logo

AB’nin Türkiye Fotoğrafı

ömer mazi

Avrupa Birliği’ne nasıl bakıyorsunuz?

Girecek miyiz?

Abi bizi almazlar ya.

Biz Müslüman’ız ya ondan böyle yapıyorlar.

AB zaten Hıristiyan kulübü.

Ağzımızla kuş tutsak olmaz bu iş.

Genelde buna benzer laflar duyarız.

 

Birkaç gün Afyon gündemini bir kenara bırakalım.

Memlekette ne oluyor.

Dünya nereye gidiyor.

Bu gidişata biz nasıl bakıyoruz.

 

Türkiye’nin AB macerası hakkında beklide çok az kişinin bildiği bazı bilgileri aktarmaya çalışacağım.

Ama o bilgiler daha çok yarın sizlerle olacak.

Bu gün AB’nin Türkiye’nin ilerleme raporunda bize bakış açılarını sizlerle paylaşacağım.

 

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, genişleme sürecindeki tüm ülkelere yönelik olarak hazırlanan İlerleme Raporu ile Strateji Belgesi’ni onayladı.

Her iki belge de Brüksel’den bakıldığında Türkiye’nin nasıl görüldüğünü net şekilde ortaya koyuyor.

Bazı alanlarda yaşanan gelişmelerin hakkını veren İlerleme Raporu’nda bu yıl öne çıkan kelime ise “endişe”.

Gerek İlerleme Raporu’nda gerekse bu belgeye oranla daha özlü bir yapıya sahip olan ve sonuçlar ile tavsiyeler üzerine kurulu Strateji Belgesi’nde çekilen Türkiye fotoğrafı ise şu şekilde netleşti.

 

Artılar.
– Türkiye, Avrupa Birliği için bir aday ülke ve stratejik ortak.
– Dinamik ekonomisi Avrupa kıtasının refahına değerli katkı sağlıyor.
– Bölgedeki, özellikle Suriye ve Irak’taki, çok ciddi gelişmeler dış politika konularındaki işbirliğini daha da önemli hale getirdi.
– Türkiye’nin stratejik konumu, göç politikası ve enerji güvenliği alanlarında daha fazla işbirliğinin öneminin altını çiziyor.

Bölgemizdeki diğer zorluklar ışığında bu tür bir işbirliğinin değeri daha açık.
– Aktif ve güvenilir katılım müzakereleri AB-Türkiye ilişkilerinin tam potansiyelini ortaya çıkarmak açısından en uygun çerçeveyi sağlıyor.

 

SÜREÇ İVME KAZANMALI
– Katılım müzakerelerinin, AB’nin taahhütlerine ve oluşturulmuş koşullarına saygı gösterilerek yeniden ivme kazanmasına ihtiyaç var.
– AB, Türkiye’nin ekonomisi ve siyasi reformları için önemli bir çapa olarak kalmalı.

Bu çerçevede, 23 numaralı “Yargı ve Temel Haklar” ile 24 numaralı “Adalet, Özgürlük ve Güvenlik” başlıklarında müzakerelerin açılmasına götürecek açılış kriterlerinin bir an önce belirlenmesi gerekli.
– AB ile Türkiye arasındaki işbirliği tüm önemli alanlarda gelişmeli.

 

ÖNEMLİ BÖLGESEL ROL
– Türkiye önemli bir bölgesel rol oynuyor.
Türkiye’nin Suriye’deki rolü, özellikle de Suriyelilerin şiddetten kaçarak sınırı geçmesine olanak veren çok önemli insani desteği kilit önemde.
Türkiye, IŞİD’e karşı koalisyonda aktif rol oynamaya hazır olduğunu net şekilde beyan etti.
– AB ile Türkiye arasında yürütülen terörizmle mücadele konusundaki aktif diyalog memnuniyetle karşılanıyor.

 

REFORM UYGULAMALARI SÜRDÜ
– Başta Eylül 2013’te açıklan demokratikleşme paketi olmak üzere geçen yıllarda onaylanan reformların uygulanması sürdü.
– Anayasa Mahkemesi, ülkenin anayasal sisteminin direncini gösteren bazı önemli kararlar aldı.
– Aralık 2013’te imzalanan ve 1 Ekim 2014’te yürürlüğe giren Geri Kabul Anlaşması ve buna paralel olarak başlatılan vize liberalizasyonu süreci AB-Türkiye ilişkilerinde yeni bir ivme yarattı.
Kürt sorununun barışçıl yollarla çözülmesine yönelik yeni çabalar gündeme geldi.
– Türkiye, büyük ve dinamik ekonomisiyle AB için önemli bir ticaret ortağı ve Gümrük Birliği aracılığıyla AB’nin rekabet edebilirliğinin değerli bir bileşeni.
– Komisyon, Türkiye’nin Kıbrıs’ta tam teşekküllü müzakerelerin kaldığı yerden devamına yönelik desteğini memnuniyetle karşılıyor.

