logo

izmir escort bursa escort izmir bayan escort istanbul escort antalya escort izmir escort bayan izmir escort bursa escort bursa escort kızlar istanbul escort bayan gaziantep escort istanbul escort istanbul escort kızlar

Akdağ’da atlarla dans

ömer mazi
Cumartesi Akşamı Doğa Koruma ve Milli Parklar Bölge Müdürü Mehmet Kuşçu aradı.
“Ömer kardeş nasılsın”
“İyilik müdürüm siz nasılsınız” dedim.
“Yarın dağa çıkıyoruz işin var mı?
“Ne dağı, hangi dağ, bu kar da kışta ne işim var müdürüm ne güzel ayaklarımı uzatıp yatmak varken dağ işi ne ki” dedim
“Akdağ’a çıkıyoruz.
Kar nedeniyle yiyecek bulamayan yılkı atları ve kızıl geyiklere yem vereceğiz” dedi.
Kaçta gidiyoruz ben varım dedim.

Pazar sabahı 07.00’da kalktım.
Dağa çıkıyoruz diye lahana gibi giyinmeye başladım.
İçlikler, çift çorap, bot, üç kat atlet, kazak, mont, eldiven, şapka, atkılar sorma gitsin.
Bu durumu gören kızım Side “Baba bu kadar abartacak ne var?
Kutuplara mı gidiyorsun? Diye sordu.
Biz tedbirimizi alalım da ne olur ne olmaz.
Sonuç da dağa çıkıyoruz.
Saat 08.15 Mehmet Kuşçu’yu arıyorum telefon cevap vermiyor.
Ya beni almadan gittilerse diyorum.
O zaman müdürün benden çekeceği var.

Bölge müdürlüğüne gidiyorum orta da kimse yok.
Araçlar yok.
Panik olmaya başladım.
Vay sizin alacağınız olsun.
Ama inanın bunun acısını çıkartırım.
Tamam Zafer Müzesi’nden gideceklerdir diye panikle Zafer Müzesi’ne gidiyorum.
Yok arkadaş adamlar yine yok.
Ya beni almadan gittiler.
Ya iş iptal oldu.
Ya benimle alay ettiler.

Saat 08.45.
Mehmet Kuşçu Müdür arıyor.
“Ömer kardeş hayırdır?”
Ya ne hayır’ı müdürüm bekliyorum ortada kimse yok.
Ömer kardeş 09.30 ile 10.00 arası çıkış olacak.
Sen biraz abartmışsın bu kadar erken ne işin var” diyor.
Erken kalkan yol alır, geç kalmaktansa erken olması iyidir.
Neyse saat 09.45’de Zafer Müzesi önünde buluştuk ve yola çıktık.
Aracın arkası saman balyalarıyla dolu.
Sandıklı Sorkun’da bir köy kahvesinde mola verdik.
Sandıklı Kaymakamı Faik Arıcan ile buluştuk.
Kısa bir köy sohbetinden sonra Akdağ’a doğru yola çıktık.
Aynı zamanda Sandıklı Doğa Sporları kulübü de vardı.
5 araçlık saman balyası yüklü araçlar ve jeeplerle zorlu yolculuk başladı.
Yol boyunca 30 santim bazı noktalarda 50 santime varan kar birikintileri vardı.
Sorkun’dan Akdağ’a kadar yollar parke ile döşenmiş.
Bölge Müdürü Mehmet Kuşçu, “Ömer kardeş nasıl yollar diye” soruyor.
Sanki şehir içi bir yolda yolculuk ediyoruz.
Yolların parke taşı ile yapılması çok güzel olmuş.
Çünkü eskiden böyle durumlarda çamur ve çukurlar oluştuğu için Akdağ’a çıkmak mümkün olmuyordu.

Zorlu bir yolculuktan sonra yaklaşık 1 saatte dağa çıktık.
Merkezi bir yerde toplanıldı ve bölgeyi iyi bilen görevliler yılkı atlarının ve geyiklerin nereye geldiklerini tarif ettiler.
Saman balyası yüklü araçlar ve ekipler ayrılarak herkes tarif edilen yerlere dağıldılar.
Bende sadece bir gazeteci olarak değil aynı zamanda doğa ve hayvan sever biri olarak ekiplerden birine dahil oldum.
Yolculuk boyunca geyik ya da atlara rastlayacak mıyız diye merak içindeydim.
Araçlarımıza bindik ve bir kilo metre sonra bizim yemleri bırakacağımız noktaya geldik.
Ağaçların arasında 3 tane at gördüm.
Bir yandan ilk işim fotoğraf çekmeye başlamak oluyor.
Daha sonra bir saman balyasını da ben omzuma alarak dizime kadar karların içinde bata çıka tarif edilen noktaya ulaştırıyorum.
Sandıklılı gazeteci dostum Ali Bayar’da benim bu hallerimi fotoğraflıyor.

İlk noktadan sonra 500 metre daha ilerleyerek başka bir yere saman balyalarını bırakıyoruz.
Benim gözüm hala ağaçların arasında atları arıyor.
250 metre kadar ileride bir at sürüsü görüyorum.
Yaklaşık 10 kadar.
Ekipten ayrılıp atları peşine düşüyorum.
Ben onlara yaklaşmaya çalıştıkça atlar uzaklaşıyor.
Onlar önde ben peşlerinde ormanın derinliklerine doğru karların içinde ilerliyoruz.
Her yer 3 renk.
Gök mavi.
Yer beyaz.
Etrafım ise yeşil.
Başka bir renk yok.

