logo

Belediye Başkanı 10 yıldır makam aracı kullanmıyor

pazar kahvaltıları zekeriya ölmez (1)

Yeşilçiftlik Belediyesini, özel sektör ve bir şirket gibi yönetmeye başlayan Belediye Başkanı Zekeriya Ölmez, Başkandan çok CEO gibi çalışıyor. 10 yıldır Belediye Başkanlığı Makam arabası kullanmayan Ölmez kendi aracını kullanarak fark yaratan bir başkan olarak karşımıza çıktı. Ölmez Pazar Kahvaltıları’nda Mehmet Emin Güzbey, Ertuğrul Sevim ve Ömer Mazi’nin konuğu oldu.

 

Zekeriya Ölmez 3 dönem Belediye Başkanı oldu ve 4. dönem için aday. Büyük bir sürpriz yaşanmazsa yeniden seçileceksiniz. Bundan sonrası için hedefleriniz neler?

Z. Ölmez, Siyaset farklı bir uğraş dalıdır. Ben yoruldum artık çocuklarım yapsın diyeceğinizi bir olay değil. 3 dönem Belediye Başkanlığı yaptım. Her seferinde oylarımız artarak kazandık. Ben Yeşilçiftlik için yapılması gereken her şeyi 15 yıllık süre içinde yapmaya çalıştım. Yaptığıma da inanıyorum. Benim de elbette ileriye dönük bazı planlarım var. Siyasetin her zaman içinde olacağız. Bir insan 15 yıl Belediye Başkanlığı yaptıktan sonra, kısmet olursa 5 yıl daha yaparsam 20 yıllık bir Belediye Başkanı yaptıktan sonra bir kenara çekilmek bana yakışmaz. Ben bu kadar zaman edindiğim bilgi ve tecrübeyi partim ve halkım için kullanmak isterim. Bunu yolu Afyon mu olur, Ankara mı olur bakacağız.

 

Afyon veya Ankara derken, Afyon Belediye Başkanlığı ya da Milletvekilliğini düşündüğünüzü anlıyorum?   

Z. Ölmez, Siyasetin her alanında bulunmuş biri olarak, bunca yıllık Belediye Başkanlığı yapmış bir kişi olarak her halde o görevlere talip olan insanlar kadar benim de böyle bir hakkım var. Evet Afyon Belediye Başkanlığını da, Milletvekilliğini de düşünüyorum. Tabiî ki bunlar ileriki zamanlarda olacak şeyler şu anda Yeşilçiftlik Belediye Başkanlığına adayım. Diğerleri daha sonraki planlar dahilinde.

 

Hükümet değil Proje yatırıma dönüşür

Bunca zaman Belediye Başkanlığı yapıyorsunuz. Hiç arkanızda hükümet olmadı. Ama yinede Beldenin tüm sorunları bir şekilde çözülüyor. Sizin düzeyinizde olan belediyelerin birçoğu borç içinde sihirli değnek mi var elinizde?

Z. Ölmez, Bir kere bir belediye başkanının iş yapması için arkasında Hükümet olmasına gerek yok. Eğer öyle olsaydı bugün birçok AK Parti’li Belediye borç içinde olmazdı. Ben proje adamıyım. Eğer siz adam gibi uygulanabilir hazır bir projeyle hangi bakanlığa gitseniz sizin götürdüğünüz proje siyasi görüşünüz yüzünden red olmaz. Ama daha bu güne kadar bir tane bile proje yapmamış Belediye Başkanları var. Proje ne diyor adam. Ben her sabah belediyeye geldiğimde Belediyeler sitesine bakarım. Bizimle ilgili bir yenilik var mı diye. Ben belediye başkanıysam bunu yapmak zorundayım. Ben yapmazsam çalışanım da yapmaz. Belediye Başkanı ya proje yapmasını bilecek, ya da proje yaptırmasını. Alın projenizi gidin Ankara’ya olmaması imkansız.

 

Tamam proje önemli ama sizin hiç olmaz denilen bir projeniz yok mu?

