logo

izmir escort bursa escort izmir bayan escort istanbul escort antalya escort izmir escort bayan izmir escort bursa escort bursa escort kızlar istanbul escort bayan gaziantep escort istanbul escort istanbul escort kızlar

AK Parti’nin Adaleti Sınıfta kalmıştır

saffet acar  (48)

Dinar’ı kültür, sanat, turizm ve yatırım şehri olacak diyen Başkan Saffet Acar, çalışmalarını Mehmet Emin Güzbey, Ertuğrul Sevim, Emre Çınar, Ertuğrul Sevim ve Ömer Mazi’ye anlattı.

 

Dinar gibi bir ilçede nasıl bir koro kurdunuz? Birçok ilde bile zor kurulan bir çalışma. Siz bunu nasıl başardınız?

S. Acar, Bak şimdi. Bizim öyle bir koromuz vardı ki Türkiye’de benzeri yoktur. 40 kişilik bir koromuz vardı. Ben koro şefiydim. Ve iyi bir koro şefi olduğumu düşünüyorum. Bizim koronun özelliği odacıdan kaymakama kadar herkes vardı. Öğretmenler, hakimler, başhekim bankacı her kesimden A’dan Z’ye herkes vardı. 45’er dakikadan 90 dakika konser veriyorduk. O korda bulunan insanların hepsi unvanlarını koroya gelmeden önce dışarıda bırakırlar öyle gelirlerdi. Koro şefi olarak tek yetkili bendim ve hepside bir askeri disiplin içinde bana tabi olurlardı. Bizim koromuzun başarısı ve özelliği buydu. Her kesimden insanın yer alması.

 

Bu kadar farklı kesimlerden insanların olduğu bir yerde müzik dışında bir konu görüşülür müydü? 

S. Acar, Benim bir sonraki hamlem belediye konservatuarı kurmak. Bununla ilgili bazı çalışmalarım var. Koro çalışmaları belediye bünyesinde olacak. Çocuk, gençlik ve yetişkinler olmak üzere 3 farklı koromuz olacak. Gelelim sorunuza, müzik olan yerde başka bir konu konuşulmaz. Müzik olan yerde yalan olmaz, günah olmaz, gıybet olmaz, siyaset yapılmaz, din konuşulmaz, dedikodu olmaz. Müzik bilim adamları tarafından dinlendirici ve tedavi edici olduğu söylenir. Bende buna inanıyorum ve ben faydasını görüyorum.

 

Sayın başkan genelde belediye başkanı seçildikten sonra başkanlar işlerini başkasının üzerine devreder. Oysa siz her ikisini bir arada götürüyorsunuz. Bu bir sorun değil mi?  

S. Acar, Şimdi bir işi çok severseniz hiç zor gelmez. Ben işime gittiğim zaman bana huzur gelir. Giderim işçilerimle birlikte otururum, onlarla birlikte yemek yeriz, konuşuruz. Ben iş yerimde kendime geliyorum. Onun zevki çok başka. Belediye Başkanlığı’nı da kendi işlerimi de zevkle yapıyorum. Bunları bir görev olarak değil aşkla şevkle yapıyorum. Onun için hiçbir zorluğunu görmedim ve her ikisini de birlikte yapıyorum. Önce belediye oradaki görevimi yaptıktan sonra akşamları birkaç saat fabrikalara gider oranın havasını koklarım. Makinelere dokunur çalışanlarımızla sohbet ederim. Muhasebe işlerini gözden geçirir sonrasında eve giderim.

 

Başkanlık maaşının tek kuruşunu kullanmadım

Bana kalırsa sizin gibi bir sanayici, işadamı olan birisi Dinar Beledeiye Başkanlığı maaşı ile ailesine bakamaz. O nedenle kendi işini de yürütmek zorunda. Kendi fabrikası ile Belediye arasında ticari bir bağlantı olmadıktan sonra bir Belediye Başkanı fabrikasını yürütmeli. Kendi ailesinin geleceği için buna mecbur?