Biraz ilerledikten sonra benim peşinde olduğum at sürüsü başka bir sürü ile birleşiyor.
Sayıları 30’ları bulan atlar beyaz karların üzerinde muhteşem görünüyor.
Ama bu arada ayaklarım üşümeye başladı.
Kar suları ayakkabımın içine girmeye başladı.
Allah’tan ayak izlerimden geri dönecek yolu bulabilirim.
Aksi takdir de yemleme yapan ekipten çok uzaklaştım.

Mümkün olduğunda ses çıkartmadan ve ağaçların arkasına saklanarak atlara daha fazla yaklaşıp fotoğraflamak istiyorum.
Ben birkaç ata rastlar mıyız acaba derken şimdi onlarca atın peşindeyim.
Biraz daha ilerledikten sonra iki gurup bir araya geldi.
50 kadar at sürüsü gözlerimin önünde.
Deklanşöre basıyorum ve o anı ölümsüzleştirmek için onlarca fotoğraf çektim.
Beni fark eden atlar karların arasında kaçışmaya başladı.
Ben de daha fazla ısrar etmedim ve gönül rahatlığıyla geri dönmeye başladım.
Yaklaşık bir kilometre uzaklaşmışım.
Geri döndüğümde bizim ekip dönüşte kara saplanmış.
Diğer ekiplerin gelmesiyle ite kaka, 4X4 diğer araçların çekmesiyle çıkardık.

Yarım saat sonra toplanma yerine geldiğimizde ekipler birer ikişer gelmeye başladı.
Afyon Milli Parklar Bölge Müdürü Mehmet Kuşçu ve Sandıklı kaymakamlığının birlikte bölgenin nasıl daha fazla tanıtımı yapılır.
Başka neler yapılmalı diye konuşuyoruz.
Aynı zamanda buranın bir kamp merkezi olması içinde bazı çalışmalar var.
Ağaç evler yapılmaya başlanmış.

Doğa Koruma ve Milli Parklar Bölge Müdürü Mehmet Kuşçu, “Kar nedeniyle yem bulmakta zorlanan hayvanlar için her yıl birden fazla bu organizasyonu yapıyoruz.
Bugün 20 ton saman balyası bırakıldı.
Burada 300’den fazla yılkı atı ve bir o kadarda Kızıl Geyik var.
Ve doğada diğer hayvanlar için onların doğal beslenme alanları karla kaplı olduğu için aç kalıp telef olmamaları için bu tür yemleme çalışmaları yapıyoruz.
Hatırlanacağı gibi iki yıl önce yağan kar daha fazlaydı.
Karadan ulaşılması imkansız olduğu için helikopterle yemleme yapılmıştı” dedi.

Yemleme çalışmasına bizzat kendiside katılan Sandıklı Kaymakamı Faik Arıcan, “Sandıklı kadar Türkiye içinde önemli bir milli park olan Akdağ’da yaşayan canlıların yoğun kar yağışından dolayı beslenme sorunu yaşıyorlardı.
Yem alanları karla kaplı Yılkı atları ve Kızıl Geyiklerimizin açlıktan telef olmamaları için Milli Parklar Bölge Müdürlüğümüz ve sivil toplum örgütleri ile birlikte yemleme çalışması yaptık” dedi.

Tüm yemleme çalışması bittikten sonra Antalya Serikli olan Kaymakam Faik Arıcan’ın sürprizi ile karşılaşıyoruz.
Saatlerimiz 14.00’ı gösterirken işimizi yapmanın keyfini yaşıyoruz.
Ama aynı zamanda üşümeye başlıyoruz.
Elbette işi bitince insan acıktığını hissediyor.
Yola çıkarken yanımıza yiyecek bir şey almadık.
Ama kaymakam bey bunu da düşünmüş.
Karların arasında bir yer açılıp ateş yakılıyor.
Bir yandan ısınırken diğer yandan sucuklar pişirilmeye başlanıyor.
Sucuk kokusu atlara kadar ulaştı mı bilmiyorum ama hayatınım en güzel sucuk ekmek partisini yapıyoruz.

Elbette Kaymakam Faik Arıcan’la memleket sohbeti yapıyoruz.
Ben Manavgatlıyım.
Kaymakam bey ise Serikli.
Ama biz iki ilçe bir birini çok sevmezler.
Tıpkı Fenerbahçe ile Galatasaray gibi.
İki komşu ilçe.
Bir çok özellikleri bir birine bağlı.
Etle tırnak gibi.

Neyse güzel bir hafta sonu oldu.
Bu arada aslında Sandıklı Doğa Sporları Kulübünden daha fazla bahsetmek lazımdı.
Onlarında bu organizasyonda rolü çok büyüktü.
Başka bir yazıda onlardan daha uzun bahsedeceğiz.
Yazın beni Kanyon turuna çıkartacaklar.
Atlar ve geyikler doymuştur.
Ama böyle havalarda sizlerde pencerelerinizin bir kenarına ekmek koyun.
Kuşların aç kalmaması için.
Sadece kuşlar değil kedi köpek içinde.
Teşekkürler Kaymakam Faik Arıcan.
Teşekkürler Bölge Müdürü Mehmet Kuşçu.
Teşekkürler Sandıklı Doğa Sporları Kulübü.
Ve orada görev alan herkese.
Pazar günü çok güzel bir iş yaptık.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye , izmir escort ,