Z. Ölmez, Olmadı. Hatta olmayacak bir projeyi olur hale getirdik. Depremden sonra 400 ev yıkıldı ve bunların tamamını yeniden yaptık. Ancak bu insanların hemen hepsi hayvancılıkla geçinen insanlardı. Bu insanların 400 tanede ağırı yıkıldı. Belde içine ahır yaptıramayız. Ne Bakanlığa ne de biz belediye olarak yapamayız. Ben bir proje yaptım ve Ankara’ya gittim. Bu insanlar hayvancılıkla geçiniyordu. Ahırları yıkıldı ve yeni ahır yapacak imkanları yok dedim. Bizim ahır yapmak gibi bir imkanımız yok dediler. Projeyi gösterdim ve imar dışında bir yer gösterdim. Deprem afetinde zarar gören 400 ailenin mağduriyeti söz konusu. Beldeden 5 kilometre dışarıda hayvancılık alanı açtım dedim. İmar içinde hayvancılık yapılması yasak. Ama her yerde yapılıyor. Biz Yeşilçiftlik’te bu projeyi hayata geçirdik. Elektrik, suyu, altyapısı, merası her şeyi var. Hayvancılık yapmak isteyen için orada yer yaptık ve bu Türkiye’de ilk oldu.  Olmayan bir şeyi proje ile olur hale getirdik.

 

Yeşilçiftlik’te göç olayı var mı?

Z. Ölmez, Bizim göç sorunumuz yok. Aslında var bizde göç tersine olmaya başladı. Yapılan hizmetlerden sonra memuriyet ve iş nedeniyle göçen insanlar emekli olduklarında yine orada kalıyordu. Fakat şimdi emekli olan hemşerilerimiz Yeşilçiftlik’e dönmeye başladılar. çok önemli bir emekli yaşayanımız var. Onların geri gelmesi maddi ve manevi olarak bize çok önemli katkısı var. Sultandağı’nda 21 esnaf işyerini kapatırken Yeşilçiftlik’te 5 esnaf artış gösterdi. Nedeni düzenli geliri olan bir sosyal hayatı olmasından kaynaklanıyor. Aynı zamanda sezonluk bin kişi gelerek Yeşilçiftlik’te konuşlanır ve onlarda ekonomik hayata önemli katkıları olur.

 

Hizmet alıyorsa herkes karşılığını ödemek zorunda

Birçok Belediye Başkanı yeniden seçilmek için su parası, emlak parası gibi bazı gelirleri almıyor. Sizde durum nasıl?

Z. Ölmez, Ben Belediye Başkanı olarak belde halkına karşı sorumluluklarımı yerine getiriyorum. Suyunu veriyorsam onlarda aldıkları hizmetin karşılığını vermek zorundalar. Benim beldemde su parası emlak vergisi ödemeyen bir tek hane yok. 15 yılda 15 saat su kesintisi yaşanmadı. O zaman bu rahatlığın devam etmesini istiyorsan bedelini ödeyeceksin. Bizim en önemli gelir kalemlerimizin başında su gelirleri geliyor. Bana Ankara’dan gelen para personel maaşları ve rutin işlere gidiyor. Ben belde halkından yaptığım tahsilatları yatırıma çeviriyorum. Evet hiç su parası almayan belediye başkanları var. Bizde Su tahsilat oranı % 90’ın üzerinde. Su parası benim en büyük gelir kalemim ondan nasıl vazgeçerim. Birçok ilçenin emlak bitimi yok. Benim bilgi sistemimde kim kimin komşusu, kim ne üretiyor hepsini bilirim. Bizim emlak vergisi vermeyen yok. Birçok ilçede olmayan makine parkı var bizde ve bu makine parkını ücreti karşılığında belediyelere ve özel sektöre kiraya verip para kazanıyorum. Belediye bir şirket gibi yönetiyorum.

 

Ankara’dan ne kadar para geliyor?