S. Acar, Çok doğru söylüyorsunuz. Bizim tarzımızdaki bir kişinin belediye maaşı ile geçinmesi imkansız. Ben maşımın iki katından fazlasını harcıyorum. Eskiden başkanın maaşını meclis belirliyordu. Çok yüksek maaş alanlarda vardı. Ama sonradan belli bir standart getirildi. Ben yüksek okulda derslere girerken bir kız el kaldırdı başkanım ne kadar maaş alıyorsunuz dedi. Ben o anda durdum. Ben o güne kadar kaç para maaş aldığımı bilmiyordum. Öğrencilerden biri Dinarlıydı. Ben biliyorum dedi. Başkanım maaş almaz dedi. Ben konuyu değiştirdim. Dersten sonra muhasebe müdürünü çağırdım ve ben ne kadar maaş alıyorum diye sordum. O’da bir takam söyledi ve ben yine unuttum. Benim maaşım zarfla gelir bir çekmecede durur. Ay sonu yapılan harcamaların parası o zarftan alınır ve ödenir. Ben Belediye Başkanlığı maaşının daha bir kuruşunu alıp kendim ve ailem için kullanmadım. Kullanmadığım gibi ben birçok harcamamı kendi şahsi hesabımdan yaparım. Ama göreve başladığım günden beri tüm maaş zarflarını hatıra olsun diye çekmecemde tutuyorum.

 

Evde şef kim?

S. Acar, Ev’de şef duruma göre değişir. Bende göz okumada olunca eve geldiğimde eşim beni elinde terliklerim beni bekler. Kapıda onun hal ve hareketlerinden gözlerinden anlarım. Eğer o benden daha üzgün ve kızgınsa ben şekli değiştiririm. Nasılsın hanım bugün ne yaptın, sen otur bugün sofrayı ben hazırlayacağım derim. 15 dakikada mutfakta harikalar yaratırım. Mutfakla aram iyidir. Sofrayı kurarım ve yemek yerken eşimle konuşurum. Onun stresini alır sakinleştiririm. Bazen de o bana tersini yapar. Ben hayatım boyunca hiç kimsenin damarına basmam. Pazarlama dersleri aldım. İyi bir pazarlamacı asla randevu almadan bir görüşmeye gitmez. Birinci kural budur. Adam Galatasaraylı bir gece önce Fenerbahçe’ye yenilmiş siz ona Fener nasıl yendi derseniz adam sizden bir şey alacaksa da almaz. Bir pazarlamacı gittiği adamın doğum gününü, çocuklarını, takımını her şeyini bilmeli. Bunu yapamıyorsa zaten pazarlamacı olmasın.  Bizim evde patron günün koşullarına göre değişiyor. Mümkün olduğunca kimseyi üzmem. Karşı taraftaki insana mutluluk saçacaksınız. Hayatta en son düşündüğüm kişi kendimim. Herkes mutlu olursa zaten sizde mutlu olursunuz.

 

Oğlum Anıl “Baba aday olmak zorundasın” dedi

Belediye Başkanlığına kim ikna etti sizi?

S. Acar, Belediye Başkanlığı öncesinde aday olmamak için çok çaba sarf ettim. Ama aslında benim ilk adaylık sürecim 2004 seçimlerinde oldu. O zaman defalarca anket yaptırmışlar ve % 80’in üzerinde benim adam çıkmış. Temayül yoklamalarında her yerden benim adım ilk sırada çıkıyor. AK Parti’nin genç bir kesimi benim adaylık paramı da yatırıp beni AK Parti aday adayı yaptırıyor. Genel Merkezin yaptığı temayülde bile ben birinciyim. Son ana kadar bu böyle idi. Ama ne olduysa son anda dönemin milletvekilleri Saffet Acar olmaz diye benim yerime başka bir adayı yazdırıyorlar ve seçime öyle gidiyorlar. Ben elbette biraz kırıldım ama kısmet değilmiş diye kendi işlerime baktım ve Ticaret Odası Başkanlığını sürdürdüm. Geçen seçimlerde yine bana illaki aday ol diye baskı yapıyorlar. Ben olmayacağım diye direniyorum. 5 yılda yapılanlara bakıyorum üzülüyordum yapılan çalışmaları gördükçe. Cumhurbaşkanı İskandinav ülkelerine gidiyordu bende bu adaylık baskılarından kurtulmak için o geziye katıldım.

 

Adaylık baskısından kurtulmak için mi?

S. Acar, Evet Belediye Başkanı adayı olmam için baskı yapıyorlar. Bende olmamak için direniyorum. Son müracaat 14 Kasım’dı benim için 21 Kasım’a kadar uzattılar. Ankara’daydım. Eşimde Ankara’da adaylığın çok konuşuluyor. Bu konuda senin kararın ne dedi. Bende dedim ki öyle bir şey olsa sizlere, anneme, amcama söylerim dedim. Oğlumla o gün cumaya gittik. Cuma namazından sonra oğlum Anıl’a davet ettiler nezaketen gidelim bu iş olmayacak diye söyleyelim dedim. Gittik konuşmalar yapıldıktan sonra oğlumla bir konuşayım dedim. Oğlum bu işte vebal var. Sen aday olmalısın dedi. Aday olmayacaksa Dinar’a dönme dedi. Tamam dedik ve yola çıktık eve gelene kadar hiç konuşmadık. Arabadan inmeden eve çıktığımızda annene ben değil sen söyleyeceksin dedim. O günde oğlumun doğum günü var. Eve çıktık kapıyı eşim aradı. Hayırlı olsun dedi. Ne hayırlı olsun dedim başkanlık adaylığın hayırlı olsun dedi. İnternette yazmış. Eşim o günden sonra benden daha fazla çalıştı ve çalışmaya devam ediyor.

