logo

AKÜ Atatürk büstünü kaldırdı

akü atatürk büstünü kaldırdı

Haftaya AKÜ ile başladıktan sonra devam etmek gerekti.

Aslında yazmam gereken başka konular var.

Mesela Belediye Başkanı Burhanettin Çoban ile Afyon Klasik Müzik Festivali ve Afyon Caz Festivali Genel Sanat Yönetmeni Hüseyin Başkadem’in karşılaşmaları ve aralarında yaşanan konuşmayı yazacaktım.

Bir türlü sıra gelmedi.

 

Pazartesi yazsı “AKÜ’de Neler oluyor?” diye yazınca yine ile ilgili bilgiler gelmeye başladı.

AKÜ resmen çiftlik gibi yönetiliyormuş.

İşte yeni iddialar.

 

“Merhaba Ömer Bey Akü çalışanı olarak takip ediyorum yazılarınızı.

Bu mail atıp atmama konusunda da tereddüt ettim ama köşenizde paylaşırsanız sevinirim.

Yakın zamanda idari ve akademik personele yapılan fazla mesai ücretleri ödemelerinde yapılan adaletsizliği de yazılarınıza dahil etmenizi istiyorum.

Özellikle rektörlük bünyesinde görevlendirilen personelin de (daire bşk. şub. müdürleri yardımcılar şefler, sekreterleri, bünyesinde ikinci öğretim bile kapsamayan strateji daire bşk. Personeli.

Yapı işleri daire başkanlığı personeli kısacası bal tutup parmağını yalayanlar diyelim) bu ödemelere dahil edilmesi hatta kanunda yer alan %30’luk dilim dışında tutulup her ay ödemenin yapılacak olması düşündürücü.

Ödemenin yapılabilmesi için kanun bir yana sanırım yönetim kurulundan geçmiş olması yeterli belli ki!!

Ricam lütfen bu konuya da değinin.

Teşekkürler.

 

Yazılarınızı takip eden bir okuyucu olarak çalışmalarınızda başarılar dilerim Ömer Bey”..

 

Burada bahsedilen konular daha öncekiler gibi ciddi ve eş dost yandaşlar arasında paylaşıldığını gösteriyor.

Ama bu paylaşıma kimse bir şey demiyor.

Bal tutan parmağını yalar.

Bu sözü söyleyen atalarda bir arıza var.

Hırsızlığın önünü açan bir anlayış ortaya çıkarmışlar.

 

Aynı okuyucumuz iki resim paylaşmış.

“Yenilerde konuşulan bir bilgi aktarmak isterim.

İslami İlimler Fakültesinin olduğu İlahiyat kampüsünde Atatürk büstünün kaldırıldığı söyleniyor.

Yapılan tadilat nedeniyle kaldırıldı ve sonrada yerine konmadı” diyor.

 

Resimlere baktığımızda bahsi geçen iddia doğrulanıyor.

Bir yerlere şirin görünmek için bazı akıl dışı uygulamalar yapılması ne kadar saçma.

Üstelik bunu yapan insanlar akademisyen, bilim insanları.

AKÜ’den gelen bilgileri gördükten sonra nasıl bir üniversite burası diye üzülüyorum.

Kaldırın beyler, Atatürk büstünü kaldırın.

TC yazılarını kaldırın.

Andımızı kaldırın.

Milli bayramları kaldırın.

Kaldırmadığınız ne kaldı?

 

AKÜ’de Ballı paylaşım

Yukarda bahsedilen konulara benzer başka bir AKÜ görevlisinden gelen bilgiler.

 

“AKÜ hastanesi döner sermayesinden rektör, rektör yardımcıları, genel sekreter ve daire başkanları da nasipleniyor bildiğim kadarıyla.

Hatta eski bir daire başkanından duyduğum kadarıyla hastaneye alınacak kıytırık malzeme ihale komisyonu seçilirken bu daire başkanları aralarında paslaşıyorlar ve ihale başına yasal komisyon ödeneği olarak 500 TL alıyorlar.

Hastanenin dağınıklığına gelince lise mezunu Ambaryolu esnafına ver hastaneyi vallahi kara geçirir.

Profesör olmaya gerek yok.

 

Şehirde siyasiler öngörüsüz aptalca işler yapıyorlar.

2002’den önce Afyon Meslek Yüksekokulundan bozma hastanemsi yapı terk edilecek ve devasa bir hastaneye kavuşacaktı AKÜ.

Şan Öz-Alp hoca’nın amacı pembe (şimdiki diş hekimliği fakültesi), kırmızı (evet kırmızı hastane bir zamanlar üniversitenindi) ve mavi hastaneleri dev bir binada toplamaktı.

AK Parti gelir gelmez ihale iptal edildi ve şimdiki a blok modernize edilmeye çalışıldı.

Ya benim 2002’de derse girdiğim sınıflar hasta odası yapılmaya çalışıldı.