 

Eksiler:
-Çok sayıda hakim, savcı ve polisin görevden alınması ve yeniden atanması, yargının ve polisin operasyonel kapasiteleri konusunda endişeye, yolsuzluk suçlamalarına karşı ayrımcılık yapmayan, şeffaf ve tarafsız şekilde soruşturma yürütme yetenekleri üzerinde ciddi şüpheye neden oldu.
Aralık 2013’teki yolsuzluk suçlamalarına hükümet tarafından verilen yanıt, yargının bağımsızlığı ve güçler ayrılığı konularında ciddi endişeye neden oldu.

 

DEVLET KAYNAKLARI KULLANILDI
– Cumhurbaşkanlığı seçimleri düzenli bir şekilde gerçekleşti ancak kampanya döneminde, devlet kaynaklarının başbakanın yararına kullanıldığı ve medyanın yetersiz tarafsızlığı konularında endişelere neden oldu.

Kesin olmayan seçimlere yönelik rekor sayıda itiraz ülkedeki belirgin kutuplaşmanın belirtisi niteliğinde.
– Yetkililerin 2013’teki Gezi eylemlerini ele alış şekline yönelik soruşturmalara Ali İsmail Korkmaz davasındaki kanıt kaybı, engelleme ve cinsel taciz iddialarının soruşturulmasının reddedildiğine yönelik haberlerle köstek olundu.

Tüm iddialara yönelik bağımsız, hızlı ve etkili soruşturmaların güvence altına alınması ihtiyacı var.
– Türk yasal çerçevesinin bazı maddeleri ve bunların yargı mensuplarınca yorumlanışı aralarında medya özgürlüğünün de bulunduğu ifade özgürlüğüne köstek olmayı sürdürdü.
– Yaşanan gelişmeler siyasi kutuplaşmanın artması sonucunu doğurdu.

 

OTOSANSÜR YAYGIN
– Devlet yetkilileri medya üzerinde sindirici etki yaratan açıklamalar yapmayı sürdürdü.

Bu durum ve Türk medya sektöründeki sahiplik yapısı medyada yaygın otosansüre, gazetecilerin istifalarına ve kovulmalarına neden oldu.
– Yasa yapmada kapsayıcı ve danışmaya dayalı yaklaşım kural olmaktan ziyade istisna olmayı sürdürüyor.

Yasal sürecin şeffaflığının ve tüm paydaşlarla danışmanın düzenli bir uygulama haline gelmesine ihtiyaç var.
– İktidar çoğunluğu tarafından önerilen çok sayıda yasal düzenleme düzgün parlamenter tartışma yapılmaksızın ya da sivil toplumun tüm paydaşlarıyla uygun danışmalarda bulunulmadan kabul edildi.
Sosyal medyayı kısıtlamaya yönelik girişimler ve medyaya baskı yaygın bir otosansüre neden oluyor ve kısıtlayıcı bir ifade özgürlüğü yaklaşımını yansıtıyor.

YouTube ve Twitter’e yönelik geniş kapsamlı yasaklar ciddi endişeye neden oldu.
Aile içi şiddet, namus cinayetleri ve çocuk yaşta zorla evlendirmeler ciddi endişe nedeni olmayı sürdürüyor.

 

ANAYASA REFORMU ASKIDA
– Türkiye’nin daha fazla demokratikleşmesi için en uygun yol olmasına, özgürlüğü, demokrasiyi, eşitliği, hukukun üstünlüğünü, azınlıklara dahil insanların haklarının da dahil olduğu insan haklarını garanti altına alan kuvvetler ayrımını ve uygun kontrol ve dengeleri sağlayacak olan anayasal reform süreci beklemeye alınmış durumda.
– Toplanma özgürlüğü alanında takınılan yaklaşım kısıtlayıcı.

Gösterilerde sıklıkla aşırı güç kullanımı ve tutuklamalar endişe konusu.
-Türkiye’nin Ek Protokol’den kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmesi özellikle 8 başlıkta ilerleme kaydedilmesine olanak tanıyarak katılım sürecinde yeni bir ivme sağlayabilir.
– Türkiye’nin politikalarını AB açıklamaları ve AB Konseyi kararlarıyla uyumlu hale getirmesinde önceki yıllara oranla belirgin düşüş yaşandı.

 

Yarın Türkiye’nin AB süreci nasıl başladı.

AB bizi red etmeden biz onları kaç kez ve neden red ettik.

Kayıtsız şartsız üyelik teklifini kabul etsek kaçıncı AB ülkesi olacaktık.

Türkiye’nin AB macerası yarın.

Share
#

SENDE YORUM YAZ