logo

26 Eylül 2013

Afyon AK Parti içinde faiz lobileri var

mahmut koçak (2)

AK Parti’den ihraç edildikten sonra siyaseti dondurduğunu belirten Mahmut Koçak artık çözülmeye başladım. Halk bana seni çok özledik aramızda görmek istiyoruz diyor. Bende yeterinde dinlendiğimi düşünüyorum. Bazı kararların verilme zamanı geldiğini Odak Yazarları Mehmet Emin Güzbey, Ertuğrul Sevim, Emre Çınar ve Ömer Mazi’ye anlattı.

Sayın Koçak, hepsi tamam Nobel adaylığı çok harika ve onur verici bir olay. Ama E muhtıra olayına başladık. Arada birçok şey konuştuk ama Muhtıra’ya bir türlü gelemedik?

M. Koçak, Ama Nobel Barış ödülüne Meclis Başkanı Bülent Arınç tarafından aday gösterilmem çok önemli ama benim partim arkamda olması gerekenler bunu Afyon halkından sakladılar. O zamanki yöneticiler bunu anlatması gerekirdi. E muhtıra’yı unutmadım oraya geleceğim. Zaten bu süreç oraya doğru gidiyor. Bunları içime sindiremiyorum. Çevrede bulunan insanlar ve ailemle oturdum konuştum. Bir süreliğine siyaseti donduracağım diye bir karar aldım ve bunu uyguladım da. Gültekin beyin DP Genel Başkan Yardımcısı olması ile aile bütünlüğümüz bozuldu. Aile bütünlüğümüzü sağlamak için ben bir süre dinleneyim dedim. Gültekin beye destek olmaya karar verdim. 17 Nisan 2007’de DP ile ANAP’ın birleşmesi için ANAP’a geçtim.

Biz tam bazı konularda bir anlaşma zemini yakalamıştık ki E Muhtıra olayı çıktı. Benim ANAP’a geçmemden sadece 10 gün sonra E muhtıra ile karşılaştım. Bakın ben sopa yediğim her zaman söz milletin, millet iradesi demişim. Bütün imtihanlardan Mahmut Koçak’mı geçecek ya. En çok çalışan, en çok çaba harcayan biri olarak böyle hep benim yıpratılmaya çalışmasına isyan ediyorum. Son Peygamber indi arkadaş. Biz bir kuluz ya. Benimde bir sabrım var. Kul hata yapar, bende yapmışımdır. Ama yok askerlerle toplantı yapmışım, asker telefon etti, çetelerle toplantı yaptı bunların hepsi külliyen yalan ve öyle olsa bu güne kadar kırk defa çıkardı. Ama beni AK Parti’ye ilk geldiğim günden beri biz bunu istemiyoruz diye bir duruş sergileyen bir gurup vardı. Bu duruşu hep sergilediler ve beni kabullenmediler. Kabullenmedikleri gibi altımı oydular. Ben birlikte yola çıktığım, sırt sırta verdiğim arkadaşlarımı hiçbir zaman sırtından hançerlemedim. Benim kimseyle bir kişisel sorunum yok. Hiçbir olayda kişisel bir kin gütmüyorum. Bulunduğum hiçbir partinin adına leke getirecek bir olay içinde olmadım.

Yerimde duramadığım için bulaşık yıkadığım olur

Oturduğunu yer rahat değil galiba, isterseniz yer değiştirelim. Sürekli sağa sola hareket ediyorsunuz?

M. Koçak, Hayır yerimden bir sorunum yok ama ben bir yerde uzun süre duramam. Ben hiperaktif bir adamım. Benim bir yerde 4-5 saat sabit kaldığım görülmemiştir. Onun için rahatsız olmayın. Ya saçımla oynarım, ya yerimi değiştiririm. Boş durmayı, uzun süre oturmak bana göre değil. Sürekli hareket halinde olurum ben. Mahmut Koçak gittiği yer her hareket katar, espiri katar, gülücük katar. Bakın ben bazen misafirliği gittiğim yerde ev sahibini uyarırım, ben bir süre sonra kalkarım evin içinde başka koltuklara geçe bilirim merak etmeyin bu benim huyum derim. Ailede bir ben böyleyim. Evde de böyleyim hanım çay kahve getirir ben bir süre sonra boşları toplar mutfağa götürürüm. Daha olmadı bulaşıkları yıkarım.

