logo

5 yıldızlı otelde panik

ömer mazi

Önceki gece iş gitti eve gittim.

Saat gece yarısına yaklaşıyor.

Bir yandan evde bazı planlar üzerinde çalışıyorum diğer yandan çocuklarımla uğraşıyorum.

Yan odada çalışırken bizim Edis elinde telefonla koşarak geliyor “Baba, baba alo” diye bağırıyor.

Adam 3 yaşında olduğu için telefona alo diyor.

 

Aldım telefonu buyurun.

Ömer Bey duydun mu?”

Al işte yine başladık.

Neyi duydum mu hocam.

“Hastane çocuk kaynıyor

Gecenin bu vaktinde ne çocuğu yahu?

Vallahi bilmem kucağına çocuğunu alan hastane koşuyor.

Kaza mı olmuş?

Yok sanmam.

Ya ne?

Ben bilmem.

Yahu bilmiyorsun da niye arıyorsun gardaşım.

 

Yarım saat sonra yine telefon “Zııııııır zırrrrr’da zıııır, zıııır”

Evet ne oldu?

Çocuklar zehirlenmiş.

Nasıl zehirlenmiş?

Vallahi bir otelde kalan müşterilerin çocukları.

Otel müdürü gelmiş, “Havuzdan oldu” demiş.

Balık mı bunlar havuzdan zehirlensin.

Ben bilmem ben bunları duydum.

 

Sabah oldu.

Gazeteye geldim.

Gazetelere bakıyorum hiçbir yerde bir şey yok.

AKÜ Tıp Fakültesi Başhekimini aradım.

Aradım ama ne bilgi alacağımdan, ne de telefonuma çıkacaklarına ihtimal vermiyorum.

Bir görevli çıktı hocam yok.

Telefonunuzu verin biz sizi aratalım dedi.

Verdim.

Ama aranacağıma ihtimal vermiyorum.

Yarım saat sonra Başhekim ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alpagan Mustafa Yıldırım aradı.

Kendisiyle hiç tanışmadık.

Ama görev değişikliği zamanında sık sık haberlerimize konu olmuştu.

 

Hocam gece çok sayıda çocuk hastanenize getirilmiş.

Havuz zehirlenmesi diyorlar.

Bu güne kadar havuzdan zehirlenen birine rastlamadım.

Nedir mesele dedim.

Prof. Dr. Alpagan Mustafa Yıldırım çok nazik ve kibar bir akademisyen olduğunu gösterdi.

Bende bazı bilgiler var ama son bir tarama yaptıktan sonra sizi arasam olur mu? Dedi.

Hayhay hocam tabi ki.

 

10 dakika sonra hoca aradı.

Bir otelimizde kalan yaşları 12 ve altı hatta 10 yaş altı 23 çocuk muhtemelen yediklerinden zehirlenmişler.

Havuzdan böyle bir zehirlenme olmaz.

Bu ancak tavuk, Rus ve Amerikan salatalarından olan bir zehirlenme.

Dün gece otel yetkilileri havuzdan demişler ama havuzdan olmaz” dedi.

 

23 çocuk olmak üzere 63 kişiden bahsediliyor.

Olay ciddi.

Birçok yerden olayı doğrulattık.

Daha sonra Otel yönetimini aradım.

Genel Müdür Ali Gümüşhan şehir dışındaymış.

Önce Halkla İlişkiler Müdiresi Zühlal Aslan hanımla görüştüm.

Ay böyle bir şey yok.

Bize ulaşan bir olay yok dedi.

Telefonunuzu verin ben sizi aratayım dedi.

 

10 dakika sonra bir telefon.

Genel Müdür Yardımcısı Murat Toker Beyefendi aradı.

Buyurun nedir sorun dedi.

Birde ona anlatmaya çalıştım.

Dün Gece İkbal Termal Hotel de bazı misafirler zehirlenmişler bu konuda bir açıklamanız var mı? Dedim.

Ömer Bey bu sizin iddianız.

Böyle bir vaka olmadı.

Bize intikal eden bir olay yok.

Yanımda diğer arkadaşlarda var onlarda yok diyor.

 

Hadi ya.

O zaman ben rüya gördüm.

Gardaşım benimle dalga mı geçiyorsunuz.

Beni niye salak yerine koyuyorsunuz?

Olur mu Ömer Bey siz bir iddiada bulundunuz bizde öyle bir olay yok bu sadece sizin iddianız ve ispatlayın diyoruz.

O halde bunu bir açıklama ve cevap olarak kabul ediyorum hadi sana iyi günler.

 

Termal Turizmin Başkentinin 5 yıldızlı otellerini bu gardaşlarım yönetiyor.

Ortada kocaman bir kriz var.

23 çocuk yediklerinden zehirlenmiş hastane kaldırılmış.

Otel yönetimi böyle bir vaka yok.

Bu sizin iddianız, ispatlayın diyor.

Olay olması için 23 çocuğun ölmesi mi gerekiyordu.

 

O halde AKÜ hastanesine gidin çocuk bölümü kayıtlarına bir göz atın o zaman vakanızı görürsünüz.

Afyon’da kriz yönetiminin olmadığını defalarca yazdım.

Valisi, Belediye Başkanı, müdürleri kriz yönetimini başaramamışken İkbal Otelin çalışanlarının krizi yönetmesini nasıl bekleriz ki?

Share
#

SENDE YORUM YAZ

#

5 yıldızlı otelde panik” için 1 yorum

  1. afyonlu dedi ki:

    sayın mazı seni iyi tanırım sen krızden ziyade böyle şeylerden nemalanmayı seven birisin sana üç beş kuruş verselerdi düşüncelerin değişirdi senin gibi gazeteciyi üç kuruş ver müslüman et üç kuruş ver gevur et bu millet senin gibi aklı cebinde olanlardan çok çekti defolun gidin ben sana ve senin gazetene inanmıyorum siz AFYON a zarar veriyorsunuz.

    ÖMer Mazi’nin notu, “keşke adam gibi adını da yazma cesaretin olsaydı. Beni iyi tanıyan birisi kimseden nemalanmadığımıda iyi bilir. Demek ki sen hayatına böyle devam ediyorsun. Bana para vererek yazdırmadığı bir haberi söyleyen bir kişi getir aynı gün Afyonu terk edeyim. Afyon’a Afyonlulardan başkası zarar veremez inan”