logo

izmir escort bursa escort izmir bayan escort istanbul escort antalya escort izmir escort bayan izmir escort bursa escort bursa escort kızlar istanbul escort bayan gaziantep escort istanbul escort istanbul escort kızlar

5 Eylül 2012 saat 21.15 unutmadım

ömer mazi

Saat 19.10’da işten çıktım eve geldim.

Saat 20.15 akşam yemeği yedik.

Çocuklarla biraz oyun oynadıktan sonra saat 21.14 Türk Kahvesi içiyorum.

Kahvenin en güzel yeri olan son yudumu içerken önce bir gürültü oldu, sonra sallandık.

Kahve fincanı elimden yere düştü.

 

Afyon deprem bölgesi yakınlarda bir deprem oldu galiba diye pencereden dışarı baktım.

Benim gibi onlarca kişi bir birine ‘Ne oldu, deprem mi’ diye soruyor.

Ama ortada depremi andıran bir şey yok.

21.20 telefonum çalıyor Avukat arkadaşım Emre Çınar arıyor.

“Felaket felaket” diye sesi titriyor.

Ne oldu?

“Yanıyor, askeriye yanıyor”

Ne yanması deprem oldu diyorum.

Emre Çınar “deprem değil Askeriye patladı alevleri görüyorum” diyor.

İşte o an patlamanın deprem olmadığını öğreniyorum.

Çantamı, fotoğraf makinemi ve bilgisayarımı alıp olay yerine ulaşmaya çalışıyorum.

Kara dumanlar gecenin karanlığında göklere yükseliyor.

Bir yandan çalıştığımız ulusal kanallar arayarak canlı yayına bağlanıyorlar.

Daha olay yerine ulaşamadan Afyon’un yaşadığı patlamayı ve panik halini anlatıyorum.

Patlamadan 20 dakika sonra Şehit Mete Saraç Kışlası önündeyim.

 

Her yer karanlık.

İtfaiyeler geliyor, ambulanslar girip çıkıyor.

Herkes bir birine soruyor “ne oldu?”

Çevrede bulunan görgü tanıkları korku dolu bakışlarla o anları anlatıyorlar.

Patlama ile kışla yanıyor.

Dağın arkasında başlayan yangın bir saat içinde tepeyi sarıyor.

İtfaiyeler etrafa saçılan bombalardan dolayı yaklaşamıyor.

Türkiye Afyon’a kilitlendi.

En çokta Şehit Mete Saraç Kışlasında askeri olan aileler.

Yakında olanlar yola çıktı birkaç saat sonra buradalar.

 

Saatler 24.00’ı gösteriyor hala içerde neler olduğu hakkında kimse bir şey bilmiyor.

Çıkıp bilgi verecek kimse yok.

Ankara’dan yola çıkan televizyon kanallarının canlı yayın araçları kamp kurdu dakika dakika Afyon önce Türkiye’nin sonra dünyanın gündemine oturdu.

Saatler 01.00 hala kimseden bir açıklama yok.

Kışlada askeri olan ailelerin hepsi Afyon’da, gözlerinde yaş dillerinde öfke.

Ne olur Allah aşkına biri bir bilgi versin” diye feryat ediyorlar.

Herken bir ağaç, bir duvar dibine sığındı.

Ne oturacak bir sandalye ne dertlerini paylaşacakları kimse yok.

 

Gazetecilerle asker ana babaları yapayalnız.

Bir birlerine soruyorlar “bir bilgi var mı?” diye.

Yok.

Bir bilgi yok.

Mühimmat deposu patlamış.

Binlerce el bombası alana yayılmış.

Bir kısmı çevre köylerdeki evlerin çatılarından mutfaklara yatak odalarına bile girmiş.

Ama bir açıklama yok.

Bir ana var uzaktan gelmiş.

Yalvarıyor “ne olur biri bir açıklama yapsın.

Ne oldu çocuklarımıza” diye.

Ama açıklama yok.

 

Biri bir kadına “bağırma herkesi galyana getiriyorsun” diye sus dedi.

Kadının gözleri faltaşı gibi açıldı.

Elleri yırtıcı bir kartal pençesi gibi oldu.

“Sen ne diyorsun lan, benim çocuğum var orada bu ne demek biliyor musun?

Gel de sustur erkeksen” dediğinde onlarca ana baba kadının etrafında toplandı.

Densizlik yaptığını anlamak zorunda kalan bürokrat geri çekildi.

 

Sabaha kadar analar babalar aç susuz gözyaşları içinde titreye titreye bekledi.

Gün ağarmaya başlayınca Bakanlar, Genel Kurmay Başkanı gelip incelemelerde bulundular.

Bakan Veysel Eroğlu incelmelerden sonra basının karşısına çıktı.

