logo

izmir escort bursa escort izmir bayan escort istanbul escort antalya escort izmir escort bayan izmir escort bursa escort bursa escort kızlar istanbul escort bayan gaziantep escort istanbul escort istanbul escort kızlar

Ankara’ya otobüsle giden Başkan

saffet acar  (60)

Dinar Belediye Başkanı Saffet Acar, ODAK Gazetesi Pazar Kahvaltıları’na katıldı. Acar, ailesinden Belediye Başkanlığına, çocukluk yıllarından koro şefliğine kadar hayatında bilinmeyenleri Mehmet Emin Güzbey, Ertuğrul Sevim, Emre Çınar ve Ömer Mazi’ye anlattı.

Saffet Acar kimdir nerede dünyaya geldi?

S. Acar, Ben Dinarlıyım ve Dinar’da dünyaya geldim. İlk ve ortaokulu Dinar’da tamamladım lise ve üniversiteyi Eskişehir’de okudum. İşletme fakültesi mezunuyum. Belediye Başkanlığı öncesi çeşitli sivil toplum örgütleri ve Dinar Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı yaptım. 37 yıldır mali müşavirim. Hala kendi işletmelerimizin muhasebesine bakıyorum. Babamın Çiftçi olması nedeniyle, çalışma hayatına ilkokul çağında başladım. Uzun yıllar biçerdöver operatörlüğü yapım. Üniversiteyi gece okuyup gündüz çalışarak hiç sene kaybı olmadan bitirdim. Üniversite yıllarında, taksicilik, gazetecilik, ambulans şoförlüğü gibi çok değişik işlerde çalıştım.

İlkokul’u hangi okulda okudunuz?

S. Acar, İlkokulu Yeniyol ilkokulun da, ortaokulu Dinar ortaokulun da okudum. Ben bir çiftçi çocuğuydum. Babamızla birlikte hep arazide çalıştım. Ben liseyi bitirene kadar ailemle birlikte tarlada çalıştım. Çobanlıkta yaptım ama daha çok tarım işiyle uğraştık. Beş çocuklu bir ailenin 3.çocuğu olarak dünyaya geldim. Aile çiftçi olunca bizde ister istemez çiftçi olarak hayata başladık. İlkokuldan lise sona kadar hem okudum hem tarlada ailemle birlikte çalıştım. Ben çok iyi bir biçer operatörüyüm. Babamın çiftçi olması ve bizim çocuk yaşta iş hayatına katılmamız bizim da pişkin yetişmemizi sağladı. Çok varlıklı bir aile değildik. Yokluğun ne olduğunu çok iyi bilirim ve hayata tutumlu ve mücadele bir şekilde başladım.

Nasıl bir öğrenciydiniz?

S. Acar, İlkokul da hiç devamsızlığı olmayan başarılı bir öğrenciydim. İlkokul öğretmenim hala sağ ve ben ne öğrendiysem ondan öğrendim. Kendisini de sık sık ziyaret ederim. Okuldan sonra babama yardım ederdim. Ortaokul da babamın işlerini bir çoğunu ben üstlenmeye başladım. Benden büyük iki ablam vardı. Onlardan sonra ben olduğum için babama yardım konusunda ortaokuldan sonra daha fazla rol almaya başladım. Ben sene içerisinde hiç devamsızlık yapmazdım. Eğitim sonunda 10 günlük mazeret izni olurdu o hakkımın tamamını okul sonunda kullanırdım. Tam karne verilmesine 10 gün kala çiftçinin işi daha fazla olur. Hiç devamsızlık yapmayarak ben hakkımı orada kullanırdım ve 19 Mayıs törenlerinden sonra ben okula gitmezdim.

Hala insanlara sipariş götürüyorum

Çalışmayı çok seviyorsunuz?

