logo

Afyon’un gururu Ali Çakalgöz

ali çakalgöz (7)

Ali Çakalgöz ile uzun zamandan beri mesajlaşıyoruz. Ancak bir araya gelmemiz neredeyse bir yıl gibi bir zamanı aldı. Cafelife Dergisini çıkarmaya başladığımızda röportaj yapacağımız isimlerin başında o vardı. Ana devam eden projeleri nedeniyle sürekli ertelemek zorunda kaldı. Baktık olacak gibi değil sorularımızı hazırladık mail attık. Biz bir araya gelemeyeceğiz soruları cevaplayın röportajımızı öyle yapalım bari dedik. Ali Çakalgöz aradı. Olmaz. Bana bir hafta süre ver Afyona geleyim karşılıklı konuşalım. Dertleşelim, iki çatlak bir araya gelsin dedi. Peki dedik. Bir hafta sonra telefonum çaldı. Nerede buluşalım dedi.

Tiyatrocu, Sinema ve dizi film oyuncusu Ali Çakalgöz ile Çavuşbaş mahallesinde tarihi Mihrimoğlu konağında bir araya geldik. Çakalgöz ile yaklaşık iki saatten fazla konuştuk. Hayatı ve sanat yaşamı hakkında bu güne kadar ilk kez anlattığı birçok konu var. Bazen kahkahalarla güldük. Bazen suratı asıldı gözlerini kıstı, bazen öfkelendi. Yıllar önce yapılan bazı haksızlıkları hala içine sindirememiş. Gaz lambasında ders çalıştığından nasıl ünlü bir oyuncu olduğuna kadar hayatının çok özel anlarını ilk kez Cafelife okurları için anlattı.

Cafelıfe, Ali Çakalgöz kimdir, nerede doğdu nasıl bir ailesi vardı?

A.Çakalgöz, Ali Çakalgöz hiç kimse, neden böyle söylüyorum. Mesleği oyunculuk olmasına rağmen bu güne kadar çalıştığım her yerde sabret dediler. Özel şirketlerde çalıştım, bankada çalıştım sabret bilmem ne müdürü olursun dediler, sabret yükselirsin dediler. Ama hiç kimse bana ya kardeşim senin işin oyunculuk, sen oyuncu ol demedi. Bana sabret müdür olursun diyen insanlar nezninde ben hiç kimseyim. Müdür olsaydım önemli adamdım. O nedenle ben hiç kimseyim. Ali Çakalgöz, Afyon’a 36 kilometre uzaklıkta Serban kasabasında doğdum. Gaz lambası ışığında ilkokulu bitirdim. 3. Sınıfa giderken bugünkü Ali Çakalgöz’ün hayatının çizgisi çizildi. Öldüyse Allah rahmet eylesin Mehmet Üstündağ diye bir ilkokul öğretmeni geldi. Beni ilk kez o sahneye çıkardı.

Cafelıfe, Yıl kaç o zaman hatırlıyor musunuz?

Yıl 1969 o zaman ilkokul 4. Sınıfa gidiyorum. İlkokul 5’de yine güzel bir şey oldu. Köylerde lakaplar vardır. Bana da dedemin lakabı olan Fenni’nin torun derler. Dedem o zaman okuyan yazan ender adamlardan biri. Köye ilk tuz makinesi getiren kişi. Yedizin Ömer diye biri ahırını bozdu orayı sinema salonuna çevirdi. Düşünün elektrik yok. Köyde sinema salonu yaptı adam. Jeneratör getirdi. Evlerde gaz lambaları yanıyor ama Yediz’in Ömer’in ahırdan bozma sinema salonu pırıl pırıl. Biz orada sinema filmi izlemeye başladık. Biz ilk kez sinemayla tanıştık. Ve biz sinemadan çıktıktan sonra onlar gibi yürümeye, onlar gibi konuşmaya başladık. Ben o gün dedim ki ben oyuncu olacağım. Hani çocuklara sorarlarya büyüyünce ne olacaksın. Herkes doktor olur, polis olur, öğretmen olur. Bana sorduklarında ben artist olacağım derdim. O dönemde sinema oyuncularına artist denirdi.

Cafelıfe, Hayatınız hep köyde mi geçti?

