logo

AKÜ’de Erasmus krizi

ömer mazi

Bazen kendime AKÜ ile uğraşma, yazma artık diyorum.

Ben yazmayacağım ama hocalar ve öğrenciler beni bilgi yağmuruna tutuyor.

Bir haftada 15’den fazla AKÜ hakkı mail aldım.

Bunlardan bir kısmını yazmak kaçınılmaz oldu.

 

Afyon Kocatepe Üniversitesinde kriz bitmiyor.

Okullar kapanıp öğrenciler ailelerinin yanına dönmesine rağmen AKÜ’nün skandalları peş peşe gelmeye devam ediyor.

Türkiye’den onlarca üniversiteden yüzlerce öğrenci Avrupa Birliği Erasmus programı ile 5 ay boyunca Avrupa’da öğrenim görüyor.

Ancak AKÜ her alanda olduğu gibi bu işi de krize dönüştürdü.

Bu konuda ilk mail bayram arifesinde geldi.

27 Temmuz 2014 saat 14.30’da.

Zaten öğrencilere de bilgi AKÜ’den o gün gelmiş.

 

Demişler ki, siz Erasmus programı üzerine bir bardak su için.

Suyu da kendi paranızla alın.

Öğrenciler, biz aylarca sınava hazırlandık.

Sınava girdik.

Başarılı olup Avrupa’da eğitim hakkı kazandık.

Masraf yapıp pasaport çıkarttık.

Vize aldık.

Masraf öğrenci başına 2.500 TL’yi geçti.

60’dan fazla öğrenciyiz ne olacak bizim halimiz diye soruyorlar.

Soruyorlar ama tüm kapılar duvar.

Bayram öncesi herkes bir yerlere sıvışmış.

Kimseye ulaşılamıyor.

Cevap vermesi gerekenler kaçmış.

Kendi öğrencisini kandıran, kendi öğrencisinden kaçan bir AKÜ yönetimi.

 

AKÜ’den öğrencilere gönderilen mail

 

“Merhabalar,
25.07.2014 tarihinde Ulusal Ajans tarafından açıklanan hibe miktarlarına göre, üniversitemize tahsis edilen Erasmus Öğrenci Öğrenim Hibesi, 203.700 eurodur. Üniversitemizin talep ettiği bütçeden önemli bir miktarda kesinti olmuştur.

Daha önce Erasmus sonuçlarını açıkladığımız websayfamızda (http://uim.aku.edu.tr/Duyurular.aspx?ID=28) seçilen öğrencilerin aday durumunda olduğunu ve Ulusal Ajans’ın hibe dağıtım sonuçlarını ilan etmesinden sonra seçim sonuçlarının kesinleşeceğini duyurmuştuk.

Bu durumda, sizlere Erasmus+ kapsamında hibe verememekteyiz.

Ancak, eğer hibe almadan gitmek isterseniz, bu mümkündür.

Hibesiz gitmeniz durumunda işlemlerinize kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.

Ayrıca, ilerleyen zamanlarda, hibeli öğrencilerin vazgeçmesi durumunda, hibemizin elimizde kalması durumunda veya olası ek hibe talebinde, hibesiz giden sınırlı sayıda öğrenciye hibe vermemiz mümkün olabilecektir.

Bu durumda, hibesiz gitmekten vazgeçen öğrencilerin bu durumu bize en kısa zamanda bildirmesi gerekir, buna göre Erasmus’tan vazgeçtiğinizi bildirmek için karşı üniversiteyle iletişime geçilecektir.

Bilgilerinize,
Uzm Nilda Hocaoğlu
Afyon Kocatepe University
International Relations Office
ANS Campus, Rektörlük E. Blok
03200 Afyonkarahisar/TURKEY

 

İş bu kadar basit.

Birde öğrencilerden gelen maile bakalım.

 

Merhaba Ömer Bey ben M.B.

Afyon Kocatepe Üniversitesinde işletme bölümünde okuyorum.

Erasmus programına başvurdum.

Önce yazılı sınav sonra sözlü sınav sürecinden geçtim.

İlk önce listede asil, asil yedek ve yedek olarak yerleştirme yapıldı.

Daha sonra iktisadi ve idari bilimler fakültesinde çok öğrenci olduğu için ve tekrar okul yerleştirmesi yapacakları için ‘hiç kimse asil veya yedek olduğunu düşünmesin tekrar tercih yapsın’ diyerek tekrar okul seçtik ve asil olarak Finlandiya’ya ben yerleştim.

 

Bu süreçten sonra dilimi geliştirmek için hafta sonları okulun kursuna gittim.

Okul sürecim boyunca pasaport işlemlerimi karşı okul için evrak işlemlerimi hallettim.

Daha sonra kabul yazımız geldiğinde vize işlemlerimize başvurduk.

Bu süreçte benim 2000 TL kadar masrafım oldu.

Seyahat sigortası, vize, yol parası derken daha Finlandiya’ya gitmeden 2000 TL harcadım.

Bu masrafların hepsini ben kendim karşıladım.