S. Acar, Biz çalışmak zorundayız. Başka türlü geçinmemiz mümkün değil ki. Ben aklım erdi ererli çalışıyorum. Hep böyle olan birinin şimdi tembel olması beklenemez. Hala bizim iki tane fabrikamız var. Ben bazen Pazar günleri fabrikaya giderim. Muhasebe işlerine bakmak için müşteri telefon eder acil çuvala ihtiyacı vardır siparişi verir ben faturasını keserim arabaya yükler verilen adrese götürüp teslim ederim. Önceleri biraz şaşırıyorlardı ama artık alıştılar. Benim bir güzel alışkanlığımda o gün ne yapmışsam mutlaka yazarım. Yazmadan rahat etmem. İlerde bu yazdıklarımdan bir kitap yapmayı düşünüyorum. Bu bizim pişkin yetişmemizden ve işimizi, insanlarımızı sevmemizden kaynaklanıyor. Bir atasözü var ‘Alim unutur kalem unutmaz’ diye ben bunun için her şeyi not alırım ve not aldığım şeyi yapmaya çalışırım. Ben vücut olarak hiç yorulmam. Çok hızlı yürürüm ve merdivenleri ikişer üçer çıkarım. Çalışmayı çok seviyorum çünkü çalışmasam yaşayamam. Ben daha bu güne kadar hiç izin kullanmadım.

Aslında biz sizi hep sakin ve mülayim bir yapınız var gibi duruyor ama anlattıklarınız bunun tam tersi?

S. Acar, Öyle olduğunu söylüyorlar ama tam tersi. Bir kere ben görevde çok hırslıyım. Yaptığım işte kimse beni geçmemeli. O işi en iyi ben yapmalıyım. Ama parada hırslı değilim. Kaç param var bilmiyorum ama görev işi başka. Hangi işi yapamıyorsam o işi en güzel ben yapmalıyım. Yapamıyorsan hiç yapma. Ben Belediye Başkanı olarak daha bir gün resmi tatilim yok. Kullanmadım kullanmam. Üniversitede derse giriyorum. Benim dersimde ara yok. Kimse dışarı çıkamaz. Bu bahsettiğim olay sadece Belediye Başkanlı olayında değil. Büyük küçük ne iş yapıyorsam ben onda başarılı olmalıyım. Benim hayatımda başarısızlık ve ikinci olmak yoktur. Ticaret Odası Başkanlığı yaptığım dönemde fark yaratıyorduk. Dinar’a gelen Balkan, Milletvekili, Vali mutlaka Ticaret Odasına uğrardı. Odanın varlığını fark ettirdim.

Hayatım boyunca hiç izin kullanmadım

Siz bu kadar iş kolik ve çalışkan biri olarak okul yıllarında hiç spor yapmamışsınızdır?

S. Acar, Hayatımda çok fazla sor olmadı. Biraz ortaokul da voleybol takımında oynadım. Lise de basketbol takımındaydım. Benim hayatımda hiç yaz tatili olmadı, hep çalıştım. Üniversiteyi gece okudum. Gündüz ise çalıştım. Taksi kullandım hatta ambulans şoförlüğü bile yaptım. Sürekli çalışmama rağmen okul hayatımın hiçbir döneminde sene kaybı yaşamadım. Bir de lisede yakın dövüş kurslarına katıldım. Onun dışında özel hayatımda hiçbir sporla ilgilenmedim. Sadece okulda ve okul saatleri içinde.

Koskoca Belediye Başkanı gelen siparişi alıp götürüyor. Aman başkanım siz ne yapıyorsunuz demediler mi?  

S. Acar, Ben severek yapıyorum. Belki diyorlardır ama oda benim umurumda değil. Ben Belediye Balkanı oldum diye hayatımda ne değişti ki. Ben, Belediye Başkanı forsunu kullanmak için aday olmadım ki. Ben ilçeme ve insanlarıma hizmet etmek için Belediye Başkanı oldum. Belediye Başkanı oldum diye onca yıldır birlikte yaşadığım insanlara farklı mı davranmam gerek. Belediye Başkanlığını bir kenara bırakın, ben 4.5 yıl öncede Saffet Acar’dım bugünde. Belediye Başkanlığı bizim kişiliklerimizin üstünde olmamalı. Biz Belediye Başkanlıklarının forsu altında ezilmememiz lazım. Onun için fabrikaya gittiğimde Mehmet amca bana bir sipariş verdiyse nasıl 4.5 yıl önce ben götürüyorsam yine ben götürürüm. Bundan benim bir rahatsızlık duyduğum yok.

Sizde biraz farklı ve Avrupalı politikacı duruşu ve anlayışı var?

