logo

Ayrılsak da iki çocuğumun anasını hala seviyorum

hasan karacak (3)

Demokrat Parti Afyon Belediye Başkan adayı Hasan Karacak ilk kez özel hayatıyla ilgili ODAK Pazar Kahvaltıları’nda Mehmet Emin Güzbey, Emre Çınar ve Ömer Mazi’ye konuştu. 4 yıl arkadaşlık 18 yıl evliklerinde bir kız bir oğlan çocuk sahibi olduktan sonra neler oldu?

 

O dönemin büyük düğünlerinden birisi olmuş galiba?

Evet öyle oldu. Nikahı Belediye Başkanı Sami Hancıoğlu kıyıyor. Nikah şahidim ise Nuri Yavuz. Şehirde ne kadar önemli insan varsa bizi yalnız bırakmadılar. Biz eşin Nazike hanımla büyük bir aşk yaşadık. Tam 4 yıl arkadaşlığımız ve 18 yıl evliliğimiz oldu. Rüya gibi dolu dolu bir birliktelik sonucu bir kız bir erkek çocuk anne babası olduk. Ama her güzel şey gibi bizim evliliğimizde bazı nedenlerden dolayı bitti.

 

Hasan Karacak sohbet buraya gelene kadar keyifli bir konuşma oluyordu. Konu özel hayattan ve evlilikten açılınca kızarmaya başladı. Yüzündeki gülümseme kayboldu. Masadan kalktı ve dışarı. Bu güne kadar masada gözyaşlarını tutamayana rastladık ama odayı terk edeni hiç görmemiştik. 10 dakika sonra Hasan Karacak yeniden masaya döndü.

 

Evlenmek sünnetse boşanmak farz derler. Yürütemedik. Allah biliyor. Ben eşimi hala çok seviyorum. İki çocuğumun anası, benim yegâne aşkım. Ayrılmış olsak da ona olan sevgim hiçbir zaman eksilmedi. Kısmet olursa belki bir gün yeniden çocuklarımızla bir arada yine aile oluruz. Bakalım zaman ne gösterecek. Kim ne derse desin, kim ne düşünürse düşünsün bizim ona olan sevgim yeniden bizim ailemizi birleştirecek. Ben buna inanıyorum.

 

Sami Hancıoğlu başkanlığı kaybettikten sonra ne yaptınız?

Biz görevimize devam ettik. Sami Hancıoğlun’dan sonra rahmetli Erdal Akar göreve geldi. Onunda ailesinin de çok iyiliklerini gördüm. Zaman zaman ailesinden bazılarını görüyorum. Çok düzgün bir adamdı. Çok mükemmel ve özel bir Belediye Başkanı’ydı. Erdal Akar’la ilişkilerimiz her zaman bir abi kardeş şeklinde oldu. Sporda çok başarılı bir dönem yaşadık o zaman. Ben daha sonra futbolu bıraktım. Takıma antrenörlük yapmaya başladım. O dönem takımı 3. Lig’e çıkardık. Bir vesile ile biz takımı Şekerspor’a verdik. Bana da belediye içinde farklı bir görev verdiler.

 

Hancıoğlu gitti Akar geldi

Başkan değişikliklerinde lodos yaşanır demiştiniz. Siz başkan değişirken öyle bir endişe yaşadınız mı?  

Ben öyle bir endişe yaşamadım. Belediye’de özellikle spor konusu olunca her Belediye Başkanı ile Başkan yardımcıları nedeniyle bize öyle bir hava yaşatmadı. Görev yerimiz farklı alanlarda oldu ama böyle yer değiştirme sürgün değil boşlukları doldurmak olarak kabul edilecek değişikliklerdi. Sene 1996-1997 gibi tarihlerde Sami abinin futbol kulübünü bırakması ile Erdal Bey o tarihte kulübü Afyon Belediyesi olarak biz aldık. O zaman Belediye Başkanlarının kulüp başkanı olmasında bir engel yoktu. Bende takımın Genel Kaptanlığını ve Genel Menajerliğini yaptım. Zamanında futbolcusu olduğum Nejdet Zorluer hocamı takımın başına getirdik. Çok güzel anılarımız oldu. Birde o tarihlerde Afyonspor gerçekten şehre bir hava katıyordu. Çok önemli takımlar geliyordu.