Z. Ölmez, Ankara’dan her ay farklı gelse de ortalama 70 bin lira civarında bir para geliyor. Bir yere borcumuz olmadığı için paranın tamamı geliyor. Bu para 20 çalışanımızın maaşı ve ödenmesi gereken yerlere yetiyor. Biz tüm yatırımımızı Su ve Emlak vergisi gelirlerimizden, makine parkımızın kira gelirlerinden elde ettiğimiz kaynaklarla yapıyoruz. Bir işi yapacaksam önce onun parasını hazırlıyorum. Parası hazır olmayan hiçbir işe girmiyorum. Belediyenin riske girmesi demek benim halkımın riske girmesi demek. Halkı riske sokacak hiçbir yatırıma girmedim.

 

Belediye başkanı değil CEO gibi

Siz aslında özel sektördeki pratikliği Belediye’ye taşımışsınız. Aynı zamanda Belediye’yi bir şirket gibi yönetmeye başlamışsınız. Daha çok Bir genel müdür ve CEO gibisiniz? 

Z. Ölmez, 17 yaşından beri iş hayatının içimde olan, kendi şirketi, başka şirketlerin temsilciliği, Merkez İlçe ve İl Başkanlığı görevleri ve 15 yıllık bir belediye başkanlığından sonra rutin bir belediyecilik yapmak olmazdı her halde. “Ben ne yapayım bana gelen bu kadar, elimden gelen bu” demek gibi bir lüksüm yok. Ben Belediye Başkanlığına talip olmuşsam, halk beni seçmişse, benim ajitasyon yapmak, sızlanmak gibi bir hakkım yok. Binim işim hizmet etmek onun için ne gerekiyorsa onu yaparım. Gelen kaynaklar yetersiz mi? o zaman ben gelir getirici bir şeyler yapmak zorundayım. Baktım Ankara Konya yolu yapılıyor, alt geçitler yapılıyor. Belediye olarak bir taş ocağı kurdum ve yol yapan firmalara satmaya başladım. Belediye özel sektör ortaklığı ile bir beton fabrikası yaptık. Buralardan ciddi bir şekilde kaynak sağlamaya başladık. Benim işim halka hizmet etmek onun için ne gerekiyorsa onu yapmak zorundayım. 6 arkadaşımızı emekli ettik. En düşük 60 bin lira ödedik. Hiç birine borçlu kalmadık.

 

Siz sıra dışı bir belediye başkanısınız. Aslında bu özelliğinizi yeni seçilen başkanlara bir konferans gibi bilgi ve tecrübelerinizi aktarmanız lazım. Bu kadar iş yaparken arazi sattınız mı?   

Z. Ölmez, Başka belediyeler gibi paraya sıkıştık şurayı satalım diye bir şey satmadık. Belki birkaç yer satılmıştır ama oradan gelecek paraya ihtiyaç olduğundan değil gerekliliğinden olmuştur. Biz satmadığımız gibi arsa aldık. Ben devraldığımdan daha fazla belediyenin arsası var. 2010 yılında Valilik Alabalık tesisi vardı satışa çıkardı orayı aldık. İşin ilginç yanı o çiftliği de valiliğe zamanında ben yapmıştım. Aynı yeri Belediyeye almak da bana kısmet oldu. Yeşilçiftlik Belediye’sinin 10 yıldır Başkanlık Makam aranası yoktur.

 

Nasıl yani birçok kişi altındaki arabayı beğenmediği için makam arabasını yeniliyor, kendine şoför atıyor siz 10 yıldır makam aranası yok diyorsunuz?

Z. Ölmez, Ben makam arabasına gereksinim duymuyorum. Eskiden Belediye Başkanları Ankara’ya gider evrak götürüp, proje takip ederlerdi. Artık günümüzde öyle bir olay yok. Artık her şey dijital ortamda. Yani eskisi gibi merkezi yönetimle, yerel yönetim arasında çok bağlantısı kalmadı. Gidip kapı kapı dolaşıp gidip proje takip etme devri bitti. Her şeyi internetten takip edebiliyorsunuz o nedenle 10 yıldır makam arabası kullanmıyorum. Makam arabası benim sosyal yaşamıma ada ters bir durum zaten. Makam arabasına kadar başka şeyleri yapmayı uygun gördüm. Kendi arabamı kullanıyorum ve istediğim yerde durup istediğim yerde kalıyorum. Makam arabalarına Rus kızlarını bindirenleri bile duyuyoruz.

