logo

AKÜ’de Seks skandalı yaşandı mı?

ömer mazi

Anadolu’da birçok şehrin ana lokomotifi üniversitedir.

Üniversiteler şehrin kaderini değiştirir.

Yüzlerce öğretim üyesi, doçentler, proflar, akademisyenler şehre gelir.

Anında şehrin genel kültürü ve kalitesi artar.

Eskiden kendi kendine yeten şehir artık kabuğuna sığamaz olur.

Gelen yeni elit akademik kadrolar ve onların ailelerine hitap eden yerler açılmaya başlar.

Cafeler, lokantalar, giyim kuşam yerleri.

Şehrin ekonomisi değişmeye başlar.

 

Sadece şehrin ekonomisi değişmez.

Şehrin sosyal hayatı, eğitimi, kültürü her şeyi Üniversite ile birlikte değişmeye başlar.

Okullar açılmaya başladıkça ülkenin farklı yerlerinden gelen binlerce öğrenci her ay milyonlarca nakit parayı o şehre akıtır.

Bunu fırsat bilen kasaba kurnazları üç kuruş etmeyecek, eşek bağlasan durmayacak barakalarını öğrencilere 10 paraya kiraya verirler.

Fırsatı ranta çeviriler.

 

Mesela Eskişehir… Şehrin neredeyse tek geçim kaynağı üniversite.

Üniversiteden önce Afyon’un gerisinde olan bir ildi.

Bugün Türkiye’nin en önemli illerinden bir tanesi haline geldi.

Tek sebebi Üniversite ve iyi bir Üniversite yönetimi.

 

Üniversite Eskişehir’de, şehrin itici motoru oldu.

Tabiî ki başında Yılmaz Büyükerşen gibi bir hoca sayesinde.

Adamın hayatı Anadolu Üniversitesi içinde geçti.

Öğrenci olarak girdiği Anadolu Üniversitesinde rektör oldu.

Sonrasında Eskişehir’in Büyükşehir Belediye Başkanı oldu.

Afyon’dan geri olan bir il bugün Türkiye’nin marka 5 şehrinden biri haline geldi.

 

Sonra bakıyorum Afyon’la birlikte kurulan üniversitelere.

Biz o dönem kurulan üniversiteler arasında en gerideyiz.

Peki niye?

Niye herkes ileri giderken biz geri gidiyoruz?

Niye 10 yıl öncesinin gölgesinde kalıyoruz?

Niyesi belli de herkes kulaklarını tıkıyor.

 

Aslında benim kadar.

Hatta benden daha fazla AKÜ’de dönen olayları Afyon’da yaşayan herkes biliyor.

Belediye Başkanı biliyor.

Parti Başkanları biliyor.

Siyasetçiler biliyor.

STÖ’ler biliyor.

Gazeteciler biliyor.

Ama herkes bilmiyormuş gibi yapıyor.

Niye?

Aman benden çıkmasın.

Ama ortada bir haksızlık var.

Olsun benden çıkmasın.

 

Ulan ondan çıkmasın, senden çıkmasın, benden çıkmasın nasıl doğruya ulaşacağız.

Dinimiz “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” buyurmaz mı?

O halde siz susansızda ben bildiklerimi yazmaya devam edeceğim.

 

Tıpkı büyük çınar Nazım Hikmet Ran’ın dediği gibi.

 

Hava kurşun gibi ağır!

Bağır, bağır, bağır, bağırıyorum.

Koşun, kurşun eritmeğe çağırıyorum…

O diyor ki bana:

Sen kendi sesinle kül olursun ey!

Kerem gibi yana yana…

Deeeert çok, hemdert yok

Yüreklerin kulakları sağır…

Hava kurşun gibi ağır…

Ben diyorum ki ona:

Kül olayım Kerem gibi yana yana.

Ben yanmasam,

Sen yanmasan,

Biz yanmasak,

Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa..

 

İşte bende Nazım misali yanmak pahasına AKÜ’nin iç yüzünü sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.

İki konu var.

Bugün birini yazacağım.

 

Yine AKÜ içinden değerli dostlarımızın gönderdiği bilgiler var.

Çok tartışılacak iddialar var.

Ben bu iddiaları duyduğumda inanamadım.

Gelen mail’i başka dostlarımızı arayarak böyle bir olay var doğru mu? diye sordum.

Evet bunu bilmeyen yok ki! dediler.

Bir ben bilmiyormuşum.

Sizin aranızda kaç kişi biliyor?

 

Olay şu.

AKÜ’de seks skandalı olduğu iddia ediliyor.

Üniversitede çalışan şirket elemanı bir hanım başka bir bölümdeçalışan çalışan şirket elemanı ile uygunsuz vaziyette yakalanıyor. Üniversitenin üst düzey yöneticilerinin de bilgisi oluyor hatta uygunsuz vaziyette yakalanan şirket elemanı beyin üzerine yürüyorlar.

Ancak şirket elemanının elindeki kozlara dayanarak işten çıkarılmıyor, başka bir okula gönderiliyor.

Ancak şirket elemanı olan hanım da yine üniversite yönetiminden bir ismin akrabası olduğundan onun da iş akti fesh edilmiyor, o da başka bir okula veriliyor.

Eee nede olsa kurumda ahbap çavuş işleri dönüyor

 

Ayrıca kurumun uzman kadrosunda çalışan bir hanım uzman olduğu halde evrak kayıt’ta çalıştırılmaktadır.

Uzman uzmanlığını yapmaz mı ne işi olur bir uzmanın evrak kayıt ta.

Kuruma uzman olarak atanan uzmanlar memur gibi en düşük yerlerde çalıştırılıyorlar.

Çünkü bu uzmanlar Rektör Yardımcısı ile ters düşmüşlerdir.

Onlara caza olarak böyle yerlerde çalıştırılıyorlar.

Yazık bu Afyon’un Üniversitesine yazık, yönetenlere yazıklar olsun.

 

 

Evet yazılanları okudunuz.

AKÜ Ali babanın çiftliği gibi olmuş.

Kimin eli kimin cebinde belli değil.

AKÜ Rektörlük binasında yaşanıyor yukarıda yazılanlar.

Bahsi geçen şirket elemanı bey Evli ve 3 çocuğu var.

Kadın eşinden ayrılmış.

Üniversitenin santralinde çırılçıplak seks yaparlarken yakalanıyorlar.

Sonuç, “Örtbas”

Niye?

Çünkü herkes herkesin başka bir skandalını bildiği için kimse kimseye bir şey yapamıyor.

Olan bu halkanın içinde olmayanlara oluyor.

Onlara sürgün, mobbing, dava, caydırma.

Adamı olan ne yaparsa yapsın sırtı yere gelmiyor.

Sonra soruyoruz biz niye AKÜ ile birlikte kurulan üniversitelerin en gerisindeyiz.

Buyurun Ramazan’da güzel şeylerden bahsetmek isterdim ama olmuyor.

 

Yarın AKÜ ile ilgili başkan bir konuyu gündeme taşıyacağım.

Bakın insanlar bir yerlere getirilirken nasıl ve neye göre getiriliyor.

Bir milletvekilinin Mustafa Solak’ı nereye ne için görevlendirildiğine tanık olacaksınız.

Share
#

SENDE YORUM YAZ