 

Afyonspor zaman zaman önemli başarılar elde etmiş.  Ama bir türlü devamını getirememiş ve amatör lige kadar düşmüş. Neden bir istikrar yakalanamadı?

Ben bu takımın formasını giymiş, hocalık yapmış, yöneticiliğini yapmış birisiyim. Bu durum en çok beni üzüyor. Bunu bizde yeri geldiği zaman konuşuyoruz. Bir kere Afyonlular olarak bizler önce bir birimiz hazım edeceğiz, bir birimize saygı duyacağız. Eski yönetim, yeni yönetim, gelecek yönetim neticede bu şehirde yaşayan insanlar sporu seven insanlar. Bir şekilde takımın bir yerinde görev alabilirsiniz. Dışarı da kalanlar içerde olanları çekemiyor. Farklı bir takım çabalarla yıpratmak için çalışıyor. Bu olayı içimize sindiremediğimiz için istenilen başarıyı bir türlü yakalayamıyoruz. Asıl sorun bu.

 

Peki siz Belediye Başkanı olursanız nasıl bir takım olacak?  

O görev bize kısmet olursa çok farklı bir spor anlayışı gelecek Afyon’a. Her birim için özel ve alanında uzman kişilerden oluşan yöneticiler olacak. Salon sporlarından futbol’a kadar bir bütün olarak ele alınacak. En azından PTT 1.Lig’de olacak bir takım haline geleceğiz. Afyon’daki tüm spor kulüpleri bizim alt yapımı haline gelecek. Köyde futbol oynayan çocuktan da haberimiz olacak. Bir süre sonra her yıl bir futbolcuyu süper lig takımlarına transfer edeceğiz. Gençleri yeniden spor yapmayı ve önlerine hedef koyacağız. Biz bun işlerin uzmanıyız ve görev bize verilirse Afyon sporla entegre haline getireceğiz.

 

Stadı asla yıktırmam

Sizin yıllarca futbol oynadığınız stadyum ve spor tesisleri yıkılacak. Bu olaya nasıl bakıyorsunuz?   

Oranın böyle olmasına en çok ben üzülüyorum. Ama görev bana nasip olursa asla ve asla oranın yıkılmasına izin vermeyeceğim. Oranın kurtulması için ne gerekiyorsa yapmaya hazırım. Yer mi lazım başka yerden bulurum, para mı lazım gerekirse onu da karşılarız. Ama orasının yıkılması şehrin kimliğini, hafızasını, anılarını, geleceğini yıkmak anlamına gelir. Bu şehirdeki herkesin orayla alakalı bir anısı mutlaka var. Ben oranın yıkılmasına asla izin vermem.

 

Nasıl izin vermeyeceksiniz. Satışı yapıldı hatta bazı yerlerde yıkımlar başladı bile?

Önümüzde 20 gün kadar bir zaman var. Biz göreve geldiğimiz takdirde oradan yer alan şehrin önde gelenleri ile bir araya gelip yeniden bir planlama yaparak oradaki aldıkları yerlerin karşılığında başka yer göstererek orayı bir rant ve bina yığını haline getirmeyeceğiz.

 

Yeni spor kompleksi yapılıyor. Artık spor orada yapılacak?

Burada herkes yürüyerek sabah 7’den gece 12’ye kadar kullanılan bir yerdi. Şimdi yapılmakta olan yere kim nasıl gidecek. Bu çok yanlış bir olay. TOKİ buranın parasıyla gitti Konya’ya bedava stadyum yaptı. TOKİ buradan rant sağladı bir çok kişiye menfaat sağladı. Bunlara ne gerek var. Burası Afyon’un nefes aldığı bir yer. Niye bunu yapıyorlar anlamış değilim. Oradan yer alanların içine siniyor mu? İşin başka bir yanı şu anda orada oynayacak bir futbol takımınız yok. O zaman niye yapılıyor? İşte efendim kamp merkezi olacakmış. Bunu yapanların spor bilmediğin ortaya çıkıyor?

 

Afyon’da nerede oksijen var?

Afyon kamp merkezi olamaz mı?