İlkokul bittikten sonra Afyon’a taşındık. Bir benim okul hayatıma devam etmem için, 2. Babam ticaretle uğraşıyordu Afyon’da devam etmek istedi. Afyon’a taşındık ve Afyon Lisesinin orta kısmına yazıldım. Ortaokul ve lise hayatım boyunca hep tiyatro, şiir, edebiyatın içinde oldum.

Cafelıfe, Kaç kardeşsiniz?

Biz 5 kardeşiz ve ben en büyükleriyim. 2 kız 3 erkek kardeşiz. Hepsi üniversiteyi bitirdi hepsi farklı sektörlerde. Lise bittikten sonra ben konservatuar okuyacağım dediğimde evde kıyamet koptu. Köyde ben artist olacağım dediğimi bu kez ailem bana demeye başladı. Artist mi olacaksın ne yapacaksın. Aç kalırsın sürünürsün, doktor ol, mühendis ol, eczacı ol bir şey ol ama artist olma dediler.

Cafelıfe, Zor bir karar, peki nasıl aştınız bu sorunu?

Aşamadım ki? Ben konservatuar sınavlarına gizlice girdim ve Ankara Devlet Konservatuarını kazandım. Ama babam göndermedi. Babam ben ticaret yapıyorum, sen benim en büyük oğlumsun, sen bana lazımsın ticaretle ilgili bir şey okuman lazım. Babam beni İstanbul Sirkeci’de bir demir tüccarının yanına götürdü. Bizim oğlan artist olacakmış dedi. Anlat bakalım olsun mu dedi. Adam çekmeceyi açtı. Bir diploma çıkardı. Doktor diploması çıkardı. Adam doktor olmuş ama hiç yapmamış. Demir ticareti yapıyor ve daha fazla kazanıyor. Bana, “Ali oğlum. O kadar çok artist görüyorum ki hepsini sürünüyor. Sakın olma” dedi. Biz döndük. Üniversite sınavında çok iyi bir puan almıştım zaten. Tıp fakültesine girecek bir puan almıştım. Babamın istediği İşletme Fakültesine kayıt yaptırdık.

Babam için işletme okudum diplomayı da ona verdim

Cafelıfe, Pes mi ettiniz yani?

Asla pes etmedim. Babamın isteğini yerine getirdim. Benim için baba farklı bir olay. Babamın istediği İşletmeyi okumak için İzmir’e gittim. Aynı yıl İzmir Devlet Tiyatrolarının sözleşmeli oyuncu sınavına girdim ve kazandım. Rahmetli Sönmez Atasoy ile tanıştık. Ev tutacak param yok eski püskü ucuz bir otelde kalıyorum ve beni evine götürdü Sönmez Atasoy. Yıllar sonra Kurtlar Vadisi’nde birlikte oynadık.

Cafelıfe, Babanızı kırmamak için işletme okuyorsunuz ama aynı zamanda Devlet Tiyatrolarında sözleşmeli oyunculuk yapıyorsunuz? Bir taşla iki kuş olmuş?

Aynen öyle oldu, Ben 4 yıl işletme fakültesi okurken İzmir Devlet Tiyatrosunda çalıştım ve bundan ailemin hiç haberi olmadı. Bu arada paraya ihtiyacım yok ama ben her ay sonu param bitti diye babamdan para istiyorum çalıştığımı anlamasınlar diye. Ama babamın istediği işletmeyi okuyorum. Afyona gelmemek için her yaz 3-4 ders bırakıyorum. Çünkü turneler var. 4 yılın sonunda İşletme diplomasını aldım ve getirip babama verdim. Bunu senin için okudum. Buyur baba dedim.

Cafelıfe, Bu biraz ağır olmuş ama?

Artık gemileri yakma zamanı. Benim hiçbir işime yaramaz, ben bununla ilgili bir iş yapmak istemiyorum. Bir şirkette çalışmayacağım, ticarette yapmak istemiyorum dedim. Tabi kıyametler koptu, ben evi terk edip gittim. Ben bu işleri yaparsam mutlu olamam ben mutlu olacağım işi yapmak istiyorum dedim. Yıllarca eve gelmedim ve ben yeniden konservatuar sınavlarına girdim. Meslek dersleri dışında devam zorunluluğu yoktu. Ankara’da okumaya başladım. Parpul yok. Dublajlarda yer alıyorum bir ara Altan Erkekli ile çalışmaya başladık. O bana çok yardımcı oldum bazı oyunlarda nöbetçi asker gibi hiç repliği olmayan görevler verdi. Okuyorum ve ayakta kalmak için para kazanmam lazım Altan Erkekli bu konuda bana çok yardımcı oldu. 3 ders kaldı onu o kadar uzattım ki yıllar sonra ya gel de seni mezun edelim dediler Kemal Sunal gibi çok geç mezun oldum. Yurt dışından oyunculuk bursu buldum. Bir süre yurt dışında kaldım.

