logo

AKÜ’den gelen cevaplar

ömer mazi

Bugün AKÜ hakkında yazdığım hocalardan savunma yazıları geldi.

Cevap hakları olduğu için birkaç gündür yazdığımız yazılarda adı geçenlerin gönderdikleri maillerden oluşan bir yazı olacak.

Bakalım onların gözünden AKÜ nasılmış?

 

Bir okuyucu maili.

“AKÜ ile bir kez de olumlu bir şey duysam dişimi kıracağım.

Bir kurum bu kadar berbat hale getirilir.

YÖK’ün Şan Özalp de yapıldığı gibi derhal dışarıdan birini rektörlük görevine getirmesi ve normalleşme sağlandıktan sonra seçime gidilmesi en hayırlı uygulama olacaktır”

 

AKÜ’de okuyan bir öğrenci kardeşimiz yazı göndermiş.

Bakalım öğrenciler açısından AKÜ nasıl bir yer.

 

“Merhaba ben Kocatepe üniversitesi öğrencisiyim sayın Ömer Mazi.

Yazdıklarınızın hepsi değil de ders geçirmeme konusunda yazdıklarınız 100’de yüz kesin doğru hocalar artik takıntılı ve biz öğrenciler mağduruz ama hakkımızı arayamıyoruz.

Sonuçta AKÜ’de bir öğretmene dokunulmazlık hakkı gibi bir şey var.

Bir sınıfın hepsi bazen dersten bırakılıyor sınav kağıdı okunmadan rastgele puanlandırılıyor.

Çok mağduruz ve bunu dile getirdiğiniz için size minnet duyuyoruz size çok teşekkür ediyoruz AKÜ öğrencileri adına 🙂

Eamazan A…..”

 

Şimdi gelelim hocaların yaptıkları savunmalara.

 

“Sayın Ömer Mazi Bey;
30 Haziran 2014 tarihli Odak Gazetesi köşenizdeki AKÜ’de neler oluyor? başlıklı yazınızda “En basit Enformatik bölümünde “Oturdukları yerden, uzaktan eğitimle, maaş-döner-ders ücreti alanlar var, ballı kaymaklı-örnek mi istersin-Öğretim Görevlisi Mahmut Kantar, Sinan Yörük” ifadesini kullanmışsınız.

 

Bizler birer öğretim elemanı derse girmekle yükümlü ve ders yüküne bağlı olarak ek ders alan memur statüsünde çalışan birer devlet memuruyuz.

Birimimiz de düzenli olarak çeşitli alanlarda kursalar açılmakta ve bu kursların ders ücretleri yönetmelik gereği döner sermaye üzerinden ödemektedir.

Yazınızda belirttiğiniz itham, bizlerini kamuoyunda haksız bira kazanç elde ettiğimize yönelik intiba bırakmaktadır.

Kamuoyunda hakkımda usulsüz gelir elde ettiğime dair izlenim oluşturmanız basın etiği, hukuk kuralları açısından doğru değildir.

 

Tarafların görüşü alınıp yazılması gereken iddialar tek taraflı yazılmıştır.
Bu çerçevede yazdıklarınızla ilgili köşenizde (diğer kanuni haklarım saklı kalmak şartıyla) düzeltme yapmanızı rica eder, çalışmalarınızda başarılar dilerim.
Öğr. Grv. Mahmut KANTAR
Enformatik Bölüm Başkanlığı”

 

Yazılarımıza konu olan başka bir hocanın açıklamaları.

 

“Sayın Ömer Mazi Bey;
30 Haziran 2014 tarihli Odak Gazetesi köşenizdeki AKÜ’de neler oluyor? başlıklı yazınızda En basit Enformatik bölümünde “Oturdukları yerden, uzaktan eğitimle, maaş-döner-ders ücreti alanlar var, ballı kaymaklı-örnek mi istersin-Öğretim Görevlisi Mahmut Kantar, Sinan Yörük” diyorlar.

Adlı ifadeler kesinlikle doğru değildir.

Kamuoyunda hakkımda usulsüz gelir elde ettiğime dair izlenim oluşturmanız basın etiği, hukuk kuralları açısından yanlıştır.

 

En basit basın etik ilkelerinde bile iki tarafın görüşü alınıp yazılması gereken iddialar tek taraflı yazılmıştır.

Ayrıca kamuda görev yapan  bizler kanun, yönetmelik ve yönergelerle idare edilmekteyiz. Sizler de kamu düzeninin bir parçası olarak hukuk kuralları çerçevesinde hareket etmek zorundasınız.
Bu çerçevede yazdıklarınızla ilgili köşenizde (diğer kanuni haklarım saklı kalmak şartıyla) düzeltme yapmanızı rica eder, çalışmalarınızda başarılar dilerim.

Yrd. Doç. Dr. Sinan YÖRÜK
Enformatik Bölüm Başkanı”

 

Son açıklama Rektör yardımcılığından istifa eden Prof. Dr. Hakkı Yazıcı Hoca’dan.