 

Arazi satmadık ama kiraya verdik

Biz belediye olarak arazi satmadık, daha doğrusu sattığımızdan çok daha fazlasını belediyeye kazandırdık. Ancak Beldeye yatırım yapması için Türkiye’nin dev firmaları ile görüşerek onlara Yeşilçiftlik’te bahçe yapmalarını sağladık. Bizim arazilerimizde meyvecilik yapıyor. Tarımsal amaçlı Uygulama Bahçesi yapılması karşılığında Alara’ya kiraya verdik. Buna benzer 6 firmaya 100’er dönümlük yerler verdik. Bir bu işten belediye kira geliri elde ediyor, iki burada yöre insanı çalışıyor, üç ülkeye katma değer kazandırıyor, dört ve en önemlisi dönem dönem buralarda budama yapılırken, ilaçlama yapılırken isteyen herkes bu uygulamalara katılarak modern meyvecilik nasıl yapılır onu öğrenme imkanına sahip oluyorlar. Bu ilk şartlarımızdan biriydi. Görerek, duyarak, öğreniyorlar.

Depremden sonra şeker hastası oldum

Sultandağı 2002 depremi sırasında her yer yerle bir olmuştu. Biz ne yapacağımızı bilmiyoruz, telefonlar kilitlenmiş çaresizce herkes kendi başının çaresine bakmaya çalışıyor. Bizim ilk yardımımıza koşan Afyon Belediyesi oldu. O günü asla unutmam imkansız. O Zamanki Belediye Başkanı Hayrettin Barut ekibi ile birlikte geldiler. Hatta Hayrattin Barut geldi ve koluma girdi. Merak etme başkan her şey yeniden yapılır dedi. Hayrettin Barut vatandaşa yemeği de kendisi dağıttı. Depremden iki yıl sonra bende stres ve üzüntüye bağlı olarak şeker hastalığı olmaya başladı. Şimdi düzenli olarak ilaç kullanıyorum. Depremden bana miras kalan bir hatıra gibi oldu şeker hastalığı.

Üniversiteye gitme oranı % 100

Yeşilçiflik’te üniversiteye gitmeyen öğrenci yok. Neredeyse tamamı üniversiteye gidiyor. Bu çocuklarımıza belediyemi öncülüğünde hayırseverlerden burs sağlıyoruz. Bizde her yıl 8. sınıf öğrencileri mutlaka Anıtkabir, Mevlana, Çanakkale, ve Afyon şehitlikleri yapılan turlarla gezdirilir. Buna aynı zamanda ailelerde katılır. Bizim en büyük özelliklerimizden biri her olayımızda halkın çok büyük katılımı sağlanıyor. Bir duyuru yaparız. Şu saatte, şurada bir etkinlik yapacağız diye. Hiç kimse gelmese en az 500 tane kadınımız gelir ve hazır olur. Aşure ayında belediyenin önündeki meydanda bin kişilik Aşure dağıtacağız. Cuma namazı çıkışı program var dedik. Cuma bitene kadar Kadınlar aşureyi bitirmişler. Bizde çok aktif ve katılımcı kadınlarımız var. Bu sene 6 kez Mevlana’ya götürdük, 3 kez Çanakkale, 5 kez Anıtkabir. Ben göreve geldiğim günden beri her ay rutin olarak ayda bir kez tiyatro gelir Yeşilçiftlik’e. İzmir’den bir tiyatro ile anlaşma yaptık, her ay bir çocuk bir büyüklere olmak üzere iki oyun sahneye koyarlar. ODAK Pazar Kahvaltıları

Share
#

SENDE YORUM YAZ