logo

AKÜ’ye katkısı olacak adayı destekliyorum

ömer mazi
AKÜ’de seçimlere 3 gün kaldı.
Herkesi bir merak aldı.
AKÜ hocalarını başka bir merak almış.
Ömer Mazi, Zakir Avşar ve İbrahim Demirkan’ı destekliyor.
Allah aşkına bu nasıl bir mantık.
Koca koca öğretim üyeleri böyle fanteziler nasıl kuruyorlar anlamadım?.
Rektör adaylarına oy verecek olan sizsiniz.
Ben değil.
Oy vermediğim birini nasıl desteklerim.
Kaldı ki hiçbir rektör adayını tanımam, konuşmadım, görüşmedim, telefonlaşmadım, el sıkışmadım, mektuplaşmadım, aracımız yok.
AKÜ’ye kim faydalı olacaksa o kazansın.
Ben de bu yönde yazılar yazıyorum.
Başka bir niyetim yok.
Şimdi gelelim AKÜ Öğretim üyelerinden gelen mail.

“Sayın Mazi.
Yazılarınızı AKÜ’de ki birçok kişi gibi biz de takip ediyoruz.
Ancak AKÜ’de yaygın bir kaygı sizin taraflı olduğunuz; Zakir Avşar ya da İbrahim Demirkan’ı desteklediğiniz yönünde.
Biz ise bunun asılsız olduğunu kanıtlamak için sizi kendi bildiklerimizle bilgilendirmek istedik.
Bu nedenle bu maili de yayınlayacağınıza eminiz.
Anket yapmışsınız.
Ama bizimle konuşmadınız.
Bu maili kaleme alan henüz hiçbir rektör adayı hocadan yana taraf olmamış 10’u aşkın öğretim üyesi olarak bilgi ve birikimimizi sizinle paylaşıyoruz.
Öncelikle bizim görüşümüz, Rektör Mustafa Solak yeniden rektör olmasın da kim olursa olsun yönündedir.

AKÜ’deki 600’e yakın öğretim görevlisinin en az 3’te 2’sinin görüşü de bu yöndedir.
Mustafa Solak’ın baskı, yıldırma politikaları, haksız ve adaletsiz uygulamaları, mobbing uygulamaları artık bu üniversiteyi yaşanmaz hale getirdi.
Kaldı ki, AKÜ’yü şu an Solak değil genel koordinatör hazret ile her dönemin adamı sosyolog dekanlarımız yönetiyor.
Özellikle herkesi yaftalayan ve fişleyen bu nedenle kimseyi beğenmeyen tavrıyla hazret, son 4 yılda AKÜ’den kaçan herkesin müsebbibidir.
Mustafa Solak hakkında paralel iddialarını siz biliyor ve yazıyorsunuz.

Bunları Ankara da çok iyi biliyor.
Çukurambar’daki toplantılara ilişkin bir konuşmanın dökümünün Ankara’nın elinde olduğunu duyduk.
Mustafa Solak hocanın söyledikleri ve paralel yapıya verdiği vaatler dudak uçuklatıyormuş.
Hocanın Çukurambar’daki evinde de paralel toplantılara ev sahipliği yaptığı da Saray’a giden bilgiler arasında.
Nihayet Solak’ın kendini kurtaramayacak duruma gelmiş olmasını sevinçle öğrendik.
Sizin aksinize biz sıralamanın,
1. Mustafa Solak
2. ve 3. Hasan Çimen ve Hakkı Yazıcı (aralarındaki sıralama değişebilir)
4 İbrahim Demirkan
5 Zakir Avşar
6 ve 7 Kasım Turhan ve Ramazan Şevik (aralarındaki sıralama değişebilir) olacağı yönünde.

Mustafa Solak bize göre paralel destek ve kemikleşmiş oyları, getirdiği oylarla ilk sırada çıkacaktır.
Tahminen 150-200 arası bir oy alır.
Kasım ve Ramazan hocanın en son sırada alacağı, oy sayılarının iki elin parmaklarını aşmayacağı genel inanış.
Hasan Çimen’in ise 120 gibi bir oy almasını bekliyoruz.
Süleyman Taşgetiren’in desteği ile oy sayılarını arttırdı.
Paralel olduğu bilinen Süleyman Taşgetiren’in varlığı Hasan Çimen’e tam olarak bir zarar vermemiş.
YÖK, seçim bitsin oy sayını görelim diyormuş.

Bu durumda Hasan Çimen Hocanın seçim sonrası paralele ne kadar karıştığı, onlara ne kadar duvar örebileceği ile ilgili tavırları Hasan Çimen’in şansını seçim sonrası arttırabilir.
Mustafa Solak’ın haksızlıklarına karşı duran Hakkı Yazıcı’nın bir nevi kılıcı çektiğine bizde katılıyoruz.
Hakkı Yazıcı, kendisinin arkasından iş çeviren, herkesin işini bozup suçu Yazıcı’nın üstüne atan Genel koordinatör hazretlerinin yaptıklarını anlatıyor.
Hakkı Yazıcı’nın da 100-120 oyu geçmesi muhtemel görünüyor.
Yazıcı Cumhurbaşkanına yakın bir vakıfın da kurucu üyeleri arasındaymış.
Biraz sessiz kaldı bunun da zararını görebilir.