 

Tabi ki baraka görünümlü bir şey çıktı ortaya.

Sonra Tıp Fakültesi binası yapıldı ve dersliklerin olduğu binaya KBB, göz ve çocuk psikiyatrisi taşındı.

Sonra fizik tedavi ve rehabilitasyon hastanesi olarak yapılan c blok ise adı değiştirilerek fizik tedavi silindi ve hastanenin c blok’u oldu.

Şimdi c blok da yetersiz.

Hala göz ve KBB tıp fakültesi binasında.

Poliklinikler Ablokta.

Anjiyo A blokta; göğüs C blokta! 

Yap doğru düzgün bir bina, hastalar oradan oraya taşınmasın! golf arabasına hasta mı bindirilir?

 

Bu arada rektörlük binasının çatısındaki Türk bayrağı direğinde UHF televizyon anteni var.

Gelin bir fotoğrafını çekin Ömer Bey.

Üniversitenin vizyonu bu işte”

 

Buyurun bunları ben demiyorum.

Bunların hepsi AKÜ’de görevli sağduyu sahibi insanların sesiz çığlıkları.

 

Köy Minibüslerinden bana ne?

Başka bir mail.

Cumartesi günü Afyon Belediyesinin almış olduğu köy minibüsleri kararından dolayı çıkan kriz nedeniyle bir çözüm önerim olmuştu.

Kıymetli okuyucumuz bana da kızarak bu karar hakkında kendi görüşlerini sıralamış.

Bu okuyucumuz da bir akademisyen.

 

“Merhaba Ömer Bey,

Bugünkü yazınızı okudum.

Şehir içi dolmuş güzergahlarının değişmesinde iki tarafı da memnun etmeye yönelik çözüm geliştirmişsiniz.

Civilization şehirleşme demektir.

Urbanization da benzer bir kavram.

Şimdi köylerinden gelen insanlar şehirleşmeyi ne yazık ki reddediyorlar.

Köyde, Beldede veya ilçede yaşam ucuz dolayısıyla köy arabasına ya da belde arabasına verdiği 3-5 lirayı hesap ediyor ve Afyon il merkezine yerleşmek mantıksız geliyor.

Ancak şu da bir gerçek ki şehir merkezinde verilen hizmetler şehir merkezinin nüfusuna göre planlanıyor. 

 

Afyon merkezin tabela nüfusu 203.000 peki siz buna inanıyor musunuz?

Şehrin içinde kangren gibi duran Erkmen’i saymazsak bu şehre gündelik 950 küsür köy ve belde arabası geliyormuş.

Gidiş geliş yapmak yerine bu insanlar Afyon merkez’de oturuyor olsalardı şehrimiz en az 300 bin nüfusa sahip olacaktı.

Bu rakamı öğrenciler hariç verdim çünkü öğrencilerin çok çok az kısmı ikametgahlarını şehrimize aldırıyor.

Peki 300 bin nüfus ne olur? nüfus nüfusu doğurur hizmet sektörü açısından.

100 bin kişiye daha hizmet vermek için en az 30 bin de hizmet sektörü personeli istihdam edilir ve bu git gide artar.

 

Göç de durmuş olur bu şekilde.

Mevcut durumda ise aman ilçe belde nüfusları düşmesin oraya da yatırım yapılsın derken il merkezi hak ettiği kadar büyümüyor, yeni iş kolları açılmıyor ve bu da göçün hızlanmasına neden oluyor.

Şu an ise köylü köyünde oturuyor ucuz yaşam için ama benim vergilerimle hizmet sağlanan Afyon il merkezinin bütün gün keyfini sürüyor! yok öyle yağma! sen gel karı-kız kes, Anıtpark’ta ayakkabılarını çıkar güneşlen, yerlere tükür, küfret akşam olunca da “hadi bana eyvallah!”

Madem bu işten memnun değiller buyursunlar şehir merkezine yerleşsinler, ikametgahlarını buraya aldırsınlar ve oy kullansınlar.

Burhanettin Çoban’ı indirsinler makamından.

Oy hakkı bile olmayanın mağduriyetini düşünemeyeceğim kusura bakmasınlar.

Kendi belediyelerinden özel taksi servisi istesinler o zaman.

 

Bunun çözümü fuar’a servis falan değildir.

Kentleşmek, kentli olabilmektir.

Afyon merkez’de öğrenciler için yatılı okul sayısı artırılmalı, çalışan nüfus için de uygun fiyatlarda kiralık ve satılık TOKİ konutları yapılmalıdır.

Şehir merkezindeki kira oranları düştüğünde insanlar verdikleri yol parası ile Afyon’da yaşam maliyetini karşılaştırıp Afyon’a yerleşmeyi tercih edeceklerdir.

Saygılarımla, iyi günler dilerim”

 

Olaya biraz akademik ve şehircilik açısından bakılmış.

Can sıksa da gerçekler aslında biraz da böyle.  ODAK

Share
#

SENDE YORUM YAZ