 

Siz ekip olayına çok önem veriyorsunuz. Sizin ekip evde başlamış?    

S. Acar, Ekip olmadan hiçbir işte başarı olmaz. Ben evde de ekip çalışması yaparım, işte de, belediyede de, parti çalışmalarımızda da. Benim bir telefonumla hiç eksiksiz tüm meclis üyeleri bir saat içinde toplanır. MHP İlçe Yönetimine yedek üyeler dahil herkes gelir biz aldığımız her kararı birlikte konuşarak alırız. Afyon’un hiçbir yerinde hatta Türkiye’de olmayan birlik ve beraberlik bizde var. Biz çok güzel bir seçim çalışması yaptık. Seçimden önce çalışmalarımıza bin kişi geliyordu. Ben seçildikten sonra bu bin kişiden hiç biri gelip de beni belediye de işe al diye gelmedi. Hiç birisi kanuni olmayan, yasal olmayan hiçbir olayı benden istemediler. Bu nedenle ben bu partiye bağlandım. Hepimiz Dinar’a, ülkemize faydalı olmak için çalışıyoruz. Biz toplantılarımızı partide değil belediyede yapıyoruz.

 

AK Partili başkandan borçlu belediye aldım

Muhalefet Belediye Başkanı olmak nasıl bir durum?

S. Acar, Bunu Adalet ve Kalkınma Partisi bizden olmayan belediyelere hizmet götürmeyeceğiz diyorsa zaten Adaleti’nde sınıfta kalmıştır. Yapılmıyor mu elbette yapılıyor. İl banktan gelen paralar var. Bu her belediye fert başına göre geliyor ve onda bir sorun yok. Ancak başka işlerden farklı paralar aktarıyor. Ben önceki belediyeye göre şu ana kadar 13 milyon lira daha az alıyorum. 13 milyon fazladan bende olsa Dinar’ı tanıyamazsınız. Ben bu paraları göremedim. Benden önceki AK Partili başkana göre 4.5 yılda 13 milyon eksik aldım.

 

Örnek aldığınız Belediye Başkanları var mı?   

S. Acar, Ben öğrenciliğimden dolayı 1969 yılından beri tanırım. Yılmaz Büyükerşen çok başarılı bir belediye başkanı ve benimde hocamdı. O başka bir dünyanın adamı. Suçıkan’a gelir ve birlikte oturup konuşuruz. Eskişehir’de muhalefet Belediye Başkanı olmasına rağmen neler yaptığını herkes görüyor ve takdir ediyor. Yılmaz hocayı beğeniyorum diye bilirim.

 

Belediye’yi nasıl aldığınızı konuştuk ama bütçesi ne durumdaydı bugün ne halde?

S. Acar, Belediye Başkanın olduğum zaman tüm araçlar yatıyordu. Bir litre mazot yoktu. Makam aracının bile benzini yoktu. 18 milyon ana borç 26 milyon faizi ili birlikte toplam borç vardı. Göreve başladım ertesi gün alacalıklılar para istemeye karşıma dikildi. Her şeyi planladık ve 3 ay içinde piyasaya borç kalmadı ve işçilerin tüm alacakları ödendi. Benden önceki Belediye Başkanlarının borçlarını da ben ödüyorum. Hatta Yener Emeksiz’in ilbanktan aldığı kredileri ben ödedim. İlbanka olan borcumuz sıfır. Buna rağmen birçok yatırım yaptık. Belediyenin araç parkı tepeden tırnağa yenilendi. Sendikaya bile borç ödenmemiş ve icraya verilecekti. 10 yıl boyunca SGK’ya hiç prim ödenmemiş. Böyle bir belediyeden bahsediyoruz. İktidar Partisinin Belediye Başkanı bize 26 milyon borç bıraktı biz o borçları sıfırladık.

 

Saffet Acar yeniden aday olarak açıklanan ilk belediye başkan adayı. Yeniden seçilirseniz nasıl bir Dinar göreceğiz?