İş Bankası’na başladım

Cafelıfe, Afyon’a ne zaman döndünüz?

Yurt dışında kaldıktan sonra yeniden Afyon’a döndüm. Ama bu kez baba yok. Evin sorumluluğun bizde. Şükrü Demirayak ile birlikte çalıştık. Kendisini çok severim ama hiç anlaşamayız. Daha sonra Kartal Makarnaya başladım. Pazarlama yapıyorum. İsmail Ali Ulukartal diye biri geldi. Ankara yolu üzerinde bir yerdi. Şimdi Filiz makarna oldu galiba. Bu adam elini omzuma attı gel seninle biraz konuşalım dedi. Ali oğlum sen artist ol, sen buralarda çalışma dedi. Ama sana her türlü yardımı yaparım dedi. Abi niye bana böyle söylüyorsun dedim. Serseri burada hiçbir iş yapmıyorsun dedi. Kendisi İzmir’de yaşıyor ve iki üç haftada bir geliyor, her geldiğinde Ali nerede?, sinema için çağırmışlar, bir dizi için gitti deniliyor. Oğlum yeter ben sana maaş veriyorum dedi. Müdür olamadan ayrıldım Dempaş’da da müdür olamadık. Sonra İş Bankası eleman alacak başvurdum.

Cafelıfe, Bankacı da mı oldun?

Oldum, Evrakları veren kişi hiç uğraşma bir kişi alınacak o da kimin alınacağı belli dedi. Olsun ben girmek istiyorum dedim. Gittim ve 300 kadar kişi vardı. İçeri girdim 1 saat kalmışım içeride. Herkese 5 dakika ben bir saat kalmışım. Geldik Afyon’a bekliyoruz. Bir hafta sonra İş Bankası müstahdemi geldi. Ali bey sınavı siz kazanmışsınız müdür bey gönderdi evraklarınızı tamamlayıp işe başlayacakmışsınız dedi. Yıl 1984. İş Bankası’nın sanata bakışı çok farklı tabi ki. Benim gitmek istediğim tüm projelere istediğim kadar izin verdiler ve bir gün olsun sorun çıkarmadılar. Tam tersi sizin gibi bir çalışanımız olduğu için biz çok mutluyuz diye destek oluyorlardı. Bu şekilde hem bankayı, hem tiyatroyu, hem de sinemayı yürüttüm.

Türkiye’nin tek döner sahnesi 1940’da Afyon’da vardı

Cafelıfe, İyi de Afyon Belediyesi Şehir Tiyatrosu işi ne zaman oldu? İş Bankasını niye bıraktın şimdi müdür olurdun?

Yıl 1991 Mehmet Sami Hancıoğlu Belediye Başkanı bana bırak bankayı gel Belediye Şehir Tiyatrosunu kuruyoruz dedi. O zaman kadar üç beş kişi amatör olarak tiyatro yapılıyor ama şehir tiyatrosu yok. Ama bak çok ilginç bir şey söyleyeceğim. 1940’larda Halk Eğitim Merkezinin Türkiye’nin tek döner sahnesi var. Ve orada dünyanın bütün büyük klasikleri oynanmış. Ama sonradan kapatılmış. Türkiye’nin ilk ve tek döner sahnesine sahipsiniz ve kapatıyorlar. Motorları nerede bilen yok. Afyon bir zamanlar çok farklı bir şehirmiş. Sonradan bu hale geliyor. Bir süre çok araştırma yaptım. Afyon’da tiyatronun geçmişi nedir, neler sahnelendi diye. 1940’lardan sonra ilk kez Hancıoğlu zamanında 1991’de belediye tiyatrosu kuruldu ve yönetmeliğini ben hazırladım.

Cafelıfe, İlk Şehir Tiyatrosu ilk oyun neydi?