Burasının kamp merkezi olması imkansız. Ben bu konuda iddialıyım. Bir kere sizin coğrafi olarak rakamınız ne? Bir futbol takımına oksijen lazım neden Ödemiş Bozdağ diyoruz? Bizim öyle oksijen deposun olan bir özelliğimiz var mı? Köroğlu beli deseniz tamam derim. Ama Afyon’da öyle bir özelliğimiz yok. Başka bir konu bizim havamız kirli. Buraya niye gelsin takımlar. Hangi kulüp böyle kirli bir havası olan şehirde kamp yapar? Bunları biz biliyoruz ve yaşadık. Bunlar olmaz. Biz bir termal kentiz. Burada takımlar idman yapacak ve otele dönüp termal suya girecekler. Termal su sporculara göre bir su değil. Sporcu çelik gibi olmaya geliyor. Siz onu termale sokarsanız adam hamur gibi olur. Bunları bilmek lazım. Termal ileri yaş gurubuna hitap eden bir şey.

 

Niye biz ortak akıl yürütemiyoruz? Niye bir araya gelip fikir alışverişi yapmıyoruz?

Bilemiyorum. Nedeni bir birimiz çekemediğimizden, başarılarımızı kıskanıyoruz. O benden daha iyi olmasın istiyoruz. Süleyman Demirel’in bir sözü var Efeler gibi tek tek oynamaktan vaz geçip halay çekemezsek başarılı olamayız. Birlikten kuvvet doğar kuvvetlerimizi birleştirmek zorundayız. Çevremizde buluna bütün iller bizden öndeler. Egolarımızı bir kenara bırakıp birlikte hareket etmemiz lazım. Kapalı kapılar arasında kavga edelim ama kapılar açıldığında kol kola olalım. Dışarıda birlik ve beraberlik içinde olalım. Aksi takdirde barılı olmamız imkansız.

 

Afyon’da bir diriliş bir uyanış olması lazım diyorsunuz?

Kesinlikle öyle söylüyorum. Ama her alanda bu yapılmalı. Ben bir süre Eskişehir’de kaldım. Sendikacılık yaptım, Ankara’da DP Genel Başkanı Yardımcısı olarak görev yaptım. Değişik ortamlarda Afyonluyum dediğim zaman bizi olumsuzluklarımızla hatırlıyorlar. Biz şehrimizi yeterince tanıtamıyoruz. Şehrin giriş ve çıkışları bir kasabadan farksız. Bizim silkinip kendimize gelmemiz lazım. Bir dirilişe uyanışa ihtiyacımız var. Bunu yapacak olanda Demokrat Parti ile biz yaparız.

 

Sendika’ya yedek olarak girdim

Sendika yöneticiliği yapmakta kısmet oldu. Belediye’de işçi olarak çalışırken şimdi Ankara’da Genel Merkez’de olan Şükrü Erol Başkanımız Şube başkanıydı. Onun vesilesiyle Sendikaya üye olduk. Ama ben sendika içi yapılan eğitimlere katılıyordum. O eğitimler sırasında bizde bazı düşüncelerimizi ortaya koyuyorduk. 1996 yılında Ankara’da Genel Merkezde bir seçim var. Şükrü başkanım genel merkeze seçildi. Ankara’da yapılan genel kongreden önce burada şube kongresi yapıldı. Beni de o tarihte yedek yönetime yazmış. Kendisi Ankara’ya seçilince ondan boşalan yere alttan ben gelerek yönetim kurulu üyesi oldum.

 

Memduh Kuş “hangimizi tercih edersin” dedi.

Ermen Belediye Başkanı Memduh Kuş bizim hesap işleri müdürümüz. Bizimde aramız çok iyi. Sendika’nın da ne demek olduğunu okuyarak araştırarak ne kadar önemli ve gerekli olduğunu biliyorum. Bir gün kapıda Memduh Kuş, Şükrü Erol ve ben karşılaştık. Memduh Kuş samimiyetimize dayanarak sordu. Şükrü başkanımı tercih edersin beni mi? Dedi. Hangi konuda dedim her konuda Sendika da dahil dedi. Bende Şükrü Başkanı tercih ederim dedim. İşte o konuşmadan sonra Şükrü başkanın kafasında bir yer etmişim. Benim Sendika’ya alınmam ve ilerlemem hep onun sayesinde oldu. Allah ondan razı olsun. Bende onun yolundan Ankara’ya sendika genel Merkeze gitmek istiyordum ama olmadı kısmet değilmiş. Hayat bizi başkan yerlere yönlendirdi.    ODAK Pazar Kahvaltıları

Share
#

SENDE YORUM YAZ