Mahmut Koçak’ın hiperaktif hali ve başından geçenleri anlatması gülüşmelere neden oluyor. Bu arada Mehmet Emin Güzbey soruyu patlatıyor.

Tayyip bey de koltuğunu da gözünüz olduğunu düşünmüş olabilir mi?

M. Koçak, Yok Allah var Tayyip bey mecliste birçok kişinin adını bilmez benim adımla hitap ederdi. Hakkını yememek lazım. Tayyip bey bana her zaman iyi ve kibar davranmıştır. Hakkını yememek lazım. Şimdi partide az sayıda bir gurup var bu insanlar dayanışma içindeler ve sonradan gelenleri çok fazla içlerine almazlar. Geçmişten beri bu dayanışmaları devam eden insanlar.

Parti içinde bir örgütlü, ve korumacı bir yapımı var?   

M. Koçak,  Evet var. Vlademir Lenin ya da Josep Stalin’in bir sözü var, örgütlü 10 kişi örgütsüz bin kişiyi yener. Bakın ordular, toplumlar, kalabalıkların ne kadar büyük olduğuna bakmayın. Eğer örgütlü değilse hiçbir işe yaramaz. Örgütlü 10 kişi hepsini halt eder. AK Parti içinde böyle bir korumacı örgütlü bir dayanışma içinde oldukları için istedikleri düşünceyi hayata geçiriyorlar. Bu hareket terzi Genel Merkez’de de var, yerelde de. Ben bunca zamana rağmen Başbakan’dan bakanlara, milletvekillerine iyi ve kötü günlerinde her zaman aradım. Benim genel merkezle hiçbir sorunum olmadı. Partiden ihraç edildikten sonra bir Cuma çıkışında Başbakanla karşılaştık hal hatır sordu. Ben hiçbir zaman parti kurmayları genel merkezle sorunum olmadı. Bizim insan kumaşımızın bu kadar kötü olmamamsı lazım. Devlet adamları kolay yetişmiyor. Hiçbir olay kişiselleştirmemek lazım. Başbakan sadece AK Partililerin değil Türkiye’nin başbakanı. Herkes ona hürmet etmek saygı duymak zorun da. Bu bir insanlık görevi. Ben ihraç edildiğim günden beri hiç sayın demeden başbakan hakkında konuşmadım.

Devlete projeler ürettim

Alternatif Politikalar Merkezi hükümete çalışma ve proje yaptı mı?  

M. Koçak, Bakın ben AK Parti’den ihracım dan sonrada ilişkilerim ve dostluklarım devam etti. Bizim kavga ederek, yıkarak dökerek ayrılmadık ki. Ben ihraçtan sonrada yeniden partime dönebilmek için 9 ay bekleyip mahkemeye vermiş bir partiliyim. Sonraki süreçte Avrupa Birliği Bakanlığından birkaç tane proje aldım. Türkiye’nin yurt dışında lobiciliğini geliştirmek için 17 Avrupa ülkesinden gençleri getirdim. Onları eğittik ve yine geldikleri ülkelere gönderdik. Türkiye içinde 26 üniversiteden gençleri aldım ve yetiştirdik. Bu toplantılara Geçlik ve Spor Bakanı ve Genel başkan Yardımcıları katıldı ve konuşmalar yaptılar. Bizim yetiştirdiğimiz gençler AK Parti, MHP ve CHP’de gidip stajyerlik yapıyorlar. Bizim hizmet ve görev adamıyız kimseyle ve hiçbir kurumla kişisel bir derdimiz yok.

Yetiştirdiğiniz gençler AK Parti, MHP ve CHP’de staj yapıyor BDP’ye göndermediniz mi?

M. Koçak,  Gönderdim ve ben kesinlikle hiçbir partiye ayrıcalık yapmadım. Hatta meclis dışında olan partilere bile gençleri gönderdim. Gidip incelesinler diye. Biz kimseyi dışlamadık, kimseyi ötekileştirmedik, yeter ki ihanet etmesinler. Ülkeyi bölmeye, satmaya, ihanet etmeye kalkmasınlar. BDP iki kadar bizden talepleri oluyordu ama son dönemde işleri yoğun galiba bir talep gelmemeye başladı. Biz ne için varız. Biz bu ülkeye hizmet etmek için varız. Kişisel kavgalar için var olanlar defolup gitsinler kardeşim. Faiz lobileri, cepçiler, rantçılar gitsinler. Böyle bir kesim var, hangi parti iktidardaysa oraya çörekleniyorlar, yarasalar gibi oranın kanını emiyorlar. Kıymetli şeyleri bu şahıslar götürüyor, posası da namuslu insanlara kalıyor. AK Parti içinde de bu tür insanlar var. Onların temizlenmesi lazım.