Sessizlik üniversitede güçsüzlük olarak görülüyor.
Zakir Avşar hocanın ön plana çıktığını yazmışsınız.
Zakir Avşar 4 yıl önce 48 oy almıştı.
Ama biri bizim aramızda bulunan Zakir Avşar hocaya destek vermiş öğretim üyeleri Zakir Avşar hocanın 4 yıllık vefasızlığından dem vuruyorlar.
Bu kendisine zarar verecek.
Üstelik Zakir Avşar hocanın destek alamadığı bazı öğretim üyelerini onun adına MHP’li Abdülkadir Akçan’ın aradığı kulaktan kulağa yayılıyor.
Tüm adayları en ince detayına kadar araştıran hükümet ve Cumhurbaşkanının bundan habersiz olması mümkün görünmüyor.

Hem biz tanıdığımız hali hareketlerini güya başhekimliğinden bildiğimiz Mustafa Solak’tan 4 yılda neler çektik.
4 Yılda tanınmaz hale geldi.
Tanımadığımız Zakir Avşar’ın yapabilecekleri inanın gözümüzü korkutuyor.
Ayrıca Zakir Avşar daha adaylık sürecinde hocalarla kavga etmeye başladığı, gittiği bazı odalarda hocaların olumsuz söylemlerine sinirlendiğini de biliyoruz.
Aslına bakarsanız adaylardan bir ara rüzgarı arkasına en iyi alanı İbrahim Demirkan’dı.
Oy oranı da iyi gidiyordu.

Ama İbrahim Demirkan ile Zakir Avşar’ın tabanı aynı.
Birbirini bölecekler.
İbrahim Demirkan solcu olduğu vakti zamanında kılık kıyafetle ilgili fişleme işlerine girdiği yönünde iddialar var ama son 5-6 yılda Ak Parti ile sıcak ilişkiler kurdu.
Bu ilişkilerin hükümet kanadına uzandığı biliniyor.
Kabineden iyi dostları varmış.
Zakir Avşar gelmeseydi iyi oy alırdı ama şimdi oy sayısı 40’a kadar geriledi diye konuşuluyor.

Sizin aksinize biz AKÜ’de çekilen aday olacağını da sanmıyoruz.
Bir ihtimal Ramazan Şevik.
Onun dışında çekilecek aday yok.
Herkes şansını deneyecek.
Mustafa Solak’ın paralel, Zakir Avşar’ın MHP’nin gizli adayı, İbrahim Demirkan’ın türban karşıtı eski solcu olduğuna göre Cumhurbaşkanı bunların üstünü çizecektir.
Geriye ise 4 aday kalıyor.”

10 Öğretim üyesi bir araya gelip bir yazı hazırlamışlar.
Genelde bildiğimiz şeyler.
Ama özellikle üzerinde durulması gereken Zakir Avşar’ın önceki, dönem aday olup seçilemeyince İstanbul’a gidip burada başta kendisine oy verenler olmak üzere hiç kimseyi arayıp sormaması ciddi bir sorun.
Bu tutum ona çok oy kaybettirdiğini biliyorum.

Benim Zakir Avşar ya da İbrahim Demirkan’ı desteklediğim konusuna gelince.
İki çocuğum ve kutsal bildiğim her şey üzerine yemin ederim ki hiçbir rektör adayını tanımam.
Yan yana gelmişliğim, konuşmuşluğum, tokalaşmışlığım, telefonla dahil bir irtibatım olmadı.
Mustafa Solak’ı tanırım.
Birkaç kez ilk seçildiği zaman tokalaşıp hayırlı olsun dedim.
O kadar.
Birde Hakkı Yazıcı Hocayla rektör yardımcılığından istifa ettiği zaman aradım ama sekreterini geçemedim.
Sonra bana açıklama gönderdi.

Hepsiyle münasebetim bu kadar.
Ben akıl ve mantık ölçülerinde AKÜ’ye ve Afyon’a kim faydalı olacaksa o göreve gelsin diye kendi fikir ve yorumlarımı yapıyorum.
Bu sadece AKÜ için değil.
Belediye Başkanı içinde, valiler içinde, müdürler içinde geçerli.
Benim derdim kişilerle değil.
Ben kişilerin uygulamaları ve yanlışları üzerinden eleştiriyorum.

Rektörün lüks makam arabasını da ilk ve tek yazan ben oldum.
Çünkü yanlıştı.
Aylık 13 bin lira.
İrfan Balkanlıoğlu aylık 10 bin liralık arabaya biniyor diye kıyamet kopmuştu.
Rektör valinin arabasından daha lüks ve daha pahalısına biniyor.
Kimin parasıyla?
AKÜ’nin parasıyla.
Öğrencilere daha iyi imkan sağlanması gereken parayla.
Ne oldu o lüks makam arabası seçim sürecine girildiği için izah etmekte zorlanan rektör iade etti.
Bu konuda bir katkım olmuşsa ne mutlu bana.
Evinin önünde AKÜ’nün aracının 7 gün 24 saat beklemesini kabullenemiyorum.
Bunu doğru bulan bir kişi varsa çıkıp açıklasın.
Bu arada benim adayım Zeybek, Elibol ve Toptaş yazısı yine kaldı.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

#

AKÜ’ye katkısı olacak adayı destekliyorum” için 1 yorum

  1. Hakkı Hoca dedi ki:

    Bu gelen mail direk olarak söylemesede Hakkı Yazıcı hocayı destekleyin demek istemiş başka alternatif yok demeye getirmiş ama kazın ayağı öyle değil maalesef!!!