logo

AKÜ Tıp’da istifaların perde arkası

resim.jpegömer mazi

Bazen 24 saatin yetmediği anlar oluyor.

Bazen 1 saatte nelerin değiştiğine tanık oluyorum.

Afyon gazetecilik, habercilik ve yazarlık için bulunmaz bir şehir.

Her an başka bir yerden skandal boyutunda bir bilgi geliyor.

Bazen, tam bir yazı yazmaya başlıyorum pat diye başka bir konu gündeme geliyor.

Aman önceki dursun bu yazıyı başka bir meslektaş yazmadan ben yazmalıyım diyorum.

Sonra anladım ki benden başka bu konulara kafa yoran yok.

O nedenle bazı konuları bir hafta bile bekletmeye başladım.

 

Daha önce YÖK’de Rektör Mustafa Solak’ın istifası istendi diye yazdığımda AKÜ anında yalanlama telaşına girdi.

O gün bu gündür istifaları bekliyordum.

Aradan bir hafta geçtikten sonra kıpırdanmalar başladı.

AKÜ Rektörü Mustafa Solak tarafından göreve getirilen Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mehmet Ünlü.

Yardımcıları Prof. Dr. Okan Solak.

Doç.Dr. Reha Demirel.

Doç.Dr. Abdullah Ayçiçek.

Doç.Dr. Yüksel Ela.

Bu ekibin hepsinin Tıp Fakültesi Hastane Yönetiminde yer almalarının tek bir sebebi vardı.

Şimdilerde “Paralel Yapı” denilen.

Ama aslında Fethullah Gülen Cemaati mensubu olmaları.

 

AK Parti artık hiçbir yerde Cemaatçi, pardon “Paralel Yapı”cı kimseyi görmek istemiyor.

Bu konuda Valiler, Emniyet Müdürleri, Kurum Müdürleri kim varsa bir bir koltuklarından oldu.

Hatırlarsanız daha önce AKÜ’de cemaatçi olmayanlara yapılan baskılar, tacizler, mobbingler, sürgünleri yazmıştım.

Dayana bilen “direniyor”.

Bir kısmı mobbing davaları açarak.

Bir kısmı gönderildikleri yerde hiçbir iş yapmadan maaş alıyor.

Dayanamayanlar ise istifayı basıp AKÜ’yü ve Afyon’u terk edip gittiler.

Birçoğu da giderken “Bu yaptıklarınız yanınıza kalmaz” diyerek gittiler.

 

Evet kimsenin yanına kalmıyor.

Er ya da geç saltanat bitiyor.

Hiç bitmez zannedilen saltanatlar bitiyor.

Bir zamanlar cemaatçi olmayanlara baskı ve zulüm yapanlar bir süre sonra şimdi aynı baskı ve zulümle kendileri karşı karşıya kaldılar.

İşte buna “İlahi adalet” deniyor.

 

Hastane ve AKÜ kulislerinde geçen hafta başından beri istifa baskıları konuşuluyordu.

Özellikle iki hafta önce yazdığım YÖK, “Hocam İstifanız isteniyor” haberi ve yazısından sonra AKÜ’de en çok konuşulan konu bu olmuştu.

Hafta başında bazı duyumlar gelmeye başlamıştı.

 

AK Parti kesinlikle Rektör Mustafa Solak ve onun göreve getirdiği hiçbir yöneticiyi kabul etmiyor.

Hatta mezuniyet törenlerine eskiden koşarak giden AK Parti kurmayları artık mezuniyet törenlerinde görünmüyorlar.

AKÜ’yü tamamen ele geçiren “Paralel Yapı”dan artık en çok AK Parti rahatsız.

O nedenle her fırsatta bunu dile getirerek baskı unsuru oluşturuyorlar.

Rektör Mustafa Solak bu baskılara sonuna kadar direnmekte kararlı gibi.

Ama alt birimlerde kopmalar başladı.

Yani temelde çatlamalar var.

 

Tıp Fakültesi Hastanesinde Cemaatçi olmadıkları gerekçesiyle son iki yılda kaç önemli insanımızı başka üniversitelere verdik.

Bunları tek tek isim isim yazdım.

Şimdi bir kez daha yazmanın anlamı yok.

Çarşamba günü AK Parti kanadından yapılan baskılara artık AKÜ içinde bazılarının direnç gösteremeyeceği belli olmaya başladı.

Perşembe günü tüm gün kapalı kapılar arkasında Tıp Fakültesi Başhekimi Prof. Dr. Mehmet Ünlü’ye istifa baskısı tartışıldı.