Başbakan’da son zamanlarda Faiz lobisinden bahsediyor. Sizin dediğiniz aynı faiz lobisi mi?

M. Koçak, Evet aynısı. Başbakan çok doğru söylüyor. Ülkenin bu faiz lobisinden, cepçilerden iş yapmadan iş yapıyormuş gibi devletin milletin kanını emen asalaklardan kurtulması lazım. Ben halkın arasındayım. Her gün yüzlerce insanla konuşuyorum. Afyon AK Parti içinde de faiz lobisi var. Bunu ben söylemiyorum Afyon halkı söylüyor. Onlar halkın arasına giremedikleri için böyle şeyleri duyamıyorlar. Bunlarında temizlenmesi lazım. Afyon AK Parti içinde faiz lobisi var, rant çevresi var, çıkar gurupları var. Bu nedenle de parti çok büyük zarar görüyor. Bütün bunlar milletin dilinde. Bu benim dilimde değil. 

Çözülmem için biraz süre lazım

AK Parti’de olduğu gibi CHP’de de Mustafa Sarıgül ihraç edilmişti. Şimdi dönmesi planlanmıyor ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına adaylığı söz konusu. Mahmut Koçak için böyle bir olasılık var mı?  

M. Koçak, Ben siyaseti kendi kafamda dondurdum. Çözülecek miyim çözülmeyecek miyim buna karar vermeliyim. Bunun için bir iki hafta daha beklemeniz lazım. Bana biraz daha izin verin her şey yakında ortaya çıkacak.

Birkaç hafta sonra havalar daha da soğuyacak. Çözülmek zor olur. Nasıl bir donmak ki hala çözülemedi. Neyi bekliyorsunuz?  

M. Koçak, Bir kere şunu açıklamama izin verin. Geçmişte birlikte hareket ettiğim insanlar var. Benim onlarla olan randevularım biraz sarktı. Bu arkadaşlarımla bir araya gelip nasıl bir yol haritası izleyeceğime karar vereceğim. Ben hiçbir zaman birlikte yola çıktığım insanları yolda bırakmadım bırakmam da. O nedenle bu iki gurupla konuşmadan hiçbir şey yapmam.

Birlikte hareket ettiğiniz gurup kim bu sır bir olay değildir har halde?   

M. Koçak, Hayır elbette sır değil. Geçmişte yıllarca birlikte çalıştığım Doğru Yol’dan arkadaşlarım var. 35- 40 kişilik bir arkadaş gurubum. ANAP zamanında bürokratken bir başka gurup var. Onlarla bir araya gelip onların fikrini almam lazım. Bu iki gurup böyle AK Parti’den zaten birçok arkadaşımızla görüşüyoruz. Ama bazıları benimle gizli olarak görüşüyorlar. Nedense bazı çekinceleri var. Bakın benim bazı istişarelerim var bunları tamamladıktan sonra emin olun size her türlü bilgiyi vereceğim. Ama bana bir iki hafta izin verin. Son istişarelerimi de tamamlayayım.

AK Parti ile temasta mı?

Mahmut Koçak Afyon Belediye Başkan adaylığı için AK Parti ile istişare yapıyor mu?   

Bu sorudan sonra Mahmut Koçak bir süre durdu. Yüzünde bir gülümseme belirdi ve sonra hepimizin yüzüne baktıktan sonra konuşmaya başladı.

M. Koçak, Ben sokakta halkla konuşurken istişare yaparken hangisi AK Partili, hangisi CHP’li, hangisi MHP’li diye bakmıyorum. Ve bu konuda da kimseye bir şey sormuyorum.

Mahmut bey bizim sorduğumuz şey sokaktaki AK Parti’li değil. AK Parti Genel Merkezi ile bir görüşmen var mı?

