logo

1 yatakta 4 Mahkum yatıyor

ömer mazi

Uzun bir zaman önce bir anne geldi ziyaretime.

Dertli, sıkıntılı, çaresiz.

Belli ki daha önce birçok kişinin yanına gitmiş.

Ama bir sonuç alamamış.

Bir sonuç alamamış ama yılmamış da.

Çalmadık kapı bırakmıyor.

Bir umut benim yanıma geldi.

 

Oturduk bir saatte yakın dinledim.

Konuştuk.

Dertleştik.

O’da bende biliyorum.

Yazacaklarımız fazla bir şey değiştirmeyecek.

Ama o yinede konuşmak, anlatmak istiyor bende dinledim.

Bir ana oğul gibi.

Dayanamam ben ana yüreğine.

Ana feryadına.

Ana çabasına.

 

Oturdum ve dinledim.

Ne kaybettim?.

Hayatımdan sadece bir saat.

Kayıp mı?

Asla.

Ben bir ana yüreği kazandım.

Para verip alamayacağın bir kazanç.

Ne yaptım.

Hiç.

Sadece dinledim.

 

Dinlemekle bir şey kaybetmeyiz.

Gönüller, kalpler, dualar kazanırız.

Tıptı 77 yaşındaki Yüksel Batkil ana ile olan konuşma gibi.

Ceza evinden dertli.

Oğlu bir hata yapmış.

Hatasının bedelini ödüyor.

Ona itirazı yok.

Ama ana yüreği dayanamıyor.

Ceza evinde yatak yokmuş.

Mahkumlar zor ve kötü şartlarda yerlerde yatıyorlarmış.

Hatta tuvalet boşluklarında dedi.

 

Yer olmadığı için oğlunu ilçe cezaevlerinden birine geçici olarak göndermişler.

A oğlum ben bu yaştan sonra nasıl ilçeye giderde orada oğlumu görürüm.

Niye böyle yapıyorlar” diye bana sordu.

Sordu ama nasıl cevap verebilirim.

Sustum.

Belli ki daha önceki gittiği yerlerde de susmuşlar.

77 yaşında bir kadın nasıl ilçe ilçe dolaşıp oğlunu ziyaret etsin?.

Oğlu 4 yıl ceza almış.

Bir yılı gitti daha 3 yıl yatacak.

Ama nasıl geçer 3 yıl yatak yok, yorgan yok, ranza yok.

Tuvalet boşluklarında.

Bir ananın feryadıyla öğrendiğimiz bu gerçeğe kaç mahkum maruz kalıyor.

Bakamayacağımız insanları niye ceza evlerini tıkıyoruz.

 

Yüksel Batkil ananın oğlunu burada yer olmadığı için 3 aylığına bir ilçeye göndermişler.

Şimdide Bolvadin’e göndermek isteniyormuş.

Belki de gitti.

77 yaşında tek başına yaşayan bir ana.

Oğlu cezaevine girdiği için ailesi dağılmış.

Ortada bir de torun var.

Yüksel ana yo oğluma af verin.

Ya da burada yatsın.

Burada yatsın ki gidip ziyaret edebileyim.

Oğluma ceza verdiniz ama bu yaşta beni de cezalandırmayın diyor.

 

Ben bir ananın isteklerini dile getirdim.

Elbette oğlu af edilmeyecek.

Ama en azından onlara insan gibi yatacakları yeri temin etmek bu devletin görevi.

 

Daha önce bu konuda bir yazı yazmıştım.

Yüksel anadan öncede Ceza evi sorunları bana kadar ulaşmıştı.

Hatta bir yatakta 4 mahkumun yattığını yazmıştım.

İşte o yazı.

13 Şubat 2013

 

Cezaevinde aynı yatakta 4 kişi 

Devlet

Daha doğrusu hükümet

Yani AK Parti 15 bin kişiye af getirdi.

Af değildi falan diyen varsa Afyon Baro ve Baro Meclis Başkanı Turgay Şahin’in açıklamalarına baksın.

Af olduğunu o söylüyor.

Bende sonuna kadar katılıyorum.

Neden af geldi?.

Neden 15 bin kişi dışarı salı verildi?

Çünkü ceza evleri tıka basa mahkum dolu.

Dışarıda ise binlercesi sıra bekliyor.

Onları da denetimli serbestlik yasasından oyalıyorlar.

 

Mesele Afyon Cezaevini ele alalım.

Mesela buranın kapasitesi 250 kişilik.

Ancak 250 kişi kapasiteli bir cezaevinde bin 100 kişi kalıyor desem ne dersiniz?.

Normal kapasitesinin tam 4 katı.

Yemesini içmesini bir kenara bırakalım.

Ortada 250 yatak var.

Bu 250 yatakta yatmak için bekleyen bin 100 kişi.

Her yatağa 4 kişi düşüyor.

Her yatakta 4 erkek.

Tövbe tövbe olmaz böyle bir şey.

 

O zaman şöyle yapalım.

Hani her insan 8 saat uyuması lazım ya.

Günü 3 defa 8’e bölersek 24 saat eder.

Her yatakta dönüşümlü 8’er saat yattıklarını varsayalım.

Yine olmaz 400 kişi fazla.

Onlar nerede yatacak.

 

Ya da başka bir hesap yapalım.

Hani gün 24 saat.

8 saat uyumaya ne gerek var burası otel mi?

Herkes 6 saat uyusun.

6 saat X 4 = 24

O zaman 250 kişiden bin kişi yapar.

Geri kaldı 100 kişi.

Onlarda uyumasın ne yapalım.

Benim burada kafam karıştı.

Cezaevini yönetenler neler çekiyor kim bilir.

İşte devlet cezaevine koyduğu mahkuma yatacak yer bulamadığı için ayakta kalanları tahliye ediyor.

Ediyor da umarım Rahşan ‘Affı’ olarak bilinen af’daki gibi çıkan her 3 kişiden 2’si geri cezaevine girmez.

Umarım devlet

Ya da hükümetler ıslah edemediği mahkumları sokağa salıp yeniden onların işledikleri suçlar yüzünden eyvah ben ne yaptım demez.

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