logo

AKÜ’de seçim ve sağduyu

ömer mazi
Akü’de Rektörlük seçimine saatler kaldı.
Son viraj.
Rektör Ankara-Çukurambar toplantılarının semeresini alacak.
Paralelcilerin oyları kesinleşti.
İstişare edildi ve karar verildi.
Tıp tamamen Rektöre oy verecek.
Demiştik ya tapu gibi 150 paralel oyu garanti.
Abiler-Ablalar herkese haberi ulaştırdı.
Kimseye renk vermeyin, kime oy attığınız söylemeyin.
Gerekirse takiyye yapın.
Rektörün aleyhinde bile konuşabilirsiniz.
Diğer Üniversitelerdeki aynı taktik.

Diğer adaylar da hızlı çalışıyor.
Oy hesabı yapıyor.
Paralel oylara bulaşmamaya çalışıyorlar.
Paralel oyları aldı gibi şaibe altında kalmak istemiyorlar.
Fazla yorulmasınlar, paralel oylar zaten Rektörün.
Altı aday paralel oysuz gidecek.
Her aday ilk üçü zorluyor.

Rektör son dakikalarda hocalara mail atmış.
Sağduyuya davet ediyor.
Bazı arkadaşlarla görüşemedim, ziyaretine gidemedim diyor.
Bir Rektör düşünün, hocaların bir kısmına beş yıldızlı otelde, sosyal tesiste yemek veriyor. Bir kısmını tek tek ziyaret ediyor.
Bazılarını toplu ziyaret ediyor.
Ondan sonrada sizlere ulaşamadım, önemli değil ama oylarınızı bana verin sağduyulu olun diyor.
İsterse Rektör bir emri ile 570 hocayı bir salonda toplar.
Sağduyulu olmak, aklıselim, hissi selim, doğru karar vermek demektir.
Hocaların önüne dört yılda bir sandık geliyor.
Hocalarımız herhalde “kadro zulmüne, mobbinge, adaletsiz yönetime, haksızlık ve israfa” karşı sağduyulu olacaklardır.
Hak ettikleri idareyi seçeceklerdir.
Aksi yine zulüm ve haksızlık olacaktır.
Her aday kıymetlidir.

Hocalarımız adayların oylarını tartıp, değerlendirmelidirler.
Geriye dönüp dört yılın muhasebesini yapmalıdırlar.
Devletin verdiği paralarla her yıl bina yapılır, araç, gereç alınır, ihtiyaçlar giderilir. Üniversiteler belediyeler değildir.
Hazır para ile iş yapan devlet kurumlarıdır.
Afyon Kocatepe Üniversitesinde görev yapan daha önceki Rektörlerimiz, yetersiz imkanlara, az paralara rağmen Üniversitenin bu hale gelmesinde yadsınamayacak görevler yapmışlardır. Hepsine teşekkür ederiz.

Üniversitelerin esas görevi eğitim, bilimsel araştırma ve akademik kadro ve çalışmalarıdır. Herkes ince hesapları bir tarafa bırakıp, hem kendini, hem de Üniversitesini düşünmelidir. Adaylar bir araya gelemiyorsa hocalarımız onları sandıkta birleştirmelidir.
Sağduyu budur.
26 Şubat’tan sonra her şey geçmiş, fırsat kaçmış olacaktır.
Dikkat.
Yanlış tercih, bu defa zulmü katlanarak getirecektir.

Rektörün üçüncü defa aday olması mümkün olmadığından, haksızlık, adaletsizlik, kadro zulmü, pervasızlık, mobbing ikiye katlayacaktır.
Paralel kadrolaşma devam edecektir.
Tarih tekerrürden ibarettir.
Başka Üniversitelerde ikinci defa Rektör olanların icraatları ortada.
Rektör adayları da sağduyulu olmalıdır.
Onların sırtında vebal vardır.
Aklıselim davranmazlarsa, zulüm gören herkesin vebali onların olacaktır.

Çarçur edilen Devlet parasının her kuruşunda veballeri olacaktır.
Dört yıl sonra gelen altın fırsat.
Egoları, kaprisleri, geçmişteki kırgınlıları bir tarafa bırakıp, alacakları oyları hesap edip bun göre hareket etmeleri lazımdır.
Neticede atamayı, YÖK ve Cumhurbaşkanını belirleyecektir.
Sizde üzerinize düşeni yapın.
Görmek istediğiniz Rektörü belirleyin.
Gerisi onlara kalsın.

Korkmayınız, yılmayınız.
Hakka, hukuka ve adaletsizliğe karşı sağduyu.
Düne kadar fikriyatı, ile bağdaşmayan, bir önceki yönetimin baş mimarı ve aktörü, o süreçte mütedeyyin arkadaşlarına zulmü reva gören, onları gammazlayan, 28 Şubat’çılara Fahri Doktora teklifi yapan, her devrin Dekanı, müdürü, bir iki Dekanın Hoca Ankara’da çok güçlü, gene olacak, işi bağladı sözlerine kanmayın.
İnanmayın.
Nokta kadar paralel çiziği olana yukarısı izin vermez.

Kadro zulmüne karşı sağduyu.
Haksızlıklara, yolsuzluklara, israfa karşı sağduyu.
Hocalara, memurlara, işcilere tepeden bakanlara karşı sağduyu.
Ben yaptım oldu diyenlere karşı sağduyu.
Mobbinglere, soruşturmalara karşı sağduyu.
Yalanlara, kumpaslara, şantajlara karşı sağduyu.

SİZ NASIL İSENİZ;
İDARECİLERİNİZ DE ÖYLE OLUR.
HADİS

Share
#

SENDE YORUM YAZ