 

“Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektör Yardımcılığı görevinden istifam sonrası bir yerel gazetede yayımlanan köşe yazısında bana atfedilen ifadeler tamamen asılsızdır.

Kişiliğimle bağdaşmayan söylemler nedeniyle; tüm yasal haklarım saklı kalmak kaydıyla, kamuoyunu bilgilendirmek zorunlu hale gelmiştir.

 

Yaklaşık 3,5 yıldır üstlendiğim Rektör Yardımcılığı görevinden istifa ettiğim doğrudur. İstifamın gerekçelerini açıklama gibi bir zorunluluğum olmadığını düşünüyorum.

Düşünceyi özgürce açıklamanın bir hak olduğu gibi, açıklanmaması ve susmak da kişisel bir haktır.

Bu hakkı kullanarak; istifam sonrasında susmayı tercih ediyorum.

 

Ancak bugün yerel bir basın kuruluşunda; “Rektör Mustafa Solak değirmen gibi” başlığıyla verilen köşe yazısında herhangi bir görüş bildirmeme rağmen, kurgusal ve tamamen asılsız bilgiler yer almaktadır.

Devlet ve akademi terbiyesi almış bir öğretim üyesi olarak, Rektör Prof. Dr. Mustafa Solak için; “Bu adam diktatör mü?” diye bir ifade kullanmadım, kullanmam.

Sadece Rektörümüz Sayın Solak için değil; önceki Rektörlerimiz için de böyle bir ifadeyi hiç bir zaman kullanmadım ve kullanmam.

 

Nereden edinildiği belli olmayan bilgi kırıntılarıyla yazılmış köşe yazısı içerisinde bir takım imalar ve farklı anlamlara yol açabilecek ucu açık ifadeler kullanılmıştır.

Halbuki TÜBİTAK kanalıyla 1 yıllığına ABD’ye giden Prof. Dr. Fatih Nuray’ın, Eğitim Fakültesi Dekanlığı görevi bu nedenle üniversitemizden ayrıldığı gün sona ermişti.

Benim görevden ayrılmam ise tamamen kendi irademle aldığım şahsi bir karardır.

Buna karşın söz konusu köşe yazısında; üniversitemizde son dönemde yaşanan bazı istifalar ve görevden almalarla, bizim görevden ayrılmamız ilişkilendirilmeye çalışılmıştır.

Bu tavrın iyi niyetle bağdaşmadığını düşünmekteyim.

 

Halen Afyon Kocatepe Üniversitesi’nin bir öğretim üyesi olarak üniversitemizin, benim üzerimden yıpratılmaya çalışılmasını kabul etmem mümkün değildir.

Öğrencisi, öğretim üyesi ve diğer personeliyle birlikte yaklaşık 40 bin kişilik bir aile olan bu kurumun, Afyonkarahisar ve ülkemiz için arz ettiği değeri korumak hepimizin görevidir.

Bu konuda herkesin gerekli duyarlılığı göstereceğine inanıyorum.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

Prof. Dr. Hakkı YAZICI

 

Evet hocaların cevapları böyle.

Elbette Hakkı Yazıcı Hoca neden istifa ettiğini açıklamak zorunda değil.

İstifa ettiği gün kendisi ile telefonla görüştüm.

İstifa ettim ama bu konuda bir açıklama yapmayacağım dedi.

Eyvallah.

O zaman bizde bize ulaşan bilgiler doğrultusunda köşemizde olayı anlatmaya çalıştık.

Sonuçta ortada bir istifa olayın var ve “Ben istifa ettim ama nedenini söylemem” diyorsunuz.

Ben bu güne kadar hiç bir şey yokken durup dururken nedensiz yere istifa edene rastlamadım.

Siz gerekçenizi anlatmazsanız biz gazetecilerde neler oldu diye size yakın kaynaklarımızı devreye sokarız.

 

Bu dünyanın her yerinde böyledir.

Ben sizi aradım ve hocam istifa etmişsiniz neden? diye sordum.

Sizde istifa doğru ama bu konuda hiç açıklama yapmam derseniz o zaman üçüncü şahısların bilgilerine başvurmak zorunda kalıyoruz.

 

Toparlanan bilgiler çerçevesinde köşe yazımızı yazıyoruz.

Köşe yazısı bire bir röportaj değildir.

Köşe yazısında yazılan konular için adı geçen her kişiye ulaşıp onun karşı görüşü sorulmaz.

Varsa bir açıklamanız ve cevabınız gönderirsiniz yayınlarım.

Kaldı ki aradıklarımızda ben açıklama yapmak istemiyorum diyor.

Ama daha sonra bir sayfa savunma yazmaya çalışıyorlar.

Elbette hala oradasınız birileri ile aranızın daha fazla açılmasını istemediğinizden karşı atağa geçmek hakkınız.

Share
#

SENDE YORUM YAZ