25 Temmuz’da aldığımız mail öncesine kadar Finlandiya’ya gitmek için gün sayarken hakkımız olan hibe parasını  okulumuzun vermeyeceğini öğrendik.

Nedense bunu bize Cuma günü mesai bitimine yakın ve bayram tatili öncesi bildirildi.

Karar o gün çıksa bile okul kendi arasında öğrencilerini mağdur etmemek için hiç bir görüşme yapmamış tam aksine sorduğumuzda ise kendi paranızla gidin ya da vazgeçecekseniz bize bildirin diyerek çok kolaymış gibi bu cevabı veriyor.

 

Kendi paramızla gitseydik zaten okulla ve sınavla uğraşmadan giderdik.

Hem kendi dedikleri gibi “Bu fırsat kaçmaz Erasmus’u doyasıya yaşayın” diyorlar hem de bu fırsatı elimizden alıyorlar.

Biz şuan ne karar verebiliriz ki harcadığımız paraya mı üzülelim ya da gidemeyecek olmamıza mı?

Bu üzüntümüze karşılık birde okulun hiçbir şey yapamayız cevabını alıyoruz.

Eğer okulda bir şey yapmazsa Profesörler orda ki uzmanlarda bir şey yapamazlarsa biz öğrenci olarak ne yapabiliriz ki?

Bizim yanımızda oldukları destekçimiz olacakları yerde tam aksine karşımızda duruyorlar.

Bu da bizi daha çok üzüyor.

Her işte bir hayır varmış.

Biz de bu sebeple okulumuza güvenemeyeceğini, eğitim almak için gittiğimiz okula asıl eğitimi bizim vermemiz gerektiğini öğrendik.

Kimsenin yarı yolda bırakılmayacağını bence okulumuza bizim öğretmemiz gerekiyormuş.

Okulda bu durumda olan yaklaşık 60 öğrenci var.

Biz hakkımız olan parayı bize söz verilen parayı ve hayallerimizin devamını istiyoruz.

Bayram günü bizi ağlatarak bayramı zehir ettiler.

Bir çok yere şikayet ettik.

İnşallah sizin sayenizde sizin kaleminizle de sesimizi medyaya duyurarak okulda kendini okuma fırsatı bulur da belki yalandan da olsa üzüntü duyarlar ve bir açıklama yaparlar.

Size ne kadar teşekkür etsem az kalır Ömer Bey başarılarınızın devamı diliyorum kolay gelsin”

 

Evet, işte AKÜ yönetimi bu durumda.

Okuttuğu öğrencileri geleceğe daha iyi hazırlamak için onların hakkını sonuna kadar savunması gerekenler öğrencilerinden köşe bucak kaçarak saklanıyorlar.

Kendileri döner sermayeden, sınavlardan, ihalelerden haksız kazancı amuduyla götürürken, öğrencilerin hakkını gasp ediyorlar.

Ben buradan yazdıkça birileri benim AKÜ ile kişisel bir sorunum olduğunu sanıyor.

Benim sorunum orada yaşanan olumsuzluklar ve hakkı gasp edilen öğrenciler, çalışanlar, öğretim üyeleri, hocalar, prof’lar.

Onlar kendi hakkını arayamaz mı?

Afyon’da kim kime karşı hakkını araya biliyor?.

Afyon’da yönetim kadrosunda oturan herkes arkasını cemaatlere, AK Parti’ye dayamış.

Siz nereye giderseniz gidin hakkınızı arayamıyorsunuz.

Çünkü benim gibi sistem dışında kalmışsınız.

Bu şehirde hak aramak yasak.

 

Şimdi 60’dan fazla öğrencinin başına gelen bu olay sizin çocuklarınızın başına gelse ne yapardınız?

Çocuğum yurt dışında eğiti hakkı kazandı diye dişinizden tırnağınızdan arttırdığınız parayla pasaport çıkartın, vize işlemleri, seyahat sigortası yatırın.

Birkaç ay soğan ekmeğe talim.

Ama olsun çocuğum yurt dışında eğitim görecek feda olsun diyorsunuz.

Geleceğe daha iyi hazırlanacak.

Bir mail geliyor.

Sizin iş yatar.    

 

Bir de gelen mailde şu cümleyi anlayamadım.

AKÜ diyor ki, “Sizlere Erasmus+ kapsamında hibe verememekteyiz.

Ancak, eğer hibe almadan gitmek isterseniz, bu mümkündür”

 

Yani size hibe vermiyoruz siz kemdi imkanınızla gidecek olursanız bize haber verin, hibeli öğrencilerin vazgeçmesi durumunda, hibemizin elimizde kalması durumunda veya olası ek hibe talebinde, hibesiz giden sınırlı sayıda öğrenciye hibe vermemiz mümkün olsun” diyor.

 

Size hibe vermiyoruz hakkınızdan vaz geçin, ya da babanızın parasıyla gidin.

Sizin hakkınızla bizim çocuklar gidecek onlara yer açın demeye getiriyorlar.

Bu nasıl bir zihniyet anlamış değilim.

Resmen Ali Cengiz oyunu yapıyorlar.

Share
#

SENDE YORUM YAZ