logo

Alıp başımı gidesim geliyor

ömer mazi 

Bazen alıp başımı gidesim geliyor.

Adı haritalarda bile olmayan bir köye.

Ne yolu olsun ne beli.

Bulgur pilavı ayran olsun yeter.

Ne etliye donunayım ne sütlüye.

Şöyle bakıyorum da etrafımda hiç dostum kalmadı.

 

Bazen Valinin toplantılarına katılıyorum.

Bir çok kurum müdürü gözümü oyacak gibi bakıyor.

Alakası olmayan başka dostlarımız durumdan vazife çıkartıp “Niye?” diye soruyor.

Bazen bende kendi kendime soruyorum.

Niye?

Herkes hayatından memnun.

Ne güzel üç maymunu oynuyorlar.

Bazen kelebekler, kuru fasulyenin faydalarını yazmak istiyorum.

Ama o zamanda bizi okuyan insanlara haksızlık, onlara ihanet etmek istemediğimden yine duramıyorum.

Dedim ya bazen alıp başımı gidesim geliyor.

Ya adı haritalarda olmayan bir köye.

Ya da sıcak denizlere doğru.

 

AKÜ’den mailler var

AKÜ ile ilgili gelen bazı mailler vardı.

Onları sizlerle paylaşmak isterim.

 

30 Ağustos 2014

Sayın Yazar, öncelikle biz mağdur AKÜ’lülerin sözü olduğunuz için size teşekkür ediyorum.

Size ilginizi çekebilecek olduğunu düşündüğüm bir konudan bahsetmek istiyorum.

Konu Rektör hocanın prensi olan Sandıklı MYO’nun Müdürü, Özel BEMAR kariyer okulunun sahibi Doç. Dr. Yusuf KARACA.

Bu zat özel okulunun İngilizce hocası olan Volkan Yüncü’yü Sandıklı MYO’ya öğretim görevlisi yaptı 2 yıl önce.

 

Eeeee ne var bunda diyeceksiniz.

Ancak bu hoca hala izinsiz olarak Bemar Kariyer oklunda hafta sonları ve hafta içi birkaç gün Maaşını aldığı Sandıklı MYO’ya gelmeyip Müdürün özel kendi oklunda dersler vermeye devam etmektedir.

Yani al gülüm ver gülüm.

Müdür Yusuf Hoca ile ilgili geçen zaman dilimlerinde defalarca Afyon yerel medyasında Öğrencilerini Özel BEMAR kariyer okuluna gitmeleri konusunda zorladığı içeriğinde haberler yer almıştı.

 

Diyeceksiniz ki öğrencilerini ve astları konumundaki hocaları suistimal eden bu PRENS neden Rektör tarafından korunmaktadır?

Rektör Hoca 3.5 yıl önceki seçimlere bu Yeşilyol’da faaliyet gösteren Özel BEMAR kariyer okulunu seçim faaliyetlerinin merkezi olarak kullanmıştı.

Bu okula yüksek ücretler ödeyerek gitmek zorunda bırakılan öğrenciler, bu okulun üniversitenin değişik okullarında sattığı sertifikaları almak zorunda bırakılan öğrenciler (Sandıklı MYO ‘da 2 saatlik eğitimler karşılığı 30 TL’ye satılan sertifikalar v.b) ve Müdürünün özel Okulunda çalıştırılarak diyet ödetilen Hocalar adına konuyu dikkate alırsanız size müteşekkir kalırız.

Yayın hayatınızda başarılar diler İnşallah bir gün Finike’de limanda çay içerken yüz yüze tanışmak umuduyla saygı ve sevgilerimi sunarım. A. T.

 

Aynı kişi birkaç gün önce bir mail daha attı.

26 Eylül 2014

Sayın yazar; 2 hafta önce size mail göndermiştim.

Bakın ne kadar haklı çıktım.

Sandıklı MYO’nun rektör prensi müdürü Doç.Dr.Yusuf KARACA Kendi Özel Okulu BEMAR a gitmeyen kimseyi okuluna hoca dahi yapmıyor.

Sandıklı MYO ya alınacak isimleri size yazmıştım.

Seyahat bölümüne Kutlay Orhan, Otelcilik Bölümüne Tuba Vural demiştim.

İkisi de tutu.

Rektör her şeyin farkında ama Seçim çalışmalarında BEMAR kariyer okulunun salonlarını kampanyası için kullandığından bu adamın esiri olmuş durumda.

Öğretim Görevlisi yapılan bu arkadaş sınavda 6. ve 5. olmuşlardı.

Ama mülakat da herkesi geçiverdiler.

İnanın bu sınava müracaat edip gelen onlarca insana yazık.

 

Bemar Okulunun yabancı dil kurslarına paracıkları vermeden hoca olunmuyor.

Yusuf Beye para kazandırmadan öğrenciler sınıf geçemiyorlardı.

Şimdi ise Hoca olunmuyor.

Umarım bu sefer ilginizi çekebilirim.

Saygı ve selamlarımla.

Not.size yazdığım ilk maildeki ve bu mail deki gerçekleri Bimer’e de yazdım.

İnanın Bu iki isim geçen haftadan belliydi.

Çünkü Sandıklı MYO’daki kapılarda isimlikleri bile asılmıştı. 🙂

Daha sınavlar açıklanmadan.

 

Başka bir Mail.

Merhaba Ömer bey;

Ben 2009-2011 Afyon Gıda Teknolojisi öğrencisiyim.