S. Acar, Bu güne kadar 40’dan fazla ülkeye gittim. Elbette onlardan bir şeyler gördük. Neticede iyi bir insan olmaya çalışıyoruz. Olaya öyle bakmak lazım. Bu ülke bizim herkes iyi şeyler yapmalı. Bir vefa borcumuz var. Yarın öbür tarafta Cenabı Allah ne yaptın diye soracak. Ne kadar kazandın diye değil. Benim amacım halkımın bana verdiği görev süresinde Dinara ve ülkeme hizmet vermeye çalışıyorum. Benim bir şahsi beklentim yok. Akşam olduğu zaman düşünüyorum. Kim sağ ol dedi kim Allah razı olsun dedi. Denildiği zaman mutlu gidiyorum denmediği zaman eve üzgün gidiyorum. Ama iyi şeyler yapıyoruz ve her gün mutlaka biri Allah razı olsun diyor. Eğitime çok önem veriyorum. Her gün Okul Aile Birliği Başkanları geliyor. Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımız için elimizden ne geliyorsa yapıyoruz.

Lise yıllarında neler yaptınız nasıl bir öğrencilik yaptınız?   

S. Acar, Lise yıllarında normal eğitim dışında Basketbol oynuyordum, bir de Eskişehir’de musiki derneğine gittim. Beni musikiye karşı çok büyük bir ilgim vardı. Müziği çok seviyorum ve o benim vazgeçilmez bir parçam. Hala da devam eden bir hastalık. Ailede profesyonel bir müzikle uğraşan yoktu ama babam 4 yıl askerlik yapmış. Eskişehir Orduevinde müzisyenlik yapmış nefesli çalgıların hemen hemen hepsini çalıyor. Dinar depreminden sonra nüfus çok azalıyor. Çocukları okutmak için Isparta’ya götürdük. Ben Isparta’da 9 yıl boyunca musiki korosunda yer aldım. Çok iyi bir Türk sanat müziği okuyucusuyum.

Belediye Başkanından kadınlara özel konser 

Son konserinizi ne zaman verdiniz? 

S. Acar, Hala veriyorum son diye bir şey yok. Geçenlerde 26 Ekim kadınlar için bir konser verdim. Ondan sonra Eğitim Gönüllüleri için bir konserim oldu ve yakın bir zamanda bir konser daha olacak. Beni söylemek ve koro şefliği dışında çalıyorum diyeceğim bir müzik aleti yok. Bir ara kanun öğrenmeye çalıştım ama onda da fazla başarılı olamadım. En sevdiğim parça ise ‘Hayat budur sevgilim geçenler unutulur’ sözleri çok güzel ve hoşuma gidiyor. Müzik güzel bir şey keşke herkes müzikle ilgilense. Ben belediye veya iş yerime gidecek olursam benden önce mutlaka TRT name açılır. İnternetten alıyoruz yayını. Eğer internette bir sorun varsa Cd’ler vardır hemen o devreye girer. Müziksiz mümkün değil çalışmam. Bir kulağım mutlaka müzikte olur. Eğer kızmışsam yüksek sesle şarkı söylerim. Aklıma ne gelirse şarkı söylerim. Birde insanların adını hep şarkılardan hatırlarım öyle kodluyorum.

Şimdi okul zamanında sporla uğraşıyorsunuz, hem de müzikle uğraşıyorsunuz. Şimdi de gayet yakışıklısınız ama birde o yıllardaki Saffet Acar. Özel hayatınızda bir hareket var mıydı?   

S. Acar, Şimdi 1960’lı yıllardan bahsediyoruz. O zaman insanların kahveleri bile ayrı olduğu yıllar. İlkokul birinci sınıfa gidiyorum Dinar’da Halk Partinin ve Demokrat Partinin kahveleri ayrı. Babam hiç siyaseti sevmezdi. Bizim evde ve akrabalarımız da siyaset konuşmak yasaktı. Bizim evde hiç siyaset konuşulmadı. Ablalarım okula gidiyor bir de ben gidiyorum. Babam bir akşam, ‘Çocuklar size okulda sorabilirler. Babanız hangi partiyi tutuyor, ne iş yapıyor derlerse babam kendi yağı ile kavruluyor. Partisi de ekmek partisi diyin’ derdi. Ben ortaokula gidene kadar hep Ekmek partisi dedim. Öyle bir parti olduğunu sanıyordum. Ortaokulda böyle bir parti olmadığını öğrendim. Ben Belediye Başkanı olana kadar hiçbir partinin sade bir üyesi bile değildim.