Kaza, olay tamamen bir kaza böyle şeyler Hindistan da Afganistan’da da oluyor” dedi.

 

Saat 10.00 hala aileler yetkili birinden açıklama bekliyor.

Çocukları sağ mı, şehit mi oldu? Kimse bir açıklama yapmıyor.

Yapmadıkça ailelerin sinirleri geriliyor.

Saat 10.30 televizyonlar alt yazı geçiyor Şehit Mete Saraç kışlasında Mühimmat Deposunda Şehit olan askerlerin isimleri yazıyor.

 

İşte o an utandım.

İşte o an Afyon’un kriz yönetiminden ne kadar habersiz olduğunu anladım.

Yaklaşık 12 saattir kışlanın kapısında çocuklarından haber bekleyen ailelerin şehit haberini televizyonların alt yazısından öğrenmeleri öfkeyi bir kat daha arttırdı.

O aileler bunu hak etmedi.

Bu onlara yapılan bir hakaret.

Yazık.

Onlara bunu reva görenlere yazıklar olsun.

 

Şehit olan Askerlerden birinin babası Antalya’dan arkadaşım.

Bir bürokrattı.

Sarılık birlikte ağladık.

 

Dedi ki “Ömer biz bunu hak etmedik.

5 gün önce kendi ellerimle buraya teslim ettim.

Ben çocuğumun şehit olduğunu televizyondan mı öğreneceğim

 

Afyon’un kriz anında ne kadar çaresiz olduğunu gördük.

Evet bu tür durumlara hiç kimse hazırlıklı değildir.

Bunun bir çalışması olamaz.

Ama yaşanan bir olaydan 3 saat sonra her şey kontrol altına alınmalı.

Saat başı hadi basını bir kenara bırakın oraya toplanan ailelere bilgi verilmesi lazım.

Dağ başında değiliz.

Şehrin merkezindeyiz.

 

Krizi yönetemediğimiz gibi ertesi gün Genel Kurmay Başkanına hediye veren valimiz ile gündeme geldik.

 

Sonrası aradan iki yıl geçti.

Birçoğumuz için geçti gitti.

5 Eylül’ü kaçımız hatırladı.

Hani şehitlik yapacaktık.

Hani anıt yapacaktık.

 

Birileri kaza dedi.

Birileri sabotaj dedi.

Birileri ihmal dedi.

Mahkemeler yapıldı.

Hala bir sonuç yok.

Giden gitti kalan sağlar bizimdir.

Ya orada hayatını kaybeden 25 şehit’in anaları, babaları, gardaşları, karıları, çocukları sevgilisi, yakınları, arkadaşları.

Onlar için nasıl geçti iki yıl.

Onların yürekleri hala yanıyor.

Bugün 5 Eylül yine toplandılar gelecekler.

Anma töreni yapılır diye.

İki yıl önce yaşananları unutmayan şehit aileleri geçen yıl olduğu gibi bu senede Afyon’u yönetenlere feryat edecekler.  

“Bize insan olarak gelin.

Vali milletvekili olarak değil” diye tepki göstermişlerdi geçen yıl.

 

Geçen yıl bazı öfkeli aileler kendi memleketlerinden “hediye” getirmişlerdi kilimci valiye.

Krizi yönetemediğimiz gibi krizin bir parçası olmaya devam ediyorduk. 

Ev sahipliği yapamamıştık.

Bakalım yeni valimiz bu olaya nasıl yaklaşacak.

Şehit aileleri ile Afyon’u barıştırabilecek mi?

 

5 Eylül 2012.

Afyon bu tarihi ve bu olayı unutmamalı.

Unutmamalı ve her yıl patlamanın olduğu saatte binlerce kişi ile o acıyı anmalı.

Şehit ailelerinin yürüklerindeki o kötü imajı yıkmak için.

Unvanlarımızı bir kenara bırakıp onların dediği gibi “İnsan” olarak oradaki yerimiz almamız lazım.

 

25 şehit Afyon’un şehidi.

Afyonun çocukları.

Sizin acınız bizim acımız diye sahiplenmiyorsak bu hepimizin suçu.

Afyon bu kadar umursamaz ve ilgisiz nasıl olabiliyor şaşıyorum.

Neden Somali’ye, Mısır’a, Suriye’ye, Filistin’e gösterdiğimiz insanlığı, vicdanı ve duyarlılığı kendi şehrimizde şehit olan 25 askerimiz için gösteremiyoruz?.

Yazık.

Hem de çok yazık.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

kastamonu escort , eskişehir escort , mardin escort , diyarbakır escort , türk porno , adana escort , adana escort bayan , porno izle , mersin escort , escort adana , adult forum , istanbul escort , hatay escort , beylikdüzü escort , bodrum escort , eskisehir escort , porno indir , escort bayan , seks hikaye ,