Abdullah Çağlar’dan ders de aldım.

Bu şahıs hakkında sürekli bunları nasıl yapıyor veya bu sözleri nasıl sarf ediyor diye soruyordum.

Ve sürekli aynı cevabı alıyordum, “ADAM PROFESÖR İSTEDİĞİNİ YAPAR“..

Yazınız için size teşekkür ediyorum.

En azından bizden sonraki dönemlerde okuyacak olan arkadaşlarımıza yararlı olur.

İyi çalışmalar

Faruk Selim ŞENCAN

 

Ben o komisyonda yoktum

AKÜ’de yapılan tartışmalı sınavda adı geçen Araştırma Görevlisi Oktay Tomar’dan bir mail aldım.

Oktay Tomar ben o sınavda yer almadım.

Sizi kandırmışlar demiş.

İşte o mail.

 

26.09.2014 tarihinde gazete köşenizde yayınladığınız “AKÜ’ de tartışmalı sınav” isimli köşe yazınızla ilgili olarak;

Sayın Mazi;

Buradan yazınızla ilgili  “sizi mahkemeye vereceğim” ya da “kişilik hak ve özgürlüğüme” zarar verdiniz gerekçesiyle dava edeceğim gibi cümleler kurmak istemiyorum.

Ama sizi bu yazıları yazmanız amacıyla bilgilendiren ve kötü amaçlarına ortak edenler için, aynı şeyleri söyleyemeyeceğim.

Sonuçta herkes yaptığının sonucuna katlanmalı.

 

Çünkü sizin yazmış olduğunuz bu yazıyla farkında olmadan bazı art niyetli insanların, kendi kişisel meselelerine sizi alet ettiği açıkça gözükmekte.

Niye mi; çünkü ben üniversitem de Arş.Gör. olarak çalışmaktayım ve görev sürem boyunca akademik hiçbir sınav jürisinde görevli bulunmadım.

Zaten bu tür sınavlara Arş.Gör. nin jüri olarak girmesinin mümkün olamayacağını herkesin bilmesi gerekir.

Dolayısıyla bu son ilan edilen kadrolarda da kesinlikle hiçbir görevim bulunmamaktaydı. Ama yazınızda benim komisyonda görevli hocalardan biri olduğum ve hoş olmayan ifadelerle tarafımı suçlayıcı birçok ifade kullanılmıştır.

İnanın görünce sizi deyişinizle  “Duyduklarım yenir yutulur şeyler değil”.

 

Diğer bir aldatıcı ifade ise; benim iki sene kadar önce benzer bir konuyla alakalı soruşturma geçirmem ve bundan ötürü ceza almam.

Tarafıma atılan kasıtlı ve maksatlı benzer iftiralar dışında, bu veya başka bir konu hakkında hiçbir soruşturmam/cezam kesinlikle bulunmamaktadır.

Dolayısıyla yazınızda belirttiğiniz ve tamimiyle hayal ürünü olan bu ifadeler yalandır.

Bunları resmi olarak da belgelendirmeye hazırım.

 

Tabii ki sizde bu söylentiler niye var, beni niye buluyorlar veya arıyorlar diye düşünüyorsunuz.

Size şimdilik şu kadarını söylemeliyim ki dedikodunun, insanların kişisel menfaatleri uğruna yapmış olduğu faaliyetlerin ve en kötüsü bu amaçla atılan iftiraların maalesef çalıştığımız ortamda; eğitim –öğretimin ve akademik faaliyetlerin önüne geçmiştir.

Bu insanların kendi ezikliklerini ya da açıklarını örtbas ettiğini ve kendi çıkarlarına aykırı edenler hakkında bu tür davranışlar sergilediklerini en iyi sizin bilmeniz gerekir.

Aslında sizde yazmış olduğunuz yazılarınızda bu durumun farkında olmalı ve endişelerinize kulak verip keşke bu tür insanları sevindirmeseydiniz.

 

Bir yakınınız, kardeşiniz yâ da kendinizin böyle bir durumda mağduriyetin önlenmesi amacıyla yapması gereken neyse, benimde onu yapacağımı düşünerek bu kişilerin oyunlarını bozmanızı; ama en azından yazmış olduğum bu tekzip yazısını yayınlamanızı ve sizi bu doğrultuda yanlış yönlendiren ve isimli imzalı telefon numaralı olarak belirttiğiniz bu kişinin ismini okuyucularınızla paylaşmanızı ve yazılarınızda insanların duramadıklarını belirttiğiniz dik duruşu, göstermenizi sizden rica ediyorum.

Saygılarımla

28.09.2014

Arş.Gör. Oktay TOMAR

Afyon Kocatepe Üniversitesi
Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü

Gerçekten Oktay Tomar’ın böyle bir komisyonda yer almadıysa adı nasıl bu listeye girdi bilmiyorum.

Ama benim amacım hiçbir zaman haksız bir yere bir insanı zor durumda bırakmak olmadı.

Bu komisyonda Oktay Tomar yer almamışsa kendisinden özür dilerim.

Hiçbir zaman kurunun yanda yaşında yanmasına gönlüm razı gelmez.

Benim yazdığım yazılarda ismi geçen herkesin cevap hakkı var.

Cevap hakkını kullanan birçok hocam oldu.

Kendinden şüphesi olmayan zaten cevabını ve açıklamasını gönderiyor.

Adı şaibeye karışanlar ise cadı avına çıkıyor.

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