S. Acar, İnşallah 5 yıl sonra farklı bir şehir olacak. İlk dönemimizde altyapıya önem verdik. Dinar’da sular kahverengi akıyordu. Ben göreve geldiğimde su çıkmayan evler vardı. Bugün evine su çıkmayan bir tek kişi yok. Altyapı çalışmaları bitti. Biz bundan sonraki dönemde tüm imkanlarımızı üst yapıya ve Dinar’ı modern ve yaşana bilir bir şehir yapılmayı planlıyoruz. Bunun için çalışmalarımız var. Sanat ve kültür şehri olacak. Biz elimizden geldiğince gücümüz yettiğince çalışmaya devam ediyorum. Ben Dinar’ın 31. belediye başkanıyım. Bu güne kadar gelmiş en başarılı belediye başkanı olduğumu iddia ediyorum. Afyon’un 17 ilçesi ve Afyon merkez dahil en başarılı belediye başkanı benim. Bu konuda neler yaptığımı, elimdeki bütçeye göre ben başarılı bir belediye başkanıyım. Ben geldiğimden bu güne kadar Dinar’ın nüfusu artmaya başladı.

 

Meyve Suyu Fabrikası tarımı değiştirecek

Meyve Suyu Fabrikası için çok emek harcadım. Yaklaşık 9 ay fizibilite çalışması yapıldı. Bu fabrika ile birlikte Dinar’da tarım sektörünü değiştirecek. Biz bugüne kadar pancar buğdaydan başka bir şey bilmiyorduk. Ama şimdi herkes toprak analizi yaptırıyor. Nerede hangi meyve yetişir diye araştırma yapılıyor ve toprak almaya başladılar. Fabrika da deneme üretimleri yapılmaya başlandı. Bu fabrika ile birlikte yan sanayide gelişecek. Günde 200 tane araç girecek. Bu kadar araç demek sanayiye faydası olacak, yemek yiyecek, çay içecek, mazot alacak. Bununla birlikte başka fabrikalarında gelmesi gündemde Mısrlılara Organize Sanayi’den çok büyük bir yer verdik ve Türkiye’deki en büyük mermer fabrikası olacak. Mermerin tozu bile değerlenecek. Bir yatırımcı ila daha görüşüyoruz ve yine Türkiye’nin en büyük fabrikası olacak. Meyve suyu fabrikası da Türkiye’nin en büyüğü olacak.

 

5 yıl sonra nüfusu 10 bin artacak.

Bizim yapmış olduğumuz alt yapı çalışmalarından sonra sıra üst yapıya geldi. Dinar çok farklı bir şehir olacak ve 5 yıl sonra Dinar’ın nüfusu 10 bin artacak diye tahmin ediyorum. Bizim nüfusumuz zaten şuanda artıyor. Yapılmakta olan fabrikaların bitmesi, bizim yaptığımız belediyecilik çalışmaları ve yeni yapılacak olan Sinyalizasyon merkezi Dinar, Isparta Burdur, Denizli, Afyon arası olacak. Dinar Denizli arasında Demiryolu çalışması başladı. Bu Demiryolu çalışması şehirde bir hareketlilik yarattı. Bunların yanı sıra birçok yatırımcının gözü Dinar’da biz ilgiye belediye olarak yapacağımız üst yapı ve ilçenin kültürel faaliyetleri ile destek olmak ve cazibeyi arttırmak amacındayız.

Sanat ve Turizm merkezi

Ben göreve geldiğim günden itibaren kültür ve sanata önem veriyorum. Bilindiği gibi Dinar dünya’da ilk müzik yarışmasını yapıldığı yer. 4 yıldır Üniversitemiz ile uluslar arası festival yapıyoruz. Aynı zamanda Büyük Menderes’in doğduğu yer Dinar. Festival nedeniyle uluslar arası konuklarımız oluyor. Bunun için Dinar’da bir turistik tesise ihtiyaç var. Bununla da ilgili bazı görüşmelerimiz var ve Dinar’ı kültür sanat ve turistik bir ilçe haline getirmeyi amaçlıyoruz. İlk işimiz Marsiyas Kültür ve Sanat Festivali’ni bir yıl daha yaptıktan sonra uluslar arası alanda dünyanın ilk müzik yarışmasının yapıldığı yer olarak tescillenecek. Ondan sonra çok daha büyük hedeflerimiz var. ODAK Pazar Kahvaltıları

Share
#

SENDE YORUM YAZ

türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye , izmir escort ,