Sol hariç her partiye oy verdim    

Ben başkan adayı olana kadar hiçbir partiyle en ufak bir ilişkim olmadı. Ancak seçimlerde farklı partilere o günkü adaylarına, meclis üyelerine ve politikalarına göre farklı kesimlere oy verdim. Bir tek sol partilere vermedim. O’da muhtemelen aile yapımızdan kaynaklamıyor. Ama Dinar’da gerçekten inandığım bir sol partili belediye başkan adayı çıksa belki ona da verirdim. Bugün beyaz olan zamanla sararıyor. İnsanlar değişiyor, görüşler değişiyor. Ben her seçimde başkana ve meclisine bakıyorum. Küçük yerlerde kişilere oy veriliyor malum. Ben hiçbir zaman Belediye Başkanı ile Meclis Üyelerine aynı partiye verdiğimi hatırlamıyorum. Bazen başkan iyi ama meclis üyeleri iyi değil. İki farklı partiye veriyorum. Bir oyun bile çok kutsal ve önemli olduğuna inanıyorum. Bir oy için en az on kere düşünmek değerlendirmek lazım. Bana kim hizmet edebilir. Hangi ekiple yapabilir. İnanın bu memleketi zarar uğratacak birine bile bile oy verirsek bizde onun günahına ortak oluruz ve vebal altında kalırız.

Saffet Acar kimdir?

1954 yılında Dinar’da doğdu. İlk ve Ortaokulu Dinar’da, Liseyi Eskişehir’de okudu. Anadolu Üniversitesi İşleteme Fakültesini bitirdi. Kendi şirketleri olan Acarlar Dokuma San. A.Ş. ve Acarlar Vagon San A.Ş’de toplam 150 işçi çalıştırmaktadır. Serbest Muhasebeci Mali Müşavir belgesi olduğundan 37 yıldır şirketinin finans ve muhasebe işlerini yürütmektedir. Evli ve iki çocuk babasıdır. Dinar Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı, Dinar Organize Sanayi Müteşebbis Heyeti Başkan Yardımcılığı, Dinar Küçük Sanayi Sitesi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı, Dinar Spor Yönetim Kurulu Başkanı, Vergi Dairesi Takdir Komisyon Üyesi, Tüketici Koruma Komisyonu Üyesi, Dinar Eğitim Gönüllüleri Derneği Üyesi, Dinar Marsyas Musiki Derneği Üyesi, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tutuk evleri İzleme Kurulu Başkanı, Adalet Bakanlığı Dinar Cumhuriyet Başsavcılığı Koruma Kurulu Üyesi, (Hala devam etmektedir) Afyon Kocatepe Üniversitesi Dinar Meslek Yüksek Okulu Öğretmenliği (Hala devam etmektedir) 29.03.2009 yılında yüzde 51 oyla Dinar Belediye Başkanı olmuştur.

Ankara’ya otobüsle giden başkan

Belediye Başkanı olduktan sonra 3 ay kendi aracımı kullandım. Belediyenin aracını kullanmayacağım, şoför ve korumada istemiyorum dedim. Tenkit aldım. Temsil görevi bulunan kişinin Resmi plakalı araç kullanmalı, koruması ve şoförü olmalı kurumun gereği dediler. Ben Ankara’ya gideceğim. Bir heyet halinde gitmiyorum, sadece ben gideceğim. O zaman ne gerek var araca, şoföre, korumaya. Ben otobüsle gideceğim dedim. Bir bilet aldılar ben dosyaları aldım gece 01.00 arabasına bindim. Afyon’a geldiğimizde mola verdi. Araçtan indim muavin geldi, ‘Başkanım gelir misin biz kahvaltı yapıyoruz’ dedi. Şoförlerden biri eskiden Denizli Belediye Başkanın şoförüymüş. Emekli olmuş otobüste çalışıyor. Dedi ki Başkanım bu güne kadar ilk kez bir Belediye Başkanını otobüsle seyahat ederken görüyorum. Şimdi ne gerek var. Ankara’da benim çocuklarımın evi var. Gittiğim zaman bana bir yemek verirler. Sonrada gider işimi bitirir geri dönerim. Bunun için araba götür, koruma ve şoför götür. Bana bu tür şeyler ters geliyor. 6 defa böyle gidip geldim. Ama yine tenkit aldım. ODAK Pazar Kahvaltıları

Share
#

SENDE YORUM YAZ

türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye , izmir escort ,