logo

Bakanım “Ufak atta civcivlerde yesin”

ömer mazi

Anadolu insanı yaşamı boyunca faklı uygarlıkların, medeniyetlerin kültür birikimleri üzerinde yaşadı.

Farklı yaşamların izlerine kendi kültürlerini monte ettiler.

İslam anlayışı, Türk, Laz, Ermeni, Kürt, Alevi ve diğer inanışların birikimleri.

Anadolu toprakları gibi insanımızın da dili zenginleşti.

Günlük hayatlarında pratik deyimler kullanmaya başladılar.

Başkaları için hiçbir anlamı olmayan ama, “biz biliriz birbirimizi” gibi kullanılan sözlerin ne anlama geldiğini anlarız.

 

Bu sözlerden biriside “Ufak atta civcivlerde yesin” sözleridir.

Bu kimin için söylendi bilmiyorum.

Ama muhtemelen ya bir avcı için ya da bir politikacı için söylenmiş bir söz olsa gerek.

Biraz empati yapalım.

Mesele bu söz daha önce hiç kullanılmamış olarak kabul edelim.

Ve ilk defa kullanılacak olsaydı muhtemelen Perşembe kullanılırdı.

Ne vardı Perşembe günü.

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu Afyon Belediye Başkanı Burhanettin Çoban’ı ziyaret ediyor.

Karşılıklı hediyeleşmelerden sonra bakan bazı açıklamalar yapıyor.

 

Malum yerel seçimlerin arifesindeyiz ya.

Gerçi AK Parti için İlçe ve Beldelerde hala seçim startı verilemedi.

Çünkü koskoca parti aylardır adaylarını belirleyemedi.

Onlar başka bir mesele, yılan hikayesine döndü o mesele.

 

Bakan Veysel Eroğlu başlıyor konuşmaya.

Dilin kemiği yok.

Karşısında çıkıp itiraz edecek bir kitlede yok.

O nedenle istediğini söylüyor.

 

Mesela birkaç ay önce Belediye Başkanı Burhanettin Çoban, “Keşke bizden önceki başkanlarda çalışsaydı” diye bir açıklama yaptı.

Bunun ne kadar yanlış olduğunu anlamış olmalı ki o sözleri bir daha kullanmadı.

Hatta Odak gazetesine yaptığı ziyarette geçmiş başkanların hakkını vermişti.

 

Önceki gün Bakan Veysel Eroğlu, Başkan Çoban’a takdirname vermiş.

Neyin takdirnamesi anlamadım.

Ama Bakanın, Başkanı son 50 yılın en başarılı belediye başkanı ilan etmiş.

İşte tam orada “Ufak atta civcivlerde yesin bakanım” demek geliyor insanın içinden.

Bir Bakan neden böyle basit konuşmalar yapar.

Neden kendilerinden önce yapılanları yok saymaya çalışır.

 

Bende burada şunu soruyorum.

Bakan bey siz bu 50 yılın kaç yılını Afyon’da yaşadınız?

Daha önceki başkanların yaptıkları hiç mi bir şey yok?

Aynı şeyi Hükümetler içinde kullanıyor.

Önceki hükümetlerin Afyon’da çakılı çivileri bile yokmuş.

 

Yapma bakanım Allah’ını seversen.

Şeker Fabrikasını AK Parti mi yaptı?

Et Balık Kurumunu AK Parti mi yaptı?

Seka’yı AK Parti mi yaptı?

Türkiye’nin tek Alkoloid Fabrikası’nı AK Parti mi yaptı?

NATO’ya verilen Afyon Havalimanını AK Parti mi yaptı?

Çimento fabrikasını AK Parti mi yaptı?

Bu örneklerin daha niceleri var.

Ali Çetinkaya Gar’ını AK Parti mi?

 

Benim bildiğim kadarıyla bunların hiç birisini AK Parti yapmadı.

Eğer yanlışım varsa ne olur kusura bakmayın.

Yanlışımı düzeltin.

Yine benim bildiğim kadarıyla bunların birçoğunu AK Parti sattı.

Bir kısmı da satış aşamasında.

Affınıza sığınarak, bakan bey, bunları bile bile, göre göre nasıl önceki hükümetlerin bir çivisi bile yok dersiniz?

 

Son 50 yılın en başarılı belediye başkanı sözü biraz haksızlık değil mi?

Bu şehirde Afyon halkının oyları ile seçilen her belediye başkanı kendi döneminin imkanları ve ülkenin içinde bulunduğu şartlar altında hizmet etmişlerdir.

Bir kısmı hayatını kaybetmiş geçmiş belediye başkanlarının kemikleri sızlıyordur.

Anadolu tabiri ile bu açıklamaya “Ufak atta civcivlerde yesin” denir.

 

CHP İGM adaylarını belirliyor

Afyon’da CHP her alanda iddialı çalışmalara imza atmaya başladı.

İl Başkanı Yalçın Görgöz son dönemde en başarılı İl Başkanı.

Merkez İlçe Başkanı Kemal Demir Kırkan en başarılı İlçe Başkanı.

Belediye Başkan adayı Mehmet Ecer en efendi sempatik başkan.