M. Koçak, Ben henüz çözülmeye başlamadım. Çözülmek için bana birkaç hafta izin verin. Bana şimdilik böyle bir şey sormayın. İki hafta izin verin. İki hafta sonra her şey net olarak ortaya çıkacak.

Adayım demeden aday olan adam

Afyon Belediye Başkanlığı için aylardır adı geçenler arasında olmasına rağmen bu güne kadar ben adayım demeyen Mahmut Koçak bir süre daha adayım demeyecek gibi görünüyor. Ancak yaklaşık bir yıldır yeniden Afyon’da görünmeye başlayan ve çeşitli ziyaretler yapan Mahmut Koçak için Afyon kamuoyunda büyük bir beklenti oluştu. Her ne kadar adayım demese de bir belediye başkan adayı gibi sivil toplum örgütleri, basın görüşmeleri, bazı toplantı organizasyonları kendini Afyon Belediye Başkanlığına hazırladığını bilmeyen yok. Ancak yinede bazı istişareler yapacağını söyleyerek zaman kazanıyor. Elbette beklediği haberler var, yaptırdığı anketler var. Bir yandan kendi deyimi ile istişarelerini yaparken bir yandan da Mahmut Koçak ismini iyice parlatmaya çalışıyor. İşin özü Mahmut Koçak Afyon Belediye Başkanlığına aday olacak. Aday olacak ama nereden? İşte bütün sırda burada gizli. Onun için iki hafta daha bekleyin diyor.

Kahvaltı yapmakta zorlandık

ODAK Pazar Kahvaltı’ları başladığında 2012’in Aralık ayıydı. Mevsim nedeniyle kapalı mekanda yapılan kahvaltı sohbetleri yazın ara verdi. Yeni döneme bir ay önce başlayan Pazar Kahvaltıları gazetenin kamelyasında bahçede yapılıyor. Odak yazarları Mahmut Koçak ile yaptıkları kahvaltıda kamelyada olunca ilk defa kahvaltı bölünmek zorunda kaldı. Mahmut Koçak’ı gören vatandaşlar selam verip onunla tokalaşmak, hal hatır sormak için sıraya girdiler. Defalarca bölünmek zorunda kalan kahvaltıda Mahmut Koçak’ın her elini sıkan Allah razı olsun, senin sayende sağlımıza kavuştuk diye teşekkür ediyor. Bir vatandaş ise bahçeyi aşıp gelip Mahmut Koçak’a sarıldı. Gözleri dolan yaşlı adam bir süre Koçak ile özel bir görüşme yaptıktan sonra uzaklaştı. Pazar kahvaltıları bugüne kadar 23 konuk ağırladı. Hepsi bir birinden kıymetli insanlardı. Ancak hiç bu kadar dikkat çekeni olmamıştı.

İyi bir adamım ama iyi bir baba olamadım

Okul hayatım bittikten sonra tam 25 yıldır bürokrasi ve siyasetin içindeyim. Benim bir tek aşkım var oda Afyon. Amerika’ya gittim Afyon için geri döndüm. İstanbul’a gittim Afyon için döndüm. Benim kalbim afyon için atıyor. Ben nerede olursam olayım Afyonlular beni buldu. Onlara yardım edebilmek, onlara hizmet edebilmek için gece gündüz çabaladım. Ben çocuklarımın büyüdüklerini görmedim. Onların en güzel çağlarında yanlarında olamadım. Doğum günlerinde, okul günlerinde mezuniyetlerinde hep başka şeylerle uğraştım. Eşimden Allah razı olsun. O bizim çocuklarımıza benim yokluğumu hissettirmedi. Benim için birçok şey söylene bilir. İyi bir insan, iyi bir adam, iyi bir analizci, iyi bir doktor, belki eşim ve çocuklarımda iyi bir eş ve iyi bir baba diye bilirler ama ben iyi bir baba olduğumu söyleyemem. Ben kendimi insanlara yardımcı olmaya adamış bir adamım. Hayat gidiyor. Bu can bedenden çıkmadan Afyon’a daha neler yapabilirim diye kafamda kırk tane proje var. Çoklarımın guru duyacakları eserler bırakmak istiyorum.

ODAK GAZETESİ PAZAR KAHVALTILARI

Share
#

SENDE YORUM YAZ