logo

Başkanım festivalde niye yoksunuz? “Bilmem”

ömer mazi

14. Afyon Caz Festivali için AFİUM AVM’ye gitmiştim.

Sonra festivalin o günkü programının iptal edildiğini üzülerek öğrendim.

Neden iptal edildi AFİUM’da bulunan kuruma ait bir restoranda yaşanan yemek skandalından dolayı.

Üstelik 2 kap yemek için 40 kişilik koronun sunacağı muhteşem konser iptal olmuştu.

Hüseyin Başkadem’le Anemon otelde buluştuk.

Çek sanatçılara o gün için şiddetli yağmur uyarısı yapıldığı için program iptal oldu denildi.

Birlikte lobide otururken o günkü konser için oyuncu Selçuk Sazak geldi.

Bursa’dan Afyon’a o gece yapılacak olan konser için geliyor.

Ama konser yapılmadı.

 

Nedeni koca tesis iki kap yemek için yarattığı skandaldan dolayı.

Son olarak Kurt Seyit ve Şura dizisinde oynan Selçuk Sazak’ın gelmesi ile birlikte daha kalabalık olduk.

Selçuk Sazak konserin iptal olmasına çok üzüldü.

Ancak buna rağmen Hüseyin Başkadem’i teselli etmek için, “Sana bir hediye getirdim” dedi.

Birden Hüseyin’in gözleri parladı.

Almanya’dan gelecek olan Tren’i mi getirdin” dedi.

“Evet o treni getirdim” dedi.

Hüseyin bir anda yerinden fırladı.

Çek sanatçılarla ben bir birimize bakıyoruz.

Az önce dokunsan ağlayacak olan adam çocuklar gibi sevindi.

Neden?

Bir tren maketine, ya da oyuncağına.

 

Bir anlam veremedim.

Selçuk Sazak’ın çantasından bir paket çıktı.

Almanya’dan bulunan Türkiye’nin efsane “Doğu Expresi” treninin oyuncağı.

Üstelik kullanılmış ve bir haylide yıpranmış bir tren.

Bunda sevinecek ne var anlamadım.

Benim şaşkınlığımı gören Hüseyin Başkadem, “Afyon’a bir oyuncak müzesi kurmayı düşünüyorum.

Onlarca tren oyuncağı var.

Bir bu eksikti.

Onu da Almanya’da buldum ve Selçuk Almanya’dan gelirken onu bana getirdi.

Benim için ne kadar önemli anlatamam” dedi.

 

Bir oyuncak için bu kadar sevinen ilk tanıdığım kişi Sunay Akın’dı.

Şimdi bir de Hüseyin Başkadem oldu.

Afyon Klasik Müzik ve Afyon Caz Festivali için adama yapmadıkları kalmadı hala Afyon’a oyuncak müzesi yapacağım diyor.

Bu adamın ya kafasında bir sorun var.

Ya da içinde hepimizden daha fazla Afyon sevgisi var.

Ne yaparlarsa yasınlar pes etmiyor.

Sırf bu yüzden saygı duyuyorum.

 

Treni aldıktan sonra keyfi yerine geldi.

Hadi yemeğe gidelim diye yola çıktık.

Nereye gidelim derken AFİUM’a gidelim dedi.

Bize iki kap yemeğin hesabını yapanlara.

Ben de Selçuk Sazak’da şaşkınlıktan bir birimize baktık.

Dalga mı geçiyorsun dedik.

Hayır dalga geçmiyorum.

Sadece onlar kadar basit değilim.

Onlar kadar kindar değilim.

Eminim bu ayıp oranın sahiplerinin değil, orayı işletmeye çalışanların ayıbı” dedi.

Ya arkadaş sen Mevlana’mısın?, Peygamber’misin?.

Onların sana yaptıklarını başkasına yapsalar semtinden geçmez.

 

Neyse hep beraber yola çıktık.

Önce Çek sanatçılar, arkada Hüseyin Başkadem, Selçuk Sazak ve ben yürüyoruz.

Karşıdan Belediye Başkanı Burhanettin Çoban ve yanında bir kişi var bize doğru geliyorlar.

Kaldırımda karşılaştık.

Başkan Çoban, “Ne haber Hüseyinciğim?” dedi.

Başkadem, “Çok iyiyim Başkanım siz nasılsınız?” dedi.

Ama her ikisi de gülümsüyor.

Nasıl bir gülümseme anlatamam.

 

Başkadem, “Başkanım sizi festivaller de göremiyoruz” dedi.

Başkan da, “Ankara’daydım Hüseyinciğim ondan gelemedim” dedi.

Başkadem, “Başkanım festival 3 gündür var, geçen yılda yoktunuz, ondan önceki yılda daha önceki yıllarda.

Baskı mı var üzerinizde?” dedi.

Çoban, “Hayır hiçbir baskı yok, ne baskısı olacak ki” dedi.

Başkadem, “Niye festivalde Belediye ve başkanı yok o halde” dedi.

Çoban, “Bilmem”

Başkadem, “Belediye başkanı siz değimlisiniz, siz bilmeyeceksiniz de kim bilecek

Çoban yine, “Bilmem” dedi.

Diyalog böyle ama her iki tarafında bu konuşmalar yapılırken bir birine aynı tarz gülümsemelerine hayran oldum.

En ufak bir fark yok.

Öyle gülümserken acaba her ikisinin de aklından ne geçiyor diye çok merak ettim.

 

Belediye Başkanı festivale niye katılmıyorsunuz başkanım sorusuna “Bilmem” diye cevap vermesini anlayamadım.

Siz Belediye Başkanı iseniz bunun cevabını sizin vermeniz gerekir.

Bu cevabı başkasından beklemek çok mantıklı gelmedi bana.

Belediye Başkanı Burhanettin Çoban, Hüseyin Başkadem’e niye bu kadar mesafeli, niye bu kadar uzak anlamış değilim.

Her ne kadar muhafazakar olsa da Avukatlık yapmış, il başkanlığı yapmış ve 5 yıldır Belediye Başkanlığı yapmış bir insanın sanat düşmanı olamaz.

Öyle olsa Hıdırlık’ta yaz akşamları diye konser yaptırmaz.

Zafer Haftasında sanatçılara eşek yüküyle para verip konser yaptırmaz.

 

Yoksa Başkan, sadece Caz ve Klasik Müzik düşmanı mı?

Ya da tek derdi Hüseyin Başkadem mi?

İşte onu anlaya bilmiş değilim.

 

AKÜ ile alakalı birkaç mail geldi.

Onları yarına bıraktım.

İki mail hocalardan.

Bir mail ise öğrenciler adına gönderilmiş.

O konuyu yarına ayırdım.      hüseyin başkadem selçuk sazak

Share
#

SENDE YORUM YAZ