Belediye Meclis üyeleri son derece faydalı olabilecek insanlar.

 

Bütün bunlar iyi de ya İl Genel Meclis adayları.

Onlarda durum nedir diye sordum.

Her ilçe kendi İGM adayını kendi seçimleri ile belirliyormuş.

Ne kadar demokratik ve adil.

Başmakçı CHP İGM adayını 19 Ocak Pazar günü geçen hafta belirlemiş.

Yarın Şuhut CHP İGM adayı için sandık başına gidecek.

Sırayla tüm ilçeler kendi adayını kendi ön seçimi ile belirliyor.

 

Haftaya 2 Şubat 2014 tarihinde CHP Afyon İGM adayları için seçim yapacak.

İçlerinde çok kaliteli insanlar var.

Özelikle 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle ziyaretimize gelen CHP’li hanımlar arasında yer alan Eczacı Bahar Eroğlu son derece donanımlı bir hanım.

Hem iş hayatında hem siyasette yer alan kadınların benim nazarımda önemli bir yeri var.

Onlara karşı her daim pozitif ayrımcılık yapıyorum.

Maalesef siyasi partilerimiz kadınları yok sayıyor.

Oysa toplumun yarısını onlar oluşturuyor.

 

Afyon’da 60 civarında belediye kaldı.

Bu belediyelerden sadece iki tanesinde kadın aday var.

Ve o iki kadın adayda CHP’den.

Üstelik her ikisi de başörtülü adaylar.

Bu nedenle CHP’yi tebrik ediyorum.

Her fırsatta kadınlara pozitif ayrımcılık yapıyoruz diyen AK Parti’de kadın aday hiç yok.

Onlar kadınları sadece oy deposu gibi görüyorlar.

 

Daha önce yazdım.

Değirmenayvalı CHP’li Belediye Başkan adayı Ummuhan Özpınar gibi bir kadın aday Afyon Belediye Başkanlığına bile ola bilecek bir isim.

CHP’nin hiç iddialı olmadığı bir yerde Ummuhan Özpınar ile bir anda seçim kazanma ihtimali olan yerlerden birisi haline geldi.

Ama CHP’nin Ummuhan hanıma biraz destek olması lazım.

Hatta Ankara’dan kadın milletvekilleri davet edip Ummuhan hanımı yalnız bırakmamaları lazım.

 

Bahar Eroğlu zarif, başarılı ve güzel bir iş kadını.

Her geçen gün kirlenen, çirkinleşen siyaset hayatımızda onun gibi donanımlı ve zarif insanların daha fazla yer alması gerekli.

2 Şubat 2014 Pazar günü oy kullanacak olanların tercihi ne yönde olacak göreceğiz.

 

CHP’nin birde güzel bir sloganı var.

“Biz kazanırsak Afyon kazanır”

 

Bizim sınıf karne aldı

Afyon’da eğitim gören 140 bin 690 öğrenciden birinin babasıyım.

Her öğrenci velisi gibi bizde bugün okula koşturduk.

Atatürk İlkokulu 2-P sınıfından içeri girdiğim an öğrenciden fazla anne baba vardı.

Herkesin elinde bir fotoğraf makinesi ya da cep telefonu çocuklarının karne alma merasimini kaçırmamaya çalışıyorlar.

Öğretmenimiz Mustafa Civan karneleri tek tek ve sabırla ailelerin fotoğraf çekmesine zaman verecek kadar her öğrenciye 30 saniye ayırarak merasimi tamamladı.

 

Malum bizde her öğrencinin forosunu çekmemiz gerekti.

Düğün fotocuları gibi oldum yani.

Saklayayım bari yarın içlerinden bakan, ünlü, iş adamı falan çıkarsa ben onun çocukluğunu bilirim derim.

 

Elbette her karne farklı olacak.

Umarım karnede farklı rakamları görünce veliler çocuklarına sözlü ya da fili şiddet uygulamaz.

Bak komşunun çocuğu kadar olamadın.

Mahcup ettin bizi demezler.

Umarım bu karne yılında aileleri tarafından şiddet gören çocuklar kendine zarar vermezler.

Her karne döneminde yaşadığımız acı haberler almayız.

 

Dün dedim.

Bu karneler sadece çocuklarımıza verilen karne değil.

Aslında biz anne ve babalarında performansına verilen bir ölçülendirme.

Biz ne kadar çocuklarımızla ilgilendik.

Kaç defa gidip öğretmeni ile konuştuk.

Nasıl bir sınıfı var.

Öğretmeni kim, inmi cin mi?

Kaç defa derslerini birlikte yaptık.

 

Kaç kez izlediğimiz diziden fedakarlık yapıp onunla konuştuk.

Kaçımız çocuklarımızı karşımıza alıp onları adam yerine koyup sohbet ettik.

Anne baba olmak sadece çocuk yapıp onların ihtiyaçlarını karşılamakla olmuyor.

Anne baba olmak, servet sahibi olmaktan daha zor.

Yüzlerce insanı idare etmekten daha yorucu.

Daha fazla fedakârlık yapmamız gereken bir zanaat. ODAK Gazetesi

Share
#

SENDE YORUM YAZ