyünce ne olacaksın diyor. Bekir Akçeşme emekli olacağım öğretmenim diyor. Bakın şimdi bunu niye diyor. Kasabada bir gurup var ve bunlarda Kızılay fabrikasında çalışmış. Tarımda çalışan insanları düzenli bir gelirleri olmadığı için Kızılay’da çalışan insanlar maaş aldıklarında tarımla uğraşanların sermaye aldıkları kişiler haline geliyorlar. Maaşlarını alıyorlar çok şey görüyorlar. Kasabanın ilk emeklileri bunlar. Bakıyor adamlar bakkalın kahvenin önünde oturuyor ama gidip her ay emekli maaşı alıyor. Bekir eniştemin kendine hedef olarak emekli olmayı koyuyor. Çocukken Fatihin kafası çalışıyor ne yapacaksınız diye konuşma geçerdi. Ekmeğini alsın bir memur olsun yeter derlerdi. Şimdi böyle bir ortamda büyüyen insanların hedefleri fazla olmuyor. Onun için bende her halde Bekir enişteden farklı düşünüyordum.

 

Okul hayatınızda nasıl bir öğrenciydiniz? Yaramaz mıydınız çalışkan mı?

F. Çetinkaya, Hayır hiç yaramaz ve haşarı bir öğrenci değildim. Ortaokulda çok ürkek bir öğrenciydim. Karşıyaka’dan okula ya yürüyerek gelirdim ya da giderken yürüdüm. Bir defalık yol param vardı. Ben korkardım beni, döverlerse diye. Yanımda birkaç arkadaşım vardı onlarla gelip gidiyordum. Buradan olan arkadaşlarım vardı onlar kavga ediyorlardı, şakalaşıyorlardı. Ama ben onlardan çok çekinirdim. Beldeden gelmenin ezikliğini ortaokul boyunca yaşadım. Biz 8 kişiydik ilkokulda. O zaman cumhurbaşkanı Turgut Özal’dı. Okullarda başarılı öğrencileri ayırıp özel ders aldırıyorlardı. Biz 8 kişiye tebrik gelmişti. Rasim öğretmen vardı beni okutan yetişmede emeği olan bir öğretmen. Okul dağılırdı bizi bırakmazdı. Sizi yetiştirmem lazım diye bize özel ders verirdi. Okulun en başarılı 8 öğrencisi bizdik. Bunun etkisini ortaokulda gördüm çok iyiydim. Ama lise ve üniversitede orta derece bir öğrenciydim. Bu çevre ve arkadaş etkisiyle oldu. Hiç ders çalışmazdım ama hiç zayıfta aşmazdım. Hep sınıf geçecek kadar. Lise ve Üniversite’de hiç tavan puan almadım.

 

Siyasetle ilgilenmeye ne zaman başladınız?  

F. Çetinkaya, Aktif olarak siyasetle Belediye Başkanlığına aday olduğum da başladım. Ama Üniversite okurken Ülkü Ocakları ile tanıştım ve bazı görevler aldım. Yüksek okulda okurken o günkü Ülkü Ocakları yöneticileri bana ulaştılar ve üniversite bölüm başkanı ol sen dediler öyle başladı ama çok aktif bir görev almadım. Ama liseden itibaren Milli tarafı ve manevi taraf bende hep yakın gelmiştir. O nedenle Ülkü Ocakları ve MHP’ye yakınlığım vardı. Annemin babası rahmetli Bozhüyük’ün ilk kurucu belediye başkanı olarak görev yaptı. Amcamın biri AK Parti yönetiminde bir süre yer aldı sonra oda siyasetten çekildi.

 

Akcan benim hocamdır

Üniversite okurken çok değerli hocalarım vardı. Bunlardan biri de Abdülkadir Akcan’dır. Bizim istatistik derslerine girerdi. Benim üniversite 1 sınıfta derslerime girerdi. Yarım dönem bizi hocalık yaptıktan sonra Milletvekili olmak için görevinden ayrıldı ve yerine asistanı girmeye başladı. O dönem Milletvekili oldu. Akçan hocamı asla unutamam şu an bile giydiği elbiseleri bile hatırlarım. Hocam sınıfta istatistikten bir örnek verirken süt ve inekten örnek verirdi. Uzmanlık alanı olduğu için tüm örneklerini bu şekilde verirdi. Akcan hocam yavaş yavaş, ayrıntılarıyla büyük bir keyifle anlatırdı. Öğrenci arkadaşlarım kesinlikle Akcan hocamın derslerinden kimse sıkılmazdı. Bende de emeği çoktur ve kendisini her zaman sevdim ve hürmetle anarım. Bizi yetiştiren insanlara ben her zaman bir ata gibi bakarım.

 

Futbol oynadım

Okul yıllarında futbola karşı bir ilgim vardı ve bizim Karşıyaka mahallesinin bir futbol takımı vardı ben orada oynadım. Karşıyaka Genç takımında Amatör olarak oynadım. Daha sonra ayrı bir takım kuruldu. Karşıyaka’ya karşı bir Genç takım kurduk ve orada uzun süre orada oynadım. Ben tam bir Karşıyaka çocuğuyum. O mahalle Afyon’un diğer mahallelerinden çok farklı. Hayatları farklı, yaşamları farklı, kültürleri farklı. Çünkü orada yaşayan insanların hepsi kasaba ve köylerden gelen insanlar. Afyon’un varoşu gibi bir yer. Orada insanlar bir birine daha bağlı ve samimidir. Onun için ben futbol oynadığım zamanda, oynamadığım zamanda Karşıyaka Futbol takımın her zaman yanında oldum. Karşıkayalı olmaktan her zaman guru duydum ve duymaya da devam edeceğim.

Fatih Çetinkaya Kimdir?

İhsaniye ilçesinin Bozüyük kasabasında 1979 yılında demiryolu işçisi olan bir babanın çocuğudur. İlköğrenimini Bozüyük’te tamamladıktan sonra ailesiyle birlikte 1989 yılında halen ikamet etmekte olduğu Afyonkarahisar’a göç etti. İlk orta ve lise hayatını yine Afyon’da tamamlayarak iş hayatına atıldı. Yaklaşık 9 yıl bir işletmenin çeşitli departmanlarında görev yaptıktan sonra 2009 Mart ayında yapılan yerel seçimlerde Bozüyük Belediye Başkanlığına seçildi. Belediye başkanlığı süresinde başlamış olduğu mastır eğitimi halen devam etmektedir. Çetinkaya evli ve iki çocuk babasıdır. ODAK Pazar kahvaltıları

Share
#

SENDE YORUM YAZ