logo

izmir escort bursa escort izmir bayan escort istanbul escort antalya escort izmir escort bayan izmir escort bursa escort bursa escort kızlar istanbul escort bayan gaziantep escort istanbul escort istanbul escort kızlar

AKÜ’de süreç hızlanıyor.

ömer mazi

Bu gün CHP ve AKÜ hakkında son süreci yazacaktım.

Ama anladığım kadarıyla CHP’ye yine yer kalmayacak.

CHP yarına kaldı.

AKÜ’de neler oluyor?

Seçim takvimi yaklaştıkça iş daha kızışacak gibi.

Dün bana bir Rektör adayı daha ulaştı.

Sayı 10’a yaklaştı ve artarak devam edecek.

 

Ama öncesinde bazı hocalardan yeni bilgiler ve iddialar geldi.

Bunları paylaşmamız gerekli.

Bakın AKÜ’de neler oluyormuş?

 

Bir profesörden.

Evet Ömer Bey, yazılarınızı bütün öğretim üyesi arkadaşlarla okuyoruz.

Bizlerin sesi oldunuz.

Yazılarınızdakilerin hepsi doğru.

Bir Genel Sekreter düşünün tarikat şeyhi.

Üç yıl akademisyen arkadaşlara kumpas kurmakla meşgul oldu.

İnsanların ekmeği ile oynayıp kadrolarına engel oldu.

Kapısına gelen hocalara bende Doçentim deyip azarladı.

Rektörlükteki onun adamı olmayan arkadaşlara sorduk Hazret diye anılan bu şahıs ne yapıyor diye. ”Öğleye doğru gelir, öğle sonu gider.

Normal-ikinci öğretim dersleri ne zaman sınav varsa onların başında olur” dediler.

Keseyi dolduruyor.

Günde yarım saatte lütfen Genel Sekreterlik yapar.

 

Bunu da sanmayın Devlet için bir iş yapar.

Gelir Hakkı hocamızın işlerini bozar.

Kemalettin hoca, Süleyman hoca ne iş yapar onları takip eder.

Kim alınıyor.

Onlara bakar, kafasına yatmayanlara engel olur.

Onlar hakkında konuşur.

Hatta Rektörü dahi çok sevmez.

Adam yoktu, mecbur kaldık diye de anlatır.

 

Kadrolaşır.

Yerleştirdiği adamlar şunlar hocam.

SKS D.Başkanı-Bilgi İşlem Daire Başkanı-Genel Sekreter Yardımcısı ve son Dakika Dekan yaptığı şahıs-Hastane Müdür Yardımcısı B.T-Güzel Sanatlar Sekreteri-Hukuk ve Mühendislik fakülte sekreterleri.”dediler.

Ben geçmiş yıllarda bu hazretin cemaat toplantısına katıldım.

Benimle ilgilendi, haktan hukuktan, Üniversitelerde irtica zulmünden bahsetti.

Hakkı hoca hazret abdest alırken ceketini tutardı.

Bizde saygı duyardık.

İlk kazığı ona attı.

O yıllardaki anlattığı irtica zulümlerini unuttu.

Yıllar sonra bu zatı tanıyamıyorum.

Demek ki makam-mevki ve para kim olsa bozuyor.

Herhalde bunu vekil bırakan şeyhin kemikleri sızlıyordur.

Bir tarikat ehli kılı kırk yarar.

Hazret devletin arabası ile gezer tozar.

Rektör hoca diyetini ödedi.

Doçent yaptı.

Kesesini dolduruverdi.

Şimdi onun altını oyuyor.

 

Bir diğer hocamızdan.

Sayın Ömer Mazı Bey.

Hoca reklamı sever.

Gene bir tabela fakültesi daha açtı.

Hatta tabelası dahi yok.

Eczacılık fakültesi kaç yıldır açık.

Tabelası, öğrencisi yok.

Diş Hekimliği Fakültesi malum öğrenci alamıyor.

Sizin devamlı yazmanız ve gayretinizle zar zor Hukuk fakültesine öğrenci aldı.

Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesini kurduğunu öğünerek anlatıyor.

Mevcut Eczacılık ve Diş Hekimliği Fakültesini açmak yerine reklam için fakülte açıyor.

Herhalde Anadolu Üniversitesi Sivil Havacılık Fakültesini incelemiştir.

1986 da MY Okulu olarak Yılmaz Bey kurdu.

1992 de fakülte oldu.

2012 de Uluslararası eğitim kurumu oldu.

Hava alanı var.

33 Yıllık geçmişi var.

4 Bölümü var.

Fakültede ancak 2 Profesör var.

5 Doçent ve 15 Yardımcı Doçent mevcut.

10 Öğretim Görevlisi ve 11 asistan var.

Bir Fakülte kazandırmak çok güzel.

Çokta zor değil.