Bu tartışmalar gece yarısına kadar sürdü.

Bu tartışmalar AK Parti tarafından adım adım takip edildi.

 

Cuma sabahı Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mehmet Ünlü har zaman olduğundan daha erken hastaneye geldi.

Saat 08.10’da hastaneye giriş yaptı.

Hiç kimseyle konuşmadan direk odasına gitti.

Henüz sekreteri bile gelmemişti.

Mehmet Ünlü bilgisayarın başına oturdu ve istifa dilekçesini yazdı.

Saat 08.30’da sekreteri geldi.

Mehmet Ünlü istifa dilekçesini sekreterine verdi “bunu işleme koydur bana da koli getir” diyerek son talimatını verdi.

 

Sekreter şaşkınlık içinde, “Ama hocam” dedi.

Mehmet Ünlü, “Ne diyorsam onu yap” dedi.

İki kişinin bildiği sır değildir.

Ondan sonra hastane koridorlarında kulaktan kulağa yayılmaya başladı.

Haber o kadar hızlı yayıldı ki saat 09.00’da benim dahi haberim oldu.

 

Daha o saatte hastaneye yeni gelen Başhekim yardımcıları olayı duyunca Mehmet Ünlü’nün odasında toplanıyorlar.

Mini bir zirve yapılıyor ve hoca üzerindeki baskıyı anlatıyor.

İstifa’dan geri dönmeyeceğini söylemesi üzerine yardımcıları, “Hocam biz sizinle geldik, siz yoksanız bizde yok uz” diyerek onlarda istifa ettiklerini duyuruyorlar.

 

Yardımcıları Prof. Dr. Okan Solak.

Doç.Dr. Reha Demirel.

Doç.Dr. Abdullah Ayçiçek.

Doç.Dr. Yüksel Ela’nın istifalarının ortaya çıkması saat 10.00’da oldu.

Hastane bir kez daha çalkalanmaya başladı.

Bu durum elbette Rektör Mustafa Solak’ın kulağına da gidiyor.

Solak Hoca, Afyon’a Elazığ’dan yeni gelen Plastik Cerrah Alpagan Mustafa Yıldım’ı arayarak “Seni geçici Başhekim atadım git görevi devral” diyor.

Alpagan Mustafa Yıldırım, “Peki hocam” diyerek görevi devralmaya geliyor.

Bu arada saat 11.30 civarı.

 

İstifalarından sonra Başhekim Mehmet Ünlü ve yardımcıları odalarını boşaltmışlardı.

Cuma sabahı başlayan ve öğle mesai bitimine kadar yaşanan hareketli saatler herkesin başını döndürdü.

Hastane çalışanları, doktorlar, hemşireler herkes bir birine yeni bir gelişme var mı? diye sormaya başladılar.

Cuma günü öğleden sonra AK Partili bazı dostlarımızı arayarak önce “esselamün aleyküm, hayırlı Cumalar” dedikten sonra, “Tıp Fakültesinde istifalar oldu haberiniz var mı?” dedim.

İstifa ettiklerini bilmiyorum ama beklediğimiz bir şey.

Dün akşam istifa olacağını duyuyorduk ama bu hafta beklemiyorduk.

Demek istifa etmişler hayırlısı” dedi.

 

Paralel yapıdan mıydı bu yöneticiler” dediğimde.

AK Partili dostumuz, “Evet biz öyle biliyoruz.

Kendileri de bunu daha önce gösterdiler” dedi.

Rektör Mustafa Solak’ın istifası bekleniyor mu?” diye sorduğumda.

Evet beklenen bir şey ve onunda istifa etmesi doğru olur” cevabını aldım.

Anlaşılan baskı artıyor. Bu baskılar attıkça Mustafa Solak’ın işi zorlaşacak.

Yeni istifalar olabilir.

Buna da “İlahi Adalet” deniyor. ODAK

Share
#

SENDE YORUM YAZ

#

AKÜ Tıp’da istifaların perde arkası” için 1 yorum

  1. Mirza Kerim dedi ki:

    kraldan çok kralcıymışşın adına layık yazılar yazmışsın hukuki bir delile dayanmayan bu ithamlar kimbilir kaç hocalarımızı görevlerinden edicek akü için büyük bir kayıp bu kadar başarılı hocaların yönetimden alınması ancak akü yü zarara uğratır. Unutmayınız ki cadı avı öle bir hal alır ki kendi kendini yer bitirir kendi şakşakçılarını da al aşağı eder. Geriye kalan sadece başarılardır . Saygılaıımla