İlk oyun Haldu Taner’in, “Günün Adamı” Başkanım ben Haldun Taner’in günün adamı oyununu oynayacağım dedim. Şöyle bir baktı, “Oğlum bu belalı bir oyun. Nasıl olacak?” dedi. İşin başka bir ilginç yanı ise o güne kadar 40 yıldır o oyun sahneye konulmamış. 40 yıl sonra biz oynamaya kalktık. 40 yıl öncede oyun ilk gösteride yarısında indiriliyor. Politik hiciv. Her dönemin adamlarını anlatıyor. Bana tehditler Hancıoğlu’na baskılar oluyor. Mecliste kıyamet kopuyor. Beni çağırdı. Ben ne zorluklar içinde çalıştığını biliyorum dedi. Ben arkandayım devam et dedi. Belediye Şehit Tiyatrosunun ilk oyunu 7 bin 500 seyirci aldı. Böyle bir rakam yok. O zamanki nüfusu düşün. Tüm gösteriler aylarca kapalı gişe oynadı. Üstelik bunlara turneler dahil değil. Yıl 1994 Erdal Akar’ın belediye Başkanlığına oturduğunda attığı ilk imza Ali Çakalgöz’ün iş akdinin sone ermesi oldu.

Cafelıfe, Nasıl yani? Hiçbir sebep yokken?

Evet hiçbir sebep yokken. Birçok kişi araya girdi ama geri adım atılmadı. Bir Pazar günü telefon geldi. 5 belediye meclis üyesi sizinle tiyatro salonunda görüşecekler ama sabah 07’de olacak görüşme diye. Belediye Meclis üyeleri başkandan habersiz benimle görüştüler bunların arasında Mustafa Özer var, Orhan Yalçınkaya var, bunların arasında Hayrettin Özkılıç var. Gizlice geldiler ve Ali nasıl devam ettireceğiz diyorlar. Benim yapacağım bir şey yok. Yapabilirseniz siz yapacaksınız dedim. Olmadı ve kapandı. Benim yerime bir öğrencimi tiyatronun başına getirdiler ve bir oyun sonrada kapattılar. İşin başka bir ilginç yanı ise son oyunun dekorlarını bana ödetmeye kalktılar. Onayı meclisten geçmesine rağmen.

Ben tiyatroya yüreğini koyan bir adamım

Cafelıfe, Zor bir durum yeniden İstanbul yolu göründü o zaman?

Evet gittim, çünkü yapacak bir şey yok. Karar vericiler öyle buyurdular. Aradan yıllar geçti 2007’de Afyon’dan bir çağrı daha geldi. Bu kez Abdullah Kaptan çağırdı. Hemen gel Afyon’a borcun var ben arkandayım dedi. Hayır diyemedim, çünkü tiyatrodan ne zaman çağrı gelse duramam. Geldik ve yeniden kaldığımız yerden aynı aşkla yine başladık. Yine aykırı bir oyun. Karmakarışık oyununu Haldun Dormen 38 sayfasını çıkartarak 2 saatlik bir oyun yapmıştı. Biz bir tek cümle dahi çıkartmadan sahneledik. Orta oyununa benzer bir oyun 2 saatlik bir oyun oynadık. Hocam Haldun hocam tamam eli öpülür ama bu oyun başka bir şeydi dediler. Ben tiyatroya yüreğini koyan bir adamım, benimle çalışanlara da bunu öğrettim. Benim öğrencilerim yüreğini koyarak oynadılar. Doğru olmayı, yalan söylememeyi, çalmamayı, çırpmamayı öğretim, insanların üzerine basarak bir yerlere yükselmemeyi öğrettim. Sonra tiyatro bir kez daha kapatıldı. Ben yine bir şok yaşadım.

İşte o anda Ali Çakalgöz’ün gözlerinde kızgınlık ve öfke belirdi. Bir kez daha emek verdiği her şey bir kararla son bulmuştu. Bir kez daha Afyon’dan gitme zamanı gelmişti. Kim neden bir kez daha kapatma kararı aldı. Hepsi ve daha fazlası Ali Çakalgöz röportajının ikinci bölümünde. CAFELIFE ÖZEL RÖPORTAJI

ali çakalgöz (5) ali çakalgöz (9) ali çakalgöz (4) ali çakalgöz (3)ali çakalgöz (1) ali çakalgöz-001 ali çakalgöz (13)

Share
#

SENDE YORUM YAZ

türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye , izmir escort ,