 

Teklifi YÖK’e sun, milletvekillerini devreye koy ve Fakültenin açılış iznini al.

İş bunla bitmiyor.

Hoca yok, bina yok, hava alanı yok.

Yok Yok.

Tıp Fakültesi kaç yıl olmuş hala akademisyenler kadrosu ile çevre tıp fakültelerinden geri.

Bunları iyileştirmek yerine kolaycı yol, fakülte açıp reklam yapmak.

Vatandaşta sanıyor ki yarın Üniversitede pilot yetişecek.

Örnek önümüzde Anadolu Üniversitesi.

 

 

Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zakir Avşar RTÜK Üyeliği, Başkanvekilliği yaptı.

Reklam Kurulu Başkanlığı yaptı, Genel Müdürlük yaptı.

Genç yaşta gelmediği makam, yapmadığı görev kalmadı.

Çalışkanlığını, üretkenliğini, tarzını, efendiliğini, kalitesini Ankara’yı ve bürokrasiyi bilen herkes söyler, takdir eder.

Milliyetçi ve muhafazakârdır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir toplantıda, yapmış olduğu konuşmasından dolayı Hoca’ya olan takdirlerini gözlerimle gördüm.

Hatta öyle ki, ben hemen Cumhurbaşkanımızın arkasındaki sırada oturuyordum, Özel Kalemi’ne Hoca ile ilgili olarak her zaman kapısının açık olduğu talimatını O3 VALİLER, TRT VE KULİSLER kulaklarımla işittim ve sonrasında cumhurbaşkanımız, kendi konuşması içinde birkaç kez Hoca’nın konuşmasına vurgu yaptı, toplantı sonunda da yine yanına davet ederek hususi tebrik etti.. Onun

 

CEO’dan gazeteciye ahlaksız haber siparişi

Afyon Valisi Hakan Yusuf Güner’in toplantılarına katılıyoruz.

Birkaç gün önce kurum müdürlerini topladı.

Gözlerinin içine baka baka, “İş yapmak ibadetse sizden ibadet bekliyorum.

Dedi kodu değil iş yapın” dedi.

“Bana ayak uyduramayan varsa söylesin.

Ben çalışan adamı severim, laf üreten, dedikodu yapanları değil.

Herkes kendi işine baksın” dedi.

 

Bütün bunlara rağmen hala kendi bildiğini okuyanlar var.

Vali bey talimat vermiş.

Oruçoğlu İlkokulu’nun da dersliği bozup mescit yapılması konusunda Milli Eğitim Müdürü Metin Yalçın’a talimat verdim açıklama yapacak dedi.

Milli Eğitim Müdürü Metin Yalçın’ı tam üç kez aramamıza rağmen bir haftadır bizimle görüşmemek için köşe bucak kaçıyor.

Hadi bizi bir kenara bırakın.

Adam Valinin verdiği talimatı bile yerine getirmiyor.

Valinin talimatını yerine getirmeyen bir il müdürü.

 

Neyse başka birisi var.

CEO Ayhan Erenoğlu birkaç gün sonra yapılacak olan bir sendikanın listesini bozmak için kankası olan bir gazeteciye haber siparişi vermiş.

Sendika üyesi olacak olan doktor için, “Onun gayri meşru ilişkisi var” demeye getirilen bir haber hazırlığı yapılıyormuş.

Meslektaşımda, “Bakın böyle bir haber çıkacak onu listeye almayın” diye tehdit etmeye çalışıyormuş.

Olayın kaynağı ise imzasız bir mektup.

Eskiden Türk filmlerinde olurdu.

Bir dost.

 

Böyle bir oyuna Ayhan Erenoğlu neden gerek duyar anlamış değilim.

Hele bir gazeteci gerçek olmayan bir haberi nasıl “yazarım haa” tehdit eder anlamış değilim.

Mesele ben buradan Ayhan Erenoğlu ile o meslektaşım arasında nasıl bir bağ var yazarım haa desem doğru olur mu?

Eş durumu, kavga olayı, kamera görüntüleri, adliyeye yansıması, olaya karışanların kimin yeğenleri olduğunu yazarım haaa” desem doğrumu.

Üstelik benim bildiklerim imzasız bir mektup değil.

Kayıtlı.

Kamera görüntüleri bile var.

Kim nasıl örtbas etti.

Mağdurlar nerede?

Torpilli çalışan nerede?

O nedenle kimse kimseye iftira atmaya kalkmasın.

Vali beyin dediği gibi herkes işini yapsın.

İşini yaparken de hakkıyla yapsın.

Sendikaya o girmesin, bu seçilmesin, o benim düşmanım olayı bir CEO’ya yakışmaz.

Küçük Emrah gibi poz verip, Nuri Alço olmaya gerek yok.

Herkes haddini bilsin.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye , izmir escort ,