logo

25 Mayıs 2014

“Acilen normalleşmemiz lazım”

basin odası

Gün FM’de yayınlanan Basın Odası’nda bu hafta Türkiye nereye gidiyor sorusuna cevap arandı. Ülkemizde son günlerde yaşanan olaylar karşısında siyasetin toplumu kamplaştırdığını kaydeden yorumcular acilen normalleşmemiz gerektiğinin altını çizdi.

Gazeteci İsmail Akar’ın hazırlayıp sunduğu Basın Odası programına Gazeteciler Ahmet Tunca, Polat Yılmaz ve Ertuğrul Sevim yorumcu olarak katıldılar.

 

“Toplum biz-siz diye adeta ikiye ayrıldı”

Soma’da yaşanan maden faciasında 301 madenciyi kaybettiğimizi kaydeden Gazeteci İsmail Akar, “Yüzlerce madenci de maden faciasında yaralandı. Allah bir daha böyle acı olaylar yaşatmasın. Soma faciasının hemen akabinde İstanbul Okmeydanı’nda bir hadise meydana geldi. Olaylarda 2 kişi yaşamını yitirdi. Polisle göstericiler arasında çatışmalar yaşandı. Maden faciasının ardından Türkiye karışmaya, kaynamaya devam ediyor. Herkes nereye gidiyoruz, neler oluyor diye soruyor. Toplum biz-siz diye adeta ikiye ayrıldı. Sürekli bir gerginlik hâkim. Bu gerginlik ülkemize yarar sağlamaz. Milletimiz bu yaşananları hak etmiyor” şeklinde değerlendirmede bulundu.

 

“Ben çok iyi bir yere gittiğimizi düşünmüyorum”

Soma’da meydana gelen maden faciası ile Okmeydanı’nda yaşanan olayın Başbakan’ın birleştirici tavrına turnusol kâğıdı olduğunu söyleyen Gazeteci Polat Yılmaz, “Soma’da insanlar yumruklandı, tekmelendi. Arakan’a, Mısır’a ağlayanlar Soma’ya gitmediler. Başbakan Okmeydanı’nda yaşananlardan sonra, ‘Polis nasıl sabrediyor şaşıyorum’ dedi. Birleştirici bir tavır aradığımız böyle bir dönemde demek ki Başbakan’dan böyle bir tavır çıkmayacağını gördük. Umudu kestik. Başbakan bu açıklamasından iki gün önce, ‘Dicle’nin kıyısında bir koyun kaybolursa ben mesulüm’ diyordu. Birleştirici bir tavır arıyoruz. Biz Türkiye olarak nereye gidiyoruz? Bu kadar mı gerildik? Bir an önce ülkemizin sakinleşmeye ihtiyacı var. Ben çok iyi bir yere gittiğimizi düşünmüyorum. Ülkemizde insanlar haber bültenlerini izleyemez hale geldi. Sürekli şiddet var. Kısacası acilen normalleşmemiz lazım” diye konuştu.

 

“Ülkeyi bu hale Ak Parti ve CHP getirdi”

Ülkemizde daha önceki yıllarda sağ-sol olayları nedeniyle toplumun kamplaştığını söyleyen Gazeteci Ertuğrul Sevim, “Ak Parti’nin 2002 yılında iktidara gelmesiyle bu süreç yeniden alevlendi. Tamamen oy üzerine kurulu bir parti olan Ak Parti’nin Türkiye’de her şeyi kamplaştırması üzerine ülkemizde yeni bir sağ-sol tartışması başladı. Bugün toplum biz ve onlar diyerek ikiye ayrılmış durumda. Hiçbir dünya ülkesinde böyle şey olmaz. Geçenlerde Çanakkale’ye gittim. Bana oradaki tur rehberi, ‘Bizim rehberler muhafazakâr ve ulusalcı rehberler diye ikiye bölündü’ dedi. Her yer bölündü. Bölünmeyen hiçbir yer kalmadı. Ak Parti’nin ve Erdoğan’ın stratejisi bunun üzerine kurulu. Her şeyi biz ve onlar diye ikiye ayırıyorlar. Her olay bu şekilde değerlendiriliyor. Ülkeyi bu hale Ak Parti ve CHP getirdi. CHP her yaşanan olayda hükümeti düşürme adına birilerini organize etti. Ak Parti de CHP üzerinden büyümeyi sürdürdü. Bu gergin atmosferden her iki parti de sorumludur” dedi.

 

“Bu konuşmaları dinledikçe hayretle karşılıyorum”

Ülkemizdeki gergin atmosferin dinmesi için siyasilerin sağduyulu hareket etmeleri gerektiğini kaydeden Gazeteci Ahmet Tunca, “Başbakan tüm meselelerde bağırmaya devam ediyor. Bu gergin üslubu anlamak mümkün değil. Ben bu yaşıma kadar onca Başbakan gördüm. Böyle bir üslup, böyle bir hitap tarzı görmedim. Gerginlikten nemalanan, toplumun kamplaşmasından yararlanan kasaba belediye başkanı veya muhtar adayları gibi en basit yolu tercih ediyor. İnsanlara bizden olanlar, bizim karşımızda olanlar diye bakılıyor. Mesela geçen hafta TOBB toplantısında konuşan Başbakan Ana Muhalefet Liderini yerin dibine soktu. Böyle bir şey olmaz. Beğenelim beğenmeyelim Ana Muhalefet Lideri de belli bir kesimi temsil ediyor. Türkiye tarihinde görülmemiş şeyler yaşanıyor. Daha önceki liderleri de hep takip etmişimdir. Böyle seviyesi düşük tartışmalara şahit olmadım. Bu konuşmaları dinledikçe hayretle karşılıyorum” diye konuştu.

Dinleyicilerin soru, görüş ve önerileriyle yoğun olarak katıldıkları Basın Odası yaklaşık iki saat sürdü.

Share
#

SENDE YORUM YAZ